| 21/06/2008 |
|
Kâzım Gökbayrak Biliyorsunuz "Ilımlı İslâm" bir Amerikan projesi ve AKP-Fetullah Örgütü vasıtasıyla Türkiye'de iktidara taşındı; gelişen Amerikan karşıtı İslâmcı çizgiyi baltalamak için devreye sokuldu ABD tarafından, BOP projesi de bu işbirlikçi-hainler eliyle uygulanmaktadır. Hangi Müslüman böyle bir projenin yanında durabilir? Irak'ta, Filistin'de katledilen Müslümanların kanına ortak olabilir? AKP, her ne kadar tabanında farklı sesler olsa da Amerikan mamulü bir parti olarak bu politikayı izliyor ve "Ergenekon" operasyonunu da bunun için yapıyor. Yani Ergenekoncuların Batı ve ABD karşıtı bir damar taşımasından dolayı tasfiyesi isteniyor. Savundukları sistem açısından, Ulusalcılar dinsiz de, Küreselci AKP-Fetullah-Liberalistler imansız değil mi? Bu zümrelerin içlerinde dinli ve imanlı vardır, bizim eleştiri mevzuumuz ise, savunulan sistem ve model üzerinedir. Fetullah Terör Örgütü'nün yayın oranı Zaman Gazetesi, müslümanlardan tepki çeken "Ilımlı İslâm" projesini "mutedil İslâm" diye pazarlıyor, Fetullah Gülen Dini'nin Avrupa'da "mutedil İslâm'ın temsilcisi" görülmesi haberini iftiharla veriyor. Aslında Fetullah-AKP-AB-ABD, bir merkezli hareket ve aynı projeye çalışıyorlar, içlerinde bazen farklı sesler olsa da bu yapılanmalar birdir. Fetullah haini "Üçlü Din" denilen Hristiyanlık-Yahudilik-Müslümanlığı birleştirmek peşindedir; "Allah katında din İslâm'dır" ölçüsünün bir numaralı düşmanıdır Fetullah. Çünkü ABD böyle istemektedir, çünkü Fetullahın ilâhı ABD'dir. Vakit Gazetesi de bu çizginin (Ilımlı İslâm) içinde yer almaktadır, AKP ve Fetullah çizgisindedir. Tabandaki radikal unsurlara da oynayarak Amerikan projelerine kenardan destek vermektedir. ABD projesinin yerli işbirlikçilerine destek vererek, bir yandan Şiileri de ihmal etmeyerek. Hem Şiiler, hem Ilımlı İslâmcılar tarafından desteklenmektedir Vakit Gazetesi, maddî ve manevî olarak. Bu nasıl olmaktadır? İndirimli kâğıt vererek, biraz ilân vererek, biraz himaye ederek, değişik desteklerle bu sağlanmaktadır. Belge mi istiyorsunuz? İşte en büyük belge: Vakit Gazetesinin AKP ve Şiî yanlısı yayınından başka delillere ihtiyaç var mı? Vakit Gazetesinin mide bulandırıcı çizgisi bunun ispatı değil mi? Allah'ın kılıcı lakaplı Usame Bin Ladin'e "habervaktim" sitesinde dolaylı yoldan Yahudi demek kimlere hizmet etmektir. AKP güdümünde AB'cilik yapmak, bilumum mezhebi ve meşrebi bozukları Vakit'te toplamak, imanlı bir ailenin imanlı bir çocuğu olan ve bunu da gayet iyi bildikleri Alparslan Arslan'a etmedikleri iftira bırakmamak, resmen karalama kampanyası başlatmak; hem de alçakça!.. Türban davasını savunarak tiraj yaptılar; İş ciddiye binince (Danıştay saldırısı) sattılar. Mahkeme Alparslan Arslan için Ergenekoncu değil, diyor Vakit Gazetesi ise Ergenekonculuğunda ısrarcı. Çünkü Müslüman eylem yapmaz, "Amerikan İslâm'ı" böyle istemektedir. Cihad emrinin inkarını istemektedir; işbirlikçiler de bir numaralı cihad ve İslâm inkılâbı düşmanıdırlar. Efendilerinin dinine uymuşlardır, cihad eden ve rejime sistemli muhalif olanları sevmezler, ya sukût ile geçiştirerek dilsiz şeytana oynarlar, yahud karalama-iftiraya başvururlar. ABD Öğretileri'ne göre konuşurlar, "İslâm'da şiddet yoktur, İslâm barış dinidir, bir insanı öldüren…" vs. şeklinde zalimler lehinde İslâmî (!) yorumlar yaparlar. Şiîlik mezhebine irtidat eden, mürted ve İran ajanı Selahettin Eş'e (Çakırgil) Vakit Gazetesi'nin sayfalarını açmasının sebebi İran'la derin ilişkilerinden başka ne olabilir ki? Hem de tiraj kaybını göze alarak; iş bir ticari yaklaşım, getirdiği götürdüğünden fazla ise mezhep ve din ikinci planda kalıyor. Mustafa Karahasanoğlu beni arayıp Baran dergisinin 12 Haziran 2008 tarihli sayısında çıkan, Amerikan Konsolosu ile görüşme haberinin yalan olduğunu söyledi ve güya beni Allaha havale etti. Tekzib yayınlama hususunda da bir talep de bulunmadı. Birinci ağızdan verilen bu haberi dergimizde ibretle okumuşsunuzdur. Be kardeşim, senin bu AKP, Ilımlı İslâm ve Fetullahçı yayının bir gerçek değil mi? Hangi Müslümanlıktan bahsediyorsun? Samimiyetin nerede?.. Bu hususu kendisine de söyledim, geçmişinden misâller vererek ve şunları ilave ettim: Şiî ve mezhepsizlerle ilgili haberler söz konusu olunca (Nurettin Şirin vs. gibi) manşetlere taşınırken İBDA'ya ve liderine karşı bu çekince niye? Aylık Dergisi'ndeki "Celladına aşık adam" yazısını üzerine alınıp beni arıyorsun da, İslâm'ın cellatlarına yağ çekmekten, onların çizgilerini allayıp pullamaktan geri kalmıyorsun. AKP'nin samimiyetine(!) inanıyorsun da, baştanbaşa samimiyet olan İBDA Külliyatına ve hareketine neden yamuk bakıyorsun? Samimiyetinin ölçüsüne? İşbirliği mi? Menfaat mi? Biz, çeşit çeşit işkenceler görür ve hapishanelerde de bunlara maruz kalıp, sözde mahkemelerde en ağır cezaları alırken Vakit Gazetesi-güya inananların yüz akı- kör, sağır ve yüzsüzdür. Baskı üzerine ve kerhen, o da birkaç senede bir haber yapar ve her sıkıştığında da bu haberleri delil olarak masaya koyar. Her gün yediği naneleri görmediğimizi zannederek! Yeni Şafak'ı çıkaranlar akrabalarım fakat AKP'li. Birliyorsunuz akrabalık başka, inanç ve ideoloji başka. Yeni Şafak, bana açıkça bizim haberlere yer veremeyeceğini ve iktidar partisiyle duygusal ilişkisini de gerekçe göstererek söyledi. Vakit Gazetesini ziyaret ettiğimde ise, daha iğrenç ve riyakâr bir tavırla karşılaştım. Güya inananların sesi ya, güya bağlantısız ve bağımsız ya! Yeni Şafak Gazetesini, Vakit'in mide bulandırıcılığı ve riyakârlığı yanında daha samimi buldum. Ne de olsa onlar (Yeni Şafak) AKP ile tamamen duygusal bağlarına zarar gelmesini istemediklerini açık açık ifâde ettiler. Vakit Gazetesi, İBDA'nın metoduna karşı olduğunu fakat Kumandana saygı duyduğunu, Kumandana yapılanlara karşı ona sahip çıkmanın boynunun borcu olduğunu söylüyor. Kumandanın samimiyetini ve çizgisini yıllar öncesinden çok iyi bilen bu tiplerin bu suskunluğu hem zulme rıza, hem ihanete varır. Abdurrahman Dilipak, Haşim Kılıç vs. gibiler Kumandanı çok iyi tanırlar, onun sahte İslâmcılığa toleransı olmadığını bilirler, inancında göze almayacağı şey olmayacağını ve çileye talip olduğunu bilirler, Necip Fazıl'a ne kadar bağlı olduğunu bilirler. Kısaca, Salih Mirzabeyoğlu'nun olduğu ortamda onlar gibi keleş ve beleş İslâmcılığın olamayacağını bilirler ve bundan dolayı bile bile İBDA'ya düşmandırlar. Bir nevî Yahudi psikolojisi, Yahudi de Hak olduğunu bile bile İslâm'a karşıdır ya. Be kardeşim, İBDA'nın metoduna karşısın da senin metodun ne? Bir metot- bir sistem ortaya koymadan, başka bir metot ve sisteme karşı olanlar, "metodsuzluk metodu"(!)nu savunan statükodan yana olanlardır. Bazen rejim muhalifi ağızlar kullansalar da, sonunda düşecekleri-düştükleri çukur, düzeninin kanalizasyonudur. İBDA'nın metoduna karşısın da, AKP ve Fetullah'ın metoduna niye karşı değilsin? Çünkü menfaat orada, zaten sen tüccarsın, gayen para kazanmak bunu sen de biliyorsun ben de, bazı saflar hariç herkes de. Senin Vakit Gazetesinin Din-İmân ile ilgili yayını, ak akçeye uygun olduğuncadır. "İmânsız İslâmcılık" tabirini buralarda aramak lazım. Bak senin dinine-imanına, namazına niyazına bir lafım yok, o hususta samimiyetine de. Meselemiz, İmânsız İslâmcılık "demek olan "Ilımlı İslâm" yanlısı yayınlaradır, İslâm inkılabına karşı duruşlaradır. İslâm tüccarı bunlar! İslâm'ın dünya görüşü, İslâm'ın diyalektiği, İslâm'ın estetiği, İslâm'ın hikemiyatı, İslâm'ın siyaseti, İslâm'ın stratejisi yok bunlarda. İBDA'yı bunun için anlamıyorlar ve düşmanlar. Bütün bu saydıklarımız olmayınca ortada İslâm olmaz, İslâmcı mücadele olmaz; ancak vicdanlarda bir din olur, iş ve aksiyon sahasında din olmaz. Laiklikle de örtüşüyor, "Ilımlı İslam"da bir nevî "Ilımlı Laiklik" demektir, bunların istediği de budur. Tayip Erdoğan'ın AKP'nin laikliği bu. Fetullah'ın pazarladığıdır bu. İmânsız-Allahsız İslâmcılık buna deniyor. Kolu kanadı kırılmış bir kuşa döndürülür İslâm. Amerika'nın istediği İslâm'la bizdeki işbirlikçilerin İslâm'ı örtüşüyor. "Allah'ın cemiyete karışmaya hakkı yok, bu devirde Şeriat olur mu?" diyen imansızlar, "Allah'a yer gösteren" imânsızlar! Allah şunları bilir (ibadet vs.) bunları bilmez "ukubat vs." diyen kendine-nefsine Müslüman (!) bunlar. Yüreği İslâm'ı bütünüyle taşımayı kaldıramayan yarım imanlı kuru akılcı, "İmansız İslâmcı" bunlar. Zaman Gazetesinin öncülüğünde yapılan toplantılarda, Vakit Gazetesini de içlerine alıp eritme siyaseti uyguladılar ve Yılmaz Yalçıner gibi samimi bazı kişiler karşı olsa da, Vakit'in, genel çizgisi teslim alındığına dairdir. Yayını ile apaçık bu ispatlanmıştır, şahısların ne kadar namaz kıldığı, ne kadar dindar olduğu ölçü değildir burada. Yapılan iş, faaliyet ve duruştur önemli olan... Ona bakarsan nice İmam-Hatipli yavşak var, nice hocaefendi kılıklı yavşak var, ABD ve AB'nin ve liberallerin kucağına oturmuş "Ilımlı İslâm" şarkısını söylemektedirler. Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz!
|