Fwd: omega3--- Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU - Prof. Dr. Benal Büyükgebiz'-Dr. Mehmet ÖZ

686 views
Skip to first unread message

Niyazi İrfan ÜNVER

unread,
Dec 10, 2014, 10:34:29 AM12/10/14
to Hasan ÜNVER, Emine Ünver, era...@itu.edu.tr, Hande Unver, Sukran Oguz, bekir...@hoitmail.com, Sedat Yurtseven, ilhan...@hotmail.com, eskisehir-tabip-odasi-t...@googlegroups.com, Ahmet cevdet bener, ismet ozelci, hakkı Polat, Şahin Yazar, Faruk MİT, Op.Dr.Faruk Altınel, Hakki E

---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Gönderen: EVOSTEN.SUPRAX CLİACİL.BİOFENAC <suprax.r...@gmail.com>
Tarih: 9 Aralık 2014 19:39
Konu: Fwd: omega3--- Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU - Prof. Dr. Benal Büyükgebiz'-Dr. Mehmet ÖZ
Alıcı:




Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU : Beyin için balık‏

 

Geçenlerde, “nasıl besleniyorsunuz?” diye sorduğum hastamdan “BİB formülünü uyguluyorum hocam” yanıtını alınca şaşırmadım desem yalan olur. “BİB ne anlama geliyor?” deyince şunu söyledi: “Beyin İçin Balık!” Sonra devam etti: “Balıktaki omega-3 yağları beyne de iyi geliyor diyen siz değil misiniz?”

Omega-3 efsanesi her gün biraz daha büyüyor. Bu mucize yağların her gün yeni bir faydası ortaya çıkıyor. Ninelerimizin bize neden her gün o kokusu ve tadı ağır balık yağını ısrarla içirmeye çalıştıkları şimdi daha iyi anlaşılıyor. Balık yağının hikmeti zannedildiği gibi içindeki D vitamininden değil, omega-3 yağlarıyla dolu olmasındanmış.
Düzinelerce omega-3 yağ asidi var. Ama insan bedeni için bunlardan üç tanesi çok önemli. ALA (alfa linoleik asit), EPA (Eykozo pantoneik asit) ve DHA (Doykozo hegzanoik asit). Bu üç omega-3 yağ asidi vücudumuza ne kadar çok girerse, yani bedenimiz omega-3 yağlarından ne kadar zenginleşirse sağlığımız o kadar güçleniyor.

ALA, EPA, DHA

Omega-3 yağlarını vücudumuz üretemiyor. Onları besinlerle dışarıdan hazır olarak alıp bedenimize kazandırmak zorundayız. İnsan bedeninde üretilemedikleri için onlara ‘esansiyel yağ asidi’ (Essential fatty acide/EFA) adı veriliyor. Besinlerle almamız gereken aslında ALA. Eğer bol miktarda ALA kazanabiliyorsak sorun yok, EPA ve DHA’yı ALA’dan da üretebiliyoruz. Ama bu çok güvenli bir yol değil. ALA, EPA ve DHA’ya çevrilirken önemli bir kısmı yok oluyor. Bu nedenle en iyisi sorunu yalnızca bitkisel omega-3 olan ALA’ya emanet etmek yerine, hayvansal kaynaklı omega-3’leri yani DHA ve EPA’yı da vücuda yeteri kadar kazandırmak.
ALA’nın bulunduğu bitkisel yiyeceklerin başında ceviz ve keten tohumu geliyor. Kalın yapraklı, iri yeşil sebzelerin (örneğin semizotunun) içinde de bol miktarda ALA var. Yani prensip olarak balık yemeseniz de bol bol ceviz, yeşil yapraklı sebze ve zaman zaman keten tohumu tüketiyorsanız işiniz kolay. Ama siz yine de tedbirli olun, hayvansal kaynaklı omega-3’leri de vücudunuza kazandırmaya çalışın.

Yağlı balıklar daha yararlı

Hayvansal kaynaklı omega-3’ler için en güvenilir besin balık. Bir balık ne kadar yağlı ve ne kadar soğuk bir suda büyüyüp gelişmiş ve ne kadar doğal deniz yosunlarını besinlerini yiyerek büyümüşse etindeki omega-3 miktarı o kadar çok oluyor. Soğuk sularda büyüyen balıkların daha çok omega-3 içermelerinin nedeni omega-3’ün balık bedenini soğuktan koruyan bir antifriz gibi görev yapması. Bu nedenle kuzey denizinde yetişen somonlarda Karadeniz’in balıklarında sıcak deniz balıklarına oranla daha fazla omega-3 var. Omega-3’ten faydalanmak için ille de somon diye tutturmanız da gerekmiyor. Bizim sardalya, uskumru, hamsi, lüfer gibi geleneksel balıklarımızda da bol bol omega-3 var.

Fakir gıdası değil fikir gıdası

Sağlıklı bir insan beyninin %10’u omega-3’tür. Yani vücudunuza giren her omega-3 molekülü beyninizi güçlendiren bir ilaç gibi çalışır. Eskiden balıkçılar tezgahlarındaki hamsiyi “fakir gıdası değil, fikir gıdası bu” diye bağırarak satardı. Haklı oldukları anlaşılıyor. Beyin hücrelerinin her birinin içi yağ deposudur ve omega-3 yağları bunların en önemlilerinden biridir.
Ne var ki hiçbirimiz artık eskisi kadar omega-3 kazanamıyoruz. Büyüklerimiz daha güçlü besinler yiyordu. Ama şimdi durum değişti. Tavuklar kümese, inekler ahıra, balıklar çiftliğe girdi. Yeteri kadar omega-3 kazanamadığımız kesin. Olumsuzluk bununla da bitmiyor. Eskiye oranla omega-6 yağlarını daha fazla kazanıyoruz. Neredeyse bedenimize omega-3’ün on-yirmi katı omega-6 giriyor. Bunun nedeni yoğunlaştırılmış tarım sıvı yağ tüketiminin artması sonucu omega-6 kaynaklarının çoğalması.
Omega-3 omega-6 oranı bozuldukça sağlığımız bozuluyor. Özelikle beyinle ilgili sorunlar artıyor. Alzheimer dâhil şu veya bu nedene bağlı bunamalar sıklaşıyor. Depresyona girenlerin sayısı çoğalıyor. Saldırganlık ve diğer ruhsal problemler eskisinden daha sık görülüyor. Çoğumuzun (çocuklar ve yaşlılar dahil) yaşadığı bellek ve konsantrasyon sorununun arkasında bu dengesizlik daha önemlisi omega-3 kazanımının azlığı yatıyor. Kısacası sağlık konusundan otorite olan herkes daha çok omega-3 kazanımının önemli olduğu konusunda fikir birliği içinde.

Haftada 300 gram balık

Omega-3 kazanımınız arttıkça belleğinizin güçleneceği depresyon olasılığının azalacağı öğrenmenin kolaylaşıp sorun çözme yeteneğinizin artacağını iddia edebilirim. Ne yapın edin haftada toplam 200-300 gram balık tüketmenin bir yolunu bulun. Çocuklarınıza daha sık balık yedirin. Omega-3 kaynaklarından ceviz keten tohumu ve yeşil yapraklı sebzelerden daha sık istifade edin. Salatalarınızda keten tohumu yağı ve ceviz yağı kullanmayı ihmal etmeyin. Tavuk etinin siyah kısımlarını tercih edin (Beyaz göğüs etindense, siyah but etinde daha çok omega-3 var). Omega-3’ten zengin beslenen tavukların yumurtalarını yiyin ya da omega-3’le zenginleştirilmiş yumurtları tercih edin. Eğer bütün bunları başaramıyorsanız kendiniz için de çocuklarınız için de balık yağı ya da omega-3 kapsüllerinden faydalanmayı deneyin.

Omega-3’ün 10 faydası

Omega-3 yağlarının beyin desteği olma dışında daha pek çok sağlık yararları var. Onlardan bazıları şunlar:
* Kanı inceltiyor, pıhtılaşma eğilimini azaltıyor.
* Damar duvarını koruyor, plak oluşumunu azaltıyor.
* Kalp ritminin bozulmasına engel oluyor.
* Eklemleri kayganlaştırıyor.
* Görmeyi iyileştiriyor, gözün ağ tabakasını olgunlaştırıyor.
* Yangısal süreçleri baskılıyor, ağrıyı hafifletiyor.
* Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
* Kilo kontrolünü kolaylaştırıyor.
* İyi kolesterol HDL’yi yükseltiyor.
* Trigliserid düzeyini azaltıyor.

