Bugun Istanbul Universitesi Edebiyat Fakultesinde Turkiyat Enstitusunun Turk Dil Kurumu’yla 26-27 Ekim 2009 tarihinde ortaklasa duzenledikleri “Dogumunun 990. Yilinda Yusuf Has Hacib ve Eseri Kutadgu Bilig” Uluslararasi Sempozyumuna katilma bahtiyarligina eristim. Gerci sempozyumun dunku oturumunu, derslerim sebebiyle kacirdim. Bugun de ancak ogleden sonraki oturumlara katildim ve degerlendirme kismini takip edebildim. Bu kadari bile bana buyuk bir manevi zenginlik kazandirdi. Boyle Turk kultur ve tarihinin cok onemli bilgini ve eserinin konusuldugu, tartisildigi bir ortamda bir an bulunmak bile insana cok seyler kazandirir. Biz iste bu bahtiyarliga eristik.
Ilk gunu acilis oturumunda yer alan Prof. Dr. Kemal Eraslan’in “Toplumbilimci Olarak Yusuf Has Hacib”, Prof. Dr. Marcel Erdal’in “Kutadgu Bilig Metni” ve Prof. Dr. Semih Tezcan’in “Kutadgu Bilig’de Yeni Duzeltmeler” isimli tebliglerini dinlemeyi cok isterdim. Ama maalesef kismet olmadi.
50’den fazla yerli ve yabanci bilim adaminin teblig sundugu sempozyumun oturumlari iki ayrı salonda gerceklestirildi. Edebiyat Fakultesinin Kurul Odasinda kultur ve tarihle ilgili, Prof. Dr. Ahmet Hamdi Tanpinar dersliginde dilbilimiyle ilgili sunumlar yapildi. Burada son oturumundaki degerlendirme konusmalarindan aldigim notlarla bir nebze olsun bu guzel toplantinin atmosferini sizlere de yasatmak isterim.

Degerlendirmedeki ifadelerden anladigim kadariyla Kutadgu Bilig hakkinda daha cozume kavusturulmamis pek cok onemli konu vardir. Hatta oyle saniyorum ki, “Kutadgu Bilig” sozunun ne anlama geldigi bile tartismaya aciktir. Bugun ilim âleminde yaygin kanaat onun “mutluluk bilgisi” veya “mutlu kilan bilgi” manasina geldigidir. Ancak, Kazakistan’in Astana sehrindeki Avrasya Universitesi’nden degerli dostum Doc. Dr. Imangazi Nurahmet bunun yanlis oldugunu “Kutadgu Bilig”in “Kutlandiran Yonetim”, “Kutlandiran Devlet” veya “Kutlandiran Siyaset” manasina geldigini soyluyor. Eylul ayinda Astana’ya yaptigim ziyarette bu goruse nasil vardigini sordugumda sunlari soyledi:
“Kutadgu kelimesi kutlu demek degildir. Bu kelime kutlandiran, kut getiren, kut veren sozunun eski sekli olan “kutaytki”dan gelmektedir. Kelimenin bu sekli Kazak Turkcesinde bir iki kelimede muhafaza edilmektedir. Bunlar mayalayici manasina gelen “asitki" ve “uyitki” kelimeleridir. Mayalamak manasina gelen Asitmak ve uyitmak fiillerine –ki ekleriyle elde edilmislerdir. Kutadgu da “kutaytmak” yani kutlandirmak fiiline –ki ekiyle elde edilmistir. Bilig diye okunan ikinci kelime ise Kazak Turkcesinde “biylik” olarak yasamaktadir. Biylik Kazak Turkcesinde yonetim, idare, yetki, hukumranlik demektir. Zaten eser mutluluk veren bilgiden degil, siyasetten, yonetimden bahseden bir eserdir. Eger mutluluk veren bilgi kitabi olsaydi herkese hitap eden bir eser olmasi gerekirdi. Oysa eser devlet adamlarina ve yoneticilere ithaf edilmis bir siyasetname kitabidir. O zaman eserin adi “Mutluluk Veren Bilgi” degil, “Kutlandiran veya Kutlandirici Yonetim”, “Kut Getiren Devlet Yonetimi” olmalidir.
Bence Imangazi dostumun bu gorusleri hic de yabana atilacak cinsten degildir. Zaten “Mutluluk Veren Bilgi” manasi eserin muhteviyatina uymadigindan bazi zorlamalarin yapildigina sahit oluyoruz. Kafesoglu, Arsal ve Karamanlioglu gibi ilim adamlari kitabin adinin siyaset, iktidar ve devlet bilgisi manasina geldigini soyleyerek siyaset, iktidar ve devlet manasini “kut” kelimesine yuklemeye calismislardir. Onlar “kut”un bir manasinin kutlandirmak, mutluluk olmakla birlikte siyaset ve devlet manalarini da icerdigini soylemislerdir. Ancak eserin adindaki “bilig” kelimesinin bilgi degil, siyaset, yonetim ve devlet manasina gelebilecegine ihtimal vermemislerdir. Oysa Kazak Turkcesinde halen “bilig” Kazakca telefuzuyla “biylik” bu manada kullanilmaktadir. Kutadgu Bilig ve onun dili konusunda uzman olmadigim icin konuyu ilgililerin bilgisine arz ederek sempozyuma donmek istiyorum.
Degerlendirme oturumunda ilk sozu alan Prof. Dr. Leyla Karahan “Yusuf Has Hacib olmazsa Kutadgu Bilig olmayacakti, Rasit Rahmeti Arat olmazsa elimizdeki metin olmayacakti. Prof. Dr. Musa Duman olmazsa bu toplanti olmayacakti” diyerek sempozyumda emegi gecen Istanbul Universitesi Turkiyat Enstitusu Muduru ve ekibine tesekkurlerini sundu. Bu bilimsel toplantinin cok faydali oldugunu ifade etti.
Karahan konusmacilarin Yusuf Has Hacib’in eserini hangi sartlarda yazdiginin arastirilmasi, Kutadgu Bilig’in tipkibasimlarinin yapilmasi, metinlerin ayri ayri okunmasi gerektigi konularindaki tekliflerini destekledigini soyledi. Resit Rahmet Arat’in metnin elestirildigini, bunlarin yerinde oldugu, ancak bu elestirilerin hocanin calismalarinin degerini dusurmeyecegini dile getirdi. Donemlere ayirmaktan ziyade eserin kaynaklarinin degerlendirilmesi gerektigine isaret eden Karahan dizinin duzeltilmesi, hatta yeniden duzenlenmesi ve nusha tashihlerine ihtiyac oldugunu belirtti. Konusmasinin sonunda son derece verimli, tam anlamiyla bir bilgi soleni mahiyetinde bir toplanti oldugunu, bilgi dagarciginin genisledigini, gelecekte bu konuda neler yapilabilecegi konusunda ufkunun acildigini soyledi.
Ikinci konusmaci Berlin Freie Universitesi Turkoloji Enstitusunden Prof. Dr. Peter Zieme ilk konusmacinin soylediklerinin tekrarlamayacagini, bu toplantiya katilmaktan onur ve sevinc duydugunu soyleyerek sozlerini su sekilde devam ettirdi. Yeniden bu meseleyi arastirmak ve incelmek lazim. Prof. Dr. Semih Tezcan’in dedigi gibi Kutadgu Bilig nushalarinin ayri ayri nesretmek faydali olabilir. Bu sempozyum cok seyleri gormemizi, cesitli ve yeni konular hakkinda bilgi sahibi olmamizi sagladi.
Yildiz Universitesinden Prof. Dr. Mehmet Olmez: 1000. yili olmasi dolayisiyla UNESCO’nun 2008 yilini Kasgarli Mahmud Yili ilan etmesiyle gecen yil Kasgarli Mahmud ve Divânu Lugâti’t-Turk konulu epeyce bilimsel toplanti yapildi. Onunla kiyas edildiginde burada Yusuf Has Hacib ve eseri hakkinda mutevazi ve sayilari az bilim adamiyla, fakat cok seviyeli bir toplanti yapildi. Bugune kadar Kutadgu Bilig sozlugu hakkinda alti onemli duzeltme yapildi. Bunlarin isiginda yeni bir indeks ve sozluk hazirlanabilir. Kutadgu Bilig deyimleri de sozluk de yer almalidir. Kutadgu Bilig’in Taskent ve Misir Arap harfli iki nushasini renkli olarak getirttim. Uygur harfli nushasi da dahil olmak uzere uc nusha ayri ayri uygun boyutta nesredilmelidir.
Marmara Universitesi’nden Prof. Dr. Ceval Kaya: Kutadgu Bilig ile Turkolojiye girenler hala bir seylerler ugrasiyorlar. Kutadgu Bilig cetin cevizdir. Turkoloji sinavlarinda soru soran hocalar ancak kendi bildiklerinden sorarlar. Cunku Kutadgu Bilig hakkinda onlarin da bilmedigi cok sey vardir. Onun metni manzum oldugu icin problemlidir. Yazar kafiye ve anlam butunlugunu saglamak adina dar bir alanda calisarak zorlanmistir. Vambery, Radloff ve Arat olmasaydi Kutadgu Bilig arastirmalari bugunlere gelemezdi. Metin uzerindeki calismalar Turkoloji tarihini de yansitiyor. Onda turkolojinin buyuk asama kaydettigini goruyoruz. Bazen geri donup eski calismalara baktigimizda bazi buyuk hocalar icin “bu yanlisi nasil yapti?” diyoruz. Oysa o donemde fark edilmeyen hatalari turkolojinin bugun geldigi noktada biz gorebiliyoruz. Arap harfli metinler olmazsa, Uygur harfli metinleri okumak cok zor olurdu. Boyle zor eser uzerinde calistik. Biraz daha ilerledik, yol aldik. Gelecekte daha cok calismalar yapmak gerekecek. Burada Turk Dil Kurumu ve Turkiyat Enstitusu arasindaki guzel bir isbirligini goruyoruz. Ozel kurumlar maalesef boyle sempozyumlara destek olmuyorlar. Ataturk mirasini Turk Dil Kurumu’na devretmeseydi bu toplantiyi goremeyecektik. Ataturk ileri goruslu devlet adami oldugunu boyle bir kere daha gozler onune seriyor. Bu isbirliginin devam ettirilmesini ve yeni toplantilar duzenlenmesini diliyorum.
Prof. Dr. Hayati Develi: Butun sempozyumlar dugune benzer. Dugunler sikintili olur. Yusuf Has Hacip “dugunde yiyecegi bol bol koy. Icecegi de eksik etme, onu da bol koy. Eger dugunde bir sey eksik olursa soz ederler” diyor. Dunyanin bircok ulkesinden degerli ilim adamlari geldiler. Yusuf Has Hacib’in 990. dogum yilinda onemli bildiriler sundular. Simdi onumuzde 10 yil var. Yusuf Has Hacib’in 1000 yilinda Kutadgu Bilig’in yeni nushalarini, sozluklerini, gramerlerini yayinlayalim. Dilimizin ve kulturumuzun bu essiz eserinin her yonuyle saglam bir sekilde ortaya koyalim. Sempozyumda tarihciler pek yoktu. Bu donemi tarihiyle, sosyal yapisiyla, felsefesiyle incelemeliyiz.
Doc. Dr. Mutsumi Sugahara elbette bu sempozyumda cok seyler ogrendim. Benim katilmadigim oturumlarda belki soylenmis olabilir ama gene de sormak isterim. Kutadgu Bilig’de Iran ve Fars etkisinin derecesi nedir? Kutadgu Bilig’de Fars dili diye bir sey yok. Sadece Tacikce var. Bu bir rastlanti midir? Fars dili o zamanlar dunya dili, edebiyat dili haline gelmemis miydi?
Sempozyum sonunda Turkiyat Enstitusu Muduru Prof. Dr. Musa Duman’in kitapta sunulan bildirilerin kitap olarak basilacagini, bu konudaki yukumlulugu aldigi icin Turk Dil Kurumu’na tesekkurlerini ifade etti.
Bu arada hocalarimizdan biri Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun hocamizin Kutadgu Bilig’in yeni tercumesini buyuk olcude tamamladigini ve yakin zamanda basilacagi mujdesini verdi.
Dogumunun 990. Yilinda Yusuf Has Hacip ve Eseri Kutadgu Bilig sempozyumu gercekten cok faydali bir toplanti oldu. Bu kisa degerlendirme konusmalarindan da goruldugu gibi bu cok onemli bilgin ve eseri konusunda daha bircok calisma bilim adamlarini bekliyor. Biz de vesileyle Turkiyat Enstitusu Muduru Prof. Dr. Musa Duman basta olmak uzere emegi gecen herkese tesekkur ediyor, buyuk siyaset bilgininin 1000. yilina kadar gececek on yilda buna benzer calismalarinin hiz kesmeden devam ettirilmesini ve onemli sonuclara ulasilmasini temenni ediyoruz.
Saygilarimizla,
Istanbul,
Doc. Dr. Abdulvahap Kara