adem baba
unread,Feb 20, 2009, 8:03:19 AM2/20/09Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to FİLOZOFLAR SOFRASI
CHP AÇILIMLARI NE KADAR GERÇEKÇİ?
Politikanın enerjisini kişi veya toplumda algılanan "adaletsizlik"
duygusu sağlamaktadır. Adaletsizlik duygusunun gücünü "türban"
sembolü ile yaşayan bir toplumuz. Bu deneyimden alınabilecek dersleri
toplumda giderek derinleşen Alevi - Sünni Kürt - Türk ayrışmasına
uygulayamamanın sancısı bütün siyasi partileri rahatsız etmektedir.
Politikaların dayandığı maliyetler vardır. Eğer bu maliyetleri
karşılayacak gücü bulamazsanız politikalar da uygulama alanı
bulamazlar. Örneğin "türban" sembolü tarikat ve cemaatlerin parasal
gücü ile "gündem oluşturma" yeteneğini elde edebilmiştir. Bu parasal
güç derneklerin yaklaşık yüzde 95'ine denk düşen cami yaptırma
dernekleri ve diğer dini amaçlı dernek, vakıf ve kuruluşların
çalışmaları ile elde edilebilmiştir. Diğer taraftan, Alevi
vatandaşlarımızın laik devlet yapısı içerisinde Diyanet İşleri
Başkanlığında temsil edilme istekleri oldukça cılız kaldığından
yeterli parasal güce de kavuşamamıştır. Dolayısıyla Alevi
vatandaşlarımızın dinsel inancı kullanarak "türban" benzeri bir siyasi
gündem oluşturma gücü sınırlı görülmektedir. Bunun CHP açısından
anlamı cem evlerini kullanarak siyaset yapmanın Alevi vatandaşların
istekleri ile çakışmadığıdır.
Kürt politikasını Kürt etnik milliyetçiliğinin öğeleri açısından
analiz etmediğimiz sürece de gündem oluşturma gücü DTP veya PKK'nın
tekelinde kalmaya mahkum görülmektedir. Çünkü geçen yıllar içerisinde
bütün siyasi partilerin tabela partisine dönüşmesi siyasi
partilerimizin Kürt etnik milliyetçiliğini yeterince analiz etmediğini
kanıtlamaktadır.
Dünyada nüfusu neredeyse 250 bin olan devletçikler var iken 25 milyona
varan Kürtlerin kendilerine neden devlet kuramayacaklarını doğru bir
mantıkla izah etmek gerekmektedir. Gerekçelerimizi önce
insanlarımızın daha sonra da bölgesel gereksinimler açısından
desteklemekle kalmayıp, insanların temel hak ve hürriyetleri açısından
çözümler üreterek samimiyet testine tabi tutmadan bölge insanlarından
güçlü bir destek bulmak hayal olacaktır.
Oysa bugün siyasi konjektür tamamen kirlenmiştir.
CHP açısından kısa bir hatırlatma yaparsak...
CHP'nin ve bu partiye yakın derneklerin toplumdaki sorunları ele alış
biçimleri doğru - faydalı kavramları yerine yönetim için faydalı -
tehlikeli hatta ticari anlamda kar ve zarar kavramları ile
özdeşleştirilmektedir. Ancak böylesi bir ortamda spor kulüplerinin
şampiyonluk için gösterdikleri başarının her nedense siyasi partileri
iktidara taşıyamadığı gerçeğinin farkına varılamamaktadır. Çünkü en
temel fark spor kulüpleri şampiyonluk için gerektiğinde sporcu ithal
edebilirlerken siyasi partiler kendi içinde sivrilen muhalif üyeleri
tehdit olarak algılayabilmektedirler. Örnek mi? CHP'de Mustafa
SARIGÜL, Adnan KESKİN gibi insanlar partiden dışlanırken BAYKAL
hizbinin iktidar olmaktansa parti yönetimini elde bulundurmanın daha
karlı olduğu inancıyla hareket ettikğine dair kuvvetli emareler
bulunmaktadır.
CHP açılımlar yapıyor. "AKP ne yapıyorsa aynını yaparım" diyor.
Gerçekten yapabilir mi? Keşke yapabilse...
Yapamaz... Kesinlikle yapamaz.
Çünkü AKP'nin dayandığı bir güç var. Bu güç kamu ve özel sektörün
dışında üçüncü sektör dediğimiz sivil toplum kuruluşları ve dernekler
şeklinde faaliyet gösteren tarikat ve cemaatlerin "yasal gücü" dür.
Bugün bu parasal güce ulaşabilecek hiçbir siyasi parti, dernek veya
girişim bulunmadığından dünya giderek muhafazakâr eğilimlere teslim
olmaktadır. CHP cemaat ve tarikatların bu gücüne ortak olamadıktan
sonra "bedava hac" vaatleri boşa çıkacaktır. Yani ne Kuran Kursları
ne de bedava hac vaatleri inandırıcı olmadığı gibi hiçbir zaman da
mümkün olamayacak ham hayallerdir.
CHP; aslında tarikat ve cemaatlerin yanısıra Alevi vatandaşlarımızın
da sıcak baktığı "Diyanet İşleri Başkanlığı" nın temelden bütçe dışına
çıkarılması gibi daha reel ve günümüz gereksinimlerine ve eğilimlerine
uygun düşen bir açılıma girseydi sanırım daha çok taraftar
toplayabilirdi.
Ancak CHP gibi diğer muhalefet partilerinden beklentilerimiz
boşunadır. Çünkü muhalefet oligarşisi tam da TV Profesörlerinden
oluşmaktadır. Maalesef, Türkiye AKP ile birlikte dibe vurmadıkça
halkımıza kurtuluş kapıları kapalıdır. Dibe vuruş için yaklaşık 10
-15 seneyi de gözden çıkardık bile.