Acara Bölgesi Hıristiyanlaşıyor
Sebahattin Arslan
sebahatt...@yahoo.com Pazartesi, 09 Şubat
2009 10:37
Gürcistan'ın Acara Bölgesi yavaş yavaş Hıristiyanlaşıyor
Gürcistan 1991'de bağımsızlığını ilan ettiği zaman ilk tanıyan
ülkelerden biri Türkiye olmuştu. 1992'de iki ülke arasında ekonomi,
eğitim, bilim, kültür ve spor alanlarında dostluk, iyi komşuluk ve
işbirliği antlaşması imzalanmıştır. Türkiye bununla kalmayarak ülkenin
ekonomik olarak kalkınması için elinden gelen her türlü yardımı yaptı.
Ayrıca ordusunu hem eğitti hem de modernize edilmesinde büyük katkı
sağladı.
Türkiye Gürcistan'ın stratejik açıdan da değerini Bakü-Tiflis-Ceyhan
Petrol Boru Hattı, Doğalgaz Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Demir Yolu
Hattı, İpek Yolu gibi hatlarla olduğundan fazla arttırdı. Özellikle
Demir Yolu Hattı, Orta Asya'yı Avrupa'ya bağlayacak çok önemli bir hat
olacak. Gelecekte Gürcistan ekonomisine çok büyük katkı sağlayacaktır.
Ayrıca iki ülke halkını siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda
birbirlerine bağlayacaktır. Gürcistan istatistik kurumu verilerine,
göre Gürcistan'ın ilk sıradaki ticaret partneri %16 ile Türkiye
oluşturuyor.
Gürcistan'ın tek taraflı olarak ağır silahlarla Osetya'ya saldırması
Osetlerin yarısının göç etmesine, % 5'inin ölümüne neden olmuştu.
Rusya'nın Gürcistan'a müdahale etmesine rağmen Türkiye net bir şekilde
Gürcistan'ın bağımsızlığından yana tavır alarak,saldırganlığını
onaylamamakla beraber, Gürcistan'ı burada da yalnız bırakmadı. Bu
bilgiler de gösteriyor ki Türkiye Gürcistan ilişkileri hiç olmayacak
kadar iyi bir düzeyde. Rusya çeşitli ambargolarla Gürcistan'ı zaten
zor duruma sokmuştu. Türkiye'nin yardımıyla bu sıkıntıların çoğunu
atlatmaya çalışıyor.
Türkiye'nin bu siyaseti makul karşılanabilir. Gürcistan'ın dağılması
bölgede Rusya'nın yardımıyla güçlü bir Ermenistan'ın oluşmasına neden
olabilir. Bu da Kafkaslar ve Orta Asya ile bağlarımızı keser. Ancak
biz nasıl ki bu ülkenin toprak bütünlüğünün garantörü gibi hareket
ediyorsak, hukuktan doğan Acara'daki garantörlük hakkımızı da
unutmamız gerekir. Bu tarihi mirasımızı Kıbrıs'ta korumaya
çalıştığımız gibi burada da korumalıyız. Ayrıca bazı Gürcü
aktivistler, yarı resmi kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşları da
Doğu Karadeniz'de rahatsızlık veren bazı çalışmalar yaptıkları
biliniyor. Bu bölgenin Acara gibi Hıristiyan olduğu işlenmeye
çalışılıyor. Gürcistan Yahudi cemaati yeryüzünün en güçlü
cemaatlerinden biri olarak biliniyor. Cemaatin bu çalışmaların
neresinde olduğunu iyi tespit etmek gerekir.
Bizim Gürcistan'dan beklediğimiz bu dostluk ve yakınlaşmanın tek
taraflı olmamasıdır. Gürcistan'da hem düşündüren hem de korkutan ciddi
bir milliyetçilik ve dini taassubun olması ülkeye yarar sağlamaz.
Zaten Osetya Savaşı da bu aşırı milliyetçi eğilimden kaynaklandı.
Gürcistan'da Acara Bölgesinde yaşayan Müslümanlar komünizm döneminde
dinlerini yaşamalarına izin verilmediği gibi, buralara getirilen
papazlarla çocuklarına Hıristiyanlık telkin edilmiş, İslam dini
unutturulmaya çalışılmıştır. Buradaki âlimleri de Rusya'nın içlerine
sürülmüşlerdi. Komünist sistem çöktükten sonra Müslümanlar Hıristiyan
Gürcüler gibi dini bir özgürlüğe kavuşamadılar.
Gürcista'da okullarda ve kiliselerde köy ve kasabalarda Acaralılara
Osmanlı döneminde atalarının zorla Müslüman yaptırıldığına dair
telkinlerde bulunuluyor.
Osetya savaşından önce Acara'nın başkenti Batum'da, böyle bir
psikolojik savaş vardı. Bu baskı o noktaya geldi ki, yerel yöneticiler
mecburen özerk olmasına rağmen yetkilerini tamamen Tiflis hükümetine
devretmek zorunda kaldı. Acara'da yaşayanların çoğu Müslüman. Merkezi
hükümet buradaki kasabalara çeşitli sebeplerle Hıristiyan aileler
yerleştirerek ve bir takım çalışmalar yaparak halkı
Hıristiyanlaştırmaya çalışıyor. Soros vakfı da din değiştiren veya
öyle görünen kişilere kişi başına belli bir miktar verdiği biliniyor.
Acara bölgesinde ilkokul ve ortaokulda uzun süredir okullarda zorunlu
Hıristiyanlık dersleri veriliyor. Zaten komünist dönemde İslam dini
yasak edilmiş ve önemli ölçüde unutturulmuştu. Batum ve Tiflis'te
sembolik birer cami bırakılmış. Gerisi yıktırılmış. Stalin'in
memleketi olan Gürcistan'da nedense eski kiliseler olduğu gibi
duruyor. Köylere daha yeni yeni camiiler yapılıyor. Şimdi de okullarda
yeni nesle dinlerinin gerçekte Hıristiyanlık olduğunu, Türklerin
Gürcüleri zorla Müslüman yaptığı işleniyor. Buna Türkiye ve
Müslümanlarla ilgili, çocukların ders kitaplarında ve medyada akıl
almaz karalamaları da eklerseniz işin vahameti daha iyi anlaşılır.
Özellikle 11 Eylül'den sonra televizyonlarda İslam dini ve Müslümanlar
kötü gösteriliyor. Müslüman anne babalar bilgi yetersizliğinden dolayı
çocuklarını aydınlatamıyorlar. Duruma sadece seyirci kalıyorlar. Biz
Türkiye olarak da seyirci kalıyoruz.
Bu bölgedeki Hıristiyanlaştırmanın vahameti Acara'yı gezerek görmeniz
yeterli. Bir defa buralarda yaşayan Müslümanlar çok fakir bırakılmış.
Diğer şehir ve kasabalara göre buradaki kasabalar altyapıdan yoksun ve
çok geri. Batum Tiflis ile kıyas edilmeyecek kadar bakımsız bırakılmış
bir şehir. Acaralılar Müslüman oldukları için devlet dairelerinde
çalıştırılmıyorlar. Hıristiyan olurlarsa memuriyetlerde öncelik
tanınıyor. Kilise ve Papazlar köy köy dolaşarak değişik vaadlerle
gençleri dinden döndürmeye çalışıyorlar. Müslümanların bulunduğu
bölgelerdeki merkezi yerlerde, kasaba ve köylerin giriş ve çıkış
yerlerinde... Birçok yerde ışıklandırılmış büyük haç direkleriyle
karşılaşırsanız hiç şaşırmayın. Geçen yıllarda Acara'nın köylerine
kiliseler yaptırmak istemişlerdi. Huzursuzluklar artınca bunu
ertelemişlerdi. Bazı kasabalara Hıristiyanlar yerleştirererek
kiliseler yaptırdılar. Bu arada Müslümanların gerçek sayısı hep az
gösteriliyor. Birçok aile psikolojik baskıdan çekinerek nüfuz
sayımlarında Müslüman olduklarını söylemekten kaçınıyorlar. Bu nedenle
Müslümanların gerçek nüfuzu tam öğrenilemiyor.
Gürcistan komünizmin verdiği tahribatı yeni yeni azaltmaya başladı.
Ülkenin iç emniyeti (savaştan önce) bu yönetim döneminde eskiye göre
çok iyi. Emniyet ve asayişin hiç olmadığı bir ülkeyi kısa sürede
emniyetli hale getirmek büyük bir başarıdır.
Gürcistan yönetimi içerdeki Müslümanların haklarını kısıtlamamalı,
resmiyette değil, gerçekte Türkiye ile dost olmalı. Ders kitaplarını
düzeltmeli, Acara'da Müslümanların çocuklarına Hıristiyanlık dersi
değil, İslam dini derslerini koymalı. Gürcülere komünist dönemde
yıllardır Türkiye korkusu aşılandırılmış. Hemen bu korkuyu atlatmaları
beklenemezdi. Ancak, gerçek şu ki, artık onlar da Türkiye'nin ve
Türkiye'de yaşayan insanların onların kendi dostları olduklarını
görüyorlar ve kabulleniyorlar. Gürcülerle dost olma uğruna,
kardeşlerimizi kaybetmeyelim. Mutlaka Gürcistan'da yaşayan
Müslümanların din özgürlüğünü temin etmemiz gerekir. Türkiye'den giden
gönüllü din hizmetleri elbette takdir edilmelidir ve hiç yoktan
iyidir. Ama, oradaki Müslüman nüfusa oranla verilen hizmet devede
kulak bile sayılmaz. Okullarda zorunlu Hıristiyanlık dersleri var.
Müslüman çocuklar bu dersleri almadıkları zaman öğretmenleri
tarafından sınıfta bırakmakla tehdit ediliyorlar. Aileleri de
çocukları okuldan olmasın diye bu duruma göz yumuyor. Evde anne baba
İslam'ı yeterince bilemediği için çocuğuna dinini öğretemiyor. Birkaç
yıl sonra çocuk artık Hıristiyan oluyor. Durum gerçekten içler acısı.
Aileler ne yapacağını bilemez haldeler. Okullardaki bu müfredat
anlaşmalara aykırı olduğu halde, insan haklarına da aykırıdır.
Okullarda zorunlu İslam dini dersleri konmalıdır. Çünkü Hıristiyanlık
dersleri zorunlu. Bu da Türkiye'nin talebiyle mümkündür. Gürcistan
Türkiye'nin bu isteğini geri çeviremez. Unutmayalım Acaralıların büyük
dedeleri I. Dünya Savaşı'nda bizim yanımızda savaşmıştı. Zaten birkaç
yıl daha böyle giderse, Acara'da Müslüman diye bir şey kalmaz. Bunun
vebali hepimizin üzerinde olur. Kıyamet gününde bu insanların dedeleri
ve kendileri bizim ve karar sahibi siyasetçilerin yakasına
yapışacaklardır.
Geç olmadan lütfen bu işe el atılsın.