Nur deryasından günün sözü (10.07.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Jul 10, 2026, 9:30:41 AM (18 hours ago) Jul 10
to

Beşinci Pencere

Görüyoruz ki: Eşya hususan zihayat olanlar, def'i gibi ani bir zamanda vücuda gelir. Hâlbuki def'i ve ani bir surette basit bir maddeden çıkan şeyler, gayet basit, şekilsiz, san'atsız olması lazım gelirken; çok maharete muhtaç bir hüsn-ü san'atta, çok zamana muhtaç ihtimamkarane nakışlarla münakkaş, çok alata muhtaç acib san'atlarla müzeyyen, çok maddelere muhtaç bir surette halk olunuyorlar. İşte bu def'i ve ani bir surette bu harika san'at ve güzel heyet, herbiri bir Sani'-i Hakim'in vücub-u vücuduna şehadet ve vahdet-i rububiyetine işaret ettikleri gibi mecmuu gayet parlak bir tarzda nihayetsiz Kadir, nihayetsiz Hakim bir Vacib-ül Vücud'u gösterir.

Şimdi, ey sersem münkir! Haydi, bunu ne ile izah edersin? Senin gibi sersem, aciz, cahil tabiatla mı? Veyahut hadsiz derece hata ederek o Sani'-i Mukaddes'e "Tabiat" ismini verip onun mu'cizat-ı kudretini, o tesmiye bahanesiyle tabiata isnad edip, bin derece muhali birden irtikab etmek mi istersin?

 

(Bediüzzaman Said Nursi – 33. Söz’den)

 

Lügatler

Acib :hayret veren, şaşılacak şey, şaşırtıcı

Âciz :güçsüz, zayıf

Âlât: âletler

Ânî :birdenbire olan

Bahane :kusur, noksan, yalandan özür, vesile

Câhil :bilgisiz, tecrübesiz, toy

Def’i :birdenbire, ani

Eşya :nesneler, şeyler

Gayet :çok, pek çok

Hadsiz : sayısız, sınırsız

Hakîm :iş ve emirleri hikmetli ve yanlışsız olan(Allah)

Halbuki :gel gör ki, aslında, öyle ki

Halkolunmak :yaratılmak

Harika :hayret uyandıran, hayranlık veren, imkânların üstünde olan

Heyet :birlik teşkil eden tekiller, durumlar, vaziyetler, şekiller

Hususan :bilhassa, özellikle

Hüsn-ü sanat :sanat güzelliği

İhtimamkârane :özen göstererek

İrtikab :kötü bir işlemek

İsnad :bir nesneye bir kimseye dayanmak, nispet edilmek

İzah :açıklama, anlaşılır hale getirme

Kadîr : her şeye gücü yeten, sonsuz güç ve kudret sahibi(Allah)

Lazım :lüzumlu, gerekli

Madde :asıl, esas, cevher, ruhani olmayıp ağırlığı olan cismani olan şey

 

Mecmu :bütün, hepsi, topluca, yığılmış, bir araya getirilmiş

Maharet :ustalık, beceriklilik

Mu’cizât-ı kudret :Allah’ın kudret mucizeleri

Muhal :imkansız, olması mümkün olmayan

Muhtaç :ihtiyacı olan

Münakkaş :nakışlı

Münkir :inkâr eden, kabul etmeyen, inançsız

Müzeyyen :bezenip süslenmiş, süslü

Nakış :süsleme

Nihayetsiz: sonsuz

Sanat :ustalık, hüner, marifet

Sâni-i Hakîm:her şeyi sanatla ve hikmetle yaratan(Allah)

Sani’-i Mukaddes : her türlü kusur ve noksandan yüce olan ve herşeyi san’atla yaratan Allah

Sersem :başı bulanık, hiçbir uyarıyı duymayan ve kale almayan

Suret : biçim, şekil

Şehadet : şahitlik, tanıklık

Tabiat : doğa, canlı cansız bütün varlıklar, maddî âlem

Tarz :usul, şekil, metod, yol

Tesmiye :isimlendirmek, ad vermek

Vâcib-ül Vücud :var olması mutlaka gerekli olan

Vahdet-i rububiyet : Allah’ın varlıkları terbiye ve idare etmesindeki birlik

Vücub-u vücud :Allah’ın varlığının zorunlu oluşu, var olmak için bir sebebe muhtaç olmaması

Vücud: beden, varlık, var olmak

Zîhayat : hayat sahibi, canlı

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages