Cenab-ı Hakk'ın masivasına yapılan muhabbet iki çeşit olur. Birisi, yukarıdan aşağıya nazil olur. Diğeri, aşağıdan yukarıya çıkar. Şöyle ki:
Bir insan en evvel muhabbetini Allah'a verirse, onun muhabbeti dolayısıyla Allah'ın sevdiği herşeyi sever ve mahlûkata taksim ettiği muhabbeti, Allah'a olan muhabbetini tenkis değil, tezyid eder.
İkinci kısım ise, en evvel esbabı sever ve bu muhabbetini Allah'ı sevmeğe vesile yapar. Bu kısım muhabbet, topluluğunu muhafaza edemez, dağılır. Ve bazan da kavi bir esbaba rast gelir. Onun muhabbetini mana-yı ismiyle tamamen cezbeder, helakete sebeb olur. Şayet Allah'a vasıl olsa da, vusulü nakıs olur...
(Bediüzzaman Said Nursi - Mesnevi-i Nuriye'den)
Lügatler
Cenâb-ı Hakk :Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah
Cezbetmek :çekmek, ikna etmek, sevdirmek
Esbab: sebebler
Evvel :ilk önce
Helaket :yıkılma, mahvolma, felaket
Kavi :sağlam, kuvvetli, güçlü
Mahlukat :yaratılmışlar, yaratıklar
Mana-yı ismi :isme dair mana
Masiva :Allah’tan gayrı her şey
Mesnevi-i Nuriye :nurlu parçalar, nurlu manzumeler
Muhabbet : sevgi,sevmek
Muhafaza :koruma, saklama
Nâkıs :eksik, kusurlu, noksan
Nazil :yukarıdan aşağıya inen, bir yere konan
Taksim :bölüşmek, paylaşmak
Tenkis :azaltmak, noksanlaştırmak, indirmek
Tezyid :artırma, çoğalma
Vasıl :ulaşan, erişen, kavuşan
Vesile :sebeb, fırsat, bahane
Vusul :ulaşmak, erişmek, kavuşmak, varmak