Rahmet Ayından Bereketler:2 KIBRIS KÖFTESİ

Öğrencileri ağlatan, sonra şükür secdesine sevk eden bir iftar hatırası.
Bundan 8 yıl evvel… Kıbrıs’ta öğrenciyiz.
Türkiye’den giden 5 arkadaş bir evde kalıyoruz.
Ramazan’ın ilk gününde ikindiden sonra yemek yapmak için mutfağa girdim.
Ama evde tüp bitmiş. Kıbrıslılar öğleden sonra çalışmadığı için tüpsüz kaldık.
Mecburen kahvaltılık yiyeceğiz. Ama çay da yapamıyoruz.
Fırının içine su koyup ısıttık. Demleme çay yapabiliriz diye düşündük.
Vaktin girmesine çok az kalmıştı… Birden kapımız çalındı…
Aşağı kattaki hiç karşılaşmadığımız Kıbrıslı komşumuz elinde bir tepsi ile karşımızda duruyordu.
Elinde Kıbrıs’ın meşhur
patatesli köftesi vardı.
“Siz oruç tutarsınız muhtemelen.”
“Büyüklerimiz ilk gün yemek dağıtırlardı. Biz tutmuyoruz ama büyüklerin adeti yerini bulsun” dedi.
Gözlerimiz dolu dolu oldu. Önce şükür namazı kılıp ardından sofraya geçtik…
Allah hiçbir zaman kulunu yalnız bırakmıyor.
Zehra Şahin
Rahmet Ayından Bereketler:1 PAHALI İFTAR

Öğrencileri önce üzen sonra sevindiren bir iftar
Yıl 2000, yer İzmit. Öğrenciyiz.
Her akşam bir hayırseverin evinde iftarımızı açıyoruz.
Hayırsever şayet evde hanımını ikna edememişse, o zaman iftar bir lokantada veriliyor.
Yine bir akşam iftar için
“Maçka lokantasına gidin ve Ahmet Abi’nin selamıyla istediğinizi yiyin” diye bir telefon aldık.
Yedi öğrenci lokantaya gittik.
“Ahmet Abi’nin selamı var” dedik.
”Aleyküm Selam” dediler. Yer gösterdiler, oturduk.
İftarımızı yapıp, karnımızı güzelce doyurduk.
“Hayırlı işler” deyip çıkalım dedik.
Lokanta sahibi:
“Hesabı kim ödeyecek?” diye sordu.
“Girerken Ahmet Abi’nin selamını verdik ya!” deyince;
“Ben de selamını aldım.” dedi. Ahmet Abi bize:
“Maçka lokantasına gidin, iftarınızı yapın” diye telefon etmişti deyince:
“Burası Maçka değil Akçaabat lokantası” demesin mi?
O gün lokantaya ödediğimiz para, bir aylık mutfak masrafımızın neredeyse yarısına denkti.
Fakat ertesi gün bu durumdan haberdar olan Ahmet Abi lokantaya ödediğimiz paranın tümünü bize geri ödedi.