Nur deryasından günün sözü (12.06.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
9:37 AM (5 hours ago) 9:37 AM
to

Nurani ruhların aksidir. Şu akis, hem hayydır hem ayndır. Fakat ayinelerin kabiliyeti nisbetinde tezahür ettiğinden, o ruhun mahiyet-i nefs-ül emriyesini tamamen tutmuyor. Mesela: Hazret-i Cebrail Aleyhisselam, Dıhye suretinde huzur-u Nebevide bulunduğu bir anda, huzur-u İlahide haşmetli kanatlarıyla Arş-ı A'zam'ın önünde secdeye gider. Hem o anda hesabsız yerlerde bulunur, evamir-i İlahiyeyi tebliğ ederdi. Bir iş bir işe mani olmazdı. İşte şu sırdandır ki; mahiyeti nur ve hüviyeti nuraniye olan Hazret-i Peygamber Aleyhissalatü Vesselam, dünyada bütün ümmetinin salâvatlarını birden işitir ve kıyamette bütün asfiya ile bir anda görüşür. Birbirisine mani olmaz. Hatta evliyadan, ziyade nuraniyet kesbeden ve ebdal denilen bir kısmı, bir anda birçok yerlerde müşahede ediliyormuş. Aynı zat, ayrı ayrı çok işleri görüyormuş. Evet, nasıl cismaniyata cam ve su gibi şeyler ayine olur. Öyle de, ruhaniyata dahi hava ve esir ve âlem-i misalin bazı mevcudatı ayine hükmünde ve berk ve hayal sür'atinde bir vasıta-i seyr ü seyahat suretine geçerler ve o ruhaniler hayal sür'atiyle o meraya-yı nazifede, o menazil-i latifede gezerler. Bir anda binler yerlere girerler.

 

(Bediüzzaman Said Nursi - 16. Söz’den)

 

Lügatler

Aks :zıt, ters, muhalif, yankı

Âlem-i misal :rüyada görülen âlem, bütün varlıkların ve olayların görüntülerinin yansıdığı madde ötesi âlem

Aleyhissalâtü vesselam :selam ve dua onun üzerine olsun

Aleyhisselam :selam onun üzerine olsun

Arş-ı A’zam :en büyük arş, Cenâb-ı Hakkın arşı, Cenab-ı Allah’ın sınırsız egemenliğinin ve büyüklüğünün tecelli ettiği yer

Asfiya :safiyet ve takva sahibi sünnet yolunu ihyaya çalışan muhakkik zatlar, Hz. Peygamberin çizgisinde yaşayan ilim ve takvâ sahibi kimseler

Âyine: ayna

Ayn :aslı kendisi

Berk: şimşek

Cebrail :vahiy getiren melek

Cismaniyat :maddi varlıklar

Ebdal :evliyadan çok nuraniyet kazanmış ileri olanlar

Esir : kâinatı kapladığına inanılan en ince ve en lâtif madde

Evâmir-i ilâhiye :Allah’ın emirleri

Evliya :veliler, Allah dostları

Haşmet :büyüklük, heybet

Hayal :aslı olmayan ve akıldan geçen fikir, zihnen tasarlanan şey

Hayy : diri ve devamlı hayat sahibi olan

Hazret :hürmet edilecek büyük, önder

Hazret-i Peygamber :Hz. Muhammed(a.s.)

Huzur-u İlâhî :Cenâb-ı Allah’ın huzuru

Huzur-u Nebevi :Hz. Peygamberin(a.s.) huzuru

Hükmünde :benzeri, gibi

Hüviyet : kimlik, fotoğraf, bir şeyin görüntüsü

 

Kabiliyet :anlayış, beceri, kapasite, dıştan gelenleri alabilme gücü

Kesbetmek :kazanmak

Kıyamet :dünyanın yıkılıp harap olması, dünyanın sonu

Mahiyet : asıl,esas

Mahiyet-i nefs-ül emriye :bir şeyin gerçek niteliği

Mani :engel, özür, men etme, engelleme

Menazil-i latife :güzel yerler

Meraya-yı nazife :temiz aynalar

Mesela :örnek olarak

Mevcudat: varlıklar

Müşahede :gözlem

Nisbet :oran, ölçü, kıyas

Nur : ışık,aydınlık, parlaklık

Nurani :nurlu, ışıklı, parlak

Nuraniyet :nurluluk, aydınlık olmak

Ruhani :ruha ait, ruhla alakalı

Ruhaniyat :ruh âlemleri, ruhanîler, maddî yapısı olmayan varlıklar

Salâvat : Peygamberimize rahmet ve esenlik duası

Secde :Allah’ın huzurunda yere kapanış

Sır :herkesin bilmediği gizli hakikat

Suret : biçim, şekil

Sür’at :hız

Tebliğ :bildirmek, eriştirmek, taşımak, götürmek

Tezahür :meydana çıkmak, belirmek, görünmek

Ümmet : peygambere inanıp onun yolundan gidenler, mü’minler

Vasıta-i seyr ü seyahat : seyir ve yolculuk vasıtası

Zat : hürmete layık kimse, kişi

Ziyade : fazla, daha çok, fazlasıyla

 

 

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages