akpnin TÜRBANI AMERİKAN BAYRAĞI

1 view
Skip to first unread message

mehmet a yiğit

unread,
Jun 11, 2008, 2:15:27 PM6/11/08
to kitl...@googlegroups.com, treacxw...@googlegroups.com, alparsla...@googlegroups.com, cumhuriyet...@googlegroups.com, Kemalistd...@googlegroups.com, bizka...@googlegroups.com, ulusal-demo...@googlegroups.com, HAL...@googlegroups.com, turkis...@googlegroups.com, habervata...@googlegroups.com

Selâm ile...

Haber müdürümüz Fazıl Duygun gözaltına alınıp tutuklandı!

Özel bir iş için Maraş'a giden sayın Duygun, 301. ve 5816. sayılı maddelerden dolayı daha önceden yargılandığı davalardan hüküm giydiği anlaşıldı.

301'den veya herhangi bir sebepten dolayı şu an cezaevinde bulunan gazeteci yok diyen Başbakana hadiseyi ithaf ediyoruz. Daha önce de çeşitli basın davalarından dolayı tutuklanıp cezaevine giren haber müdürümüz sayın Fazıl Duygun, belki de Türkiye'de bu kadar sıklıkla hapishaneye girip çıkan tek gazeteci!..

Gelişmeleri bir dahaki sayımızda etraflıca siz sayın okurlarımıza duyuracağız. Sayın Duygun'un bir an önce görevinin başına dönmesi için dua ediyoruz.

***
Dergimiz yayına hazırlanırken Asya borsalarının çöktüğü son dakika haberi olarak ajanslara düştü!.. Küresel kapitalizm merkezi olan Amerika'da çözülmeye başlamış ve bu çözülmenin bütün dünyayı etkisi altına alması, durdurulamaz bir süreç olarak devam etmekte! Güllük gülistanlık havası yayan "bizimkiler" muhakkak ki paniği en çok yaşayacak olanlardır. Çünkü dünya ölçekli ekonomik kriz ilk elden Türkiye gibi her şeyiyle dışa bağımlı ülkeleri etkileyecek.

2008'in başından beri neredeyse bütün ekonomi uzmanları bu yılın kriz yılı olacağı konusunda hemfikir. Mevcut gelişmeler de zaten onları destekler mahiyette...

Belki de, sömürgeci Amerika, kriz yüzünden askerlerini İslâm coğrafyasından çekebilecek maddî imkânı dahi bulamayacağı korkusuyla, efendilik yaptığı kuklaların her türlü nazlanmasını ve her türlü şirretliğini idare eder ve boyun eğer bir görünüm arz etmekte...

Muhtelif bölgelerde kuklalar Amerika'ya rağmen bir takım işler yapıyorlar demiyoruz, ama kuklaların yaptığı bir takım işlere Amerika yaşadığı çözülme sürecinden dolayı göz yummak zorunda kalıyor.

Bizce şu an, Amerikan imparatorluğundaki çözülme İslâm coğrafyası başta olmak üzere Latin Amerika'dan Balkanlara kadar bir takım boşluklar meydana getirmeye başladı. Şu an o boşlukları kuklalar, kendi menfaatleri ve iktidarları açısından kullanıyor olsalar da bu anti-amerikancı unsurların boşlukları dolduramayacakları anlamına gelmez!

Hadise neredeyse bir zamanlama meselesi! Yani küstah Amerikan yönetimi ve iktidarının çözülmeye başlamasının getirisi olarak, nüfuzunun azalması, Amerikan sömürgeciliğinden gerçekten kurtulmak isteyen hakikî vatansever unsurlara bir fırsat doğurmaktadır. Bu fırsatı değerlendirmenin tek yolu şahsiyetli duruşla birlikte biraz cesarettir.

Tayyip Erdoğan'ın "türban siyasî simge" açıklamasını ise, ifade etmeye çalıştığımız Amerika'nın çözülmesinden dolayı oluşan boşluğun değerlendirilmesine dair bir fırsatçılık olarak görülemez. Çünkü, Amerikan işbirlikçilerinin fırsatçılığı sadece Amerika'nın menfaatlerinin korunması yönündedir. Hâliyle Tayyip tarafından başörtüsü ile ilgili başlatılan tartışmaların yegâne sebebi, çözülmeye başlayan ve Türkiye'de de artık güç kaybetme sürecine giren Amerika'nın kurtarılmasına yöneliktir.

Tüm işbirlikçiler çok iyi biliyorlar ki, varlıkları efendilerinin varlığıyla kâimdir. Efendinin olmadığı yerde köle de yoktur. "Etkili diplomasi" diye Türk'e Türk propagandası yapanlar varlıklarını işgalcinin bu çözülüşü üzerine insanımıza dayatmaktadırlar.

"Etkili diplomasi yürütüyoruz" demekten kasıtları da, antipatik olan sömürgecinin antipatikliğini unutturarak, insanımız nazarında sempatik hâle getirmek. "Amerika artık eski kibrinden uzak, eski küstahlığı yok" diyenlere de şunu deriz:

Ne yaparsanız yapın, ne derseniz deyin, İslâm coğrafyasını yangın yerine çeviren, İslâm milletine soykırım uygulayan işgalci, işbirlikçileriyle beraber yargılanıp cezalandırılmadan ve hak ettiği şekilde onu topraklarımızdan burnunu sürterek kovmadan, ona karşı hiçbir sempatik iyi niyet ve duygularımız olmayacaktır.

Çünkü biz unutanlardan değiliz!..

BARAN Dergisi 55. Sayı (24 - Ocak 2008)

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages