Nur deryasından günün sözü (22.07.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
Jul 22, 2026, 9:01:18 AM (16 hours ago) Jul 22
to

Nasılki sehavetli, alicenab, müşfik bir zat, güzel bir ziyafeti, gayet fakir ve aç ve muhtaç olanlara vermek için, seyahat eden güzel bir gemisine serer. Kendi de üstünde seyreder. O fukaranın minnetdarane tena'umları ve o aç olanların müteşekkirane telezzüzleri ve o muhtaç olanların senakarane memnuniyetleri; ne derece o kerim zatı mesrur ve müferrah eder, ne kadar onun hoşuna gider, anlarsın.

İşte küçücük bir sofranın hakiki maliki olmayan ve bir tevziat memuru hükmünde olan bir insanın mesruriyeti böyle ise; cin ve insi ve hayvanatı, feza-yı âlem denizinde seyr ü seyahat ettiren ve bir sefine-i Rabbaniye olan koca zeminin üstüne bindirip, yüzünde hadsiz enva'-ı mat'umatı cami' bir sofrayı serip, bütün zihayatı küçük bir kahvaltı nev'inde o ziyafete davet etmekle beraber, gayet mükemmel ve bütün enva'-ı lezaizi cami', sermedi, ebedi bir dar-ı bekada cennetleri, herbirisini birer sofra-i nimet ederek hadsiz lezaizi ve letaifi cami' bir tarzda, nihayetsiz bir zamanda, nihayetsiz muhtaç, nihayetsiz müştak, nihayetsiz ibadına, hakiki yemek için ziyafet açan bir Rahman-ı Rahim'e ait ve tabirinde aciz olduğumuz meani-i mukaddese-i muhabbeti ve netaic-i rahmeti kıyas edebilirsin.

 

(Bediüzzaman Said Nursi – 32. Söz’den)

 

Lügatler

Âciz :güçsüz, zayıf

Âlicenab :yüksek ahlâk sahibi

Cami’ :toplu, toplanmış, bir arada, kapsayan, içine alan, kapsamlı

Cennet :Allah’a inanan ona itaat ve ibadet edenlerin gidecekleri ve sonsuz kalacakları mekân

Cin :latif ve ruhani varlıklar

Dâr-ı bekâ :devamlı ve kalıcı olan yer

Davet :çağırma, ziyafet, dua

Ebedî: sonu olmayan, sonsuz

Enva’-ı lezaiz :lezzet çeşitleri

Enva’-ı mat’umat :yiyecek çeşitleri

Fakir :ihtiyaç sahibi, muhtaç, yoksul

Feza-yı âlem :uzay

Fukara :fakirler, yoksullar

Hadsiz : sayısız, sınırsız

Hakiki: gerçek, doğru, asıl

Hayvanat: hayvanlar, canlılar

Hükmünde :benzeri, gibi

İbad :kullar

İns: insan

Kerim :şerefli, izzetli, ihsan ve inayet sahibi, cömert, ikram sahibi

Kıyas :benzetmek, karşılaştırmak, mukayese etmek

Letâif :güzel latif duygular, iyilikler, bağışlar

Mâlik: sahip

Meani-i mukaddese-i muhabbet : sevgi ile ilgili mukaddes mânâları

Memnuniyet :razı olmak, hoşnut olmak, mutlu olmak, çok beğenmek

Memur :emir ile hareket eden, emir altında olan

Mesrur :sevinçli, mutlu

Mesruriyet :sevinç

 

Minnetdarane :minnet eder şekilde, iyiliğe teşekkür ederek

Muhtaç :ihtiyacı olan

Müferrah :ferahlı, sevinçli

Mükemmel :olgun, noksansız, tamam, eksiksiz, çok iyi

Müşfik :şefkatli

Müştak :fazla istekli ve arzulu

Müteşekkirane :şükrederek, şükretmek suretiyle, teşekkür ederek

Netaic-i rahmet :rahmetin neticeleri

Nev’ :çeşit, sınıf, cins, tür

Nihayetsiz: sonsuz, sınırsız

Rahman-ı Rahim :dünya ve âhirette yarattığı varlıklara sonsuz rahmet, şefkat ve merhametiyle davranan Allah

Sefine-i Rabbaniye :Allah’ın gemisi, dünya

Sehavet :cömertlik

Senakarane :sena ederek, överek

Sermedi :devamlı, sürekli, kesintisiz

Seyahat :yolculuk, gezmek dolaşmak

Seyr ü seyahat :devamlı seyahat ve gezip görmek

Seyretmek :gezmek, gezinmek

Sofra-i nimet :nimet sofrası

Tabir :yorumlama, açıklama, ifade

Tarz :usul, şekil, metod, yol

Telezzüz : lezzet alma, lezzetlenme

Tena’um: nimetlenme

Tevziat :dağıtım

Zat : hürmete layık kimse, kişi

Zemin: yeryüzü

Zîhayat : hayat sahibi, canlı

Ziyafet :misafire yedirip içirme, ikram etme

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages