84- Dünyada masiyetin akıbeti, ikab-ı uhreviye delildir.
85- Rızk, hayat kadar kudret nazarında ehemmiyetlidir. Kudret çıkarıyor, kader giydiriyor, inayet besliyor. Hayat; muhassal-ı mazbuttur, görünür. Rızk; gayr-ı muhassal, tedrici münteşirdir, düşündürür. Açlıktan ölmek yoktur. Zira bedende şahm ve saire suretinde iddihar olunan gıda bitmeden evvel ölüyor. Demek, terk-i âdetten neş'et eden maraz öldürür; rızıksızlık değil.
(Bediüzzaman Said Nursi - Hakikat Çekirdekleri'nden 84-85)
Lügatler
Akıbet :son, sonuç, netice
Delil :ispat vasıtası, doğruyu gösteren
Ehemmiyet: önem
Gayr-ı muhassal : husule gelmemiş, birden somut olarak var olmayan
Hakikat: gerçek
İddihar : biriktirmek, saklamak
İkab-ı uhrevi :âhiretteki ceza
İnayet :yardım, lütuf
Kader :Allah’ın ezelde her şeyi takdir edip yazması
Kudret : güç, kuvvet, iktidar
Maraz :hastalık, illet, dert, bela
Masiyet :günah, isyan, itaatsizlik
Muhassal-ı mazbut : elde tutulacak şekilde var olan, oluşan
Münteşir :yayılmış
Nazar :bakma, bakış, görüş açısı
Neş’et etmek :meydana gelmek, çıkmak, yetişmek
Rızık :maddi manevi ihtiyaca lazım olan nimet, yiyip içilecek şey
Sâire :diğer, gerisi, stok
suret : biçim, şekil
Şahm :içyağı
Tedric :azar azar, derece derece ilerlemek
Terk-i âdet :alışılmış şeyleri bırakmak
Zira :çünkü, ondan ki, şu sebepten ki