Nur deryasından günün sözü (22.05.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
May 22, 2026, 9:31:05 AM (2 days ago) May 22
to

Kâinatın idaresi bir ve tedbiri bir ve saltanatı bir ve sikkesi bir, bir bir bir ta binbir bir birler kadar... Hem bu kâinatı çeviren isimler ve fiiller bir iken, her biri kâinatı veya ekserini ihata eder. Yani, içinde işleyen hikmeti bir ve inayeti bir ve tanzimatı bir ve iaşesi bir ve muhtaçlarının imdadlarına koşan rahmet bir ve o rahmetin bir şerbetçisi olan yağmur bir ve hakeza bir bir bir ta binler bir birler... Hem bu kâinatın sobası olan Güneş bir, lambası olan Kamer bir, aşçısı olan ateş bir, levazımat deposu ve hazineli direği olan dağ bir, sakacı ve sucusu bir ve bağları sulayan süngeri bir ve hakeza bir bir bir ta binbir birler kadar...

İşte âlemin bu kadar birlikleri ve vahdetleri, güneş gibi zahir bir tek Vahid-i Ehad'e işaret ve delalet eden bir hüccet-i bahiredir. Hem kâinat unsurlarının ve nevilerinin her birisi bir olmasıyla beraber, zeminin yüzünü ihata etmesi ve birbirinin içine girmesi ve münasebetdarane ve belki muavenetkarane birleşmesi, elbette malik ve sahib ve sani'lerinin bir olmasına bir alamet-i zahiredir.

 

(Bediüzzaman Said Nursi - 2. Şua'dan)

 

Lügatler

Alamet-i zahire :görünen işaretler

Âlem :dünya, kâinat

Delalet : delil olmak

Ekser :pek fazla, daha çok

Hakeza :öylece, bunun gibi, böyle

Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır

Hüccet-i bâhire :deniz gibi geniş delil, net delil, apaçık delil

İaşe :beslemek, geçindirmek, yaşatmak

İhata : kuşatma, kapsama

İmdad :yardım, yardıma yetişmek

İnayet :yardım, lütuf

Kâinat : evren, yaratılanların hepsi

Kamer: ay

Levazımat :lüzumlu maddeler

Malik :sahib

Muavenetkârane :yardımlaşarak, yardım eder halde

 

Münasebetdarane :yakışır şekilde, uygun biçimde

Nev’ :çeşit, sınıf, cins

Rahmet :merhamet, acımak, ihsan, şefkat etmek, esirgemek

Saltanat :hâkimiyet, padişahlık, zenginlik, şatafatlı hayat

Sâni : her şeyi sanatla yaratan

Sikke :damga, mühür

Tanzimat :nizama koymalar, düzenlemeler, sıraya koymalar

Tedbir :bir şeyde muvaffakiyet için lazım gelen hazırlık, hikmete uygun hareket

Unsur :madde, parça, tam olan şeyin parçaları

Vahdet: birlik

Vâhid-i Ehad :benzeri olmayan tek

Zahir :aşikar, açık, görünen

Zemin: yeryüzü

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages