Gündem
unread,Aug 27, 2010, 5:19:40 PM8/27/10Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to Gündem-Politika
Köşk'ten hükümete, muhalefetten aydınlara herkes 'Öcalan'la görüşülür'
konusunda artık hemfikir olurken, Emniyet Müdürü Hanefi Avcı,
'Öcalan'la oturun, diğer adımlar gelir' dedi. Kışanak, Erdoğan'a
'Müzakare zamanı' çağrısı yaptı
ÖCALAN'SIZ BU SORUN ÇÖZÜLMEZ
PKK ve Öcalan'ın bugünkü tavrının Türkiye için büyük bir şans olduğunu
söyleyen Avcı, 'Muhatap Öcalan'dır. Öcalan muhatap alınmadan da hiçbir
sorun halledilemez' dedi ve ekledi: 'Devletin günahı PKK ve Öcalan'dan
daha fazladır. Önce muhatabına şunu sormalıyız: Senin derdin ne, niye
dağa çıktın? Ardından diğer adımlar gelir.'
ŞİMDİ MÜZAKERE ZAMANIDIR
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Başbakan Tayyip Erdoğan'a müzakere
çağrısında bulundu. Kışanak, şöyle konuştu: 'Başbakan görüşme işini
devletin yetkili kurumlarına havale ediyor. Kürt sorunu siyasi bir
sorundur. Çözümü de siyasilerin arasında olacaktır. Başbakan bunu
üstlenmek ve müzakereleri başlatmak zorundadır.'
Öcalan ile oturulmalı
Köşk'ten hükümete, muhalefetten siyasetçilere kadar 'Öcalan'la
görüşülebilir' konusunda hemfikir olurken, 'Haliç'te Yaşayan Simonlar:
Dün Devlet, Bugün Cemaat' kitabıyla gündemin ilk sırasına oturan eski
istihbaratçı Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Kürt sorununa
ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. NTV'ye konuşan Avcı, Kürt
sorununun çözümünde Öcalan'ın önemine ve muhataplığına dikkat çekti.
Gülen Cemaati'nin devlet içindeki örgütlenmesini anlattığı kitabında
'Öcalan ve PKK ile görüşülemez deniyor? Peki, kiminle görüşülecek?
Bugün için PKK demek Öcalan demektir. Bu açıdan muhatap Öcalan'dır.
Öcalan muhatap alınmadan da hiçbir sorun halledilemez. PKK ve
Öcalan'ın bugünkü tavrı ve içinde bulunulan durum Türkiye için büyük
bir şanstır. Türkiye bu nimetin farkında değildir. Bu savaşın bitmesi
için bütün şartlar olgunlaşmış ve her şey hazırdır' diye yazan Avcı,
Türkiye'nin önündeki en büyük engelin Kürt sorunu olduğunu vurguladı.
DAĞA ÇIKANA SORULMALI
Devletin sorunu savcı ve güvenlik görevlilerine havale etmesini
eleştiren Avcı, 'Oysa ki olması gereken siyasi iradenin bu konunun
üzerine gitmesi ve konuyu çözmesiydi. Türkiye'de Kürt sorunu yoktur
deniyor, ancak önce bu olayın muhatabına şunu sormalıyız: Senin derdin
ne, niye dağa çıktın ve neden savaşıyorsun? Önce bunu sormalıyız,
ardından diğer adımlar gelir' dedi.
DEVLETİN GÜNAHI FAZLA
Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü. 'PKK 4 ayrı devletten toprak alarak
bir Kürt devleti kurmak için yola çıkmıştı ancak bu taleplerinden
üçünden vazgeçti, şu an sadece kültürel haklarını istiyor Kürtler, bu
korkunç bir fırsattır. Ben otursam Öcalan kadar hafif bir ifade
yazamazdım. Çözülemeycek sorun değildir, cesaret gerekir. Bunlar
eşkiyadır, alçaktır bakış açısıyla bu sorun çözülmedi. Günah sadece
PKK ve Öcalan'da mı, bizim günahımız yok mu? Bence devletin günahı
daha fazla.'
İŞKENCE İTİRAFI
1990'lı yılların sonuna kadar devletin tek sorgu tekniğinin işkence
olduğunu ifade eden Avcı, bu tarihten sonra Türkiye'nin hiçbir yerinde
işkencenin yapılmadığını savundu.
Öte yandan Hanefi Avcı, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne dilekçeyle
başvurarak, merkeze alınmasını talep etti. Avcı'nın merkeze alınmasına
ilişkin tek kişilik kararnamenin, Başbakanlığa gönderildiği
bildirildi. Kararnamede, Avcı'nın yerine herhangi bir atamanın
yapılmadığı, Eskişehir'den bir emniyet müdür yardımcısının vekalet
edeceği öğrenildi.
Gözler hükümette
Geçtiğimiz gün Diyarbakır'da toplanan DTK'nin Daimi Meclisi, PKK
Lideri Abdullah Öcalan ile görüşme kararı almıştı. DTK Eşbaşkanı Ahmet
Türk, 'DTK, devlet, hükümet, Sayın Abdullah Öcalan ve PKK başta olmak
üzere çözüme katkı sunabilecek herkesle diyalog ve müzakerede
bulunmayı amaçlamaktadır, bu konuda inisiyatifli bir politika
izleyecektir' demişti. Bölge'deki 649 sivil toplum örgütü de bu yönlü
bir taleplerinin olduğunu duyurmuştu. Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet
Emin Aktar da, 15 bölge barosu ile birlikte bir platform
oluşturduklarını ve 'Öcalan ile görüşmek için hükümet yetkilileri ile
görüştüklerini ve görüşmelere devam ettiklerini' açıklamıştı. Gözler,
devlet ve hükümet yetkililerinin bu taleplere nasıl bir yanıt
vereceğine çevrildi.
Müzakere zamanı
Urfa'nın Viranşehir ilçesinde gerçekleşen boykot mitinginde 20 bin
kişiye hitap eden Kışanak, Öcalan ile görüşme yapılıp yapılmadığı
tartışmalarını değerlendirdi. Kışanak, şöyle konuştu: 'Başbakan bu işi
devletin yetkili kurumlarına havale ediyor. Kürt sorunu siyasi bir
sorundur. Çözümü de, müzakereleri de siyasilerin arasında olacaktır.
Başbakan, hükümet olarak bunu üstlenmek ve müzakereleri başlatmak
zorundadır. Biz Kürt sorunun çözüm yolu olan yeni, demokratik,
özgürlükçü Anayasa'yı ve Demokratik Özerkliği meydanlarda yazıyoruz.
Artık Başbakan'ın gözünü açıp, milyonların yeni bir Anayasa ve
Demokratik Özerklik talebini görmek zorundadır.'
BDP'nin 'boykot' kararının, özgürlüğü, demokrasiyi ve barışı daha
erken getireceğini söyleyen Kışanak, Viranşehirlilere, '12 Eylül'de ne
diyeceksiniz?' diye sorunca, alandaki 20 bin kişi tek ağızdan 'Boykot'
cevabını verdi.