Nur deryasından günün sözü (04.01.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Jan 4, 2026, 7:39:18 AM (7 days ago) Jan 4
to

Evet, biz bir cem'iyetiz ve öyle bir cem'iyetimiz var ki; her asırda üç yüz milyon dâhil mensubları var ve her gün beş defa o mukaddes cem'iyetin prensipleriyle kemal-i hürmetle alakalarını ve hizmetlerini gösteriyorlar ve (innemel mü’minûne ihvetün=Mü’minler muhakkak ve ancak kardeştirler)kudsi programıyla birbirinin yardımına dualarıyla ve manevi kazançlarıyla koşuyorlar.

İşte biz, bu mukaddes ve muazzam cem'iyetin efradındanız ve hususi vazifemiz de Kur'anın imani hakikatlarını tahkiki bir surette ehl-i imana bildirip onları ve kendimizi i'dam-ı ebediden ve daimi haps-i münferidden kurtarmaktır. Sair dünyevi ve siyasi ve entrikalı cem'iyet ve komitelerle münasebetimiz yoktur ve tenezzül etmeyiz.

 

(Bediüzzaman Said Nursi - 13. Şua'dan)

 

Lügatler

Alâka :ilgi, münasebet

Asır: yüzyıl

Cemiyet :topluluk, birlik, heyet

Dâhil :iç, içeri

Daimî: devamlı, sürekli

Dua :yalvarma, yakarma, isteme

Dünyevi :dünyayla ilgili, dünyalık

Efrat :fertler, kişiler, bireyler

Ehl-i iman :Allah’a ve Allah’tan gelen her şeye inanan kimseler, mü’minler

Entrika :hile, gizli tedbir ve dolap

Hakikat: gerçek, doğru, bir şeyin gerçek mahiyeti

Haps-i münferid :hücre hapsi

Hususi :özel, bir şeye ait olan

İ’dam-ı ebedi : bir daha geri dönmeyecek şekilde sonsuza dek yok etme

İmani :imanla ilgili, imana dair

Kemal-i hürmet :tam ve kusursuz saygı

Komite : belirli bir amaç için bir araya gelen ve faaliyet gösteren topluluk

 

Kudsî :mübarek, kutsal

Manevî :manaya ait, ruhani

Mensub :intisab eden, bağlanan, bağlı olan, kayıtlı

Muazzam :çok büyük

Muhakkak :kesin, mutlaka

Mukaddes :kutsal, temiz ve pâk, her türlü kusurdan uzak olan

Mü’min :imanın şartlarının tümüne, Allah’tan gelen her şeye inanan kabul eden kişi

Münasebet :uygunluk, yakışmak, bağlılık

Prensip :temel kaide, unsur, temel bilgi, düstur

Sair :diğeri, başkası, gerisi, kalanı

Siyasi :siyasetle alakalı, politik

Suret : biçim, şekil

Şua :ışık, parıltı

Tahkiki :araştırarak kabul edilen, hakikatli

Tenezzül :gönül alçaklığı, inmek, karşısındakinin seviyesine inmek

Vazife :bir kimsenin yapmaya mecbur olduğu iş, görev

 

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages