TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ-147-BARLA HAYATI(DEVAMI)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Jun 12, 2010, 2:39:51 AM6/12/10
to

                         TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ

4.14.BARLA HAYATI(DEVAMI)

RİSALE-İ NURUN TE’LİFİ VE NEŞRİ(DEVAMI)

Evet, Nur Talebeleri, Ümmet-i Muhammediyeyi sahil-i selâmete çıkaran bir sefine-i Rabbaniyenin hademeleri olduklarına inanmışlardır. Hayatta en büyük gayeleri, Kur’ân ve imana hizmet ederek, ümmet-i Muhammedin refah ve saadet içinde yaşamasına vesile olmaktır. Risale-i Nur’un el yazısıyla neşri senelerinde, evlerinden yedi-sekiz sene çıkmadan Risale-i Nur’u yazıp neşredenler olmuştur. O zamanlar, Isparta havâlisinde, erkek, kadın, genç ve ihtiyarlardan binlerce Nur talebesi, hattâ Nur dershanesi olan Sav Köyü bin kalemle, senelerce Nur Risalelerini yazıp çoğaltıyorlardı. Risale-i Nur, telifinden yirmi sene sonra, teksir makinesiyle neşredilmiş ve otuz beş sene sonra da matbaalarda basılmaya başlanmıştır. İnşaallah, bir zaman gelecek, Risale-i Nur Külliyatı altınla yazılacak ve radyo diliyle muhtelif lisanlarda okunacak ve zemin yüzünü geniş bir dershane-i Nuriyeye çevirecektir.

Risale-i Nur’un neşrinde, mübarek hanımlar da ehemmiyetli fedakârlıklara mazhar olmuşlardır. Hattâ, Hazret-i Üstada gelip, “Üstadım! Ben, efendimin göreceği dünyevî işleri de yapmaya çalışacağım; o senindir, Risale-i Nur’undur” diyen ve erkeklerinin Risale-i Nur hizmetinde çalışmalarına daha fazla imkânlar veren kahraman hanımlar görülmüştür. Risale-i Nur’u yazan efendilerine geceleri lâmba tutarak, onların din, iman hizmetlerine canla başla iştirak etmişlerdir. Risale-i Nur’u, hanımlar, kızlar elleriyle yazmışlar, göz nurları dökmüşler, mübarek kâtibeler olarak imana hizmet etmişlerdir. Hattâ öyle Nur talebesi hanımlar vardır ki, kendilerini son nefeste iman nuruyla hüsn-ü hâtimeye nail edecek Nur Risalelerini hararetle okumuşlar ve diğer din kardeşleri olan hanımlara da okuyup tanıtmışlar; Nurları hanımlar içinde neşrederek, çok hanımların Kur’ân ve iman nurlarıyla nurlanmalarına vesile olup kahramanca hizmette bulunmuşlardır. Risale-i Nur’u okuyup okutmakla iman mertebelerinde terakki edip âdetâ birer mürşid mertebesine yükselmişlerdir. Hanımlar, sırf Allah rızasını tahsil için, safvet ve ihlâsla, Risale-i Nur’daki parlak ve çok feyizli Kur’ân nurlarına bağlanmış ve kalblerinde sönmez bir muhabbet ve sevgi besleyerek dünya ve âhirette bahtiyar olacak bir vaziyete kavuşmuşlardır. Risale-i Nur’un kıymet ve büyüklüğü, temiz kalblerine o kadar yerleşmiş ki, onu beraberce okuyup dinledikçe, içleri nurlarla, feyizlerle dolup taşmış, nuranî gözyaşları dökerek cûş u hurûşa gelmişlerdir. Ne bahtiyardır o hanımlar ki, Risale-i Nur’un bu mukaddes imanî hizmetinde çalıştıkları için, onlar daima hayırla yâd edilecek, âhiretlerine nurlar gönderilecek, kabirleri Cennet-misâl pürnur olacak ve âhirette de en yüksek mertebelere ulaşacaklardır, inşaallah. En başta Bediüzzaman Hazretlerinin dualarına dahil olmakla beraber, Nur talebeleri mabeynindeki şirket-i mâneviye sırrıyla defter-i hasenatlarına hayırlar kaydedilmektedir. Risale-i Nur’a samimî alâkaları, o fedakâr hanımları, milyonlarca Nur talebelerinin dualarına nail etmektedir. Risale-i Nur’ları okuyup okutmakla büyük mânevî kazançlara, yüksek derecelere erişmektedirler. İnşaallah, ekserî hanımların böyle olmasını, rahmet-i İlâhîden kuvvetle itikad ve ümit ve niyaz ediyoruz.

 

Lügatler :

bahtiyar : talihli, mutlu
Cennet-misâl : Cennet gibi
cûş u huruşa gelme : neşe ve sevinç dolu bir şekilde heyecanlanma

defter-i hasenat : sevap ve iyiliklerin yazıldığı manevî defter
dershane-i Nuriye : Risale-i Nur’daki iman hakikatlerinin okunduğu ve anlatıldığı mekân

ekserî : çoğunluk
feyiz : mânevî gıda, bereket

hademe : hizmetçi
havâli : civar, etraf
hayır : iyilik, sevap

hazret : saygıdeğer (saygı ve yüceltme maksadıyla kullanılan bir ifade)
Hazret-i Üstad : Bediüzzaman Said Nursî
hüsn-ü hâtime : güzel son, imanlı bir şekilde ölme
ihlâs : ibadet ve davranışlarda sadece Allah rızasını gözetme; samimiyet
inşaallah : Allah izin verirse
iştirak : ortak olma, katılma

itikad : inanma
kâtibe : yazan hanım
lisan : dil

mabeyn : ara
mazhar olma : erişme, sahip olma
muhabbet : sevgi
muhtelif : çeşitli, farklı
mukaddes : her türlü çirkinlikten ve eksiklikten arınmış, kutsal
mübarek : hayırlı, uğurlu
mürşid : irşad edici, doğru yolu gösteren

nail etme : eriştirme, sahip kılma
neşr : yayılma

niyaz : dua etme, yalvarıp yakarma
nuranî : nurlu, etrafa nur saçan
pürnur olma : nurlanma, aydınlanma

rahmet-i İlâhî : Allah’ın rahmeti, şefkat ve merhameti
saadet : mutluluk
safvet : safilik, arılık, berraklık

sahil-i selâmet : kurtuluşa ve güvene ulaştıran sahil; ebedî kurtuluşun yaşanacağı Cennet hayatı

samimî : içten bir şekilde
sefine-i Rabbâniye : her şeyi terbiye ve idare eden Allah’a ait bir gemi; iman ehlini sonsuz mutluluğa ulaştıracak araç

şirket-i mâneviye : mânevî şirket; sevap ve Allah’ın rızasını kazanmaya yönelik olarak kurulan manevî hizmet ortaklığı
tahsil etme : elde etme, kazanma
teksir : çoğaltma
telif : yazma, kaleme alma
terakki : ilerleme, yükselme
ümmet-i Muhammed : Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (a.s.m.) inanıp onun yolundan giden Müslümanlar
vaziyet : durum
yâd edilme : anılma, hatırlanma
zemin : yer

 

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages