Nur deryasından günün sözü (16.06.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Jun 16, 2026, 9:30:28 AM (9 days ago) Jun 16
to

BİRİNCİ NÜKTELİ İŞARET: Şu kâinatın sahib ve mutasarrıfı elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve her tarafı görerek tedvir ediyor ve her şey'i bilerek, görerek terbiye ediyor ve her şeyde görünen hikmetleri, gayeleri, faideleri irade ederek tedvir ediyor. Madem yapan bilir; elbette bilen konuşur. Madem konuşacak, elbette zişuur ve zifikir ve konuşmasını bilenlerle konuşacak. Madem zifikirle konuşacak, elbette zişuurun içinde en cem'iyetli ve şuuru külli olan insan nev'i ile konuşacaktır. Madem insan nev'i ile konuşacak, elbette insanlar içinde kabil-i hitab ve mükemmel insan olanlarla konuşacak. Madem en mükemmel ve istidadı en yüksek ve ahlakı ulvi ve nev'-i beşere mukteda olacak olanlarla konuşacaktır; elbette dost ve düşmanın ittifakıyla, en yüksek istidadda ve en âli ahlakta ve nev'-i beşerin humsu ona iktida etmiş ve nısf-ı Arz onun hükm-ü manevisi altına girmiş ve istikbal onun getirdiği nurun ziyasıyla bin üç yüz sene ışıklanmış ve beşerin nurani kısmı ve ehl-i imanı, mütemadiyen günde beş defa onunla tecdid-i biat edip, ona dua-yı rahmet ve saadet edip, ona medh ve muhabbet etmiş olan Muhammed Aleyhissalatü Vesselam ile konuşacak ve konuşmuş ve Resul yapacak ve yapmış ve sair nev'-i beşere rehber yapacak ve yapmıştır.

 

(Bediüzzaman Said Nursi – 19. Mektub’dan)

 

Lügatler

Ahlâk :huylar, insanın iyi veya kötü tavır ve hareketleri

Aleyhissalâtü vesselam :selam ve dua onun üzerine olsun

Âlî :üstün, yüce , çok büyük

Beşer: insan

Cemiyet :topluluk, birlik, heyet

Dua-yı rahmet ve saadet:rahmet, mutluluk ve huzur duası

Ehl-i iman :Allah’a ve Allah’tan gelen her şeye inanan kimseler, mü’minler

Faide: fayda

Gaye :maksat, kastedilen netice, sonuç

Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye, her şeyin belirli gayelere yönelik olarak, manalı, faydalı ve tam yerli yerinde olması

Hums :beşte bir

Hükm-ü manevi :manevi idare, tesir

İktida :uymak, tabi olmak

İrade :istek, arzu, dilemek, tercih

İstidat :potansiyel kabiliyet, yetenek, akıllılık, anlayışlılık

İstikbal: gelecek

İttifak :birlik, beraber hareket etmek için anlaşmak

Kabil-i hitab :muhatap olabilen, hitaba layık

Mutasarrıf : dilediği gibi davranan, tasarrufta bulunan

Mükemmel :olgun, noksansız, tamam, eksiksiz, çok iyi

Mütemadiyen: devamlı

Nev’ :çeşit, sınıf, cins, tür

Nev-i beşer :insan cinsi, insanlar

Nısf-ı arz :yeryüzünün yarısı

Kâinat : evren, yaratılanların hepsi

Küllî :bütüne ait, tamamen

Medh :övme, alkışlama

Muhabbet : sevgi,sevmek

Mukteda :kendisine uyulan, imam

Nur : ışık,aydınlık, parlaklık

Nurani :nurlu, ışıklı, parlak

Nükte :ince manalı söz

Rehber : yol gösteren, kılavuz

Resul :peygamber, elçi, yeni bir kitap ve şeriatla gönderilen peygamber olan zat

Saadet : mutluluk, mes’ud oluş

Sair :diğeri, başkası, gerisi, kalanı

Şey’ :madde, eşya, varlık

Şuur :anlayış, idrak, bilinç

Tasarruf etmek : dilediği gibi, dilediği yerde ve şekilde kullanmak

Tecdid-i biat :söz ve bağlılığı yenileme

Tedvir :döndürmek, çevirmek, idare ettirmek

Terbiye :Allah’ın emirlerine itaat ederek ruhen ve cismen yükselmeye çalışmak

Ulvi :yüksek, yüce, büyük

Zifikir :fikir sahibi, düşünen

Zîşuur : şuur sahibi, bilinçli

Ziya :ışık, aydınlık, parlaklık

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages