ÜÇÜNCÜ SEKTÖR

3 views
Skip to first unread message

adem kayan

unread,
Feb 21, 2009, 7:49:49 AM2/21/09
to kayanm...@gmail.com

ÜÇÜNCÜ SEKTÖR

VE

KÜRESEL KRİZDE SEÇENEKLER

 

AB-D coğrafyasında yapılan incelemeler Sivil Toplum Örgütlerinin ekonomik gücü ve istihdam olanaklarının kamu ve özel sektörleri ile boy ölçüşebilecek düzeyde olduğunu göstermiştir.

 

AB-D coğrafyasında yapılan incelemelerin gösterdiği başka gerçekler de özetle;

 

-         Sivil Toplum Örgütlerinin neredeyse tamamına yakını dinsel motiflerle, bir anlamda misyonerlik amaçlarıyla kurulabilmişlerdir.  Çünkü, bu tür faaliyetlere katılabilecek insanlarda güçlü motifler olması gerekmektedir.

-         Dinsel motiflerle kurulan Sivil Toplum Örgütlerinin mali güçleri tüm üçüncü sektör kuruluşları içindeki payı neredeyse yüzde 70-80 seviyesindedir.

-         Üçüncü sektörün ekonomik etkinliği ülkeler bazında en düşük Fransa'dadır ve kamu bütçesinin yüzde 46'sı oranındadır.

 

Türkiye'de üçüncü sektörün gerek ekonomik ve gerekse siyasal analizi resmi olarak yapılmadığından sadece spekülatif veriler sözkonusu olabilir.  Türkiye'de AB-D ülkelerinden hiçbirisinde bulunmayan Diyanet İşleri Başkanlığı gibi farklı bir yapının bulunması bazı görünmeyen gelir ve giderlerin ne şekilde değerlendirilebileceğine engel teşkil etmektedir.  Örneğin varlıklı bir mahallede görev yapan cami imamının maaşı dışında mevlit, cenaze… vb dinsel törenler vasıtasıyla elde ettikleri gelirler AB-D anlayışı ile hareket edildiğinde bu türlü gelirler yöresel anlamda ağırlıkta olan tarikat ve mezheplerin hakkı olan bir gelirin kamu sektörüne kayıt dışı bir aktarımı olarak görülebilir.  Bir başka bakış açısı ile bu tür gelirler hukuksal anlamda hediye veya rüşvet olarak düşünülebilir.

 

Devletin üçüncü sektörün konuları anlamında sayılabilecek Çocuk Esirgeme Kurumu, Dul ve Yetimleri koruma hizmetleri, yoksullukla savaş gibi konularda başat rol alması ve bütçeden kaynak aktarması dinsel motifleri yüksek ancak herhangi bir sosyal sorumluluk duygusu taşımayan cemaat ve tarikatların kamu ve siyaset alanına giderek daha fazla müdahalesine zemin hazırlayabilmektedir.

 

Bugün korporatif yani devletin düzenleme ve katkısı ile meydana getirilen oda, dernek ve diğer yapılarla sürdürülen kamu hizmetlerinin coğrafya anlamında güç koşullarda beklenen hizmetleri veremediği bilinen bir gerçektir.  Hâlbuki bütün dünyada üçüncü sektörün ilgi duyduğu alanlar genellikle bu tür coğrafi ve sosyal ortamlardır.  Nitekim Fethullah GÜLEN cemaatinin ülkemizde olduğu kadar Asya ve Afrika coğrafyasında büyükelçiliklerimizin ulaşamadığı coğrafyalarda faaliyet gösteriyor olması bunun kanıtı niteliğindedir.

 

Kısacası, ülkemizde üçüncü sektörü düzenleyen radikal bir yeniden yapılanma hareketinin ekonomi ve istihdam alanlarında olduğu kadar diplomasi ve siyaset anlamında da beklenmeyen açılımlar sağlaması kuvvetle muhtemeldir.



--
ADEM KAYAN

HİZİPÇİLİĞE KARŞI
VATANDAŞLIK HAKLARINA DUYARLI
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages