|
GÜLLERİN EFENDİSİ : 076-ALLAH İÇİN HENDEK KAZANLAR |

|
Hendek Kazma İşi Devam Ediyor. Ancak O Yıl Arabistan'da Şiddetli Bir Kıtlık Hüküm Sürüyor Ve Müslümanlar, Yiyecek Sıkıntısı İçinde...
Hicretin 5. Senesi. Milâdî, Ocak 627. Müslümanlar Hendek kazma işini bir an evvel bitirmek için durmadan dinlenmeden çalışıyordu. O yıl Arabistan'da şiddetli bir kıtlık ve kuraklık hüküm sürüyordu. Bu bakımdan Müslümanlar yiyecek sıkıntısı çekiyorlardı...
Resûlullah’ı (SAV) , son derece acıkmış gören Câbir bin Abdullah evlerindeki oğlak ve biraz arpa ile yemek hazırlayıp Efendimizin yanına gidecek; “Yâ Resûlallah, azıcık yemeğim var. Yanınıza bir veya iki kişi alınız da yemeğe gidelim” diyecekti.
Hendek kazma işinde, Sahabîlerin gösterdikleri üstün gayret, gerçekten sadakatlerinin, Allah ve Resûlüne olan bağlılıklarının en açık bir delili idi. Yüce Allah onların bu özelliklerini şöyle ifade edecekti:
“Mü'minler, Allah'a ve Resûlüne iman eden kimselerdir... Muhakkak ki Allah, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” Nûr Sûresi, 62.
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 077-ANLAŞMAYI BOZAN YAHUDİLER |

| Hendek Kazma İşi Devam Ederken Bir Takım Üzüntü Verici Olaylar Gelişiyor. Önce Bir Yahudi Kabilesi Anlaşmayı Bozuyor. Sonra da Müslümanların Arasındaki Münafıklar İşleri Karıştırıp, İnananların İçine Şüphe ve Vesvese Vermeye Çalışıyorlar…
Hicretin 5. senesi. Milâdî; Ocak 627. Benî Kurayza Yahudileri anlaşmayı bozdular. Beklenmeyen bu haber, Peygamber Efendimiz’i oldukça müteessir etti. Bu Artık Medine’nin, çepeçevre düşman tarafından sarılmış olması anlamına da geliyordu…
Medine kale ve hisarlarındaki kadın ve çocuklar tehlike altındaydı. Müslümanlar’ın arasındaki Münafıklar da;“Evlât ve iyalimizi yalnız bırakıp da burada kalmak akıl kârı değildir” diyerek Müslümanlara şüphe ve vesvese vermeye başlamışlardı... |
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 078-HENDEK MUHASARASI BAŞLIYOR |

| Müşrikler Ve İttifak Ettikleri Yahudi Kabileleri, Hendeği Geçme İmkânı Bulamayınca Müslümanları Muhasara Altına Alıyorlar...
Hicretin 5. senesi, Şevval. Milâdî; Ocak 627. Düşman, hendek arkasında çarpışmanın bir hayli zor olacağını biliyordu... Çarpışma uzaktan uzağa ok atışlarıyla devam ediyor, hendeğin dar yerlerinden Müslümanlartarafına geçme teşebbüsleri oluyordu.
Yalnız başına birçok topluluğu dağıtmış, cesur ve silahşorlukta mahir, Arap kabilelerinin bir bölük süvariye denk saydığı Amr bin Abdi Vedd hendeğin dar yerinden Müslümanlar tarafına geçmeye muvaffak oldu. Amr dövüşecek er dileyecek, karşısına
Allah’ın Hz. Ali(RA) çıkacaktı...
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 079-HARP HİLEDİR |

| Efendimizin “Harp Hilelerden İbârettir” Buyurmuştu. Bu Söz Mucibince Nuaym Bin Mes'ud Müşriklerle Yahudilerin Arasını Bozacak Büyük Bir Tezgah Kuruyor...
Hicretin 5. senesi, Şevval. Milâdî; Ocak 627. Nuaym bin Mes'ud henüz yeni Müslüman olmuştu.Efendimiz’in huzuruna geldi ve şu teklifte bulundu: “Yâ Resûlallah! Ben Müslüman oldum. Kavmim Gatafanlılar’ın bundan haberleri yok. Emret, istediğini yapayım.” Efendimiz:
“Elinden gelirse bizi, muhasara altına almış olan kavimlerin arasına gir de, onları birbirinden ayırmaya çalış. Çünkü harp hilelerden ibârettir” buyurdu. Hz. Nuaym'ın başarıyla uyguladığı bu taktik amacına ulaşacak, Müşriklerle Yahudilerin arası açılacaktı.
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 080-MUHASARA SONA ERİYOR |

| Hendek Savaşı Sona Eriyor... Bir Gece Patlak Veren Dondurucu Bir Rüzgârın Etkisiyle Müthiş Bir Korku Ve Paniğe Kapılan Müşrikler Muhasarayı Bırakıp Kaçıyorlar...
Hicretin 5. senesi, 29 Şevval. Milâdî; 24 Ocak 627. Hendek Muhasarası devam ederken bir gece, müşrik ordusunun bulunduğu sahada dondurucu bir rüzgâr gürlemeye başladı... Müşriklerin gözleri toz ve toprakla doldu. Kap kaçaklar uçuşuyor, çadırlar sökülüyor, atlar, develer birbirine karışıyor, gözler birbirini görmüyordu. Düşmanı, artık müthiş bir korku ve panik havası sarmıştı.
Kureyş müşrikleri ve ittifak yapan kabileler gerisin geri kaçacaklar, Kur'ân-ı Kerim bu durumu bizlere şöyle hatırlatacaktı: “Ey îmân edenler! Hatırlayın, Allah'ın size olan nimetini ki; düşman orduları size saldırdığında, biz onların üzerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. O zaman Allah, sizin yaptıklarınızı görüyordu.”
Ahzab Sûresi, 9.
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 081-EFENDİMİZİN RÜYÂSI |

| Mekke'den Medine'ye Hicretin Üzerinden, Tam Altı Yıl Geçmiş. Vatanlarının Hasreti Müslümanların Gözlerinde Tütüyor... Peygamberimiz Ve Müslümanlar Kâbe-i Muazzama’yı Ziyaret Niyetindeler…
Hicretin 6. senesi... Zilkâde ayı... Milâdî; Mart 628. Peygamber Efendimiz, bir gece rüyâ gördüler. Rüyâsında hiç bir korku ve endişe duymadan Ashabıyla birlikte gidipKâbe’yi tavaf ettiklerini, kiminin başını kazıttığını, kiminin de saçını kısalttığını gördü. Efendimiz, bu rüyâsını anlatıncaAshab-ı Kiram, görülmedik bir sevinç ve heyecan duydular.
Bu olayın ardından Efendimiz, Kâbe-i Muazzama’yı ziyaret kararı alacak ve hemen hazırlıklara başlanılacaktı...
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 082-RIDVAN BÎATI |

| Sadece Kâbe-İ Muazzama’yı Ziyaret Etmek Amacıyla Yola Çıkan Müslümanların Hac Yapmalarına, Müşrikler Engel Oluyorlar. Müslümanlar Rıdvan Ağacı Altında, Allah Ve Resûlü Uğrunda Canlarını Fedâ Edeceklerine Dair Biât Ediyorlar...
Hicretin 6. senesi... Zilkâde ayı. Milâdî 628... Efendimizin mübârek niyetleri, sadece Kâbe-i Muazzama’yı ziyaret etmekti. Her iki taraf karargâh kurdukları yerde müzakereler yapıyor birbirlerine gönderdikleri karşılıklı elçilerle tekliflerde bulunuyorlardı.
Bu arada Hz. Osman ve beraberindeki Müslümanların müşrikler tarafından şehid edildikleri şeklinde bir haber geldi. Bundan son derece müteessir olan Efendimiz’e, Rıdvan Ağacı altında, Müslümanlar teker teker, çarpışmaktan yüz çevirmeyeceklerine; Allah ve Resûlü uğrunda canlarını fedâ edinceye kadar savaşacaklarına dair biât edeceklerdi...
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 083-HUDEYBİYE ANDLAŞMASI |

| Rıdvan Bîatından Korkan Kureyş, Alelacele Rasulullah’la Anlaşma Yollarını Arıyor...
Hicretin 6. senesi... Zilkâde ayı. Milâdî Mart, 628... Rıdvan bîatı, Kureyşi fazlasıyla korkutmuştu. Alelacele sulh teklifinde bulunmak gayesiyle bir heyet gönderdiler. Kureyş elçisi Süheyl bin Amr, Resûlullah’ın huzuruna varıp sulh teklifinde bulundu. Efendimiz, sulh tekliflerini kabul etti.
Bundan sonra sulh şartlarının müzakeresi yapılacak, anlaşmaya varılacak sonra da kabul edilen şartlar teker teker yazılacaktı...
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 084-EFENDİMİZDEN İKİ TABLO |

| Efendimizin Hayatından İki Tablo... Birinde, Hz. Hâtice'nin Dayısının Oğlu Ashabdan Abdullah Bin Ümmü Mektûm, Diğerinde Müşriklerin Sırtı Yere Getirilemeyen Emsalsiz Pehlivanlarından Biri Rükâne Bin Abd-İ Yezid Anlatılıyor...
Efendimiz, Hz. Hâtice'nin dayısının oğlu AshabtanAbdullah bin Ümmü Mektûm’u gördüğünde; “Merhaba, ey Rabbimin bana itâb ve ikazda bulunmasına sebeb olan kişi!” diyerek iltifât ederdi.
Rükâne bin Abd-i Yezid ise, müşriklerin sırtı yere getirilemeyen emsalsiz pehlivanlarından biri idi. Bir keresinde; “Yâ Muhammed, eğer beni yıkacak olursan, sana îmân ederim” demiş, üç kere sırtı yere geldiği halde yine de şirkte inat etmişti.
Ancak bir rivâyete göre, Mekke'nin fethi sırasındaMüslüman olacaktı...
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 085- KÖRDÜĞÜM GİBİ |

| Efendimiz Aile Hayatı İle de Bize Örnekti. İşte Hz. Aişe Validemizle Peygamberimizin (s.a.v.) Arasında Sık Sık Geçen Bir Diyalog...
Hz. Aişe validemiz Peygamberimizle yeni evlenmişti... Eşinin kendisini sevip sevmediğini; ne kadar ve nasıl sevdiğini merak etmekteydi... Bu düşüncesiniPeygamberimizle (S.A.V.) konuşmadan edemedi...
“Ey Allah’ın Resulü, beni nasıl seviyorsun?...” Allah Rasulü şöyle cevap verecekti:... “KÖRDÜĞÜM GİBİ...” Peygamberimiz den (s.a.v.) alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz Aişe validemiz, sık sık sorardı:...
“Ey Allah’ın Resulü, kördüğüm ne alemde?...” Peygamberimiz (s.a.v.), Aişe validemiz i memnun eden cevabı verirdi her defasında: “İLK GÜNKÜ GİBİ...”
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 086-GİZLİ MEKTUP |

| Hudeybiye Anlaşması, Müslümanlarla Müşriklerin On Sene Harp Etmemelerini Öngörüyordu. Ancak Bekiroğullarının Huzâalılardan 23 Kişiyi Öldürmesi, Anlaşmayı Bozacaktı...
Hicretin 8. senesi... Hudeybiye Andlaşmasının bozulması üzerine EfendimizMekke üzerine yürüme kararı aldı. Ancak bu fikrini; son derece gizli tutmak istemekteydi... Efendimiz Medine’den çıkmak üzere iken Hz. Ali, Hz. Zübeyr bin Avvam ve Hz. Mikdad bin Esved’e:
“Hah bahçesinde, yanında mektup bulunan bir kadın bulacaksınız. Mektubu ondan alıp bana getirin!”buyuracak; vazifeli Sahabîler, müşriklere hitaben,Efendimizin hazırlığını haber vermek üzere yazılmış mektubu alıp Resûlullah’a getireceklerdi...
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 087-İSLÂM ORDUSU MEKKE ÖNÜNDE |

| Efendimiz Büyük Bir Gizlilik İçerisinde Mekke'nin Fethine Hazırlanıyor. Sonra da Kureyş Müşriklerinin Haberi Olmadan On Bin Kişilik Orduyla Mekke’yi Kuşatıyor...
Hicretin 8. senesi... Ramazan Ayının 10’u... Mekke'nin fethi için bütün hazırlıklar tamam... Efendimiz, tek kalp gibi çarpan on bin kişilik muazzam İslâm ordusuna hareket emri veriyor... Ordu, Mekkelilerin en ufak bir haberi bile olmadan gece vakti Merruzzahrân Vadisine ulaşıyor. Efendimiz, gelişini on bin kişilik muhteşem bir ateş donanmasıyla bildirecek, Kureyş müşrikleri, gözleri kamaştıran bu muazzam manzara ile işin vahametini fark edecek, Mekke'nin çepeçevre kuşatıldığını görünce, ne yapacaklarını şaşıracaklardı...
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 088-PEYGAMBERİMİZ MEKKE'YE GİRİYOR |

| Efendimiz 8 Yıl Önce Ayrılmak Zorunda Bırakıldığı Şehre, Şehirlerin Anasına, Mekke’ye Dönüyor. Hem de Muzaffer Bir Komutan Olarak, On Bin Kişilik Muhteşem Bir Ordu İle…
Takvimler, Hicrî sekizinci yılı, Ramazan ayının on üçü, Cuma gününü gösteriyor... Peygamber Efendimiz, devesi Kasvâ'nın üzerinde... Mübârek başında Yemen işi siyah bir sarık var... Sarığın bir ucunu iki omuzunun arasına salmış.
Bir haşmet ve vakar içinde mübârek Belde'ye giriyor... Bir taraftan Allah 'ınakendisine bu günü gösterdiğinden dolayı hamdini, minnet ve şükrünü arzederken, diğer taraftan fethi iki sene evvelinden haber verip müjdeleyen,“Fetih Sûresi” niokuyacaktı:
“Biz sana doğrusu apaçık bir fetih ihsan ettik..."
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 089-PUTLAR YIKILIYOR |

| Efendimiz Tevhid İnancını Tebliğ Gçrevinden Dolayı Ayrılmak Zorunda Bırakıldığı Mekke’ye Dönüşünde, Kâbe'yi Asliyetine Kavuşturmak İçin Putlardan Temizliyor... Tıpkı Akıl, Ruh Ve Kalplerdeki Putları Yıktığı Gibi...
Kureyş müşrikleri, Kâbe'nin içine ve çevresine üç yüz altmış put dikmişlerdi... Efendimiz elindeki asâ ile o putlara birer birer işâret ederek, İsrâ Sûresi, 81. âyetini okudu: “Hak geldi, bâtıl zâil oldu. Muhakkak ki bâtıl yok olup gidicidir.”
İşareti alan her put yere düşecek, böylece Kâbe içinde ve çevresinde yere yuvarlanmayan hiç bir put kalmayacaktı...
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 090-MEKKELİLERİN PEYGAMBERİMİZE BÎATI |

| Efendimiz Mekke'de Umumî Af İlân Ediyor... İslâm’ın Amansız Düşmanları Bile, Bir Bir Ümit Kapısından Girerek İslâmiyetle Şerefleniyor...
Peygamber Efendimiz, Mekke'de umumî af ilân ettikten sonra, Safâ Tepesi'ne çıktı... Orada Kureyşlilerin bîatını kabul etti... Seneler önce, aynı tepede peygamberliğini açıktan ilân ettiğinde muhalefetle karşılanan Allah Rasulü, şimdi aynı tepe üzerinde aynı kimselerden İslâmiyet üzere bîat alıyordu...
“Nerede Görülürse Görülsünler, Öldürülecekler” listesine alınmış İslâm’ın amansız düşmanları bile, ümit kapısından girecek İslâmiyetle şereflenecek; ve bu vesile ile affedileceklerdi...
|
|
| | GÜLLERİN EFENDİSİ : 091-EFENDİMİZİN AFFI VE BAĞIŞLAMASI |

| Efendimiz Affedici Ve Bağışlayıcı İdi... Yaratılışı İcabı, Kendisine Kötülük Edene Asla Kötülükle Karşılık Vermiyor; Affediyor ve Hiçbir Zaman İntikam Almayı da, Düşünmüyordu...
Peygamber Efendimizin, güzel ahlâkından birisi de, affedici ve bağışlayıcı olmasıydı. Peygamberimiz, kendi yakınlarına ve Sahabîlerine devamlı hoşgörülü olduğu gibi, düşmanlarını da, özellikle onlar güçsüz bulundukları ve teslim oldukları zaman bağışlamış, suçlarını affetmiş, sonunda da pek çoğunun iman etmesine vesile olmuştur...
Peygamberimiz, kızı Zeyneb'i devesinden iterek, çocuğunu düşürmesine, sonra da vefatına sebep olan Hebbar bin Esved için bile, af kapısını açmış, onu da bağışlamıştı... | Sunumlarımız hakkındaki görüş ve önerileriniz bizim için çok önemli.
Lütfen bize yazınız. Hata ve eksiklerimizi bildiriniz. Hatalarımızı düzelterek tekrar yayınlayalım. Dualarınızı esirgemeyiniz... Selam Ve Dua İle...
--- Biz; kendimizi bıraktığımız zaman,
Sen; bizi bırakma yâ Rab... ---
Salih TEKİNAnkara İlahiyat 1981
Denizli Doğa Koleji-Cankurtaran O.O.Denizli DKAB Platformu
Ensar Vakfı Denizli Şb.Bşk. - Denizli İlahiyat Fak.Yap.Der.Bşk.
|
| |
|
|