|
|
|
|
NUR ÇEŞMESİ
13.2.BİR ZEYL(DEVAMI)
Zeyl
Bediüzzaman Said Nursî, kırk sekiz sene evvel Şam’da Câmi-i Emevî’de Hutbe-i Şamiye nâmındaki nutkunda da’va etmiş ki: “İstikbalin hâkim-i mutlakı Kur’ândır.” Gâyet kuvvetli delillerle o da’vayı ispat etmiş. (Buna âid yazı; İşârât-ül-İ’câz tefsirinin 213-223 sahifelerinde münderiçtir.)
Delillerin birisi; Avrupa ve Amerika’nın en meşhur filozoflarının, Kur’ânın emsâlsiz ve ayn-ı hakîkat bir kitab olduğunu tasdik etmeleridir. Prens Bismarck, Mister Carlayl gibi çoklarını bu da’vaya yüzer şâhid göstermiş.
Sebilürreşad’ın 1 Nisan 1953 tarih, 167’nci sayısında intişâr eden; Avrupa ve Amerika filozoflarının, en büyük âlimlerinin mühim bir kısmının, Kur’ân hakkındaki sözleri, Said Nursî’nin elli sene evvelki da’vasına tasdikkârane bir ilânat hükmünde olmuş olduğundan, bu “Risâle-i Nur Müellifi Said Nur” adlı esere ilhakı münâsip olur.
Çünkü;

yâni, fâzilet odur ki, düşmanlar da onu tasdik etsin. Mezkûr ilânatın aynısı naklediliyor:
O derece ki; bugünkü medenî cem’iyyetler, Kur’ânın yüksek hakîkatlerini, yüksek terakki ve medeniyet düstûrlarını tatbik edebilecek seviyeye henüz erişememişlerdir. Bu büyük hakîkatı meşhur İngiliz mütefekkiri Bernard Shaw şöyle ifade etmişti:
“Demokrasiyi en ileri götüren millet İngilizlerdir. Bunun daha ötesi Müslümanlıktır.”
Prens Bismark da şöyle demişti:
“Ben Kur’ânı her cihetten tedkik ettim. Her kelimesinde büyük hakîkatler gördüm. Sana muasır bir vücûd olmadığımdan dolayı müteessirim ey Muhammed!”
* * *
Bu da Kur’ân mütercimi Doktor Maurice’in sözüdür:
“Bizans Hristiyanlarını içine düştükleri bâtıl i’tikâdlar girivesinden, ancak Arabistan’ın Hira Dağı’ndan yükselen ses kurtarabilmiştir.”
“Kur’ân, hikmet-i ezeliyenin inâyet ile insana bahşettiği kütüb-ü semaviyenin en güzelidir. Beşerin refahı nokta-i nazarından, Kur’ân’ın beyânatı, Yunan felsefesinin ifadatından pek ulvîdir. Kur’ân’ın her gün daha fazla tecelli etmekte olan güzellikleri, her gün daha fazla anlaşılan, fakat bitmeyen esrârı vardır.”
Bunlar da Garbın en benam mütefekkir ve âlimlerinin sözleridir:
“Kur’ân serapâ samimiyet ve hakkaniyetle doludur. Hazret-i Muhammed’in cihana tebliğ ettiği dâvet, hak ve hakîkattır.”
(Carlyle)