---------- Forwarded message ----------
From: abdullah toroslu <
abdulla...@hotmail.com>
Date: Mon, 24 May 2010 08:26:01 +0300
Subject: FW: Zülfü Livaneli´nin köşe yazısı
To: ayse sofu <
ayses...@hotmail.com>, Ayşe Dilek Güngör
<
ayse2...@hotmail.com>,
gule...@hotmail.com, Mehmet Ali Sulutas
<
malis...@hotmail.com>, mehmet şahin <
mehmetg...@gmail.com>,
mine...@hotmail.com,
nil-...@hotmail.com,
saadet...@hotmail.com,
sabahat...@hotmail.com,
sertac...@hotmail.com, Şener Güngör <
sene...@hotmail.com>
Date: Sun, 23 May 2010 10:11:05 +0300
Subject: Fwd: FW: Zülfü Livaneli´nin köşe yazısı
From:
isayes...@gmail.com
To:
abdulla...@hotmail.com
---------- Forwarded message ----------
From: ali kafadar <
ra.ali...@hotmail.com>
Date: 22 May 2010 17:41
Subject: FW: Zülfü Livaneli´nin köşe yazısı
To: hakan <
hakanyi...@hotmail.com>,
isayes...@gmail.com
From:
g.yil...@windowslive.com
Subject: FW: Zülfü Livaneli´nin köşe yazısı
Date: Sat, 22 May 2010 14:46:13 +0300
Deniz Bey, o fotoğrafı çıkarıp bakmanın zamanı geldi!
Seçimler öncesi CHP'ye zarar vermemek için bildiğim birçok konuyu
içime gömerek sustum, bundan sonra da bu parti ve liderine ilişkin
hiçbir şey yazmayacağım.
Çünkü bir faydası olacağına inanmıyorum.
Ama bu konudaki son yazımda size bir tanıklığımı aktarmak zorundayım.
Bunu bir borç olarak görüyorum:
***
Deniz Bey lütfen hatırlayın:
19 Aralık 2002 tarihinde karlı bir Ankara gününün akşamında Mehmet
Sevigen'in evindeydik.
Ben Cumhurbaşkanı ile görüşmeden geliyordum.
Abdullah Gül Başbakandı, Tayyip Erdoğan'ın ise Meclis'e girme umudu kalmamıştı.
Cumhurbaşkanı Sezer bir gün önce, Tayyip Erdoğan'ın "milletvekili
olmadan başbakan olma" önerisini reddetmişti.
Türkiye'nin kaderi o akşam o evde değişti, çünkü siz "Tayyip Erdoğan
başbakan olacak!" diye tutturdunuz.
Sizi "Çok tehlikeli bir oyun bu!" diye uyaran parti dışından önemli
şahsiyetlere kızdınız,
"Hayır!" dediniz "İki ay dayanamaz. Göreceksiniz iki ay dayanamaz.."
Sizin bu iddianıza karşılık ben ne dedim: "Erdoğan herhangi bir
kişi değil, bütün tarikatların birleşerek Erbakan'ın yerine seçtiği
siyasetçi; arkasında Amerika, Avrupa desteği de var.
Program Türkiye'yi ılımlı İslam cumhuriyeti yapma programı. Sizin
dediğiniz gibi iki ayda gitmeyecek; tam tersine, bu odada bulunan
herkesin siyasi hayatını bitirecek."
İki ay dayanamaz iddianızı, "görüşleri gereği IMF ile anlaşma yapmaz,
ekonomiyi zora sokar ve dayanamazlar. ." tezine oturttunuz.
Ama bunların hepsi bahaneydi çünkü siz iki partili rejimin işinize
yaradığını anlamış ve seçim sonuçlarına sevinmiştiniz. Çünkü size ana
muhalefet partisi lideri olmak ve soldaki rakiplerinizi yok etmek
yetiyordu. Bu iş birliğini daha sonra da sürdürdünüz.
O zaman ben sizin Tayyip Erdoğan'la seçim öncesinde Beylerbeyi'nde
gizlice buluştuğunuzu ve bir anlaşma yaptığınızı bilmiyordum.
Bu gecenin tanıkları var: Önder Sav, Eşref Erdem, Mehmet Sevigen,
Bülent Tanla, Yaşar Nuri Öztürk.
Belki bazıları sizden korkar ve tanıklık etmez ama bir kısmı da bu
sözlerin doğru olduğunu açıklar.
Yani tanıklar var. Ötekiler de söylemese bile içten içe bunun doğru
olduğunu bilir. Siz de bilirsiniz.
Tartışmanın sonunda dediniz ki:
"Bu gece birbirimizin fotoğrafını çektik. İki ay sonra çıkarıp bakalım.
Ama rötuş yapmadan. Hangimiz haklı çıkmışız?"
Şimdi, 2007 seçimlerinin ardından o fotoğrafı cebinizden çıkarıp bakın
Deniz Bey.
Ve düşünün; Meclis grubunda "Erdoğan'ı başbakan yapıyor diyorlar. Evet
yapıyorum.
Var mı itirazı olan!" diye bas bas bağırmanıza değdi mi?
