Herkesin bütün saadetleri, bir Rabb-ı Rahim'e olan teslimiyete bağlıdır. Aksi takdirde pek çok rablere muhtaç olur. Çünki insan, camiiyeti itibariyle bütün eşyaya ihtiyacı ve alakası vardır. Ve her şeye karşı (hissederek veya etmeyerek) teessürü elemleri vardır. Bu ise tam cehennem gibi bir halettir. Fakat erbab tevehhüm edilen esbab yed-i kudretine bir perde olan Rabb-ı Vahid'e teslimiyet, firdevsi bir vaziyettir.
(Bediüzzaman Said Nursi - Mesnevi-i Nuriye'den)
Lügatler
Alaka :ilgi, münasebet
Camiiyet :toplayıcılık, çok şeylerle alakadarlık
Elem :keder, üzüntü, acı
Erbab :rabler, ilâhlar, terbiyeciler
Esbab: sebebler
Eşya :nesneler, şeyler
Firdevsi :cennete özgü, Firdevs cennetine ulaştırıcı
Halet :hal, keyfiyet, durum
İtibarıyla :yönüyle, şekliyle, bunun gibi
Mesnevi-i Nuriye :nurlu parçalar, nurlu manzumeler
Rabb :âlemleri ve içindekileri idare edip terbiye ve rızık veren(Allah)
Rabb-ı Rahîm :merhamet sahibi rızık veren terbiyeci(Allah)
Rabb-ı Vâhid :bir olan Rab
Saadet : mutluluk, mes’ud oluş
Teessür :üzüntü
Teslimiyet : kabul etmek, doğru ve haklı bulmak, bir emaneti vermek, hükmü altına girmek
Tevehhüm :evhamlanmak, yok olanı var zannederek korkuya düşmek
Vaziyet :durum, hal
Yed-i kudret :kudret eli, güç ve iktidar