Nur deryasından günün sözü (28.02.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
6:58 AM (5 hours ago) 6:58 AM
to

Mübarek Ramazan'ın Leyle-i Kadir sırrıyla, seksen üç sene bir ömr-ü manevi kazandırması sırr-ı hikmetiyle ve Risale-i Nur'un şakirdlerindeki sırr-ı ihlasla tesanüd ve iştirak-i a'mal-i uhrevi düsturuyla her bir sadık şakird, o fevkalade manevi kazancı elde edeceğine gayet kuvvetli bir delili budur ki: Bu daire içinde kırk bin, belki yüz bin halis, hakiki mü'minlerin içinde hakikat-ı Leyle-i Kadr'i elde edecek bir-iki, on-yirmi değil, belki yüzlerin elde etmesi ihtimali kavidir.

Sırr-ı ihlâsla ve iştirak-i a'mal-i uhrevi düsturunun sırrıyla biz ve siz bu hakikata müteveccihen, bu Ramazan-ı Şerif'te herbirimiz umumun hesabına ve umum arkadaşları içinde kendini farzedip, nun-u mütekellim-i maalgayr, yani daima (Bizi mükâfatlandır, bize merhamet et, bizi bağışla, bize muvaffakiyet ihsan et ve bizi doğru yoldan ayırma. Bu leyle-i Kadri, hakkımızda bin aydan hayırlı kıl.) gibi kelimelerde (nâ=biz) içinde umum kardeşlerini niyet etmektir. Ve bilhassa en zaif olan bu kardeşinizi, ağır vazifesinde o hususi niyetle yardım etmektir.

 

(Bediüzzaman Said Nursi – Kastamonu Lahikasından)

 

Lügatler

Belki :bilakis, aslında

Bilhassa: özellikle

Daima :devamlı

Daire :sınır içi, bir manevi tesirin hükmünün geçtiği alan, çember

Delil :ispat vasıtası, doğruyu gösteren

Düstur :umumi kaide, kanun, nizam, prensip, kural

Farzetmek : Addetmek, saymak, tutmak.

Fevkalade : adetin üstünde, yüksek bir şekilde

Gayet :çok, pek çok

Hak :doğru, gerçek, hisse, pay

Hakikat: gerçek, doğru, bir şeyin gerçek mahiyeti

Hakikat-i Leyle-i Kadir :Kadir gecesinin hakikatı, sırrı

Hakiki: gerçek, doğru, asıl

Hâlis :katıksız, saf, duru, hilesiz

Hayır :iyilik, güzellik

Hususi :özel, bir şeye ait olan

İhsan :iyilik, lütuf, bağışlamak, vermek

İhtimal :olması mümkün olan, olası, kabul edilen

İştirâk-i a’mal-i uhrevi : âhirete âit işlerde mânen ortak olma

Kavi :sağlam, kuvvetli, güçlü

Kelime :manası olan söz

Kuvvet  :güç, kabiliyet, kudret

Lâhika :mektup, ilave

Leyle-i Kadir :Kadir gecesi

Manevî :manaya ait, ruhani

Merhamet :acımak, şefkat göstermek

Muvaffakiyet :başarılı olmak

Mü’min :imanın şartlarının tümüne, Allah’tan gelen her şeye inanan kabul eden kişi

Mübarek :bereketli, uğurlu, hayırlı, çoğalmış

Mükâfat : ödül

Müteveccih :yönelik, yönelmiş, dönmüş

Niyet :kalbin bir şeye yönelmesi, yapmaya kasdetmek

Nun-u mütekellim-i maalgayr : Arapça (gr) üçüncü çoğul şahıs; konuşan kimseyi de içine alan ve fiil ifâde eden kelimeler, (okuduk, yazıyoruz, gideceğiz) gibi

Ömr-ü manevi :manevi ömür

Ramazan-ı Şerif :şerefli Ramazan ayı

Sadık :doğru, hakikatli, dürüst

Sır :herkesin bilmediği gizli hakikat

Sırr-ı hikmet :hikmet sırrı

Sırr-ı ihlâs :ihlâs sırrı, karşılıksız ve beklentisiz olma sırrı

Şâkird: talebe

Tesanüd : dayanışma, yardımlaşma

Umum : bütün,tüm, tamam, hepsi

Vazife :bir kimsenin yapmaya mecbur olduğu iş, görev

Zaif : zayıf, dayanıksız

 

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages