Saniye, dakika, saat ve günleri gösteren haftalık bir saatin millerinden birisi devrini tamam ettiği zaman, behemehâl ötekiler de devirlerini ikmal edeceklerine kanaat hâsıl olur. Kezalik yevm, sene, ömr-ü beşer ve ömr-ü dünya içinde tayin edilen manevi millerden birisi devrini tamam ettiğinde, ötekilerin de (velev uzun bir zamandan sonra olsun) devirlerini ikmal edeceklerine hükmedilir. Ve keza bir gün veya bir sene zarfında vukua gelen küçük küçük kıyametleri, haşirleri gören bir adam, saadet-i ebediyenin (haşrin tulu'-u fecriyle, şahsı bir nev' hükmünde olan) insanlara ihsan edileceğine şüphe edemez.
(Bediüzzaman Said Nursi – İşarat-ül İ’cazdan)
Lügatler
|
Behemehal :herhalde, mutlaka, ister istemez Devir :dönmek, ilerlemek, geçip gitmek Hâsıl : meydana gelen Haşir : öldükten sonra âhirette tekrar diriltilip Allah’ın huzurunda toplanma Hükmedilmek :öyle kabul edilmek Hükmünde :benzeri, gibi İhsan :iyilik, lütuf, bağışlamak, vermek İkmal :tamamlama, sağlama İşârât-ül i’caz :insanı âciz bırakan işaretler, Risale-i Nur eserlerinden birinin adı Kanaat :helalle yetinmek, kısmetine razı olmak, aç gözlü olmamak, tatmin olmak, inanmak Keza : bunun gibi Kezalik :bunun gibi, böylece, bu da böyle
|
Kıyamet :dünyanın yıkılıp harap olması, dünyanın sonu Manevi :manaya ait, ruhani Nev’ :çeşit, sınıf, cins, tür Ömr-ü beşer :insan ömrü Ömr-ü dünya :dünyanın ömrü Saadet-i dareyn :iki dünya saadeti Şahıs :kişi, kimse Tayin :ayrılmak, belirlenmek, gönderilmek Tulu’-u fecr :güneşin doğuşu Velev :eğer, gerçi, hatta Vukua gelmek :olmak, ortaya çıkmak Yevm :gün Zarfında: içinde
|