Beşinci Pencere
Görüyoruz ki: Eşya hususan zihayat olanlar, def'i gibi ani bir zamanda vücuda gelir. Hâlbuki def'i ve ani bir surette basit bir maddeden çıkan şeyler, gayet basit, şekilsiz, san'atsız olması lazım gelirken; çok maharete muhtaç bir hüsn-ü san'atta, çok zamana muhtaç ihtimamkarane nakışlarla münakkaş, çok alata muhtaç acib san'atlarla müzeyyen, çok maddelere muhtaç bir surette halk olunuyorlar. İşte bu def'i ve ani bir surette bu harika san'at ve güzel heyet, herbiri bir Sani'-i Hakim'in vücub-u vücuduna şehadet ve vahdet-i rububiyetine işaret ettikleri gibi mecmuu gayet parlak bir tarzda nihayetsiz Kadir, nihayetsiz Hakim bir Vacib-ül Vücud'u gösterir.
Şimdi, ey sersem münkir! Haydi, bunu ne ile izah edersin? Senin gibi sersem, aciz, cahil tabiatla mı? Veyahut hadsiz derece hata ederek o Sani'-i Mukaddes'e "Tabiat" ismini verip onun mu'cizat-ı kudretini, o tesmiye bahanesiyle tabiata isnad edip, bin derece muhali birden irtikab etmek mi istersin?
(Bediüzzaman Said Nursi – 33. Söz’den)
Lügatler
|
Acib :hayret veren, şaşılacak şey, şaşırtıcı Âciz :güçsüz, zayıf Âlât: âletler Ânî :birdenbire olan Bahane :kusur, noksan, yalandan özür, vesile Câhil :bilgisiz, tecrübesiz, toy Def’i :birdenbire, ani Eşya :nesneler, şeyler Gayet :çok, pek çok Hadsiz : sayısız, sınırsız Hakîm :iş ve emirleri hikmetli ve yanlışsız olan(Allah) Halbuki :gel gör ki, aslında, öyle ki Halkolunmak :yaratılmak Harika :hayret uyandıran, hayranlık veren, imkânların üstünde olan Heyet :birlik teşkil eden tekiller, durumlar, vaziyetler, şekiller Hususan :bilhassa, özellikle Hüsn-ü sanat :sanat güzelliği İhtimamkârane :özen göstererek İrtikab :kötü bir işlemek İsnad :bir nesneye bir kimseye dayanmak, nispet edilmek İzah :açıklama, anlaşılır hale getirme Kadîr : her şeye gücü yeten, sonsuz güç ve kudret sahibi(Allah) Lazım :lüzumlu, gerekli Madde :asıl, esas, cevher, ruhani olmayıp ağırlığı olan cismani olan şey
|
Mecmu :bütün, hepsi, topluca, yığılmış, bir araya getirilmiş Maharet :ustalık, beceriklilik Mu’cizât-ı kudret :Allah’ın kudret mucizeleri Muhal :imkansız, olması mümkün olmayan Muhtaç :ihtiyacı olan Münakkaş :nakışlı Münkir :inkâr eden, kabul etmeyen, inançsız Müzeyyen :bezenip süslenmiş, süslü Nakış :süsleme Nihayetsiz: sonsuz Sanat :ustalık, hüner, marifet Sâni-i Hakîm:her şeyi sanatla ve hikmetle yaratan(Allah) Sani’-i Mukaddes : her türlü kusur ve noksandan yüce olan ve herşeyi san’atla yaratan Allah Sersem :başı bulanık, hiçbir uyarıyı duymayan ve kale almayan Suret : biçim, şekil Şehadet : şahitlik, tanıklık Tabiat : doğa, canlı cansız bütün varlıklar, maddî âlem Tarz :usul, şekil, metod, yol Tesmiye :isimlendirmek, ad vermek Vâcib-ül Vücud :var olması mutlaka gerekli olan Vahdet-i rububiyet : Allah’ın varlıkları terbiye ve idare etmesindeki birlik Vücub-u vücud :Allah’ın varlığının zorunlu oluşu, var olmak için bir sebebe muhtaç olmaması Vücud: beden, varlık, var olmak Zîhayat : hayat sahibi, canlı
|