Madem nev'-i beşerde nübüvvet vardır. Ve yüz binler zat, nübüvvet dava edip mu'cize gösterenler, gelip geçmişler. Elbette umumun fevkinde bir kat'iyyet ile, nübüvvet-i Ahmediye (A.S.M.) sabittir. Çünki İsa Aleyhisselam ve Musa Aleyhisselam gibi umum resullere nebi dedirten ve risaletlerine medar olan delail ve evsaf ve vaziyetler ve ümmetlerine karşı muameleler; Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam'da daha ekmel, daha cami' bir surette mevcuddur. Madem hükm-ü nübüvvetin illeti ve sebebi, Zat-ı Ahmedi'de (A.S.M.) daha mükemmel mevcuddur. Elbette hükm-ü nübüvvet, umum enbiyadan daha vazıh bir kat'iyyet ile ona sabittir.
(Bediüzzaman Said Nursi – 19. Mektub’dan)
Lügatler
|
Aleyhissalâtü vesselam :selam ve dua onun üzerine olsun Aleyhisselam :selam onun üzerine olsun Cami’ :toplu, toplanmış, bir arada, kapsayan, içine alan, kapsamlı Dava :takip edilen fikir, iddia Delail: deliller Ekmel : en mükemmel, eksiği olmayan Enbiya :nebiler, peygamberler Evsaf :vasıflar, özellikler Fevkınde :üstünde, yukarıda, üstün olarak Hükm-ü nübüvvet :peygamberlik hükmü İllet :hastalık, dert, sakatlık, esas sebep, maksat Kat’iyet :kesinlik, şüphesizlik Medar :sebeb, vesile, kaynak, dayanak noktası, eksen Mevcud :var olan, varlık Mu’cize :insanların yapmaktan aciz kaldıkları, ancak Allah tarafından yapılabilen ve ancak Allah tarafından peygamberlere nasip olan harika hadiseler Muamele: davranış, işlem, birbiri ile işlem görme
|
Mükemmel :olgun, noksansız, tamam, eksiksiz, çok iyi Nebi :peygamber, haber getiren Nev’-i beşer :insan cinsi, insanlar Nübüvvet: peygamberlik Nübüvvet-i Ahmediye(a.s.) :Muhammed(a.s.)’ın peygamberliği Resul :peygamber, elçi, yeni bir kitap ve şeriatla gönderilen peygamber olan zat Resûl-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed(a.s.) Risalet :peygamberlik, elçilik Sabit :duran, yerinde durup hareket etmeyen, doğruluğu ispat edilmiş olan Suret : biçim, şekil Umum : bütün,tüm, tamam, hepsi Ümmet : peygambere inanıp onun yolundan gidenler, mü’minler Vazıh :açık, besbelli Vaziyet :durum, hal Zat : hürmete layık kimse, kişi Zat-ı Ahmedi : Peygamberimiz Hz. Muhammed’in(a.s.) zâtı, kişiliği
|