Erdoğan' la Beylerbeyi 'nde gizlice buluşmaya ve size oy veren
milyonları hiçe sayarak gizli anlaşmalar yapmanıza değdi mi? (Deniz
Bey, biliyorsunuz ki bu gizli buluşmanın da tanığı var.)
Başbakan olmak, elbette Erdoğan'ın demokratik hakkıdır. Ama bunun için
olağanüstü çaba harcamak CHP'nin birinci görevi değildir. Üstelik
dokunulmazlık kaldırılmadan.
Bir milletvekilinin mazbatasını iptal ettirip, Anayasa'yı değiştirip,
grubu baskı altına alıp, Siirt seçimlerini es geçip Erdoğan'ı meclise
sokmak ve dokunulmazlık zırhına kavuşturmak için verdiğiniz canhıraş
çabanın yüzde birini partiniz için verseydiniz sonuç bambaşka olurdu.
Size o gün söylediğim gibi, Türkiye'nin kaderini değiştirdiniz.
Deniz Bey; sözlerimde en ufak bir çarpıtma varsa çıkıp söyleyin.
"Öyle değildi. Böyle konuşmadık." deyin.
Genel Sekreterinizin ve en yakınlarınızın tanık olduğu bu konuşmayı inkâr edin.
Ya da başınızı önünüze eğin ve tarihin hakkınızda vereceği yargıyı düşünün.
Deniz Bey; çok ağır şeyler yazdığımın farkındayım. O akşamki
tartışmaya kadar bir dostluğumuz vardı, bunları yazmak istemezdim.
Ama hem duruma doğru teşhis koyamamanız, hem de aşırı derecede inatçı
olma huyunuz yüzünden hepimizi tehlikeye attınız.
Tayyip Erdoğan'ın yüzde 34 oyla meclisin üçte ikisini ele geçirmesinin
manivelası oldunuz.
Daha önce Refah Partisi'nin belediyeleri ele geçirmesi de sizin oyları
bölmeniz sayesinde gerçekleşmişti. .
Tayyip Erdoğan'ların ve yine çok yakın dostunuz olan Melih
Gökçek'lerin en büyük şansı sizdiniz.
CHP'nin ise en büyük şanssızlığı oldunuz.
Bu ülkenin sola şiddetle ihtiyaç duyduğu bir dönemde, bütün
uyarılarımıza rağmen partiyi sağa çekmekte, Kürtlerden, Alevilerden,
solculardan ayırmakta ısrarlı oldunuz.
Erdal İnönü, Hikmet Çetin, Murat Karayalçın, Fikri Sağlar, Ercan
Karakaş, Mehmet Moğultay, Seyfi Oktay, Celal Doğan ve daha birçok
sosyal demokratla el ele tutuşup halkın karşısına çıkmanız gerekirken;
eski MHP'l ileri, eski ANAP'lıları, idamla yargılanmış sağcı
militanları parti vitrinine çıkarmakta ısrar ettiniz.
Size defalarca "Bir şeyin aslı varken kopyasına kimse bakmaz!"
dememize rağmen, sol politikaları değil, MHP çizgisini tercih ettiniz.
Sağcıları ve sekreterinizi Meclis'e sokarken, İsmet Paşa'nın Avrupa
Konseyi'nde komisyon başkanı olma başarısını gösteren torunu Gülsün
Bilgehan'ı Meclis dışında bıraktınız.
İnanın ki bunları yazarken samimi olarak üzülüyorum. Keşke haklı
çıkmasaydım, keşke sizin tahminleriniz doğrulansaydı diyorum ama durum
ortada.
Yazık oldu Deniz Bey, hem size, hem partinize, hem de size inanan
temiz yürekli sosyal demokratlara.
Artık bundan sonra istifa etseniz de bir etmeseniz de.
Bad-el harab-ül Basra !
İngilizce seviyenizi ücretsiz test edebilirsiniz. Tıklayınız
İngilizce seviyenizi ücretsiz test edebilirsiniz. Tıklayınız
Windows Live: Arkadaşlarınız size e-posta gönderdiklerinde Flickr,
Twitter ve Digg güncellemelerinizi öğrenirler.
Windows 7: Size en uygun bilgisayarı bulun. Daha fazla bilgi edinin.
Windows Live Hotmail: Arkadaşlarınız Facebook'taki güncellemelerinizi
doğrudan Hotmail(R)'den görür.
Windows 7: Gündelik işlerinizi basitleştirin. Size en uygun bilgisayarı bulun.
Windows 7: Gündelik işlerinizi basitleştirin. Size en uygun bilgisayarı bulun.
_________________________________________________________________
Yeni Windows 7: Gündelik işlerinizi basitleştirin. Size en uygun
bilgisayarı bulun.
http://windows.microsoft.com/shop
--
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "Gözne Gençlik Gelişim" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu gruba kayıt göndermek için
goznegenc...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba olan aboneliğinizi iptal etmek için
goznegenclikgel...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Diğer seçenekler için
http://groups.google.com/group/goznegenclikgelisim?hl=tr adresinden grubu ziyaret edin.