Hocam, bırakalım çeşit olsun.
--- Bugüne dek çeşitliliği savundun, bu iyi bir ahlak. Hayat böyle
zaten: Mesela, örneğin, faraza, hepsi eşanlamlı. İng de böyle for
exaple, for instance, Üstelik değişik dillerde eşanlamlı sözcükler
anlam çeşitlemesine uğrayabiliyor, örn., yüreksiz, kalpsiz. İsteyen
istediği terimi kullansın; herkesten aynısını beklemek yerine,
özellikle filozof, bilimci, akadamisyen, çevirmen gibi özellikli
insanlardan iyi gerekçelendirmelerini beklemek uygun olur.
--- Özgür irade teriminde problemli yan şu: ağırlık kütlenin yüklemi
değildir. Bunun gibi özgürlük iradenin yüklemi değildir.
Gelgelelim, kütle engellenirse ağırlığı hissedilmez, bunun gibi
özgürlüğü kısıtlanmış birinin, kölenin özgürlüğü gözlenemez. Özgür
irade terimi, ancak kısıtlanmamış, serbest irade anlamında
kullanılıyorsa anlamlı olur, değilse
ağırlıklı kütle demek
gibi absürdlük oluşur (Ağırlık ve özgürlük metaforu Hegelden).
--- Araştırmada sözü edilen kısıtlanmış irade olmalıydı. Böyle
anlaşılırsa deney de kolay anlaşılır, senin "bireycilik" vargına
çabuk varılır. İradesi kısıtlanmış olanlar alt sınıf insanları
oluyor. İnsanlar, olağan olarak özgürlüğü kısıtlanmamış insanlara
karşı daha yardımsever, daha dürüst, daha toleranslı davranıyorlar.
Kendilerinden altta gördüklerine karşı kaba, acımasız, duyarsızlar.
Bunun bir örneği bystander apathy diye bilinen deneylerinde
verilmiş. Yardıma muhtaç olan kişiye yardım etme tepkisi sadece
mahalde bulunan insan sayısıyla değil, madurun sosyal statüsüyle de
belirleniyor. Alttaki video ikincisini işlemiş:
https://www.youtube.com/watch?v=OSsPfbup0ac
--- Öte yandan büyük burjuvaların, kendinden alttakileri
biyolojik
olarak yetersiz, zayıf olduklarına ilişkin kuvvetli bir
inançları olduğu ve tersine fakirlerin, evsizlerin, garibanların
güçlerine oranla daha çok
verici davrandıkları belgelenmiş.
--- Nayonal sosyalizm (örgütlü bencillik) nasıl bir ideoloji ise
narsizm (bireyci bencillik) de öyle bir ideoloji, psikoloji, hatta
belki en doğrusu
din --- kapitalizmin dini.