İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. C.Tamer Erel, K2 Vitamini kemik yapımı ve sağlamlığının sürdürülmesinde ve arterlerde kalsiyum birikmesini önlemedeki rolü açısından önemli olan yeni bir K vitamini formu olduğunu belirtti.
Geçmişte K vitaminlerinin tek bir vitamin olduğu düşünülüyor ve K vitamini olarak adlandırılıyordu. Bugüne kadar yaygın kullanılan K1 vitamini ağırlıklı olarak kan pıhtılaşması için etki ediyordu.
Ancak, kullanımına yeni başlanan K2 vitamini kemiklerde kalsiyum toplanmasına yardımcı olup, atardamarlarda sertliğe yol açan kalsiyum birikmesine engel olmaktadır.
KEMİKLER İÇİN K2 VİTAMİNİ TAKVİYESİ ÇOK ÖNEMLİ
Kemiklerin daha sağlam olması için, kalsiyumun kemik yapısına bağlanmasından sorumlu protein olan osteokalsinin aktive olması için K2 vitaminine ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Dr. C. Tamer Erel, yaşlanmanın doğal sonucu olarak kemik kaybının meydana geldiğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Erel: “Kemiklerin sağlamlığı ve mineral yoğunluğu, iskeletin daha yoğun bir büyüme gösterdiği çocuklukta ve ergenlikte artırılabilir. Yirmili yaşların sonundan otuzlu yaşların ortasına kadar kemik kütlesinin zirvesine erişildikten sonra kemik mineral yoğunluğunda yaş ilerledikçe yavaş bir azalma olur. Bu nedenle, genç yaşlarda kazanılan kemik kütlesi ne kadar yüksekse genel olarak kemik kütlesi de o kadar uzun korunabilir. Çocukların kemik metabolizması erişkinlerden çok daha yüksektir, başka bir deyişle sağlıklı kemik dokusu yapılabilmesi için çocukların daha fazla K2 vitaminine ihtiyaçları vardır. Büyüyen çocuklarda K2 vitamini eksikliği çok önemlidir ve erişkinlikte bunun çok yönlü etkileri olabilir. Bu yönde yapılan araştırmalarda ergenlik çağı öncesi çocuklara verilen K2 vitaminin kemik yapılanmasında rol alan faktörler üzerinde olumlu değişiklikler yaptığı iddia edilmiştir.” diye konuştu.
K2 VİTAMİNİ NOKSANLIĞI, KALSİYUMUN DAMARLARDAN TEMİZLENME SÜRECİNİ AKSATIYOR
Prof. Dr. Erel, yeterli miktarda K2 vitamini alımının kalp damar sistemini olumlu yönde etkilediğini, K2 vitamininin, damar duvarlarında kalsiyum birikimini engelleyen Matrix Gla Proteinini (MGP) harekete geçirdiğini belirtti. Erel şöyle devam etti: “Kalsiyum; çözünebilen faktörler, hücreler ve dokulardan oluşan koordine bir sistemle uzaklaştırılarak arterlerin sağlıklı ve esnek kalması sağlanmaktadır. Ancak, K2 vitamini noksanlığı, kalsiyumun damarlardan temizlenme sürecinin normal işlemesini büyük ölçüde aksatmaktadır. Bu nedenle, K2 vitamini noksanlığı, damarlarda kalsiyum birikimi riskini işaret etmektedir. Gerçekten de yapılan bilimsel çalışmalarda, K2 vitamini alan kadınlarda kalp damar sağlığının daha iyi olduğunu bildirilmiştir” dedi.
Erel, K2 Vitamini eksikliği olan kişilerde görülebilecek sağlık sorunlarının başında, damarlarda kalsiyum birikmesi (kalsifiye ateroskleroz=damar sertliği), yumuşak doku kalsifikasyonu (artroz= eklem kireçlenmeleri), kemik yoğunluğunda azalma, kemik erimesi (osteoporoz) gelmektedir, açıklamasını yaptı.
K2’NİN KIKIRDAK KİREÇLENMESİNİ ÖNLÜYOR
K2 Vitamini ile kalsiyum arasında bulunan ilişkiye de değinen Erel şöyle devam etti: “Kemiklerin sağlamlaşmasında gerekli olan kalsiyumun, kemik yapılarına bağlanması için spesifik bir proteinin aktivasyonunda K2 vitaminine ihtiyaç vardır. Arterlerde K2 vitamini, kalsiyumun damar duvarlarında birikerek damarın sertleşmesine yol açmasını önleyen başka bir proteini aktive etmektedir. Eldeki bilgiler K2’nin kıkırdak kireçlenmesini de önlediğini göstermektedir.”
K2 VİTAMİNİ BAKTERİLER TARAFINDAN YAPILIYOR
K2 Vitamini besinler yoluyla alınması konusunda bilgi veren Erel, K2 vitaminin bakteriler tarafından yapıldığını ve peynir gibi fermente gıdalarda, düşük miktarda bazı süt ürünleri ve yumurta sarısında bulduğunu ifade etti. Fermante soya fasulyesinde hazırlanan bir Japon yiyeceği olan Natto dışında, K2 vitamini meyvelerde ve sebzelerde çok az miktarda bulunduğunu ifade ederek, 45 mcg K2 vitamini almak için 4 kg sığır eti veya 5 litre süt veya 5 litre yoğurt veya 140 g yumurta sarısı tüketilmesi gerekmektedir, diye konuştu.
“K2 Vitamini doğal mıdır?” sorusunu yanıtlayan Erel şu bilgiyi verdi: “MenaQ7 Natto yiyeceğinde Bacillus subtilis bakterileri tarafından sentezlenen tek doğal K2 formudur. MenaQ7, bu doğal kaynaktan ekstre edilmekte ve saflaştırılmaktadır. Mena K2 ürününde Mena Q7 doğal formu bulunmaktadır. Diğer K2 formları (MK-4) sentetiktir, doğal değildir.” diye konuştu.
K2 Vitamini Kullanım dozu hakkında bilgi veren Erel, klinik çalışmalara göre kemik ve damar sağlığını sürdürmek için gereken K2 vitamini dozunun 50 mcg/gün MK-7 olduğu bulunmuştur. Ancak MK-7 dozunun rahatlıkla 45-100 mcg/gün sınırları arasında olabildiğini ifade etti.
OSTEOPOROZ VE K2 VİTAMİNİ KULLANIMI
Osteoporozun tedavisinde kullanılan diğer ilaçlarla birlikte K2 vitamininin kullanılabildiğini, bu ilaçların etkinliğini arttırdığını ifade eden Erel şöyle konuştu: “Nasıl ki bazı hormon tedavileri ile birlikte kalsiyum ve D vitamini gibi mineral ve vitaminler kullanılıyorsa Vitamin K2 de tek başına ve diğer osteoporozu önleyen ilaçlarla birlikte kullanılabilir. Bazı ilaçların veya kronik hastalıkların yol açtıkları osteoporozun önlenmesinde de vitamin K2 kullanılmaktadır”
K2 vitaminini, özellikle osteoporoza (kemik erimesi) yol açan hastalıkları bulunan veya ilaçlar alan kişilerin kullanabildiğini belirten Erel, bunun dışında asıl menopoz sonrası kemik erime riski olan kadınlar K2 vitamini kullanmalıdır. Menopoz sonrası kadınlarda kemik erime riski ve buna bağlı kemik kırıkları çok sık görülür. Yapılan bilimsel araştırmalarda K2 vitamini kullanan menopoz sonrası kadınlarda kemik yoğunluğunun arttığı ve dahası kemik kırıklarında bir azalmanın olduğu bildirilmiştir, dedi.
-----------------------------------------------------------
Yeni bir K vitamini formu olan K2 kemikleri desteklerken, damarlarda kalsiyum birikmesini önlüyor. Yapılan güncel çalışmalar, K2 vitamini kullanan kadınlarda kalp damar sağlığının daha iyi olduğunu; menepoz sonrasında K2 kullanımının ise kadınlarda kemik yoğunluğunu arttırdığını gösteriyor. İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. C. Tamer Erel, “K2 Vitamini kemik sağlamlığının sürdürülmesinde ve arterlerde kalsiyum birikmesini önlemede önemli bir etkiye sahiptir” dedi.
Geçmişte K vitaminlerinin tek bir vitamin olduğu düşünülüyor ve K vitamini olarak adlandırılıyordu. Bugüne kadar yaygın kullanılan K1 vitamini ağırlıklı olarak kan pıhtılaşması için etki ediyordu. Ancak, kullanımına yeni başlanan K2 vitamini kemiklerde kalsiyum toplanmasına yardımcı olup, atardamarlarda sertliğe yol açan kalsiyum birikmesine engel oluyor.
K2 vitamin takviyesi kemikler için çok önemli
Kemik kalitesi için, kalsiyumun kemik yapısına bağlanmasından sorumlu protein olan osteokalsinin aktive olmasında K2 vitaminine ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Dr. Erel, şi bilgileri verdi: “Yaşlanmanın doğal sonucu olarak kemik kaybı meydana gelmektedir. Kemiklerin sağlamlığı ve mineral yoğunluğu, iskeletin daha yoğun bir büyüme gösterdiği çocuklukta ve ergenlikte artırılabilir. Yirmili yaşların sonundan otuzlu yaşların ortasına kadar kemik kütlesinin zirvesine erişildikten sonra kemik mineral yoğunluğunda yaş ilerledikçe azalma olur. Bu nedenle, genç yaşlarda kazanılan kemik kütlesi ne kadar yüksekse genel olarak kemik kütlesi de o kadar uzun korunabilir. Çocukların kemik metabolizması erişkinlerden çok daha yüksektir, başka bir deyişle sağlıklı kemik dokusu yapılabilmesi için çocukların daha fazla K2 vitaminine ihtiyaçları vardır. Büyüyen çocuklarda K2 vitamini eksikliği çok önemlidir ve erişkinlikte bunun çok yönlü etkileri olmaktadır. Araştırmalar ergenlik çağı öncesi çocuklara verilen K2 vitaminin kemik yapılanmasında rol alan faktörler üzerinde olumlu değişiklikler yaptığını göstermiştir.”
K2 eksikliği kalsiyumun damarlardan temizlenmesini aksatıyor
Yeterli miktarda K2 vitamini alımının kalp damar sistemini olumlu yönde etkilediğini dile getiren Prof. Dr. Erel, “K2 vitamini damar duvarlarında kalsiyum birikimini engelleyen Matrix Gla Proteinini (MGP) harekete geçirmektedir. Kalsiyum; çözünebilen faktörler, hücreler ve dokulardan oluşan koordine bir sistemle uzaklaştırılarak arterlerin sağlıklı ve esnek kalması sağlanmaktadır. Ancak, K2 vitamini noksanlığı, kalsiyumun damarlardan temizlenme sürecinin normal işlemesini büyük ölçüde aksatmaktadır. Bu nedenle, K2 vitamini noksanlığı, damarlarda kalsiyum birikimi riskini işaret etmektedir. Gerçekten de yapılan bilimsel çalışmalarda, K2 vitamini alan kadınlarda kalp damar sağlığının daha iyi olduğu gösterilmiştir. K2 Vitamini eksikliği olan kişilerde görülebilecek sağlık sorunlarının başında, damarlarda kalsiyum birikmesi (kalsifiye aterosklerozi), yumuşak doku kalsifikasyonu (artroz), kemik yoğunluğunda azalma, kemik erimesi (osteoporoz) gelmektedir” şeklinde konuştu.
Kireçlenmeye K2 vitamini önemli bir etkiye sahip
K2 Vitamini ile kalsiyum arasındaki ilişkiyi değerlendiren Prof. Dr. Erel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kemiklerin sağlamlaşmasında gerekli olan kalsiyumun, kemik yapılarına bağlanması için spesifik bir proteinin aktivasyonunda K2 vitaminine ihtiyaç vardır. Arterlerde K2 vitamini, kalsiyumun damar duvarlarında birikerek damarın sertleşmesine yol açmasını önleyen başka bir proteini aktive etmektedir. Eldeki bilgiler K2’nin kıkırdak kireçlenmesini de önlediğini göstermektedir.”
Bakteriler tarafından üretilen yeni bir form
K2 vitaminin besinler yoluyla da alınabildiğini dile getiren Prof. Dr. Erel, “K2 vitami bakteriler tarafından yapılmakta ve peynir gibi fermente gıdalarda, düşük miktarda bazı süt ürünleri ve yumurta sarısında bulunmaktadır. Fermante soya fasulyesinde hazırlanan bir Japon yiyeceği olan Natto dışında, K2 vitamini meyvelerde ve sebzelerde çok az miktarda bulunmaktadır. 45 mcg K2 vitamini almak için 4 kg sığır eti veya 5 litre süt veya 5 litre yoğurt veya 140 g yumurta sarısı tüketilmesi gerekmektedir” diye konuştu.
“K2 Vitamini doğal mıdır?” sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Erel, şu bilgiyi verdi: “MenaQ7 Natto yiyeceğinde Bacillus subtilis bakterileri tarafından sentezlenen tek doğal K2 formudur. MenaQ7, bu doğal kaynaktan ekstre edilmekte ve saflaştırılmaktadır. Mena K2 ürününde Mena Q7 doğal formu bulunmaktadır. Diğer K2 formları (MK-4) sentetiktir, doğal değildir. Klinik çalışmalara göre kemik ve damar sağlığını sürdürmek için gereken K2 vitamini dozunun 50 mcg/gün MK-7 olduğu bulunmuştur. Ancak MK-7 dozunun rahatlıkla 45-100 mcg/gün sınırları arasında olabildiği gösterilmiştir.”
Osteoporoz ve K2 vitamin kullanımı
Osteoporozun tedavisinde kullanılan diğer ilaçlarla birlikte K2 vitamininin kullanılabildiğini ve bunun ilaçların etkinliğini arttırdığını belirten Prof. Dr. Erel, “Nasıl ki bazı hormon tedavileri ile birlikte kalsiyum ve D vitamini gibi mineral ve vitaminler kullanılıyorsa Vitamin K2’de tek başına ve diğer osteoporozu önleyen ilaçlarla birlikte kullanılabilir. Bazı ilaçların veya kronik hastalıkların yol açtıkları osteoporozun önlenmesinde de vitamin K2 kullanılmaktadır. K2 vitaminini, özellikle osteoporoza yol açan hastalıkları bulunan kişiler kullanabilir. Bunun dışında asıl menopoz sonrası kemik erime riski olan kadınlar K2 vitamini kullanmalıdır. Menopoz sonrası kadınlarda kemik erime riski ve buna bağlı kemik kırıkları çok sık görülür. Yapılan bilimsel araştırmalarda K2 vitamini kullanan menopoz sonrası kadınlarda kemik yoğunluğunun arttığı ve dahası kemik kırıklarında bir azalmanın olduğu bildirilmiştir” dedi.
---------------------------------------------------------------------------
Geniş spektrumlu antibiyotik kullanan hastalarda, hastanın bağırsak florası bozulduğundan, K vitamini eksikliği meydana geleceğini belirten uzmanlar, bu durumun da kanamaya sebep olacağı konusunda uyarıyor.
Tabii kaynaklarda K1 ve K2 olmak üzere iki çeşit K vitamini vardır. K vitamininin ikisi de bir naftokinondur.
K1 vitamini bitkilerde bulunur ve filokinon ve filomenadion şeklinde adlandırılır. K1 vitamininin kimyada adı, 2-metil-3-fitil-1,4-naftokinondur. Yeşil yapraklarda bulunur. Erime noktası yaklaşık -20°C olan sarı yağımsı bir maddedir.
K2 vitamini ise kokuşmuş balık unlarından elde edilmiş olup bir grup menakinonlar ve bakteriler tarafından üretilir. 53,5-54,5°C’de eriyen sarı kristalimsi bir maddedir. Kimyada 2-metil-3-difarnizel-1,4-naftakinon şeklinde adlandırılır ki bu K2(30) olarak bilinir. Karbon sayısına bağlı olarak K2(35) ve K2(45) vitaminleri de vardır.
K vitaminleri organik çözücülerin çoğunda ve yağda çözünür. Fakat suda çözünmez. K vitamini ısıya dayanıklıdır. Pişirme sırasında kısmen parçalanır. Işığa çok hassastır. K2 vitamininin etkisi K1 vitamininin 2/3’si kadardır. K3 vitamini ise K1 den birkaç defa daha etkilidir. K vitamininin tesiri naftokinon halkasından ileri gelir.
K vitamini eksikliği
Sağlam bir insanda bu vitamin eksikliği pek görülmez. Çünkü alınan gıdaların pek çoğunda K vitamini olduğu gibi ayrıca bağırsaktaki bakteriler de K vitamini üretirler. Yeni doğan çocukların bağırsakları ve beslendikleri anne sütü steril (mikropsuz) olduğundan bebeklerde K vitamini eksikliği gelişebilir.
Anne sütü K vitamini ihtiva etmediği halde inek sütünde boldur. Bebeklerin bağırsaklarında bakteriler meydana geldikçe K vitamini eksikliği düzelir. K vitamini eksikliği kanamaya sebep olur. Geniş spektrumlu antibiyotik alanlarda, bağırsak florası bozulduğundan, K vitamini eksikliği olur. Karaciğer yetersizliği olanlarda, safra yolları tıkanmış olanlarda, K vitamini yetersizliği olduğundan takviye olarak bu vitaminin de verilmesi iyi olur.
K vitamini fazlalığı
K vitamini fazlalığı sonucu aşırı bir kan pıhtılaşması ve tromboza eğilimi meydana geldiği tespit edilmemiştir. K vitamini fazla olarak şırınga edilirse bulantı ve bazan da kusma görülür. Fazlalığının karaciğerin vazifelerini bozma ihtimali vardır. Emniyetli olması bakımından, özel haller dışında, erişkinlerin günde 10 mg’dan fazla K vitamini kullanmaması iyi olur.
Sindirimi ve tedavide kullanılması
K vitamini yağda eriyen bir vitamin olduğundan emilmesi için safra ve pankreas özsuyuna ihtiyaç vardır. Yağ sindirimi bozulduğunda K vitamini sindirimi(emilimi) bozulur. K vitamini kana şilomikronlarla girer ve karaciğere gelir. Burada bazı pıhtılaşmaya sebep olan maddelerin yapımını sağlar. K vitamini karaciğerde pek depolanmaz. Günlük ihtiyacın ne kadar olduğu kat’i belli değildir. Karaciğeri sağlam kimselerde, K vitamini eksikliğine bağlı, protrombin (pıhtılaştırma faktörünün bir cinsi) zamanın uzaması 1 mg K vitamini vermekle düzelir. Kanın pıhtılaşma gücünü azaltan ve çok antibiyotik alanlarda kanama görülebilir ve bu durumda K vitamini vermek gerekir.
Travmalı doğumlarda ve kanama belirtileri gösteren bebeklere K vitamini verilmektedir. Safra yolları tıkanmaları, kronik pankreatit ve pankreas tümörü sebebiyle ameliyat olacaklara üç dört gün süreyle günde 10-20 mg K1 vitamini verilir.
K vitamini kaynakları
K1 vitamini yeşil sebze ve tahıllardan sağlanır. K2 vitamini ise kalın bağırsakta ürer. Bazı besinlerin 100 gramındaki K vitamini; inek sütünde 3, peynirde 35, tereyağında 35, yumurtada 10, karaciğerde 90, sığır etinde 15, buğdayda 15, ekmekte 4, sebzelerde 15-600, şeftalide 8, kahvede 38 mg bulunmaktadır. Pirinçte, mısır ve ayçiçeği yağında, çilekte, çayda yoktur.
--------------------------------------------------------------
K2 Vitamini:
K2 Vitamini kemik yapımı ve sağlamlığının sürdürülmesinde ve arterlerde kalsiyum birikmesini önlemedeki rolü açısından önemli olan yeni bir K vitamini formudur.
Geçmişte K vitaminlerinin tek bir vitamin olduğu düşünülüyor ve K vitamini olarak adlandırılıyordu. Bugüne kadar yaygın kullanılan K1 vitamini ağırlıklı olarak kan pıhtılaşması için etki ediyordu.
Ancak, kullanımına yeni başlanan K2 vitamini kemiklerde kalsiyum toplanmasına yardımcı olup, atardamarlarda sertliğe yol açan kalsiyum birikmesine engel olmaktadır.
Kemiklerin daha sağlam olması için, kalsiyumun kemik yapısına bağlanmasından sorumlu protein olan osteokalsinin aktive olması için K2 vitaminine ihtiyaç vardır.
Yaşlanmanın doğal sonucu olarak kemik kaybı meydana gelmektedir.
Kemiklerin sağlamlığı ve mineral yoğunluğu, iskeletin daha yoğun bir büyüme gösterdiği çocuklukta ve ergenlikte artırılabilir. Yirmili yaşların sonundan otuzlu yaşların ortasına kadar kemik kütlesinin zirvesine erişildikten sonra kemik mineral yoğunluğunda yaş ilerledikçe yavaş bir azalma olur. Bu nedenle, genç yaşlarda kazanılan kemik kütlesi ne kadar yüksekse genel olarak kemik kütlesi de o kadar uzun korunabilir.
Özellikle çocukların kemik metabolizması erişkinlerden çok daha yüksektir, başka bir deyişle sağlıklı kemik dokusu yapılabilmesi için çocukların daha fazla K2 vitaminine ihtiyaçları vardır. Büyüyen çocuklarda K2 vitamini eksikliği çok önemlidir ve erişkinlikte bunun çok yönlü etkileri olabilir. Bu yönde yapılan araştırmalarda ergenlik çağı öncesi çocuklara verilen K2 vitaminin kemik yapılanmasında rol alan faktörler üzerinde olumlu değişiklikler yaptığı iddia edilmiştir.
Yeterli miktarda K2 vitamini alımının kalp damar sistemini olumlu yönde etkilediğini, K2 vitamininin, damar duvarlarında kalsiyum birikimini engelleyen Matrix Gla Proteinini (MGP) harekete geçirdiğini belirtti.
Kalsiyum; çözünebilen faktörler, hücreler ve dokulardan oluşan koordine bir sistemle uzaklaştırılarak arterlerin sağlıklı ve esnek kalması sağlanmaktadır. Ancak, K2 vitamini noksanlığı, kalsiyumun damarlardan temizlenme sürecinin normal işlemesini büyük ölçüde aksatmaktadır. Bu nedenle, K2 vitamini noksanlığı, damarlarda kalsiyum birikimi riskini işaret etmektedir. Gerçekten de yapılan bilimsel çalışmalarda, K2 vitamini alan kadınlarda kalp damar sağlığının daha iyi olduğunu bildirilmiştir.
K2 Vitamini eksikliği olan kişilerde görülebilecek sağlık sorunlarının başında, damarlarda kalsiyum birikmesi (kalsifiye ateroskleroz=damar sertliği), yumuşak doku kalsifikasyonu (artroz= eklem kireçlenmeleri), kemik yoğunluğunda azalma, kemik erimesi (osteoporoz) gelmektedir.
K2 Vitamini ile Kalsiyum Arasında Bulunan İlişki:
Kemiklerin sağlamlaşmasında gerekli olan kalsiyumun, kemik yapılarına bağlanması için spesifik bir proteinin aktivasyonunda K2 vitaminine ihtiyaç vardır.
Arterlerde K2 vitamini, kalsiyumun damar duvarlarında birikerek damarın sertleşmesine yol açmasını önleyen başka bir proteini aktive etmektedir.
Eldeki bilgiler K2’nin kıkırdak kireçlenmesini de önlediğini göstermektedir.
K2 Vitamini besinler yoluyla alınması konusunda bilgiler:
K2 vitaminin bakteriler tarafından yapıldığını ve peynir gibi fermente gıdalarda, düşük miktarda bazı süt ürünleri ve yumurta sarısında bulduğunu ifade etti. Fermante soya fasulyesinde hazırlanan bir Japon yiyeceği olan Natto dışında, K2 vitamini meyvelerde ve sebzelerde çok az miktarda bulunduğunu ifade ederek, 45 mcg K2 vitamini almak için 4 kg sığır eti veya 5 litre süt veya 5 litre yoğurt veya 140 g yumurta sarısı tüketilmesi gerekmektedir.
K2 Vitamini doğal mıdır?MenaQ7 Natto yiyeceğinde Bacillus subtilis bakterileri tarafından sentezlenen tek doğal K2 formudur. MenaQ7, bu doğal kaynaktan ekstre edilmekte ve saflaştırılmaktadır. Mena K2 ürününde Mena Q7 doğal formu bulunmaktadır. Diğer K2 formları (MK-4) sentetiktir, doğal değildir.
K2 Vitamini Kullanım dozu hakkında bilgi veren Erel, klinik çalışmalara göre kemik ve damar sağlığını sürdürmek için gereken K2 vitamini dozunun 50 mcg/gün MK-7 olduğu bulunmuştur. Ancak MK-7 dozunun rahatlıkla 45-100 mcg/gün sınırları arasında olabildiğini ifade etti.