Baran Dergisi 76. Sayı Çıktı!.. Tüm Bayilerde !

2 views
Skip to first unread message

mehmet a yiğit

unread,
Jun 20, 2008, 7:17:20 AM6/20/08
to
 

BARAN'dan
(Kâim ve Dâim-76)

Selâm ile…

AKP'nin ve Tayyip Erdoğan'ın Batı emperyalizmi açısından "Niçin ehven-i şer?" olduğunun doğru cevabı verilmeden, bizce gerçek bir kurtuluş mücadelesi için doğru adımlar atılamaz. "Niçin ehven-i şer?" sorusuna vereceğimiz doğru cevap bizi, fikirde ve aksiyonda kurtuluş mücadelesinin verileceği doğru adrese ve her kesimden bütün samimilerin altında toplanacağı çatıya ulaştıracaktır. Yine bu soruya verilecek doğru cevap, Türkiye'de gerçek iktidar mücadelesinin hangi anlayışlar arasında olduğunu da gösterecektir.

Amerika'nın güç toplamak için Büyük Ortadoğu Projesi adıyla başlattığı askerî ve siyasî operasyonların hedefi belli: Cihadî - Kurtuluşçu İslâm'ın ve onun mensuplarının yok edilmesi.

"Ya onların tarafındasınız, ya bizim!" diye İslâm coğrafyasına karşı saldırıya geçen Batı emperyalizmi, muhakkak ki işbirlikçilerini de bu coğrafyada yaşayan Sahte İslâmcı'lar arasından seçmiştir. Büyük Ortadoğu Projesi İslâmî argümanlı olup, İslâm'ı bilenler tarafından yürütülebilecek bir projedir. Bunu daha evvel defalarca söylemiştik.

Başka bir ifadeyle, Hıristiyan -Yahudi Batı emperyalizmi operasyonlarını İslâm haricinde her hangi bir dine, anlayışa yada felsefeye yapıyor değil. Çünkü, 1989 yılında, Sovyetlerin çökmesinden sonra dünyada söz sahibi olarak tek başına kalan Amerika, 1991 yılında, Irak'a yaptığı işgal girişiminde antiemperyalist mücadele bayrağının Müslümanların eline geçtiğine bizzat şahit oldu. 1. Irak Savaşı'ndan itibaren Müslümanlar daha da güçlenerek bu bayrağı en yükseğe taşımaya bugüne kadar devam ettiler. Bu esnada eski kuklalardan bunalan kitleler, Türkiye başta olmak üzere bir çok ülkede kendindenmiş gibi gözüken başka kuklalara iltifat etmeye başladı.

Müslüman halk kesimlerinin laik Batıcı kuklalardan bunalarak, sözde laik olmayan diğer Batıcı kuklalara yönelmesi, Amerika'yı stratejilerini bu kuklalar üzerinden yürütmeye sevk etmiştir.

AKP gibi yapılanmaların özellikle Amerika ve İsrail'den destek görmelerinin ve Hıristiyan-Yahudi çetelerin politikalarını bu gibi yapılanmalar üzerinden yürütmelerinin sebebi, Müslüman kitlelerin bu yönelimlerinde aranmalı. Daha açık bir ifadeyle, mesela bugün bir seçim olsa, CHP %46.7 gibi bir oy alsa, emin olun ki Amerika CHP üzerinden politikalarını yürütmeye çalışır. Batı'nın tavrı, özellikle 2. Dünya Savaşı'ndan sonra hep bu şekilde olmuştur. Bugün farklı olan durum ise, yukarıda ifade ettiğimiz gibi, anti-emperyalist ve anti-amerikancı bayrağın cihadî-kurtuluşçu İslâm'ın eline geçmiş olması ve kitlelerin gün geçtikçe cihadî-kurtuluşçu İslâm'ı temsil eden anti-emperyalist, tam bağımsızlıkçı, vatansever örgütleri destekler ve onlara katılımcı bir duruma gelmeleridir.

Kitlelerin meyli değişinceye veya yeni bir alternatif teşkil edilinceye kadar, AKP gibi yapılanmaların Batı tarafından desteklenmesi kesindir.

Bu zaviyeden meseleye bakıldığında eski kuklalarla yeni dönemde işbaşına gelen kuklaların arasındaki didişmenin, Batıcı rejimin hayatiyetine zarar verici noktada olmadığı görülür.

Özellikle laiklik üzerinden yürütülen sahte çatışmaya bakıldığında, çatışmanın taraflarının Amerika ve İsrail ekseninde yürüyen rejimle bir sorunlarının olmadığı anlaşılır. Çünkü 70 yıldan beri laiklik, mevcut statükonun korunması amacıyla kullanılmıştır.

Osmanlı parçalandıktan sonra, Osmanlı topraklarında kurulan bütün devletlerin yönetimine Batı işbirlikçisi hak ve halk düşmanı oligarşik yapılanmalar getirilmiştir. O günden bu güne bu yapılanmalar farklı farklı adlar ve farklı farklı kisveler altında Batıcı rejimlerini devam ettirmişler ve Batı çıkarlarının en üst seviyede korunması için ellerinden geleni ardlarına koymamışlardır.

Batı sömürgeciliğini ve işgalini gizleyen en önemli kisvelerin başında da laiklik gelmektedir.

Bugüne kadar laiklik batı çıkarlarını koruyan, sömürge ve işgalin devam etmesini sağlayan en önemli unsur olarak kullanılmıştır. Mevcut statükonun devam etmesinde başat rol oynayan laiklik, "dokunulmaz" kılınarak mevcut Batıcı rejimin devamı sağlanmıştır.

Mandacılığın ve Batı ajanlığının gizlenmesinde bir paravan olarak kullanılan laiklik, kullanıcıları tarafından hep "bağımsızlık" söylemi etrafında uygulanmıştır.

Halbuki işgali ve sömürüyü gizleyenler, "çağdaş uygarlık" diyerek ülkeyi Batı'nın kapısına bağlı bir fino köpeği durumuna getiren, laikliğin savunucuları olmuşlardır. Bugün ise, aynı işlevi -Batıcılık- görenler anti-laik görüntülerinden dolayı halkın teveccühüne mazhar olanlardır.

"Babalar gibi" ülkeyi satanlar bir tarafta varlıklarını devam ettirirken, buna ses çıkarmayıp "laiklik elden gidiyor!" cazgırlığıyla varlıklarını devam ettirmeye çalışanlar diğer tarafta…

Her iki kesim de Batıcı… Biri içerden- biri dışarıdan İslâm'ı yok etmeye çalışan Hak ve halk düşmanları!..

Bütün bu sahte çatışmaların tarafı olan hain yapılanmaların bir tek işlevi vardır o da; AKP'yi Batı için "ehveni şer" yapan cihadî-kurtuluşçu İslâm'ın önünü kesmektir. Birbirlerini kurtuluşçu İslâm'la tehdit ederek varlıklarını devam ettirmekteler. Bir taraf diğer tarafa diyor ki, "bana razı olmazsan onlar gelir", diğer taraf da bu tarafa bakarak kendi kitlesine "eğer bunlara razı olmazsak onlar gelir" diyor. Her halükârda mevcut korsan politika, laiklik üzerinden birbirlerinin varlığına razı olarak yürümekte… Razı olunmasının sebebi ise cihadî-kurtuluşçu İslâm!

"Birbirlerinin varlığını dileme noktasında olan" Batıcı hainlerin kendi aralarındaki dalaşmaları Hak ve halk düşmanı yapının sulanmasını sağlasa da, devrimci unsurların oldukça işine yarayan bu duruma bakarak gerçek çelişkinin ne olduğunu, kimin neye karşı tercih edildiğini tesbit etmekten geri duramayız.

Cihadî İslâm fikirde ve aksiyonda kim tarafından temsil ediliyorsa, kurtuluş mücadelesinin adresini de orada aramak lazım.

Anayasa mahkemesinin "laikliğin korunması" temelinde verdiği kara sahte kutuplaşmanın türban üzerinden yürütülmeye devam edildiğinin göstergesidir.

"Türban" üzerinden "Ilımlı-İslâm"la mücadele edildiği iddiası bir yalandır.

Eğer bu iddiada samimi olunsaydı Türban çoktan serbest bırakılarak "Ilımlı-İmansız" İslamcıların elinden türban silahı alınarak siyaset yapamaz hâle getirilirdi. Samimi olunmadığından dolayı Türban üzerinden devam ediyor çatışmalar.

Türban olmasa laiklik veya anti-laiklik adına kim ne konuşacak? Sahte kutuplaşma neyin etrafında devam edecek?

Laiklik üzerinden anti-emperyalist bir tavır konulamaz.

Laiklik siperinde kurtuluş mücadelesi verilemez!

 

76. Sayı Çıktı!..
Tüm Bayilerde!

BARAN 76'dan Başlıklar:

Sohbet-Konferans------------------------------------Darbehan GÖKTÜRK
(Geçen sayıdan devam)

"Geniş haklar" içersinde türbanın bulunmaması, sahte kutuplaşmanın sürmesi için şart. "Türban meselesi", esas kutuplaşmayı örten bir çeşit türban vazifesi gördüğü için "mesele" olarak tutuluyor; yoksa mesele filân değil. Anglofillerin burada olmadığını zannettikleri İngilizler talep edecek de, iş başındakiler kabul etmeyecek; bu mümkün mü?

Aslında konuşurken ikide bir gözüm takılıyor, getirip bıraktığınız kupürlerden şu ikisini; biri bir Bakanın, diğeri "Taşnak kızı feşmekan"ın yaptığı açıklamalarla ilgili şu iki haberin ilgili kısımlarını okuyup halledeyim diyorum; yeterince beklettim çünkü.
Devamı BARAN Dergisi 76. Sayıda... 76. Sayı Tüm Bayilerde!


BAŞYÜCELİK DEVLETİ
Geçmişten Günümüze "Devlet Şekilleri"

Bâki AYTEMİZ
"İncelemeye geçmeden önce, mevcut kavram kargaşasına pratik bir çözüm olması bakımından, bir teklif yapılıyor ki şu:

"Millet"in tarifinin, din birliği, kültür birliği, dil birliği, ırk birliği ve coğrafya birliği gibi geniş bir yelpazede ele alınabilmesi ve bakış açılarına göre değişebilmesi bakımından, "ahali" kavramını tercih ettik. "Devlet Şekilleri" mevzuunda ilk ayırım, devlete vücut veren bu esasa nisbetle ve "mütecanis" ve "gayr-ı mütecanis" olarak ikiye ayrılır. Mütecânis: Bir cinsten olan. Diğerleriyle aynı cinsten olan... Kolayca "aynı cinsten olan"dan kasdın, yukarıda sözkonusu ettiğimiz unsurlara nisbetle değişik anlamlara gelebileceğini anlıyoruz; bu bakımdan biz, "mütecanis ahali" derken, "karşılıklı etkileşim"in kendini kendinden olmayanlardan ayıran hususiyetleriyle teşekkül etmiş "toplum" tarifini kastediyoruz." (Salih Mirzabeyoğlu, Başyücelik Devleti, s: 13)"
Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!


Millî İrade(!)
Av. Güven YILMAZ
"Bugün halk ve millet hakimiyeti üzerine kurulu olmadığını iddia etmeyen çağdaş bir rejim hemen hemen yoktur. Ve bu hakimiyetin kullanılışı, toplum tarafından verilen vekaletle "idare eden-iktidar" eliyle olmakta ve "karar alma-emir verme" olarak da tarif edilen iktidar böylece bunu toplum adına kullanıyor(!).

Kaynağını toplumdan alan iktidarın kullanımının, halkın vekaleti doğrultusunda olduğu iddiası bir aldatmacadan ibarettir. Aslolan güçtür ve gücü elinde bulunduran azınlık bile olsa bu gücünü "milletin iradesi" gibi gösterdiği sürece meşruiyet iddiası içindedir. "Bu rejimi ben kurdum ve benim kurallarım geçerlidir" gerçeği karşısında anayasa ve yasalar birer paravan vazifesi görmektedir."
Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!


Haşim Kılıç Hâdisesi
BARAN Haber

"Hüsnü Kılıç ve Haşim Kılıç önceden anlaşma yapmak suretiyle yalan söylemektedir. Haşim Kılıç'ın ismi GÖLGE dergisinde bazı sayılarda H. Kılıç, bazı sayılarda ise açıkça Haşim Kılıç olarak yer almaktadır. Fakat her ikisi de, Haşim Kılıç isminin dergide sadece H. Kılıç olarak yer aldığını zannetmelerinden dolayı, panik halinde büyük bir hata yapmışlardır: Hüsnü Kılıç'ın "o bendim" demesiyle karşısındakileri aldatabileceklerini zannetmişlerdir. Diğer taraftan Hüsnü Kılıç'ın 1975 tarihinde GÖLGE Dergisi'nde Ankara temsilcisi olarak görev yapması yaşı bakımından da imkânsızdır. Hüsnü Kılıç 1959 doğumludur ve 1975 yılında 16 yaşındadır. Üstelik o tarihe kadar İstanbul dışında bir yerde ikâmet etmemiştir. Tabii Hüsnü Kılıç'ı konuşturanlar bunu bilemeyeceği için "siz o tarihte kaç yaşındaydınız?" diye soramamıştır."
Devamı BARAN Dergisi 76. Sayıda... 76. Sayı Tüm Bayilerde!


Haşim Kılıç
Neyi/Niçin İnkâr Etmeye Çalışıyor?

Av. Harun YÜKSEL
"Haşim Kılıç'ın talihsizliği(!)ne bakın ki Gölge'nin 27 yurtiçi temsilcisinden bugün iki kişiyi çok net hatırlıyorum: Ankara temsilcisi Haşim Kılıç ve Amasya Suluova Temsilci Yahya Düzenli. Diğerleriyle ya tanışmadık veya tanışsak bile – tanışıp da hatırlayamadıklarım varsa özür diliyorum-aradan geçen bunca zaman içinde hafızamdan silinmişler...

O Haşim Kılıç, bugün "o ben değilim" diye yalan söyleyen ve bu yalanına da Hüsnü Kılıç isimli bir yalancı şahit temin eden AYM başkanı Haşim Kılıç mıdır?

Evet odur...

Üstelik de bunu yalnızca ben biliyor değilim; yüzlerce kişi de biliyor... "O 'H. Kılıç' benim diye yalancı şahitlik yapan Hüseyin Hüsnü Kılıç da biliyor...

Bu Haşim Kılıç'la Salih Mirzabeyoğlu tanışıyorlar mı?

Evet...

Hem de Gölge dergisinin çıkmaya başladığı 1975 yılından çok önce... Haşim Kılıç'ın Eskişehir İktisadî Ticarî İlimler Akademisine okumaya başladığı 1970 yılı civarında... Bu tanışıklık öyle bir yerde karşılaştık, selamlaştık filan gibi basit /sığ/ sıradan bir tanışmanın çok ötesine geçen bir tanışıklık..."
Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!


AKP'li Vakit Gazetesi'nin
İmânsız İslâmcılığına Dâir

Kâzım GÖKBAYRAK

"Mustafa Karahasanoğlu beni arayıp Baran dergisinin 12 Haziran 2008 tarihli sayısında çıkan, Amerikan Konsolosu ile görüşme haberinin yalan olduğunu söyledi ve güya beni Allaha havale etti. Tekzib yayınlama hususunda da bir talep de bulunmadı. Birinci ağızdan verilen bu haberi dergimizde ibretle okumuşsunuzdur. Be kardeşim, senin bu AKP, Ilımlı İslâm ve Fetullahçı yayının bir gerçek değil mi? Hangi Müslümanlıktan bahsediyorsun? Samimiyetin nerede?.. Bu hususu kendisine de söyledim, geçmişinden misâller vererek ve şunları ilave ettim:

Şiî ve mezhepsizlerle ilgili haberler söz konusu olunca (Nurettin Şirin vs. gibi) manşetlere taşınırken İBDA'ya ve liderine karşı bu çekince niye?

Aylık Dergisi'ndeki "Celladına aşık adam" yazısını üzerine alınıp beni arıyorsun da, İslâm'ın cellatlarına yağ çekmekten, onların çizgilerini allayıp pullamaktan geri kalmıyorsun. AKP'nin samimiyetine(!) inanıyorsun da, baştanbaşa samimiyet olan İBDA Külliyatına ve hareketine neden yamuk bakıyorsun? Samimiyetinin ölçüsüne? İşbirliği mi? Menfaat mi?

Biz, çeşit çeşit işkenceler görür ve hapishanelerde de bunlara maruz kalıp, sözde mahkemelerde en ağır cezaları alırken Vakit Gazetesi-güya inananların yüz akı- kör, sağır ve yüzsüzdür. Baskı üzerine ve kerhen, o da birkaç senede bir haber yapar ve her sıkıştığında da bu haberleri delil olarak masaya koyar. Her gün yediği naneleri görmediğimizi zannederek!"
Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!


Samimiyetsiz Vakit
BARAN Haber
"Geçen hafta Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın Kara Kuvvetleri Komutanı iken Utah merkezli hakkında yapılan spekülasyon ve manipülasyonlara benzer haberler de bir kısım medyada şu anki KKK ve Genelkurmay İkinci Başkanı hakkında yapıldı.

Anlaşılan o ki, Amerikan fahişesine tapan liberal çapulcular ve onların zihinlerini iğdiş ettiği yine aynı fahişeye tapan ılımlı-imansız İslamcılar KKK İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanı olmasını istemiyorlar.

Burada mesele bizim de hakkında oldukça fazla mütereddit olduğumuz –Batıcılığı açısından- KKK İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanı olup olmamasından veya bunu isteyip istememekten ziyade, Amerikan fahişelerinin bu meselede ortaya koydukları tavırdır.

Vakit gazetesi, insanımızın yahudiye karşı duyduğu kin ve öfke hislerini istismar etmek gayesiyle İlker Başbuğ'un yahudilerin "Ağlama Duvarı" önündeki resmini yayınlarken ertesi gün de liberal çapulcu vatansevmez Bertaraf gazetesi İlker Başbuğ'la, Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Osman Paksüt arasındaki görüşmeyi yayınladı. Bu görüşmenin ilk etapta inkâr edilmesi üzerine aynı gazete görüşmenin taraflarını yalancılıkla itham etti.

Bu fotoğraftan anlaşılan o ki, bir yerlerden servis ediliyor. Bu fotoğraf müslümanların hassasiyetine hitab ettiğinden dolayı Vakit'te yayınlanmış, Bertaraf Gazetesi ise demokrasi ve özgürlük söylemiyle (sözde!) yayın politikası güttüğünden Paksüt- Başbuğ görüşmesini ele almıştır."
Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!


Pensilvanya'lı İBLİS Buyurdu:
Sütçü İmamlığa Özenmeyin!

Sezai KIRLANGIÇ

"Pensilvanya- Ankara hattında trafik bugünlerde çok yoğun... Hergün ardarda açıklamalar geliyor, hergün ardarda ziyaretler gerçekleşiyor. Şeytan boş durmuyor, işbirlikçileri vasıtasıyla, üzerine çöreklendikleri müslümanları kontrol etmeye, dumura uğratmaya, fikir ve aksiyon içeren tüm faaliyetlerini felç etmeye çalışıyor. BOP eş başkanı Tayyib'in köşeye sıkışıp İslâmî değerleri har vurup harman savurmasının ardından, BOP'un Pensilvanya'da ikâmet edip, Türkiye'den sorumlu kılınan "Hocaefendisi" F. Gülen dile geliyor ve müslümanları hem tehdit ediyor, hemde işgalcilere karşı köpekleşmeye çağırıyor...

Kendisi gibi ve yine kendisi ile birlikte binlerce insanının iş emeklerinin ve samimimi ibadetlerinin üstüne çöreklenen "üç din mesubu" dinsizlerin ihanetleri gibi, ihaneti ve korkaklığı telkin ediyor."
Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!


Fetullah Shopping!..
BARAN Haber

"Haberimizin kaynağı Antalya'da yayın yapmakta olan "Son Nokta" adlı dergi...
Yasadışı Fethullah Terör Örgütü'nün Çok Uluslu Terör Örgütleri'yle işbirliği içinde Anadolu'da faaliyet yürüttüğü ve aynı zamanda Fetullah'ın kardeşi Kudbettin Gülen'in çalıştığı Çağlayan Yayım Dağıtım Basım Ambalaj Sanayi ve Ticaret AŞ, 2001 yılında yaptığı başvuruyla "Fetullah Gülen" adını, şirketin satmakta olduğu mal ve hizmetlere "marka tescili" yaptırmış. İşgal altındaki İslâm topraklarında Fetullah Shopping-alışveriş merkezleri!..
Fetullah Markalarda Yok Yok! Amerikan İslâmı'nın borazancılarından Fetullah'ın adının marka olduğu mal ve hizmetler arasında yok yok! İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, doğum kontrol hapları, prezervatifler, cinsel amaçlı aletler ve malzemeler, ateşli silahlar, mermiler, patlayıcı maddeler, ağır askeri silahlar, havanlar, roketler, taklitleri de dahil mücevherler ve değerli taşlar, iç ve dış giysiler, elde oynanan mekanik, elektrikli ve elektronik oyunlar, tavla, domino, okey, oyun kartları, otomatik para, jetonla çalışan eğlence makineleri..."
Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!



-------------------------------------------------------------
Salih MİRZABEYOĞLU: İNSAN
-------------------------------------------------------------

Röportaj:
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan AYGÜN:
AB'ye Girmek Başarı Değil; Talihsizliktir!
"Kökeninin "Helen kültürüne, Roma hukukuna ve hristiyanlığa" dayandığı bizzat en yetkili ağızlarından seslendirildiği halde, Avrupa Birliği'ni bir "medeniyet projesi" olarak lanse etmenin anlamsızlığı ortadadır. Bu yüzden AB'ye girmek başarı değil tersine talihsizliktir. Mutlu ve müreffeh bir gelecek arayan Türkiye, Avrupa kapılarında milli onurunun ayaklar altına alınmasının sıkıntısıyla yüz yüzedir. AB asla bünyesine almayacağı Türkiye'ye "fırsat bu fırsattır" diyerek tüm isteklerini bir "emir" gibi dikte ettirmekte ve yerine getirilmesi konusunda tehditkar üsluplar kullanmaktan çekinmemektedir. Katılım Ortaklığı belgesinde "Türkiye AB'ne diğer aday ülkelere uygulanan aynı kriterler temelinde Birliğe katılması mukadder bir aday ülkedir" dendiği halde; mali yardım konusunda, Kıbrıs konusunda, azınlıklar konusunda, Gümrük Birliği anlaşması hükümlerinde, Avrupa Parlamentosu kararlarında eşit değil; "Hasım" muamelesine tabi tutulmaktadır.

...
Memurun maaşından, emeklinin vergi iadesine, benzin zammından yasal düzenlemelere kadar her konuda IMF'nin dediği oluyor. Türkiye'nin yatırıma, üretime ve büyümeye öncelik veren milli bir ekonomik kalkınma programına ihtiyacı var. Sıkıntılardan kurutulabilmenin tek yolu bu… IMF'nin önerdiği sıkı para politikası işsizliği besler, üretimi ve geliri düşürür. "
Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!

