Ruy-i zeminde dört yüz bin milletlerden teşekkül eden zihayat ordusundaki hadsiz efradın yüz binler tarzda iaşe ve idareleri; şaşırmayarak, karıştırmayarak mükemmel yapılmasıyla, senin rububiyetinin vahdaniyetteki haşmetine ve bir baharı bir çiçek kadar kolay icad eden kudretinin azametine ve herşeye taallukuna delalet ettikleri gibi, koca zeminin her tarafında, hadsiz hayvanatına ve insanlara, hadsiz taamların çeşit çeşit aksamını ihzar eden rahmetinin hadsiz genişliğine.. ve o hadsiz işler ve in'amlar ve idareler ve iaşeler ve icraatlar kemal-i intizamla cereyanları ve herşey hatta zerreler o emirlere ve icraata itaat ve müsahhariyetleriyle, hakimiyetinin hadsiz vüs'atine kat'i delalet etmekle beraber o ağaçların ve nebatların ve her bir yaprak ve çiçek ve meyve ve kök ve dal ve budak gibi her birisinin her bir şeyini, her bir işini bilerek, görerek, faidelere, maslahatlara, hikmetlere göre yapılmakla, senin ilminin her şeye ihatasına ve hikmetinin her şeye şümulüne pek zahir bir surette delalet ve hadsiz parmaklarıyla işaret ederler. Ve senin gayet kemaldeki cemal-i san'atına ve nihayet cemaldeki kemal-i nimetine hadsiz dilleriyle sena ve medhederler.
(Bediüzzaman Said Nursi – 3. Şua’dan)
Lügatler
|
Aksam :kısımlar, bölümler, parçalar Azamet : büyüklük, yücelik Cemâl: güzellik Cemal-i sanat :sanatın güzelliği Cereyan : akmak, gidiş, hareket, akış Delâlet : delil olmak, işaret etmek Dil :lisan, konuşma Efrat :fertler, kişiler Faide: fayda Hadsiz : sayısız, sınırsız Hâkimiyet: hükümdarlık Haşmet :büyüklük, heybet Hayvanat: hayvanlar, canlılar Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye, her şeyin belirli gayelere yönelik olarak, manalı, faydalı ve tam yerli yerinde olması İaşe :beslemek, geçindirmek, yaşatmak İcad :yaratma, var etme, vücuda getirmek İcraat :yapılan işler, meydana getirilenler, tatbikat İhata : kuşatma, kapsama İhzar :hazırlamak, huzura getirmek İn’am :nimet vermek, ihsan etmek, doğruya sevk etmek, iyilik etmek İtaat :söz dinlemek, alınan emre uymak, boyun eğmek Kat’î :kesin, mutlak, tereddütsüz, şüphesiz Kemal :olgunluk, mükemmellik, fazilet Kemal-i intizam :tam bir düzen ve tertip Kemal-i nimet :tam bir nimet
|
Kudret : güç, kuvvet, iktidar Maslahat :fayda, maksat, sulh yolu Medhetmek :övmek, alkışlamak Musahhariyet : hizmet edilmek, istenilen hale konmuş olmak, idare edilmek, boyun eğdirilmek Mükemmel :olgun, noksansız, tamam, eksiksiz, çok iyi Nebat :bitki Nihayet: son Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek Rububiyet : Rablık; Cenâb-ı Hakkın herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması Ruy-i zemin :yeryüzü Sena :medhetmek, öğmek Suret : biçim, şekil Şey’ :madde, eşya, varlık Şua :ışık, parıltı Şümul : kapsama, kuşatma Taalluk :bağlılık, münasebet, alakalı olmak Taam :yemek, yiyecek, yenilen şey Tarz :usul, şekil, metod, yol Teşekkül :şekillenmek, meydana gelmek Vahdaniyet :birlik, benzeri olmamak Vüs’at :genişlik Zahir :aşikar, açık, görünen Zemin: yeryüzü Zerre : atom, en küçük parça Zihayat : hayat sahibi, canlı
|