Ey Fa'alün Lima Yürid! Cevv-i fezadaki faaliyetinle her vakit bir nümune-i haşir ve kıyamet göstermek, bir saatte yazı kışa ve kışı yaza döndürmek, bir âlem getirmek, bir âlem gayba göndermek misillü şuunatta bulunan kudretin; dünyayı ahirete çevirecek ve ahirette şuunat-ı sermediyeyi gösterecek işaretini veriyor.
Ey Kadir-i Zülcelal! Cevv-i fezadaki hava, bulut ve yağmur, berk ve ra'd; senin mülkünde, senin emrin ve havlin ile, senin kuvvet ve kudretinle müsahhar ve vazifedardırlar. Mahiyetçe birbirinden uzak olan bu feza mahlûkatı, gayet sür'atli ve ani emirlere ve çabuk ve acele kumandalara itaat ettiren amir ve hâkimlerini takdis ederek, rahmetini medh ü sena ederler.
(Bediüzzaman Said Nursi - 3. Şua'dan)
Lügatler
|
Âlem :dünya, kâinat Amir :emreden, idare eden Berk: şimşek Cevv-i feza :gökyüzü, gök boşluğu Fa’alün lima yürid :her an istediğini istediği gibi yapan Feza :gökyüzü, gök Gayb :gizli olan, görünmeyen Hâkim :hükmeden, galip, başkasını müdahale ettirmeden idare eden Havl :güç, kuvvet Kadîr-i Zülcelal :her türlü eksiklikten yüce kuvvet ve kudret sahibi Kıyamet :dünyanın yıkılıp harap olması, dünyanın sonu
|
Kudret : güç, kuvvet, iktidar Mahiyet : asıl,esas Mahlukat :yaratılmışlar, yaratıklar Medh ü sena :övmek, alkışlamak Misillü :benzeri, eşi,tıpkısı, aynısı Musahhar :hizmet eden, istenilen hale konmuş, idare edilen Nümune-i haşir :diriliş numunesi Ra’d : gök gürültüsü Rahmet :merhamet, acımak, ihsan, şefkat etmek, esirgemek Şuunat :işler, fiiller Şuunat-ı sermediye :sürekli cereyan eden işler Takdis :kutsamak, büyük hürmet göstermek, mukaddes bilmek Vazifedar :vazifeli
|