MB Faiz Silahına Sarılmaktan Çekinmiyor;
Yükünü Millet Çekiyor!
Ali ACAR
"2001 krizi sonrası Derviş yasaları ile gerçekleştirilen "turuncu dönüşüm projesi" ile küresel kapitalizme ve AB-D emperyalizmine sağlam kazıklarla bağlanan Türkiye, milletin iradesi olmadan, meclisten geçirilen ihanet yasalarıyla kurumsal ve kavramsal olarak büyük bir dönüşüm yaşadı. Bu ihanet yasalarından Merkez Bankası'nın payını, "enflasyon hedeflemesi" adlı para politikası düştü.

Enflasyon hedeflemesiyle fiyat istikrarı temin edilerek, enflasyonun düşürülmesi sağlanacaktı. Bunun için, bütçede belirlenen hedef, enflasyon oranını ekonominin bütün girdi-çıktılarının uyumlu olması gerekiyor. Mesela, kamu işçilerine yapılacak. Yıllık zam oranının, hedef enflasyonun üzerinde olmaması gibi… Bunun bir tek istisnası var o da, faiz oranları. Programda faizlerin bağımsız kılınması, asıl hedeflenen enflasyon yerine faiz oranları olduğunu gösteriyor. Faiz oranları, değişken ama etken parametre olarak öne çıkıyor. Bu durumda program adının enflasyon hedeflemesi yerine "faiz hedeflemesi" olarak okunması daha doğru olur."

Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!


Liberaller Moskova'ya
Serdar AKİNAN (İktibas)
"Memlekette AKP kapatılır mı, kapatılmaz mı, türban sorunu ne olacak tartışmaları süregiderken yıllar sonra Rusya'dayım...

St.Petersburg'da 12. Uluslararası Ekonomik Forumu yapılıyor.

Putin'in bir ulusu nasıl tekrar inşa ettiğini, Rusya'nın on yıl içinde ne denli büyüdüğünü görmek başdöndürücü.

Bizdeki "Batı"cı liberallerin, yerel işbirlikçilerin, küreselleşme lakırdısıyla neo-liberalizme haraç mezat varlıklarımızı ve değerlerimizi pazarlaması ve "milli" olan her şeye saldırması aklıma geliyor.

Putin Rusya'ya Rus kimliğini iade etmiş.

Biriktirdikleri 700 milyar doları nereye harcasak diye bakıyorlar."

Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!

Üç Aşiret
Ahmet BİRGİVÎ
"3 Aşiretten biri olan AKP- Fettoş aşireti, yıllardır, Türkiye'yi sömüren Çankaya'daki Aşiretin halkta kendisine karşı biriktirdiği öfke ve TSK içerisindeki ağrılıklı orta yapıyı oluşturan ( Sünnî Kökenli Türk-Çerkes <Ovacılar- Dağın Öte yanındakiler>) kadroların da desteğini de yanına alaraktan, bir tasfiye işlemine, yani önce Doğan, sonra da Koç'un malvarlıklarına el koyma işlemine karar verdi. Ancak, geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan ve Çankaya'daki aşiretin kendine yonttuğu mitingler, ardından gelen 27 Nisan bildirisi vs derken genel seçim, C.başkanlığı seçimi, Dağlıca Baskını, 5 Kasım'da ABD emperyalizmine Irak için açık çek veren Tayyip'in yeni bir ihaneti, kara harekâtı vs. gibi sebeblerle, hep ertelene durdu bu el koyma işlemi. Nitekim, 2007 yılı başında, Doğan için başlatılan Petrol Ofisi'ndeki 1,5 milyar dolarlık yolsuzluk soruşturması, ardından Koç için Tüpraş'ta başlatılan milyar dolarlık soruşturma dosyası bunun habercisiydi."
Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!


