Balarısı fıtratça ve vazifece öyle bir mu'cize-i kudrettir ki; koca Sure-i Nahl, onun ismiyle tesmiye edilmiş. Çünki o küçücük bal makinesinin zerrecik başında, onun ehemmiyetli vazifesinin mükemmel programını yazmak ve küçücük karnında taamların en tatlısını koymak ve pişirmek ve süngücüğünde zihayat a'zaları tahrib etmek ve öldürmek hasiyetinde bulunan zehiri o uzuvcuğuna ve cismine zarar vermeden yerleştirmek; nihayet dikkat ve ilim ile ve gayet hikmet ve irade ile ve tam bir intizam ve müvazene ile olduğundan, şuursuz, intizamsız, mizansız olan tabiat ve tesadüf gibi şeyler elbette müdahale edemezler ve karışamazlar. İşte bu üç cihetle mu'cizeli bu san'at-ı İlahiyenin ve bu fiil-i Rabbaniyenin, bütün zemin yüzünde hadsiz arılarda, aynı hikmetle, aynı dikkatle, aynı mizanda, aynı anda, aynı tarzda zuhuru ve ihatası, bedahetle vahdeti isbat eder.
(Bediüzzaman Said Nursi - 7. Şua'dan)
Lügatler
|
Aza :organ, uzuv Bedahet :açıklık, aşikarlık, belli olmak cihet :yön, taraf Cisim :varlığı bilinen, belli ölçülerde olan şey Ehemmiyet: önem Fıtrat :yaratılış, huy, yapı Fiil-i Rabbaniye :Rabbani işler Hadsiz : sayısız, sınırsız Hasiyet :özellik, karakter, vasıf Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye, her şeyin belirli gayelere yönelik olarak, manalı, faydalı ve tam yerli yerinde olması İhata : kuşatma, kapsama İntizam :tertip, düzen, düzgünlük, düzenlilik İrade :istek, arzu, dilemek Mizan :terazi, ölçü, tartı, denge mu’cize :insanların yapmaktan aciz kaldıkları, ancak Allah tarafından yapılabilen ve ancak Allah tarafından peygamberlere nasip olan harika hadiseler Mu’cize-i kudret :kudret mucizesi olarak ortaya çıkan, yaratılan harika hadiseler
|
muvazene: karşılaştırma, denge Müdahale :araya girme, sokulma, karışma Nihayet: son Sanat-ı ilâhiye :ilâhi sanatlar, güzellikler Sure-i Nahl :16. Sure olan Nahl suresi Şua :ışık, parıltı Şuur :anlayış, idrak, bilinç Taam :yemek, yenilen şey tabiat : doğa, canlı cansız bütün varlıklar, maddî âlem Tahrib :harap etme, yıkma, bozma Tarz :usul, şekil, metod, yol Tesadüf : rastgelmek, kendiliğinden olmak, tedbirsiz meydana gelmek Tesmiye :isimlendirmek, ad vermek Uzuv: organ Vahdet: birlik Zemin: yeryüzü Zerrecik :atomcuk, en küçük parçacık zihayat : hayat sahibi, canlı Zuhur :meydana çıkmak, görünmek
|