|
|
| GÜLLERİN EFENDİSİ: 49-EFENDİMİZ MEDİNE'YE YAKLAŞIYOR |
|
| Efendimiz ve Hz. Ebu Bekir Artık Medine'ye Varmak Üzereler... Ancak Efendimiz Kuba'da Bir müddet kalmak istiyorlar... Medineli Müslümanlar, Efendimizin Medine'ye gelmek üzere yola çıktığını duymuşlardı. Bunun için her gün sabah namazından sonra “Harre” mevkiine çıkarak, öğle sıcağı basıncaya kadar yolunu heyecan ve sabırsızlıkla bekliyorlardı. Ancak Efendimiz, Kuba'da on küsur gece ikâmet buyuracak, sonra Medine'ye doğru hareket edecekti... |
|
|
|
|
| GÜLLERİN EFENDİSİ: 48-SÜRÂKA VE BÜREYDE |
|
| Efendimiz ve Hz. Ebu Bekr Medine'ye gitmek üzere yola çıkıyorlar... Ama Yol Bir Çok Tehlikelerle Dolu... Mekke'de Efendimizi ellerinden kaçıran Müşrikler bu sefer tellal çağırttılar: “Muhammed'i ve Ebû Bekir'i bulup getirene veya öldürene yüz deve var.” Yüz deve mükâfatının cazibesine kapılarak Efendimizi takibe koyulanlardan biri; gayet cesur ve aynı zamanda iyi iz takip eden Sürâka bin Mâlik, diğeri de; Sehmoğulları Reislerinden Büreyde bin Huseyb idi… Her ikisi de yüz deveyi kazanamayacaklardı; ama bundan daha iyisine nail olacaklardı:… İslam'la müşerref olup, ebedi mutluluğa... |
|
|
|
|
| GÜLLERİN EFENDİSİ: 47 -SEVR MAĞARASINDAN AYRILIŞ |
|
| Efendimiz ve Hz. Ebu Bekr
Mağaradaki Üç Günlük Misafirliklerinden Sonra Medine'ye gitmek üzere
yola çıkıyorlar... Ama Efendimiz Mekke'den Ayrıldığı İçin Mahzun... Efendimiz ve Hz. Ebu Bekir’in üç gün, üç gece süren mağaradaki misafirlikleri sona ermişti. Resûlullah “Hezreve mevki’sine gelince devesini durdurup, Kudsî Beldeye; Şehirlerin Anası Mekke’ye mahzun mahzun bakacak: “Vallahi, sen Allah'ın yarattığı yerlerin en hayırlısı ve Allah katında en sevimli olanısın. Bana, senden daha sevgili, daha güzel yurt yoktur. Çıkarılmaya zorlanmamış olsaydım, senden asla ayrılmaz, senden başka yerde yurt, yuva tutmazdım…” diyecekti... Bunun üzerine Yüce Allâh, Efendimiz i teselli eden şu âyet-i kerimeyi inzal buyuracaktı: “Kur'ân'ı okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı sana farz kılan Allah, muhakkak ki, seni tekrar Mekke'ye döndürecek, âhirette de övülmüş, bir makam olan en büyük şefaat makamına kavuşturacaktır.” (Kasas Sûresi, 85) |
|
|
|
|
| GÜLLERİN EFENDİSİ: 46-NÖBET BEKLEYEN ÖRÜMCEK |
|
| Cenâb-ı Allah, Sevgili Resûlüne Hicret Emrini Vererek; O'nu Nasıl Koruduğunu Bir Kez Daha Gösteriyor... Efendimiz, Hz. Ebû Bekir'le birlikte Sevr Dağına doğru yola çıktılar. Sevr Mağarasına girdikten sonra, Allah'ın emriyle bir örümcek gelip mağaranın ağzına ağını gerdi, bir çift güvercin ise gelip yuva kurdu… Bu hayvanlar, Efendimiz ve Hz. Ebû Bekir'i bütün Kureyş'e karşı korumak için nöbet tutmaya başlayacaklardı… |
|
|
|
|
| GÜLLERİN EFENDİSİ: 45-HİCRET İZNİ |
|
| Efendimize Hazırlananan Korkunç Tuzaktan sonra Yüce Allah, Efendimizi Bu Tuzaktan Kurtarıp, O'na Yepyeni Bir Ufuk Açıyor... Vahyin 12. yılı... Kureyş müşrikleri Peygamber Efendimizin vücudunu ortadan kaldırmak için karar aldılar. Fakat diğer taraftan Cenâb-ı Hak, Sevgili Resûlüne hicret emrini çoktan verecek, Efendimiz bir öğle vakti Hz. Ebû Bekir'in evine varacak, “Yüce Allah, bana Mekke'den çıkmaya ve Medine'ye hicret etmeye izin verdi” buyuracaktı... |
|
|
|
|
| GÜLLERİN EFENDİSİ: 44-KORKUNÇ PLAN |
|
| Akabe Bîatları Yeni Bir Dönemin Başlangıcı Oldu. Ancak Bu Arada Efendimize Korkunç Bir Tuzak Hazırlanıyordu... Vahyin 12. yılı. Akabe bîatları Müslümanlar önünde yepyeni emniyetli bir saha açtı. Artık İnançlarını Medine’de serbestçe yaşayabilecek, ibâdetlerini rahatça yapabilecek, dinlerini korkmadan ve çekinmeden yayabileceklerdi. Fakat Mekke'de de nazik bir devre başlıyordu. Zira Resûlullah’ın Medinelilerle anlaşma akdettiği müşrikler tarafından duyulmuştu. Daha sonra Efendimiz'i ortadan kaldırmak için korkunç bir tuzak hazırlayacaklardı... Ama Allah da onların tuzaklarını başlarına geçirecekti... Çünkü Allah, hileyi hile ile cezalandıranların en hayırlısıydı... (Enfâl: 30) |
|
|
|
|
| GÜLLERİN EFENDİSİ: 43-MUS'AB BİN UMEYR |
|
| Efendimizin Görevlendirdiği Genç Sahabî Mus'ab bin Umeyr, Medine'yi fethetmeye Başlıyor... Vahyin 12. senesi... Genç Sahabî Mus'ab bin Umeyr, Medine'ye gelince kabilelerin hatırı sayılır kimseleriyle görüşüyor, konuşuyor, İslâm’ı anlatıyordu. Böylece Medine'de birçok kimse Müslüman oldu. Bir gün elinde mızrağı olduğu halde Üseyd bin Hudayr, yanlarına geldi. “Bir takım aklı ermez ve zayıf kimseleri aldatıp azdırıyorsunuz! Hayatınızdan olmak istemiyorsanız, derhal buradan ayrılın!” dedi. Hz. Mus’ab: “Hele biraz otur. Sözümüzü dinle, maksadımızı anla; beğenirsen kabul edersin. Beğenmezsen o zaman engel olursun” diye gayet nazikçe konuştu. “Doğru söyledin” deyip oturan Üseyd onu dinleyince kendisini tutamayacak; “Bu ne kadar güzel, ne kadar iyi bir söz. Bu dine girmek için ne yapmalı?” diye soracaktı… | |
|
|