Ulusal İletişim Ağı Projesi Hk.

3 views
Skip to first unread message

Ali Ramazan Tak

unread,
Dec 12, 2012, 10:45:25 AM12/12/12
to gencp...@googlegroups.com
SA


Arkadaşlar proje toplantımızın sonuçlarını kısaca paylaşayım sizlerle;


Amaç ve Özet: Hasret ve Sami tarafından
Gerekçelendirme: Hüseyin Yavuz tarafından 
Faaliyetlerin ayrıntılı açıklaması: Furkan tarafından
Yöntem: Berk Erdal
Beklenen etki ve Somut Çıktılar: Emre Saka
Sürdürülebilirlik ve Görünürlülük: Gökhan Ünal tarafından

yapılacak. Cumartesi günü sabah en geç 11.00 de gelecek. 


Ek'te Ankara'da yapılan çalıştayda alınan sonuç bildirgesi var onu mutlaka kullanın yararlanın.
Ek'te hasret ve sami'nin yaptığı proje ön hazırlığı mevcut.
Ek'te Şölen ve Buluşma yapılacak illerdeki teknik bilgiler mevcut. 


--
Yenilikçi Fikirler Kulübü

     Ali Ramazan Tak
       0537 260 72 29



ÇALIŞTAYA DAVET-BİLGİ NOTU.docx
TÜRKİYEDE GENÇLİK YAPILANMASI ÇALIŞTAYI ÖZETLERİ.docx
gençlik ağı projesi-Hasret,Sami.docx
Şölen Ve Buluşma Projesi Kapsamındaki İller Ve Bilgileri.docx

unal32

unread,
Dec 13, 2012, 4:56:21 AM12/13/12
to gencp...@googlegroups.com

İnşallah yararlı olur.

10. STK Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

2-3 Kasım 2001 tarihlerinde İstanbul'da bir araya gelen sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve katılımcılar "Gençlik, Katılım ve Sivil Toplum" konularını tartışmıştır.

"Genç" tanımı konusunda yasal veya bilimsel olarak üzerinde uzlaşılmış bir tanım bulunmamasına karşın, genç yaşama hazırlanma döneminde bulunan birey olarak değerlendirilebilir. Toplumun özel gereksinimi olan kesimlerden biri olan gencin katılımı genelde "boş zaman değerlendirme" sorunu olarak algılanmaktadır; ancak gençliğin kendi örgütlerine veya diğer gönüllü projelere katılımının bunun ötesinde gencin kişisel gelişimine yönelik doğrudan aktif yurttaşlık eğitimi işlevi bulunmaktadır; genç bu etkinliklerde okulda edinemeyeceği becerileri edinebilmektedir.

Gençlik örgütleri bu sürecin temel platformları olarak çalışmaktadırlar. Gençlik örgütleri ve genelde sivil toplum kuruluşları yukarıda sıralanan işlevlerinden dolayı Avrupa'da ve dünyada ulusal ve uluslar arası çeşitli kurumlar tarafından tanınmakta, karar mekanizmalarına çeşitli şekillerde katılmakta ve finansal olarak da desteklenmektedir. Gençler ve gençlik örgütleri tarafından oluşturulan Ulusal Gençlik Konseyleri temsil yeteneğine sahip kurumlar olarak gençliği ilgilendiren konularda politik kararlar üzerinde söz sahibi olabilmektedir.

Avrupa Birliği gençlik programları kapsamında gençlik değişimleri, gönüllülük kavramı ve kapasite geliştirici etkinliklere finansman sağlanmış, bütünsel bir gençlik politikasının ana hatlarını oluşturacak Beyaz Kitap'ın oluşum süresinde gençliğin yaygın katılımına olanak verilmiştir.

Ülkemizde ise kendiliğinden inisiyatif alarak oluşan bir çok başarılı örnek bulunmasına karşın gençlik katılımının önünde bazı genel engeller bulunmaktadır. Bu engeller kurumsal, düşünsel ve sosyokültürel olarak sınıflandırılabilir ve kentten taşraya, batıdan doğuya doğru gidildiğinde artmaktadır. Tarih boyunca katılımın gelişimine bakıldığında özellikle 80'lerin sonunda başlayan kıpırdanma şu anda önemli oranda çoğullaşmaya yönelmiştir. Üniversiteler özelinde konseyler gibi yeni yeni oluşturulmaya başlanan çeşitli mekanizmaların açık, bilgilerin yayılmasına yönelik ve işlevlerinin açık olarak belirtildiği yapılar halini alması için yurtdışındaki deneyimlerden yararlanılabilir; öğrenci derneklerine yönelik yasal engeller ve diğer engellemelerin kaldırılması yanında derneklerin de işlevlerini yeniden tanımlamaları ve bu doğrultuda etkinlik göstermeleri beklenmektedir. Çeşitli alanlarda etkinlik gösteren sivil toplum kuruluşlarının da gençlik konusunu kendi sorun alanları olarak görmemeleri ve kuruluş içinde gençlere katılım hakkı vermemeleri üzerinde durulması gereken başka bir sorundur.

Gençlik katılımının geliştirilmesi için:

Gençlerin yerel, ulusal ve uluslar arası düzeyde, demokratik ve yatay yapılar halinde örgütlenmeleri ve inisiyatif alarak etkinliklerde bulunmalarının desteklenmesi,

Gençliğin ilgi alanlarına yönelik girişimlerde bulunacak temsili bir yapının yine gençlik örgütlerinin inisiyatifiyle kurulması çalışmalarına başlanması,

Geniş vizyonlu ulusal bir gençlik politikasının oluşumunda ilgili bütün sivil toplum kuruluşlarının kendilerini sorumlu görmesi ve bunlara bu oluşuma katılma olanağı verilmesi, buna yönelik eylem planının sektörler arası bir yaklaşımla hazırlanması ve hazırlık aşamasına olabildiğince çok sayıda gencin ulusal ve yerel düzeyde katılımının sağlanması.

Gençliğin uluslararası etkinliklerinde Birleşmiş Milletler'in ve Avrupa kurumlarının programlarından ve etkinliklerinden yararlanabilmesi için gerekli bilgilendirmelerin ve yapıların oluşumunun bir an önce katılımcı bir yaklaşımla tamamlanması,

Hangi alanda çalışırsa çalışsın, sivil toplum kuruluşlarının gençleri ciddi bir potansiyel olarak algılamaları ve yönetim kademelerinde de gençleşmeye gitmeleri,

Gençlik katılımının kişisel gelişimle doğrudan ilgisi göz önüne alınarak eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak tanınması sempozyum katılımcıları tarafından önerilmektedir.



Bu Yazı tam istediğimiz şey değil ama yararı olur diye düşündüm. 

Yaşama Dair Vakıf’ın (YADA) 2005 yılında 8 ilde 32 Gönüllü Kuruluşu baz alarak yaptığı araştırmanın sonuçları Türkiye’de sivil toplum örgütlerinin günümüzde yaşadığı temel sorunları anlayabilmemiz açısından veriler ve tespitler içermektedir. YADA’nın (2005) araştırmasına göre, Türkiye’de Gönüllü Kuruluşların yaşadığı sorunlar kısaca sekiz ana başlık altında toplanabilir:

1. Altyapı Sorunları: Türkiye’de Gönüllü Kuruluşların karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin ekonomik yetersizlik ve kaynak yaratmakta yaşanan güçlük olduğu görülmektedir. Ekonomik sorunlara ek olarak idari eksiklik ve yetersizlik ciddi altyapı sorunları olarak karşımızda durmaktadır. Üçüncü önemli altyapı eksikliği olarak nitelikli ve yetkin insan kaynağına duyulan ihtiyacın altı çizilmelidir. Kurumsallaşma düzeyinin düşüklüğü ve kurumsal kültürün sınırlılığı en net ifadesini yazılı kültür, arşiv, dokümantasyon ve raporlamanın eksikliklerinde kendini göstermektedir.

2. Gönüllü Ağlar, Kadrolar ve Üyeler ile İlgili Sorunlar: Üyelerin ve gönüllülerin “sorumluluk” eksikliği; nitelik sahibi yetkin kadro ve üye sıkıntısı; Gönüllü Kuruluşların kendi içlerinde ve birbirleri arasında etkin iletişim ve sosyal ağların eksikliği; Gönüllü Kuruluşların ya gereğinden az profesyonel nitelikler taşıması ya da tersine gereğinden fazla profesyonelleşme eğilimleri taşıması gibi sorunlar Gönüllü Kuruluşların niteliksel etkinliğinin önünde önemli etkenler olarak durmaktadır.

3. Devletle İlişkiler: Devletle kurulacak herhangi bir ilişkinin particilik ve patronaj ağları çerçevesinde şekillenmesi Gönüllü Kuruluşlarla devlet kurumları arasında kalıcı ve etkin işbirliği olanaklarının önünü tıkamaktadır. Devletin halen sivil topluma karşı takındığı şüpheci ve önemsizleştirici tavır ve bu tavrın Gönüllü Kuruluşlar üzerinde etkisi devlet-sivil toplum ilişkisinin karşıtlık ve karşılıklı yadsıma üzerinden inşa edilmesine yol açmaktadır. Buna ek olarak devletin sivil topluma standart bir yaklaşımının olmaması, ya da başka bir ifade ile sivil toplum konusunda bir norm oluşmamış olmaması keyfi uygulamaları beraberinde getirmektedir.

4. Örgüt İçi İlişkilerle İlgili Sorunlar: Gönüllü Kuruluşların kişisel çatışmalar, iletişim aksaklıkları, politik mücadeleler ve anlaşmazlıklar gibi örgüt içi sorunları kurumsal birliktelik ve üretkenlik önünde önemli engeller olarak durmaktadır. Araştırma dahilinde incelenen Gönüllü Kuruluşların en önemli sorunlarından birinin süreklilik ve istikrar sorunu olduğu görülmektedir. Üyeler arasındaki sosyal ilişkilerin zayıflığı ve güven ortamının kurulamaması aynı zamanda başka araştırmalar tarafından vurgulanan noktalardan biridir (bkz. Kubicek 2002)

5. Gönüllü Kuruluşların Birbirleri ile Olan İlişkileri: Kurumsal yetersizlikler ve yapısal sorunlara ek olarak Gönüllü Kuruluşlar arası etkileşimin zayıflığı önemli bir diğer sorun olarak karşımızda durmaktadır. Sivil toplumun etkinliğinin doruğa çıktığı nokta olarak ele alabileceğimiz, pek çok STK’nın ortaklığı ile kurulacak platformlar, ortaklıklar ve ağların yokluğu büyük bir niteliksel yoksunluğa işaret etmektedir. Gönüllü Kuruluşlar arasında rekabet ve belirli bir gerilimin olması kaçınılmaz olsa da bu rekabetin ortak hareket olanaklarını ortadan kaldıracak şekilde ben-merkezci bir tavırla sürdürülmesi üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir sorundur.

6. Hedef Gruplar ve Toplumla İlişkiler; Tanıtım faaliyetlerinin yetersizliği; iletişim kanallarının ve mekanizmalarının yokluğu; Gönüllü Kuruluşların hiyerarşik örgütsel yapıları; hedef grupların ilgisizliği ve önyargıları; iletişim araçları geliştirememe; uzun vadeli amaçlar gütmek ve sonuç yönelimli stratejik planlama yerine gündelik, dar ve kısa vadeli politikalara öncelik verme; yerel ve ulusal medya gibi dış araçları kullanma yeteneğinden yoksun olunması; hedef grupların ve genel olarak toplumun Gönüllü Kuruluşların ana stratejilerinin ve kararlarının desteklenip desteklenmediğine dair bilgi edinme ve etkileşim kurma mekanizmalarının eksikliği gibi etkenler hedef gruplarla sağlıklı ve güçlü bağların kurulmasını engellemektedir.

7. Medyayla İlişkiler: Medyanın Gönüllü Kuruluşlara karşı tavrı ile ilgili birkaç sorundan dem vurabiliriz. Birincisi medyanın tüm Gönüllü Kuruluşlara eşit mesafede davranmamasıdır. Buna ek olarak medyanın STK aktivitelerini halen ikincil ve önemsiz görmeleri önemli bir sorun olarak durmaktadır.

8. Gönüllü Kuruluşların “Sivil Toplum” Kavramsallaştırmaları: Sivil toplumun, sadece Gönüllü Kuruluşlardan ibaret olarak görülmesi Gönüllü Kuruluşların kendilerinin dar bir sivil toplum tanımına sahip olduklarını göstermektedir. Bu durum aynı zamanda sivil toplumun genel demokratik bir toplumsallıktaki yerinin yeterince kavranamamasına ve çoğunlukla örgütsel çıkarların sivil toplumun çıkarlarının üstünde tutulmasına yol açmaktadır. Ayrıca, araştırmada Gönüllü Kuruluşların lobi faaliyetlerine olumsuz bir yaklaşımda oldukları ve lobi faaliyetlerini haksız talepleri haklı çıkarma girişimi olarak algılamakta oldukları görülmüştür.

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages