Munevver Karabulut, varlikli bir aileye mensup olsaydi

0 views
Skip to first unread message

Nihal Bengisu Karaca-HaberiX

unread,
May 8, 2009, 6:57:38 PM5/8/09
to hab...@googlegroups.com

   
 
Nihal Bengisu Karaca'nın Habertürk'te yer alan  yazısı
   
BİRİ duvara yazmış: "Adalet mülkün temelidir". Başka biri gelip altına not düşmüş: "Mülk ise adaletsizliğin..." Münevver Karabulut'un katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun bir türlü bulunamaması, yukarıda naklettiğim duvar yazısının açılımı gibi.
Mülkün olduğu yer pıtrak gibi adaletsizlik üretmekte.
Münevver Karabulut cinayeti en başından beri gayet can sıkıcı detaylar içeriyor. Cinayet, Cem Garipoğlu'nun sınıfsal durumunu ima eden "iyi eğitilmiş çok ihmal edilmiş zengin çocuk patolojisi" imgeleri ile dolu. Sizi bilmem, ama Cem Garipoğlu'nun kendi sınıfından birini değil, aşçının kızı Münevver'i öldürmüş olması, benim nezdimde Cem'e duyulacak nefreti arttıran bir etmendir. Zira, "katil olmaya elverişli olan her bünye, potansiyel maktule ilişkin her türden dezavantajı bilinçsizce de olsa görür ve kaydeder", gibi bir önyargım var. Nitekim Cem, kendi avantajlı durumuna ilişkin bir öngörüde bulunduysa, isabet kaydetmiş diyebiliriz. Cesede yaptığı "meta" muamelesindeki kayıtsızlık teşrihe değer ve bakınız, bir türlü yakalanamıyor.
KATİL VARLIKLI BİR AİLEYE MENSUP OLMASAYDI...
Hikayedeki katil-kurban denklemini bir anlığına ters yüz edin. Zanlının Karabulut ailesine, kurbanın Garipoğlu ailesine mensup olduğunu varsayın. Sizce sonuç nasıl olurdu?

Bir: Muhtemeldir ki cesede şekil yapma gibi, katilin "kayıtsızlığına" işaret eden sarsıcı efektler söz konusu olmazdı. Az önce canlı olan bir insan bedeni üzerinde böylesi hoyrat bir tasarrufa girişmek, "düşen tamponu tamir ettirirsem babam 'Porsche'unu kullandığımı anlamaz" ile aynı mantıktan besleniyor diye düşünmekteyim. Değil başı gövdeden ayırmak, "pişman olunan", hazırlıksız yakalanılan, istemeden işlenen cinayetlerde, cesetin hemen yanında katilin istifra ettiğine (kustuğuna) dair belirtiler bulunur. Buna "emesis" denir ki, davranış bilimi uzmanları profil çıkarırken bu tip verileri değerlendirerek hayli önemli sonuçlara varırlar. Olayda katile ilişkin bir "emesis" emaresi var mı, bilmiyoruz. Olay yeri çabucak temizlendi çünkü ve evet, anladınız siz...
İki: Katil, varlıklı bir ailenin değil de bir aşçının çocuğu olsaydı, "olay yeri" bu kadar hızlı bir şekilde temizlenebilir miydi? Bence mümkün değil.
Üç: Zanlı, varlıklı bir ailenin değil de bir aşçının çocuğu olsaydı, ortada Karabulut ailesinin avukatının bir proğramda söz ettiği şekilde, kayıp güvenlik kamerası kayıtları gibi sorunlar olur muydu? Bence mümkün değil. Çünkü kaydı sildirmek için iyi para gerekir.
Dört: Zanlı, bir aşçının çocuğu olsaydı da, bilakis maktul varlıklı bir aileye mensup olsaydı, Türkiye'nin en büyük şehirlerinden birinin Emniyet Müdürü, acılı aileye dönüp, "Evladınıza sahip çıksaydınız" diyebilir miydi? Biraz zor.
SUÇ TAKİBİ DEĞİL, EŞİTLİK TALEBİ!
Münevver Karabulut cinayeti bize bunları düşündürüyorsa, adli makamların her halükârda her vatandaşın kanun önünde "eşit" olduğu ilkesi gereğine göre hareket edeceklerine duyulan inanç, tarih kadar eski olan "suçlunun güçlü olduğu yerde, olan masuma olur" adlı zımni realite tarafından rehin alınmış demektir. Zanlının "varsıllığı", söz konusu suçun yeterince iyi takip edilip edilmediğine ilişkin kuşkular doğuruyorsa, karşımızda sadece kriminolojik bir hadise değil, babalar gibi politik bir mevzuu, iri kıyım bir siyasi içerik var demektir. Münevver Karabulut cinayetinin çözülmesini talep etmek, anayasal güvence altında olan bir hakkın temini için çalışmak demektir artık, "eşitlik" talebinde ısrarcı olmak demektir.
Aslına bakarsanız, Cumhuriyetin kazanımları denilen şey de, öyle değil, böyle korunur.
Çünkü vatandaşların kanun önünde eşit muamele görüp görmedikleri meselesinin peşine düşmek ile Cumhuriyet'in vizyonu arasındaki bağ, "hangi lisede hangi çocuklar namaz kılmış"ın peşine düşmek ile Cumhuriyet arasındaki bağdan daha gerçekçidir.
Not: Söz konusu cinayete ilişkin fikri takibi yürüten bütün "Gazete Habertürk" ilgililerini, çabalarından dolayı kutluyorum.



Nothing great has ever been done without enthusiasm.

Ralph Waldo Emerson

DERLEYİP İLETEN :NÇ
 

  OSTİMPOSTA
z. Ostim'in Tümene mesaj gönderiniz
 


HaberiX
Sizden Size, Haber, Duyuru ve Mesaj Merkezi

Siz de haber gönderin, aşağıda ki alanda sizi de abonelerimize tanıtalım.
Haber Göndermek İçin


Sunum Grup
Web Hizmetleri ArGe
www.SunumGrup.com

75 YTL'den
Başlayan
Fiyatlarla
Web Sayfanız
Bizden

Canlı Destek MSN:
sunu...@gmail.com

Türkiye Garanti Bankası A.Ş.



Web Adresi Edinmek
İçin


www.BOZBURUN.web.tr

Krizde reklam veren pazar payını artırıyor.
Financial Times Danışmanı Simon McDonald, durgunluk döneminde verilen reklamın firmanın sesini daha iyi duyurduğunu söyledi.
REKLEM VERMEK İÇİN TIK'LAYINIZ

 

 
   
 
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages