Selamun Aleyküm Dostlar;
Fon Müzikli 3 adet Ramazan ve Oruç ile ilgili Sunum www.dinalemi.net adlı sitemizde ücretsiz olarak istifadenize sunulmuştur.
Selam ve Dua ile...

Ramazan, hayatımızla ilgili
ciddi kararlar verme, “Oruçla beraber, şu kötü alışkanlığımı bir daha
yapmamaya da niyet ediyorum” deme zamanıdır. Ramazan Bir Talimdir...
Tebliğdir... Terbiye Zamanıdır...
Hekimoğlu İsmail’den enfes bir yazı:
RAMAZAN DOLAYISIYLA KAPALIYIZ!
Ramazan’ı gurbet elde daha iyi anladım. 1950’li yıllarda Amerika’da
füze birliklerinde vazife yapıyordum. Texas’ın El Paso şehrindeydik.
Cihazların bütünü hem büyük, hem ağırdı. O cihazları taşımak, bakımını
yapmak vazifemizdi. Öyle terliyordum ki, gömleğimi sıksam suyu
damlardı...
Amerikalı diyor ki:
“Burada seni kimse görmez. Susadıysan bir şeyler iç. Acıktıysan bir şeyler ye. Kim görecek seni?” Tabii onun bütün tekliflerini gülerek karşıladım. Adam şuna hayret ediyor:
“Bu kadar zahmeti nasıl kabulleniyorsunuz?” Ben içimden
“Allah için” diyorum. Amerikalıya;
“Allah için katlanıyoruz bu zorluklara...”
diyemiyorum. İbadetlerin gereğini ona anlatmak mümkün değil. Çünkü onun
dünyasında Allah’a itaat etmek diye bir şey yok. Hayatında kumandana,
mühendise, ustaya, Amerikalı patrona itaat etmeyi normal görüyor,
“Yapılması lazım, sistem bozulur.”
diyor. Fakat asıl itaatin Allah’a gösterilmesi gerektiğini kabul
edemiyor. Gözünün gördüğü mükâfata ve cezaya inanıyor. Allah’ın verdiği
mükâfata ve cezaya inanmıyor.
Bazen sahur yemeği bulamadık. On tane bisküviyle oruca başladık. Allah
yardım etti, daha rahat tuttuk. O çöllerde en büyük dert susuzluk. Allah
için sabrettik.
Üç ay boyunca Amerikalılara orucu anlatamadık. İnanç, ibadet, hepsine tamam diyor; fakat,
“Oruç tutalım” deyince:
“Hayır” diyor.
Orada bir papazla da karşılaştım. İslâmiyet’i benim kadar biliyor.
“Neden Müslüman olmadın?” diye sordum. Dedi ki:
“İslâmiyet’te haram helal var. O haramları benim gibi insanlar terk edemez. Bu sebepten Müslüman olmak zor.”
RAMAZAN, ORUÇ... Bunlar siyahla beyazı açıkça gösteriyor.
Şadırvanda abdest alıyorum... Kuşlar su içiyor, ben susuzum... Çok şükür diyorum, Ben kuş değilim. Ben Müslümanım.
Bir kedi yerdeki ekmekleri yiyor. Ben açım. Çok şükür diyorum, ben kedi değilim. Ben Müslüman’ım.
İnsan olduğuma, oruç tutabildiğime şükrediyorum. Biyolojik yönden
insanla hayvanın yapısı aynı. İnsanı hayvandan ayıran ise aklı, ibadeti
ve ilmi... Müslüman ibadet etmezse, başka künyelere ismi yazılır.
Elhamdülillah Müslümanız. Allah bize bu nimetleri vermiş, oruç tutmakla
da samimiyetimizi gösteriyoruz. Allah’ın emirlerini yapmaya karar veren
insan oruç tutar. Ne olursa olsun...
Orucun pek çok faydaları vardır… Fakat oruç, yalnızca Allah rızası için
tutulur, faydalar gözetilmez. Zor şartlar içinde oruç tutanların imanı
iyice kuvvetlenir. Öyle bir insan harama zor meyleder, kötülüklerle
beraber gitmez.
İçkili lokantanın kapısına yazmışlar:
“RAMAZAN DOLAYISIYLA KAPALIYIZ!”
Ramazan, hayatımızla ilgili ciddi kararlar verme zamanıdır.
“Oruçla beraber, şu kötü alışkanlığımı bir daha yapmamaya da niyet ediyorum” deyip, bir ömür boyu yapmamaya çalışabiliriz...
RAMAZAN BİR TALİMDİR...
TEBLİĞDİR...
TERBİYE ZAMANIDIR...
Hekimoğlu İsmail
Not: Slaytın boyutu(5,8 mb.) büyük olduğu için indirme bir kaç dakika sürebilir.
RAMAZAN'DA ÇOK OKUNACAK DUÂLAR

BAZEN NE YANGININA SU BULABİLİRSİN,...
NE DE ÜŞÜMELERİNE SICAK BİR SİNE...
NE YALNIZLIĞINA ÇAREDİR KALABALIKLAR,...
NE DE KORKULARINA SIĞINAKTIR SÖZLER...
BİR O(C.C.) ANLAR...
O(C.C.) YARDIM EDER...
O(C.C.) İSTERSE DAĞLARI DÜZE ÇEVİRİR...
O(C.C.) İSTERSE ÇÖLLERE BAHAR GETİRİR...
RABBİMİZ RAMAZAN-I ŞERİF HÜRMETİNE BİZE YARDIM EYLE,...
SIKINTILARIMIZI BAHARA ÇEVİR,...
KUSURLARIMIZI ÖRT,...
KORKULARIMIZDAN EMİN KIL,...
VE BORÇLARIMIZI ÖDEMEMİZİ NASİP EYLE!...
RASULULLAH'IN DİLİNDEN DUALAR: (Ramazan'da bol bol okuyalım inşallah.)
Allah’ım, Bizi açık ve gizli bütün günahlardan koru!...
[Taberani]
Allah’ım, ürpermeyen kalbden ve doymayan nefsten sana sığınırız.
[Müslim]
Allah’ım, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, düşkün ihtiyarlıktan sana sığınırız...
[Hâkim]
Allah’ım, bize dînî musibet verme! Bize acımayanları başımıza musallat etme!...
[Tirmizi]
Allah’ım, bize öyle bir iman ve yakîn ver ki, sonu küfür olmasın!...
[Tirmizi]
Allah’ım, denizlerin arasını ayırdığın gibi, bizi Cehennem azabından koru!
[Tirmizi]
Allah’ım, bizi dostlarınla dost, düşmanlarınla düşman olanlardan eyle!...
[Tirmizi]
Allah’ım, fayda vermeyen ilimden, kabul edilmeyen amel ve duadan sana sığınırız...
[Müslim]
Allah’ım, senden, bilip bilmediğimiz her hayrı ister, her şerden sana sığınırız...
[Taberani]
Allah’ım, bizi dünya zilletinden ve âhiret azabından muhafaza eyle!...
[Müslim]
Allah’ım, günahımızı affet ve rızkımıza bereket ver!...
[İ. Ahmed]
Allah’ım, kötü huy, kötü iş, kötü arzu ve kötü hastalıklardan sana sığınırız...
[Ebu Davud]
Allah’ım, ölüm anındaki sıkıntılara karşı bize yardım et!...
[Tirmizi]
Allah’ım, bizi çok şükreden ve çok sabreden kullarından eyle!...
[Bezzar]
Allah’ım, bizi çok zikreden ve emrine uyan kullarından eyle!...
[Tirmizi]
Allah’ım, ilmimizi arttır!...
[Tirmizi]
Allah’ım, kulak, göz, dil, kalb ve şehvetimizin şerrinden sana sığınırız.)
[Nesai]
Allah’ım, nankörlükten ve kabir azabından sana sığınırız...
[Müslim]
Allah’ım, bize hidayet, takva, tok gözlülük ve zenginlik nasip eyle!...
[Müslim]
Allah’ım, bize sıhhat, iffet, güzel ahlâk ver ve kaderine rıza göstermemizi nasip eyle!...
[Taberani]
Allah’ım, gazabından rızana, cezandan affına, azabından rahmetine sığınıyoruz...
[Müslim]
Allah’ım, her zorluğu bize kolaylaştır! Dünya ve âhirette âfiyet ver!...
[Taberani]
Allah’ım, kalbimizi ve amelimizi riyadan, dilimizi yalandan, gözümüzü hıyanetten koru!...
[Hatib]
Allah’ım, bizi ilimle zengin et, hilmle süsle, takva ile şereflendir!...
[İ. Neccar]
Allah’ım, iyiliğimi gizleyen, kötülüğümü yayan hilekâr dosttan sana sığınırız...
[İ. Neccar]
Allah’ım, fakirlikte de, zenginlikte de tutumlu olmayı nasip et!...
[Buhari]
Allah’ım, borç altında ezilmekten ve düşmanın galebesinden sana sığınırız...
[Nesai]
Allah’ım, ölüm anında, şeytanın galebesinden sana sığınırız...
[Nesai]
Allah’ım, zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırız...
[Nesai]
Allah’ım, sana dua edilince kabul ettiğin, bir şey istenince verdiğin,
musibet ve sıkıntıların kalkması istenince kaldırdığın ismin hürmetine,
senden istiyoruz...
[İbni Mace]
Ya Rabbi, ölümü bana kolaylaştır!...
[İbni Ebi'd-dünya]
Ya Rabbi, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün iyilikleri ver, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün kötülüklerden de koru!...
[Tergib]
Ya Rabbi, her işimizin sonunu güzel eyle, dünya sıkıntılarından ve ahiret azabından bizi koru!...
[Tergib]
Ya Rabbi, işinde sebat eden, nimetine şükreden, ibadetini güzel yapan ve doğru konuşanlardan eyle!...
[Tergib]
Ya Rabbi, gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, sıkıntılardan kötü arkadaştan ve kötü komşudan sana sığınırım...
[Tergib]
Ya Rabbi, ölünceye kadar ibadet etmemizi, ömrümüzün hayırlı amellerle sona ermesini nasip et ve Cennetini ihsan eyle!...
[Tergib]
Ya Rabbi, Bize dünya ve ahirette iyilik, güzellik ver ve Cehennem azabından bizi koru!...
[Tergib]
Ya Rabbi, kusurlarımızı ört, korkulardan emin kıl VE BORÇLARIMIZI ÖDEMEMİZİ NASİP EYLE!...
[Tergib]RASULULLAH'IN DİLİNDEN DUALARI "İndir" butonunu kullanarak bilgisayarınıza doc. formatında indirebilirsiniz.
EKMEK KIRINTILARI VE TELEVİZYON

RAMAZAN-I ŞERİFİN HAYIRLARA VESİLE OLMASI DİLEĞİYLE...Ailenin tek çocuğu olan Zeynep, küçücük bir kız.
Zeynep de her çocuk gibi televizyon seyrediyor.
Ama onun izledikleri çizgi filmler değil, açlıktan ölmek üzere olan çocuklar...
Çocuk aklı ya, onların karınlarını doyurabileceğini düşünerek,
televizyonun arkasındaki deliklerden ekmek kırıntıları atıyormuş.
Ailesinin görmemesi için, gizli gizli
yapıyormuş bu işi, kızmasınlar diye...
Bir gün evdeki televizyonları bozulmuş.
Baba tamirci çağırmış.
Televizyonun içi açılmış.
Ekmek kırıntılarıyla dolu bir yığın çıkmış ortaya.
Görünen o ki; küçük Zeynep’in attığı kırıntılar, televizyonun bozulmasına sebep olmuş.
Babası bunun kızı tarafından yapıldığını tahmin ederek, Zeynep’i yanına çağırmış.
“Sen mi attın bu ekmek kırıntılarını televizyonun içine?” demiş.
"Baba
televizyonun içindeki çocuklar açlıktan ölmek üzereydiler. Ekmek
kırıntılarımızı onlar yesinler ve ölmesinler diye attım oraya.
Anne ne olur o çocuklar ölmesin. Bir şeyler yapalım” demiş.
Anne gözyaşlarını tutamamış kızının anlattıkları karşısında.
Bu ne güzelliktir ki; daha oyun çağındaki küçük bir kız,
açlığın nasıl bir şey olduğunu herkesten daha iyi kavrayabilmiş.
Çöpe atılan tonlarca ekmek bu çocuktaki duyguların toplumumuza anlatılmasını gerektiriyor.
İŞTE RAMAZAN AYI, AÇ VE BÎ İLAÇ OLANLARI ANLAMAK, ONLARA ELDEN
GELDİĞİNCE YARDIM İÇİN BİR VESİLE DEĞİL Mİ?...
Sunumlarımız hakkındaki görüş ve önerileriniz bizim için çok önemli.
Lütfen bize yazınız. Hata ve eksiklerimizi bildiriniz. Hatalarımızı düzelterek tekrar yayınlayalım.
Dualarınızı esirgemeyiniz... Selam Ve Dua İle...
---
Biz; kendimizi bıraktığımız zaman,
Sen; bizi bırakma yâ Rab...
---
Salih TEKİN
Ankara İlahiyat 1981
Denizli DKAB Platformu
Ensar Vakfı Denizli Şb.Bşk. - Denizli İlahiyat Fak.Yap.Der.Bşk.