Baron de Tott'un Türkleri aşağı gören tutumunu bazıları öylesine benimsemiş ki, "Acaba?" diye hiç sorgulama gereği duymuyorlar! Bunlar bir de sözümona "sorgulama"dan söz edip dururlar!
"Bir üçgenin iç açıları toplamı kaçtır?" şeklindeki Baron de Tott'un sorusuna, Türklerin: "Üçgenine göre değişir" şeklinde cevap vermesi alay konusu ediliyor! Asıl alay edilmesi gereken,Öklid geometrisine göre sadece düzlemdeki üçgeni bilen ve başka üçgenleri bilmeyen Baron de Tott'tur!
Bir küredeki üçgenin iç açıları, içbükey ve dışbükey olmasına göre, 180 dereceden küçük veya büyüktür.
İlk Kurşun gazetesinde yazan bir amiral de birkaç yıl önce Baron de Tott'u savunmuş, uyarımızı da okumamıştı! (*)
Bu konuya, sevgili arkadaşım Orhan Bursalı'nın yıllardır çıkardığı "Herkese Bilim Teknoloji" dergisinin son sayısındaki (S. 89) "Üçgenin iç açılarını bimeyen okuldan, en modern akademiye dönüşüm" başlıklı yazıyı görünce değinmek gereğini duydum (Bknz.: Dz. Y. Müh. E. Alb. Sabri Çiğdem: HBT Sayı 89- 8 Aralık 2017; bayie 1 gün önce geldiğinden daha önce okudum. FMD)
Murat Sakarya, Gazi-Ankara, 7 Aralık 2017
(*) "..... Okulun kuruluşunda batıdan yabancı uzmanlarda getirtilir. Bunlardan bir tanesi Macar asıllı Fransız Baron de Tott’dur.
Biliyorsunuz denizci için geometri (Hendese), topunu düşmana karşı isabetli olarak kullanabilmek ve denizler üzerinde doğru seyredebilmek (Navigasyon) için çok önemlidir. Bu yüzden okulun adına hendese yapılan veya öğretilen yer anlamında mühendishane denmiştir. Bu nedenle olsa gerek Baron de Tott eğitime başlamadan önce zamanın aksakallı kalyon kaptanlarını ve kelli felli paşalarını seviye tespit sınavına alır ve basit bir hendese suali sorar ‘’ Bir üçgenin iç açılar toplamı kaç derecedir? ‘’ Aldığı en başarılı cevap ‘’ Üçgenine göre değişir. ‘’olur.
İşte buradan başlanır eğitim ve öğretime. (.....)" (E. Amiral Türker Ertürk, İlk Kurşun, 9 Kasım 1911, http://www.ilk-kursun.com/haber/87301/turker-erturk-muhendishane-i-bahri-i-humayun/ )
Bilimsel bilginin temel özelliklerinden biri, yanlışlanabilir olmasıdır. Buna rağmen, günümüzde bile bilimsel bilgiye kesin doğrular gibi bakanlar mevcut. Daha büyük bir hatayı ise dini bilgileri bilimsel bilgilere doğrulatmaya çalışanlar yapıyor. 19. yüzyılın katı pozitivist bilim anlayışı maalesef ülkemizde hâlâ etkin görünüyor.
Bilimsel bilginin kesin doğrular olarak ele alınması, zaman zaman bireyleri komik duruma düşürebilmektedir. Bu duruma düşenlerden biri de 18. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı devletinde çeşitli hizmetlerde bulunan Baron de Tott’dur. Baron, Fransa’da bir toplantıda alay ederek şu hadiseyi anlatır: “İstanbul’da bir medrese öğrencisine, ‘Bir üçgenin iç açılarının toplamı kaçtır’ diye sordum. O da ‘Üçgenine göre değişir’ diye cevap verdi.” Baron’a komik gelen bu ifade aslında doğrudur. Üçgenin iç açıları, iç bükey bir üçgende yüz seksen dereceden küçük, dış bükey bir üçgende yüz seksen dereceden büyüktür. Tott’un yaşadığı çağda Avrupa bilimi Öklid dışı geometrilerden haberdar değilken, İslam medeniyetinde küresel trigonometri kurulmuştu.
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/prof-dr--ziya-selcuk/ucgenin-ic-acilari-toplami-kactir-1051836/