DÜNYA İLE GÜNEŞ'İN KONUŞMASI
Birgün Dünya ve Güneş dönüyorlarken sohbet etmeye başlamışlar. Güneş, Dünya'ya:
— Sence kurallara uyulmasa insanların başına neler gelebilir?
—Kurallara uyulmadığında hoş şeyler olamayabiliyor. Örneğin ben biliyorum, bir sınıfta kurallara uymayan 3–5 kişi yüzünden, sınıftaki diğer kişiler tiyatroya gidemiyor, mutlu olamıyor, üzgün oluyor, neredeyse ağlayacak gibi oluyorlar. Yine bazı insanlar yangın çıkartıyorlar. Başkalarının haklarına giriyorlar, herkesi rahatsız ediyorlar. Tabii bunlar da kurallara uymayan insanların yaptıkları şeyler …
—Böyle insanlar sizi üzüyor, herkese zarar veriyor olmalı. Bana söyler misin insanlar tutumluluk, israf ile ilgili neler yapıyorlar, nasıl tüketiyorlar?
—Bazı insanlar tutumlu oluyor, bazılarıysa iyi tüketici değiller, çok fazla israf yapıyorlar…
—Peki demin söylediğim 2 kelime ile ilgili başka ne söyleyebilirsin?
—İsrafla ilgili olarak: Örneğin bazı kantinler, kışın bile, hasta edeceğini bile bile dondurma satıyorlar. Yemekhanelerde, evlerde yemekleri, tabaklarda çok fazla bırakıyorlar. Yemekleri çöpe döküyorlar. İnsanlar heryerde kağıtları yırtıp çöpe atıyor. Örneğin Halit'in kardeşi Haldun 1 günde 1 oyuncak, onun küçüğü (3 numara)Harun ise 5 oyuncak kırıyor ve bir sürü para boşuna gidiyor…
—Aslında israf edeceklerine paylaşsalar daha iyi değil mi? Paylaşmakla ilgili ne yapıyorlar?
—Halit Recep'e pastel boya veriyor.
—Aferin ona. Onlar galiba 3. sınıftaydı. Geçenlerde onlar Zigana'ya gitmişlerdi değil mi? Peki, Alparslan Koleji'ndeki 2.3.4'üncü sınıflar Zigana'da ne yapıyorlar?
—Dev bir çığ yapıyorlar, kardan adam yapıyorlar, kartopu yapıp birbirine atıyorlar, hatta öğretmenlerine bile atıyorlar, öğretmen de onlara atıyor. Kayak pisti yapıyorlar ama öyle bir kaygan pist yapıyorlar ki ayaklarını kaldırınca karadaki bir araba kadar bile hızlanabiliyorlar…
—İnşallah bir kaza yapmadan tatilden dönerler.
—İnşallah diyorum. Benim biraz işim var. Sohbete daha sonra devam edelim mi?
—Olur
Deyip birbirlerine iyi günler dileyip ayrılmışlar.
Halit Ziya KARTAL
3-A No:359
UZAY
…Güneş, 40 tane küp şeker yemiş.40 şeker de erimiş, ama yok olmamış. Güneş, bu olaya sinirlenmiş. Bunun üzerine şekerleri ısıtmış, ısıtmış, ısıtmış, şekerler yine de yok olmamış. Güneş, Anne Güneş'i çağırmış. Anne Güneş gelmiş. Güneş, annesine 40 tane küp şekeri vermiş.
—Bu şekerleri yok edemedim anne! Demiş.
Annesi de bu 40 küp şekeri yok edememiş. Çünkü annesi de aynı şeyi yapmış, yani ısıtmış, ısıtmış… Bunu gören bazı baba güneşler de bu 40 küp şekeri yok etmeye çalışıyormuş. Ama hiçbir güneş bunu başaramamış. Ama bizim küçük Güneş düşüne düşüne bu 40 küp şekeri yok etmenin yolunu bulmuş. Dünya'daki Lav'a bu 40 şekeri yok etmeyi denemesini söylemiş. Lav, kendi ısısı, tüm güneşlerinkinden az olsa bile, bu 40 şekeri yok etmiş. Bunun üzerine Güneş Lav'a teşekkür etmiş. Derken Güneş ve Dünya sohbete dalmışlar. Güneş:
—Dünya üzerindeki insanlar sağlık ve çevreyle ilgili neler yapıyor Dünya? Demiş.
Dünya:
—Üzerimdeki insanlar sağlık ve çevreyle ilgili olarak: Aşı oluyorlar, çevreyi temiz tutuyorlar, bol bol ağaç dikiyorlar, dişlerini fırçalıyorlar, daha doğrusu kişisel bakımlarını yapıyorlar, bol bol sağlıklı yiyecekler yiyorlar…
Güneş:
—Ne kadar akıllıca davranıyorlar. Aferin onlara. Peki, kurallara uymayınca ne oluyor?
Dünya:
—Hasta oluyorlar, çöplerin çokluğundan dolayı oluşan pis kokular burunları rahatsız ediyor. Oksijen azlığından ve hava kirliliğinden dolayı zor nefes alınıyor. Fırçalanmayan dişler çürüyüp, ağrıtıp ağlatıyor. Ağaçlar da olmasa, dikilmese kuşlar yuva yapamazlar, ısınamazlar, rahat edemezler, çoğalamazlar hatta ölürler.
—Beni bilgilendirdiğin için teşekkür ederim Dünya.
—Ben de beni eksenin etrafında çevirerek eğlendirdiğin için teşekkür ederim, Güneş demişler.
Bir dahaki hikayede görüşmek üzere hoşça kalın arkadaşlar! …
Halit Ziya KARTAL
3-A No:359