Madem Güneş gibi aciz ve müsahhar mahlûklar ve ruhani gibi madde ile mukayyed nim-nurani masnu'lar, nuraniyet sırrıyla bir yerde iken pekçok yerlerde bulunabilirler. Mukayyed bir cüz'i iken, mutlak bir külli hükmünü alırlar. Bir anda cüz'i bir ihtiyar ile pek çok işleri yapabilirler.
Acaba, maddeden mücerred ve mualla ve tahdid-i kayd ve zulmet-i kesafetten münezzeh ve müberra ve şu umum envar ve bütün nuraniyat onun envar-ı kudsiye-i esmasının bir kesif zılali ve umum vücud ve bütün hayat ve âlem-i ervah ve âlem-i misal nim-şeffaf bir ayine-i cemali ve sıfatı muhita ve şuunatı külliye olan bir Zat-ı Akdes'in irade-i külliye ve kudret-i mutlaka ve ilm-i muhitle tecelli-i sıfatı ve cilve-i ef'ali içindeki teveccüh-ü ehadiyetinden hangi şey saklanabilir, hangi iş ağır gelebilir, hangi şey gizlenebilir, hangi ferd uzak kalabilir, hangi şahsiyet külliyet kesbetmeden ona yanaşabilir?
(Bediüzzaman Said Nursi – 16. Söz’den)
Lügatler
|
Âciz :güçsüz, zayıf Âlem-i ervah : ruhlar âlemi, ruhânî varlıkların bulunduğu âlem Âlem-i misal :rüyada görülen âlem, bütün varlıkların ve olayların görüntülerinin yansıdığı madde ötesi âlem Âyine-i cemal :güzelliğin aynası Cilve-i ef'al :ilâhi fiillerin yansıması Cüz’î: azıcık Envar :nurlar, ışıklar, aydınlıklar Envar-ı kudsiye-i esma : Allah’ın isimlerinin mukaddes nurları Ferd :biri,teki, kişi, tek, bir, birey Hüküm :karar, emir, kuvvet İhtiyar :seçmek, istek, arzu, seçilmek, irade İlm-i muhit :sonsuz-sınırsız ilim İrade-i külliye :herşeyi kuşatan irade Kesbetmek :kazanmak Kesif : katı, yoğun, saydam olmayan Kudret-i mutlaka :mutlak güç, yegane kuvvet Küllî :bütüne ait, tamamen, geniş, kapsamlı Külliye :kapsamlı Külliyet :bütünlük, tamam olmak, genellik, istidatların tamamını geliştirmek Madde :asıl, esas, cevher, ruhani olmayıp ağırlığı olan cismani olan şey Mahlûk :yaratılmış, yaratık Masnu :yapılan, yapılmış, sanatlı yapılmış Mualla :yüce Muhita :kuşatıcı
|
Mukayyed :kayıtlı, serbest olmayan, bağlı, sınırlı Musahhar :hizmet eden, istenilen hale konmuş, idare edilen, boyun eğdirilmiş Mutlak :kesin, şüphesiz, serbest, salıverilmiş Müberra :temiz, pak Mücerred :saf, katışıksız, çıplak, yalın Münezzeh :pak, kusur ve noksanlıklardan uzak Nim-nurani :yarı parlak Nim-şeffaf :yarı şeffaf Nuraniyat :nurdan varlıklar Nuraniyet :nurluluk, aydınlık olmak Ruhani :ruha ait, ruhla alakalı Sıfat :bir kimse veya şeyin hal, vasıf, nitelik, özellik ve keyfiyeti Sır :herkesin bilmediği gizli hakikat Şahsiyet :karakter sahibi olma, kişilik, kendine mahsus hal Şey :madde, eşya, varlık Şuunat :işler, fiiller Tahdid-i kayıd :kayıt altına alınma Tecelli-i sıfat : sıfatın görünmesi Teveccüh-ü ehadiyet : Allah’ın herbir varlığa ayrı ayrı ve doğrudan teveccühü Umum : bütün,tüm, tamam, hepsi Vücud: beden, varlık, var olmak Zat-ı Akdes : her türlü kusur ve noksandan yüce olan Zât, Allah Zılal :gölgeler Zulmet-i kesafet : madde ve yoğunluğun karanlığı
|