Sani'-i Zülcelâl sana ey hasta! Göz, kulak, akıl, kalb gibi nurani duygularla murassa olarak giydirdiği cisim gömleğini, esma-i hüsnasının nakışlarını göstermek için, çok halat içinde seni çevirir ve çok vaziyetlerde seni değiştirir. Sen açlıkla onun Rezzak ismini tanıdığın gibi, Şafi ismini de hastalığınla bil. Elemler, musibetler bir kısım esmasının ahkâmını gösterdikleri için, onlarda hikmetten lem'alar ve rahmetten şualar ve o şuaat içinde çok güzellikler bulunuyor. Eğer perde açılsa, tevahhuş ve nefret ettiğin hastalık perdesi arkasında, sevimli güzel manaları bulursun.
(Bediüzzaman Said Nursi – 25. Lem’adan)
Lügatler
|
Ahkâm :hükümler, kanunlar, nizamlar Cisim :varlığı bilinen, belli ölçülerde olan şey Elem :keder, üzüntü, acı Esma: isimler Esma-i Hüsna :Allah’ın en güzel isimleri Hâlât :durumlar, haller Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye, her şeyin belirli gayelere yönelik olarak, manalı, faydalı ve tam yerli yerinde olması ve yaratılması Lem’a :parıltı, parlamak Murassa :kıymetli taşlarla süslenmiş Musibet :bela, felaket, afet, dert Nakış :süsleme
|
Nefret :tiksinmek, ürküp kaçmak Nurani :nurlu, ışıklı, parlak Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek Rezzak :bütün rızıkları ve faydalanacak şeyleri yaratan ve ihsan eden(Allah) Sâni-i Zülcelal :sonsuz haşmet ve yücelik sahibi olan ve her şeyi sanatla yaratan Allah Şâfî : yarattıklarına şifa verip iyileştiren Allah Şua :ışık, parıltı Şuaat :ışıklar, parıltılar, nurlar Tevahhuş :korkmak, ürkmek, kaçmak, tenha ve ıssız olmak Vaziyet :durum, hal
|