Nurani ruhların aksidir. Şu akis, hem hayydır hem ayndır. Fakat ayinelerin kabiliyeti nisbetinde tezahür ettiğinden, o ruhun mahiyet-i nefs-ül emriyesini tamamen tutmuyor. Mesela: Hazret-i Cebrail Aleyhisselam, Dıhye suretinde huzur-u Nebevide bulunduğu bir anda, huzur-u İlahide haşmetli kanatlarıyla Arş-ı A'zam'ın önünde secdeye gider. Hem o anda hesabsız yerlerde bulunur, evamir-i İlahiyeyi tebliğ ederdi. Bir iş bir işe mani olmazdı. İşte şu sırdandır ki; mahiyeti nur ve hüviyeti nuraniye olan Hazret-i Peygamber Aleyhissalatü Vesselam, dünyada bütün ümmetinin salâvatlarını birden işitir ve kıyamette bütün asfiya ile bir anda görüşür. Birbirisine mani olmaz. Hatta evliyadan, ziyade nuraniyet kesbeden ve ebdal denilen bir kısmı, bir anda birçok yerlerde müşahede ediliyormuş. Aynı zat, ayrı ayrı çok işleri görüyormuş. Evet, nasıl cismaniyata cam ve su gibi şeyler ayine olur. Öyle de, ruhaniyata dahi hava ve esir ve âlem-i misalin bazı mevcudatı ayine hükmünde ve berk ve hayal sür'atinde bir vasıta-i seyr ü seyahat suretine geçerler ve o ruhaniler hayal sür'atiyle o meraya-yı nazifede, o menazil-i latifede gezerler. Bir anda binler yerlere girerler.
(Bediüzzaman Said Nursi - 16. Söz’den)
Lügatler
|
Aks :zıt, ters, muhalif, yankı Âlem-i misal :rüyada görülen âlem, bütün varlıkların ve olayların görüntülerinin yansıdığı madde ötesi âlem Aleyhissalâtü vesselam :selam ve dua onun üzerine olsun Aleyhisselam :selam onun üzerine olsun Arş-ı A’zam :en büyük arş, Cenâb-ı Hakkın arşı, Cenab-ı Allah’ın sınırsız egemenliğinin ve büyüklüğünün tecelli ettiği yer Asfiya :safiyet ve takva sahibi sünnet yolunu ihyaya çalışan muhakkik zatlar, Hz. Peygamberin çizgisinde yaşayan ilim ve takvâ sahibi kimseler Âyine: ayna Ayn :aslı kendisi Berk: şimşek Cebrail :vahiy getiren melek Cismaniyat :maddi varlıklar Ebdal :evliyadan çok nuraniyet kazanmış ileri olanlar Esir : kâinatı kapladığına inanılan en ince ve en lâtif madde Evâmir-i ilâhiye :Allah’ın emirleri Evliya :veliler, Allah dostları Haşmet :büyüklük, heybet Hayal :aslı olmayan ve akıldan geçen fikir, zihnen tasarlanan şey Hayy : diri ve devamlı hayat sahibi olan Hazret :hürmet edilecek büyük, önder Hazret-i Peygamber :Hz. Muhammed(a.s.) Huzur-u İlâhî :Cenâb-ı Allah’ın huzuru Huzur-u Nebevi :Hz. Peygamberin(a.s.) huzuru Hükmünde :benzeri, gibi Hüviyet : kimlik, fotoğraf, bir şeyin görüntüsü
|
Kabiliyet :anlayış, beceri, kapasite, dıştan gelenleri alabilme gücü Kesbetmek :kazanmak Kıyamet :dünyanın yıkılıp harap olması, dünyanın sonu Mahiyet : asıl,esas Mahiyet-i nefs-ül emriye :bir şeyin gerçek niteliği Mani :engel, özür, men etme, engelleme Menazil-i latife :güzel yerler Meraya-yı nazife :temiz aynalar Mesela :örnek olarak Mevcudat: varlıklar Müşahede :gözlem Nisbet :oran, ölçü, kıyas Nur : ışık,aydınlık, parlaklık Nurani :nurlu, ışıklı, parlak Nuraniyet :nurluluk, aydınlık olmak Ruhani :ruha ait, ruhla alakalı Ruhaniyat :ruh âlemleri, ruhanîler, maddî yapısı olmayan varlıklar Salâvat : Peygamberimize rahmet ve esenlik duası Secde :Allah’ın huzurunda yere kapanış Sır :herkesin bilmediği gizli hakikat Suret : biçim, şekil Sür’at :hız Tebliğ :bildirmek, eriştirmek, taşımak, götürmek Tezahür :meydana çıkmak, belirmek, görünmek Ümmet : peygambere inanıp onun yolundan gidenler, mü’minler Vasıta-i seyr ü seyahat : seyir ve yolculuk vasıtası Zat : hürmete layık kimse, kişi Ziyade : fazla, daha çok, fazlasıyla
|