BARAN PANORAMA:
- Salih Mirzabeyoğlu'na Yeniden Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis
- Ankara'da İşler Karışık!
- Tayyip'in Getirdiği Bereketsizlik Ve Uğursuzluk
- Babacan İtiraf Etti: Bizi AB'ne Almayacaklar
- Gül'ün Kayıp Dosyası
- Tayyip'i Dağılma Korkusu Sardı
- İşbirlikçi Müşerref İdam Edilebilir
- AKP'li Rüşvetçi Bakan
- Polis Lojmanına Misilleme Saldırısı

BÜYÜK DOĞU
İSTİKLÂL SAVAŞI:
- Filistinli Esirin Annesine Vasiyeti: "KUDÜS'ü Almadan Ağlama Anne! "
- Mücahidlerden Cezaevi Baskını!
Direniş Günlüğü:
- IRAK İSTİKLÂL SAVAŞI
- AFGANİSTAN İSTİKLÂL SAVAŞI
- FİLİSTİN İSTİKLÂL SAVAŞI
- ÇEÇENİSTAN İSTİKLÂL SAVAŞI
- SOMALİ İSTİKLÂL SAVAŞI

İmân ve İslâm, Şeriat ve Tasavvuf, Cihad ve Şehadet:
- Kötü Bir Hastalık: Fitne-Fesad
- Muhyiddin-i Arabî (Hz.)'den: Şeytanın Hileleri
- 'Tasavvuf Bahçeleri'nden: Tasavvufun Başlangıç ve Doğuşu

Kültür-Sanat:
"Millî Zafer" Neye Hizmet Eder?
Hasan KURD
"Unutulmaması gereken şey, Futbolun beşiği olan İngiltere'nin aynı zamanda Sömürge Demokrasisi'nin de beşiği olduğu gerçeğidir... Futbolun özellikle 20. yüzyıldaki seyri incelendiğinde, Demokrasi'nin aslî karakterlerinden olan "çoğulculuk" ve "partileşme"nin, "taraftarlık" ve "futbol kulüpleri" şeklinde kitleler içinde yerini bularak tamimleştirildiği görülür...

Futbol, Sömürge Demokrasisi lehine kitlelerin afyonudur!

İşte bu sebeble Üstad'ın 1940'larda verdiği "idealsizlik ideali" hükmü, kitlelerin günümüzdeki durumu bakımından muazzam bir teşhis ve tesbit diye her zaman akılda tutulmalı...

Gelelim Türk Milli takımının galibiyeti ve ardından gelen "Efsâne Türk" imajına... Hayat imajlarla yürüyor ya; "Batı'nın, Batılının kafasındaki "Türk" imajı nedir?" diye soralım..."

Devamı BARAN Dergisi 75. Sayıda... 75. Sayı Tüm Bayilerde!

- MÜDAHALE Dergisi

Salih MİRZABEYOĞLU
İDEOLOCYA VE İHTİLÂL
3. Baskısı ÇIKTI!



İsteme Adresi:

İBDA Yayınları: Çatalçeşme Sk. Üretmen Han, No: 29 Kat:3/316
Cağaloğlu-İSTANBUL
Tel: 0212 528 33 07



----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Irak'tan BARAN'a Tebrik ve Teşekkür

Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in şehadetinin 1. yıldönümü münasebetiyle çıkardığımız 51. sayıya Irak ordusuna ve Baas'a yakın sitelerden teşekkür ve tebrik geldi.
www.albasrah.net
www.alahwaz.org
www.baghdadalrashid.com
www.mouwatana-iraqiya.com
www.elhadaf.net
www.alkader.net

Adlı sitelere gönderilen tanıtım mailine gelen ortak cevap şöyle oldu:
"Hacc-ı Ekber ve ümmetin şehidi Saddam Hüseyin el-Mecd için hazırladığınız sayıdan dolayı vatansever Irak halkı size teşekkür eder ve 51. sayınızı tebrik eder. Ancak sizlerden ricamız bu sayıyı bütünüyle bizlere ulaştırmanız. İbda Cemaati'nin bu ilgisini hiçbir zaman unutmayacağız.
Çalışmalarınızda başarılar dilerken, işgalci Amerika ve Safevi İran'ın şerrinden ve zulmünden kurtulmuş bir Irak'ta buluşmak ümidiyle Allah'a emanet olunuz.
"


Dergimize mail yoluyla gönderilen Malatya Temel Haklar
ve Özgürlükler Cephesi'ne ait "Uyuşturucuya, fuhuşa, kumara,
yozlaşmaya karşı gücümüz birliğimizdir" konulu eylemin duyuru afişi:


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages