Zeynep, küçücük bir
kız. Ve ailenin tek
çocuğu...Televizyonun
arkasındaki deliklerden açlıktan ölmek
üzere olan çocuklara ekmek kırıntıları atıyor.
Atılan ekmek kırıntılarından bir gün televizyon bozuluyor.
Zeynep:
“Televizyonun
içindeki çocuklar açlıktan ölmek üzereydiler. Ekmek
kırıntılarımızı onlar yesinler ve ölmesinler diye attım onları… Anne ne olur o çocuklar ölmesin. Bir şeyler yapalım.”
Anne gözyaşlarını tutamamış
kızının anlattıkları karşısında. Bu ne
güzelliktir ki; daha oyun çağındaki küçük bir kız,açlığın nasıl
bir şey olduğunu herkesten daha iyi kavrayabilmiş.
Çöpe atılan tonlarca ekmek bu
çocuktaki duyguların toplumumuza anlatılmasını gerektiriyor.
İŞTE RAMAZAN AYI...
İŞTE KARDEŞ PAKİSTAN...
İŞTE AÇ VE BÎ İLAÇ OLANLAR...
ONLARI ANLAMAK,
ONLARA ELDEN GELDİĞİNCE YARDIM İÇİN RAMAZAN DA BİR VESİLE DEĞİL Mİ?...
Selam Ve Dua İle...
--
Ben;
beni bıraktığım zaman,
Sen;
beni bırakma yâ Rab...
---
Salih TEKİN
Ensar Vakfı Denizli Şb. Bşk.
www.dinalemi.net
Ankara İlahiyat 1981