NUR ÇEŞMESİ-92-URFA KAHRAMANCIKLARININ ORANIN SAVCILARINI SUSTURAN MÜDAFAALARIDIR(DEVAMI)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
May 19, 2026, 10:08:03 AM (5 days ago) May 19
to

                                                                          NUR ÇEŞMESİ

 

12.4.URFA KAHRAMANCIKLARININ ORANIN SAVCILARINI SUSTURAN MÜDAFAALARIDIR(DEVAMI)

İşte muhterem Hey’et-i Hâkime! Mâdem hakîkat budur. Ben de Üstadım gibi derim: “Mâdem kabir kapısı kapanmıyor ve mâdem gözünü kapayan yalnız kendine gündüzü gece yapar. Ve mâdem Cennet ucuz değil, Cehennem dahi lüzumsuz değildir.”

Biz talebeler RİSÂLE-İ NUR’un Güneş gibi hakîkatlarına karşı gözümüzü kapayamıyoruz...

Hakîkat-ı Kur’âniye Güneşi ise üflemekle sönmez. NURlananlar da NUR yolundan hiç bir beşerî kuvvetle dönmez. Gizli din düşmanlarımız zabıtayı hükümeti, adliyeyi iğfal etmeğe çalışanlar dünyamızı başımıza ateş yapsalar Nurları okuyacağız ve yazacağız. İnşâallah adâlet nâmına hareket edenleri, o müfsidler aldatamayacaklardır. Diğer mahkemelerde hak nâmına adâlet için çalışanların KUR’ÂNIN lemaatı ve tereşşuhatı olan ve beşeri gaflet sersemliğinden îkâz eden RİSÂLE-İ NUR’u serbest bırakmaları gösteriyor ki; zikrettiğim gibi bu asrın Kur’ân dellâlı olan RİSÂLE-İ NUR’a herkesin çok büyük ihtiyacı vardır. Ve RİSÂLE-İ NUR şahsî, süflî, dünyevî menfaatlere âlet olamıyor.

Bizim gibi ma’sûm dindarlara musallat olanlar ve onları îmanî derslerinden ayırmayı tevehhüm edenler, lâiklik prensibini dinsizliğe ve komünizme âlet etmek isteyenlerdir.

Asrımızın dâhîsi büyük mütefekkir BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ’ nin beyânı vechile: “Ekser-i enbiyânın şarkta ve Asya’-da zuhurları ve ağleb-i hükemanın garbda ve Avrupa’da gelme-leri kader-i ezelînin bir işâretidir ki; Asya’da din hâkimdir, fel-sefe ikinci derecededir. Bu remz-i kadere binâen Asya’da hü-küm süren, dindar olmasa da din lehine çalışanlara ilişmemeli ve teşvik etmeli.

KUR’ÂN-I HAKÎM, bu zemîn kafasının aklı ve kuvve-i mütefekkiresidir. El’iyazübillah, KUR’ÂN Küre-i Arzın başın-dan çıksa arz divâne olacak akıldan boş kalan kafasını bir sey-yareye çarpmak, bir kıyamet kopmasına sebeb olmak akıldan uzak değildir. Evet Kur’ân ferşi arşla ve arşı ferşle bağlamış bir zin-cirdir, bir hablullahdır. Cazibe-i umûmîyeden ziyâde zemîni muhafaza ediyor. İşte bu KUR’ÂN-I AZÎMÜŞŞAN’ın hakîki ve kuvvetli bir tefsiri olan RİSÂLE-İ NUR bu asırda, bu vatanda, bu millete yirmi sekiz seneden beri te’sirini göstermiş büyük bir ni’met-i İlâhîye ve sönmez bir MU’CİZE-İ KUR’ÂNİYE’dir. Hükümet ona ilişmek ve talebelerini ürkütüp ondan vaz ge-çirmek değil, himaye etmek ve okumasına teşvik etmek gerek-tir.”

İşte bütün bu cerhedilmez hakîkatlardan sonra, yine evet RİSÂLE-İ NUR’la meşguliyete dünyada hiç bir âdil mahkeme suç diyemez. Fakat size bir ad takıp, bir bahâne ile işkence yapmak istiyorlar, denilse: Ben de derim:

17.2.1953
Urfa, Yusuf Paşa Mahallesi
Kadı Oğlu Câmii mevkiinde mukim
Abdullah Yeğin

 

clip_image001.gif
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages