Süleyman TOPSAKAL Kardeşin maili üzerine bu konuyu tartışmaya açmak ve görüşlerinizi almak istedim.
Özelde "GÜLLERİN EFENDİSİ" setimizle ilgili, genelde Efendimizi yüceltmek adına düşülen hatalar konusundaki görüşlerinizi bildirmeniz, sunumlarımızdaki genel hataları göstermeniz hem bizleri sevindirecek, hem de inşallah hayırlara vesile olacaktır...
Suleyman TOPSAKAL
Tarih: 22 Nisan 2012 09:39
Selamun Aleyküm Değerli
Zümrem...
"Bin Kişiye Yeten Yemek", "Hendekteki Kaya" gibi sunumlar
hakkındaki sıkıntılar için değerli vaktinizi alıyorum. Bunlar
Resulullah(sav)'ı yücelmek adına uydurulmuş rivayetler... Aynı zamanda
Resulullah(sav)'ın bize örnekliliğinden uzaklaştırılan rivayetler. Sahih
rivayetlerle tezat oluşturuyor.
Misal: Bin kişiye yemek yetiyorduysa
boykot yıllarında açlıktan insanlar niçin ölmüştür? (ve daha bir çok örnek). Bu
ve benzeri rivayetler;
İsra: 59. ayetiyle de uyuşmamaktadır.
Son
olarak şunu söylemeliyim ki; bu rivayetler
İbn Sad, İbn Hişam, İbn İshak
gibi ilk dönem tarihçilerinin kitaplarında değil onlardan istinsah edilen ve
zayıf rivayetleri esas alan sonraki dönem kitaplarda yer bulmuştur...
Sevgili
Kardeşim Allah Rızası için hayırlı şeyler yapmaya çalışıyorsunuz,
biliyorum.
Rabbim ecrini versin. Ancak
Rasulullah(sav) algımız malesef
O'nu örnek alabileceğimiz bir formattan çıkarılmış ve ayakları yere
basmayan, uçan, kaçan bir peygambere dönüştürülmüştür. Bu yanılgıyı değiştirip
O'nun bizler gibi bir insan olduğunu, kaybettiğinde devesini
bulamadığını, hicret edeceği zaman onlarca tedbir aldığını, kırk gün aç
kaldığını, yiyecek tasarrufunda bulunamadığını, daha da önemlisi onun en
büyük(tek) mucizesinin bu gün tüm insanlarında müşahade etttiği
Kur'ân
olduğu gerçeğini vurgulayan çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır...
Eğri
gönye ile düz çizgi çizemeyiz kardeşim. Din eğitimi veren bizler doğru bir
algı üzerine olmazsak elimizdeki çocuklara yazık edebiliriz... Niyetimin,
kastımın doğru anlaşılmasını umut ediyor, çalışmalarınzda başarılar diliyorum.
Allah'a emanet...
---
Salih TEKİN
Tarih: 22 Nisan 2012
10:34
Aleyküm Selam çok değerli Süleyman Kardeşim,
Mailiniz ve
ikazınız için çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.
Böyle bir ikazı
yıllardır bekliyordum. Nihayet geldi. Rivayetleri, kaynaklardan çok fazla
değiştirmeden aktarıyordum. Bu konular aklımdan geçmesine rağmen hep gelenekçi
kaldım nedense...
Şimdiye kadar sadece
Efendimiz'e
"GÜLLERİN
EFENDİSİ" adının verilemeyeceği ile ilgili tenkit gelmişti ama sizin işaret
buyurduğunuz konuda hiç ikaz almamıştım. İnşallah bu konuda gerekli çalışmaları
yapacağım.
Mailinizi müsade ederseniz
www.dinalemi.net sitemizde
yayınlayıp, kardeşlerimizle de bu konuyu paylaşmak isterim. İlahiyatçıların (ben
de dahil olmak üzere) bazı hatalarının düzeltilmesine, bu mailinizin vesile
olacağını ümit ediyorum. Selam ve dua ile...
---
Suleyman
TOPSAKAL
Tarih: 6 Mayıs 2012 12:26Selamun Aleyküm Salih
Hocam;
Cevap nezaketiniz için teşekkür ederim. Mailimi elbette
yayınlayabirsiniz. Hepimizin ortak amacında bir sebeb olması
dileğiyle...
Süleyman TOPSAKAL
ANKARA-2002
---
Mustafa
MALKOÇ
Tarih: 8 Mayıs 2012 03:53 Sayın Salih TEKİN Kardeşimize ve
Zümre Dostlarıma!
Sn. Süleyman TOPSAKAL kardeşin haklı ve nazik
eleştirilerine katılmakta olduğumu, sete verilen ismin uygunluğunu ifade ile
birlikte yüreklendirici bu tür yararlı setlerin üretimlerinin artırılmasını ve
hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan temenni ederim.
Mustafa
MALKOÇ
Bursa YIE-1981
---
Abidin KARAZÖHREOĞLU
Tarih: 8 Mayıs
2012 06:05 Değerli İlahiyatçı arkadaşlar...
Aslında bu konuda
epeydir sıkıntı çektiğimi düşünüyordum ve fazlaca abartılı bulduğum teknolojinin
hertürlü uzantısının kullanıldığı bu tür ders meteryallerini de okumadan
siliyordum zaten. Değerli arkadaşlar, ben şahsen
"Kutlu Doğum"
anlayışının
"Muhammedî Noel"e dönüşmesinden endişe duyuyor ve bu
endişelerimi de her platformda dile getirmeye çalışıyorum. Zira böyle giderse
5-10 yıl içerisinde mağaza vitrinlerinde herşeyin gül ve uzantısıyla tasarlanıp
bir
"Kutlu Doğum Sektörü"nün oluşması kaçınılmaz gözükmetedir. Geçen
haftalarda Diyarbakır'daki eğlence/şenlik anlayışı içerisinde yapılan "Kutlu
Doğum Etkinlikleri" bu iddamın en önemli kanıtı olduğunu gösterdi. Birilerine
nispetle bu işin abartıldığı, çığrından çıkmaya namzet olduğu görülmektedir.
Diğer bir husus; bu kutlamalar yeni bir ticari sektör doğurmakta ve
"Muhammed" pazarlanmaktadır. Bazı cemaat, dernek, vakıf... vb yayınevleri
gül kokulu lokumlar, gül kokulu tespihler, yine
Kutlu Doğum" hatırasına
yönelik küçük süs eşyaları, anahtarlık, saat... vb şeyleri korkunç bir şekilde
pazarlamakta ve kendilerine dokunulmaz bir alan inşaa etmektedirler. Bazı samimi
arkadaşlarımız, iyi niyetle bunlara maalesef önder olmakta ve
Hz
Peygamber'i, İslam'ın peygamber anlayışından hızla uzaklaştırmaktadırlar.
İşte
"Güllerin Efendisi" başlıklı, uzun bir zamandır maillerimize gelen
slayt/çalışmaları bunun küçük ve basit örnekleridir. İsrailî haberlerin halk
arasında ne kadar itibar bulduğunu anlatmamıza gerek yoktur. Eğer bizlerde bu
israili haberleri veya İslam'ın temel Peygamberlik anlayışına ters bir durumda
sahih olmayan bir şekilde
Hz. Peygamber'i nesillere aktarmaya devam
edersek sonuçlarının elbette vahim olacağını bilmeliyiz.
Netice itibariyle
;(Bana göre) internette gördüğümüz, bulduğumuz herşeyin, her bilginin
güvenilirliğini araştırmamız gerekir. Teknolojiyi kararınca kullanmak elbette
fayda sağlıyacaktır, ama elzem olmamalıdır. Yine
"Hz. Peygamber
Sevgisi"ni alternatif bir
Yılbaşına/Noele dönüştürmenin sakıncalarını
aklımızda tutarak, çalışmalarımızı o yönde yapmamız
gereklidir...
Saygılarımla
A.K.Zöhreoğlu
---
Murat
KAHRAMAN
Tarih: 8 Mayıs 2012 07:27Selamun Aleykum Muhterem Salih
Hocam,
Yıllardır bizler İlahiyatçı Öğretmenler olarak size bir teşekkür
mesajı dahi yazmadan, yapmış olduğunuz harika çalışmalardan istifade ediyor ve
öğrencilerimizle de paylaşıyoruz. Buna devam edeceğiz tabii ki, teberrüken
gecikmiş teşekkürlerimi kucak dolusu olarak arz ederim. Lütfen kabul
buyurunuz...
Kısaca
"EFENDİMİZİ YÜCELTME"de bizim aslında sıkıntımız
yetersizliğimizdir. Zaten hiçbir zaman da yeterli olamayacağız. S. Topsakal
dostumuzun işaret ettiği hususlara gelince, sadece şunu söylemek isterim ki;
elbette
O da bizim gibi bir insandı... Fakat asla
BİZİM GİBİ
DEĞİLDİ ve
BİZ O'NA NE KADAR BENZİYORUZ Kİ!... Evet,
YAKUT da
bir taştır amma sadece taş değildir!
MU'CİZE'yi akılsız anlamak mümkün
değil amma sadece akılla da anlaşılamaz!
Eğer boykot yıllarında
Efendimiz yemek icat etseydi bunu adı sihir olurdu! vs...
Saygılar
sunarım efendim.
Murat KAHRAMAN
Marmara-1984
---
75-HENDEKTEKi AK KAYA.pps ve 76-BiN KiSiYE YETEN YEMEK.pps sunumlarını birleştirerek tek sunum haline getirdik.
http://www.dinalemi.net/dosya.asp?id=1714 linkine tıklayıp sunumu indirebilirsiniz. Yorum ve görüşlerinizi bize iletebilirsiniz... Yorumlar sitemizde yayımlanacaktır.
--
Selam Ve Dua İle...
---
Biz; kendimizi bıraktığımız zaman,
Sen; bizi bırakma yâ Rab...
---
Salih TEKİNAnkara İlahiyat 1981
Denizli DKAB Platformu
Ensar Vakfı Denizli Şb.Bşk. - Denizli İlahiyat Fak.Yap.Der.Bşk.