Rahmet Ayından Bereketler:6 RABBİM MAHÇUP ETMEDİ

Ramazanın rahmeti bir kere daha tecelli ediyor. Allah darda kalanı yalnız bırakmıyor.
1998 yılının Ramazan ayında Erzurum’da öğrenciyken devlet yurdunda kalan arkadaşları kaldığımız eve iftara davet ettik.
Arkadaşlar geldiğinde iftara yarım saatten fazla vardı ve henüz yemekler hazır değildi.
Bu esnada hiç ummadığımız bir aksilik oldu ve tüpümüz bitti.
Tüpçüye de bir türlü ulaşamadık. Bizi bir telaş aldı. Arkadaşlara mahcup olmak düşüncesi bizi rahatsız ediyordu.
Birden aklımıza üst katta oturan komşumuzdan piknik tüpü istemek geldi.
İsteğimizi anlatınca komşumuz;
“Sizi Allah gönderdi, bu akşam misafirlerim gelecekti.”
“Ama az önce iftara gelemeyeceklerini söylediler. Alın, yemeklerin hepsi sizindir” demez mi?
O an ne kadar mutlu olmuş ve Rabb’imize bizi arkadaşlarımıza karşı mahcup etmediği için şükretmiştik.
Celalettin Tutkun [16.08.2012]
BÜYÜKLER İÇİN -
Rahmet Ayı RAMAZAN
İndirilme:13
Yorum(0)
Dokümanı İndir
Rahmet Ayından Bereketler:5 MİLLİ MAÇ

Ramazanın bereketi ile 4.5 yaşındaki bir çocuk babasını camiye sevkediyor.
Türkiye-Estonya maçının olduğu akşam iftardan sonra baktım biraz yorgunum.
Milli maç da var. Maç saat 21.00’de. Yatsı ezanı 21.06’da. Maçla Teravih çakışıyor. Nefis bu ya, bahanem de var:
“Yorgunum!!!”
Aklıma koydum, maça gideceğim.
Tam evden çıkarken 4,5 yaşındaki oğlum Muammer;
“Baba nereye gidiyorsun?” dedi. Oğlum sorunca her akşam:
“Namaza gidiyorum” diyordum. O akşam da:
”Maça gidiyorum” diyemedim.
”Namaza gidiyorum oğlum.” dedim.
Evden çıktım. Tam maçı izleyeceğim kafeye yönelirken oğlumun sorusu aklıma geldi.
Maça gidersem ona yalan söylemiş olacaktım. Ve camiye gidip namazımı eda ettim.
Allah razı olsun senden oğlum. Tertemiz kalbinle beni camiye sevk ettin.
Özgür Birdal
[16.08.2012]
BÜYÜKLER İÇİN -
Rahmet Ayı RAMAZAN
İndirilme:14
Yorum(0)
Dokümanı İndir
Rahmet Ayından Bereketler:4 DOLMUŞ

Hoşa gitmeyen bir durumun, rahmete dönüştüğü bir iftar akşamı
Afyonkarahisar’dayız. Üniversite 2. Sınıfta okuyoruz. 6 kişi aynı evde kalıyoruz.
Bir hayırsever bizi iftara davet etti. Okul çıkışında durağa gelip, dolmuş beklemeye koyulduk.
İftara 15 dakika kala dolmuş geldi. Dolmuşa tam ben biniyordum ki, şoför:
“Tamam, doldu” dedi.
Arkadaşlar da ben de donduk kaldık. Onlar gitmiş ben onlara bakakalmıştım. Artık iftara yetişmem mümkün değildi.
Üzüntü içinde durakta tek başıma ne yapacağımı düşünürken tanımadığım birisi omzuma dokundu.
“Seni iftara götürebilir miyim?” dedi.
İftardan sonra
150 tl. de harçlık verdi. O para benim bayrama giderken yol param oldu.
Temel Gözetelik
“Hoşlanmadığınız bir şey, belki de sizin için hayırlıdır.” (Bakara, 216. Ayet)
”
Sen; bizi bırakma yâ Rab...