Mübarek Ramazan'ın Leyle-i Kadir sırrıyla, seksen üç sene bir ömr-ü manevi kazandırması sırr-ı hikmetiyle ve Risale-i Nur'un şakirdlerindeki sırr-ı ihlasla tesanüd ve iştirak-i a'mal-i uhrevi düsturuyla her bir sadık şakird, o fevkalade manevi kazancı elde edeceğine gayet kuvvetli bir delili budur ki: Bu daire içinde kırk bin, belki yüz bin halis, hakiki mü'minlerin içinde hakikat-ı Leyle-i Kadr'i elde edecek bir-iki, on-yirmi değil, belki yüzlerin elde etmesi ihtimali kavidir.
Sırr-ı ihlâsla ve iştirak-i a'mal-i uhrevi düsturunun sırrıyla biz ve siz bu hakikata müteveccihen, bu Ramazan-ı Şerif'te herbirimiz umumun hesabına ve umum arkadaşları içinde kendini farzedip, nun-u mütekellim-i maalgayr, yani daima (Bizi mükâfatlandır, bize merhamet et, bizi bağışla, bize muvaffakiyet ihsan et ve bizi doğru yoldan ayırma. Bu leyle-i Kadri, hakkımızda bin aydan hayırlı kıl.) gibi kelimelerde (nâ=biz) içinde umum kardeşlerini niyet etmektir. Ve bilhassa en zaif olan bu kardeşinizi, ağır vazifesinde o hususi niyetle yardım etmektir.
(Bediüzzaman Said Nursi – Kastamonu Lahikasından)
Lügatler
|
Belki :bilakis, aslında Bilhassa: özellikle Daima :devamlı Daire :sınır içi, bir manevi tesirin hükmünün geçtiği alan, çember Delil :ispat vasıtası, doğruyu gösteren Düstur :umumi kaide, kanun, nizam, prensip, kural Farzetmek : Addetmek, saymak, tutmak. Fevkalade : adetin üstünde, yüksek bir şekilde Gayet :çok, pek çok Hak :doğru, gerçek, hisse, pay Hakikat: gerçek, doğru, bir şeyin gerçek mahiyeti Hakikat-i Leyle-i Kadir :Kadir gecesinin hakikatı, sırrı Hakiki: gerçek, doğru, asıl Hâlis :katıksız, saf, duru, hilesiz Hayır :iyilik, güzellik Hususi :özel, bir şeye ait olan İhsan :iyilik, lütuf, bağışlamak, vermek İhtimal :olması mümkün olan, olası, kabul edilen İştirâk-i a’mal-i uhrevi : âhirete âit işlerde mânen ortak olma Kavi :sağlam, kuvvetli, güçlü Kelime :manası olan söz Kuvvet :güç, kabiliyet, kudret Lâhika :mektup, ilave Leyle-i Kadir :Kadir gecesi |
Manevî :manaya ait, ruhani Merhamet :acımak, şefkat göstermek Muvaffakiyet :başarılı olmak Mü’min :imanın şartlarının tümüne, Allah’tan gelen her şeye inanan kabul eden kişi Mübarek :bereketli, uğurlu, hayırlı, çoğalmış Mükâfat : ödül Müteveccih :yönelik, yönelmiş, dönmüş Niyet :kalbin bir şeye yönelmesi, yapmaya kasdetmek Nun-u mütekellim-i maalgayr : Arapça (gr) üçüncü çoğul şahıs; konuşan kimseyi de içine alan ve fiil ifâde eden kelimeler, (okuduk, yazıyoruz, gideceğiz) gibi Ömr-ü manevi :manevi ömür Ramazan-ı Şerif :şerefli Ramazan ayı Sadık :doğru, hakikatli, dürüst Sır :herkesin bilmediği gizli hakikat Sırr-ı hikmet :hikmet sırrı Sırr-ı ihlâs :ihlâs sırrı, karşılıksız ve beklentisiz olma sırrı Şâkird: talebe Tesanüd : dayanışma, yardımlaşma Umum : bütün,tüm, tamam, hepsi Vazife :bir kimsenin yapmaya mecbur olduğu iş, görev Zaif : zayıf, dayanıksız
|