 

Balık yağı hakkında bilmedikleriniz

1 February 2011 8:32
Balık yağı denince, yüzünüz mü buruşuyor?.
Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, EPA ve DHA açısından zengin ve kokmayan balık yağlarının tercih edilmesi gerektiğini söylüyor.
Balık yağı denince, yüzünüz mü buruşuyor? Oysa sadece nörolojik ve fiziksel açıdan değil sağlıklı bir ruhsal yapı için de balık yağı içmek gerekiyor. Araştırmalara göre hamileliğinde balık yağı kullanan kadınlarda doğum sonrası depresyona daha az rastlanıyor. Üstelik onların dünyaya getirdiği çocuklarda, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sendromu gibi kimi davranışsal sorunlar daha az görülüyor. Balık yağının nörolojik sistem ve retina gelişimine katkısı ise yıllardır vurgulanıyor.
HAMİLELİKTE DE GEREKLİ
Star Gazetesi’ndeki habere göre, tabiatın sunduklarını olabildiğince bol çeşitte ve doğal halleriyle tükettiğimizde ihtiyaç duyduğumuz pek çok vitamin, mineral ve proteini alıyoruz. Ancak vücudun olmazsa olmazı, temel yağ asitlerinin yapısı, pişirme sırasında ısı nedeniyle bozulduğu için eksiklikleri hissediliyor. Omega 3 ve Omega 6 olarak bilinen bu yağlar, sağlıklı hücre fonksiyonu için önem taşıyor. Batı tipi beslenme tarzının yaygınlaşmasıyla Omega 6 içeren besinlerin daha çok alınması bu dengeyi bozuyor. Omega 3 alımı bu nedenle daha önemli hale geliyor. Yapılan araştırmalar da hem yetişkinlerde hem de çocuklarda Omega 3 ihtiyacını karşılamanın en kolay yolunun balık yağı tüketmek olduğunu gösteriyor. Pediatrik Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Benal Büyükgebiz, balık yağının özellikle hamilelikle ardından gelen emzirme dönemi ve çocuklukta gerekli olduğunu vurguluyor.
GÜNDE EN AZ 300 MİLİGRAM
Balık yağı tüketiminin, anne karnındaki fetusun nörolojik sistemi ile retina ve göz gelişiminde önemli bir işlevi olduğunu anlatan Prof. Dr. Büyükgebiz, “Beynin yapısında yağ oranı çok yüksek. Bunun da yüzde 60-70’i esansiyel yani temel yağ asitlerinden oluşuyor. Bunun için hamilelikte günde en az 300 miligram DHA alınmalı” diyor. Burada balık yağı ve Omega 3 söz konusu olunca sıkça duyulan DHA ve EPA içeriklerini de tanımlamakta yarar var. Omega 3 temel yağ asitlerini oluşturan EPA eikosapentaenoik asit, DHA ise dokosaheksaenoik asit anlamına geliyor. EPA ve DHA’nın birbirine oranı, balık yağının kullanım amacına göre farklılaşıyor. Prof. Dr. Benal Büyükgebiz’e kulak verelim:
“Çocukluk yaş grubunda balık yağında DHA ön planda tutuluyor. Çünkü nörolojik gelişimi sağlıyor. Erişkin yaş grubunda ve koroner kalp hastalıklarında balık yağının koruyucu niteliğinden faydalanmak için bu oran değişiyor. Temel yağ asitleri, kas iskelet sisteminde yararlı, özellikle eklem sağlığı açısından önemli.”
Her gün somon yenmez
Çocukların optimal gelişimleri yani genetik yapılarının izin verdiği en üst noktaya ulaşmaları için almaları gereken DHA ve EPA miktarı, 100 gram Alaska somonu ile karşılanabiliyor. Ancak her gün bu miktarda somon yemenin pek mümkün olmadığı da ortada. Üstelik pişirme yanlışları nedeniyle Omega 3’ten yeterince yararlanılamıyor. Prof. Dr. Büyükgebiz, prematüre bebeklerin nörolojik gelişimini desteklemek için mamalara bile balık yağı eklendiğini söylüyor: “Hamilelikte alınan DHA, gebelik zehirlenmesi ve erken doğum riskini önlüyor. Sezaryene neden olan tıbbi sorunları azaltıyor. Doğum sonrası depresyonu azalttığına dair veriler var. Öte yandan, yeteri kadar Omega 3 yağ asiti alan bebeklerde uyku sorunları azalıyor. Hatta balık yağının, sonraki yaş gruplarında dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu semptomuyla çocukluk çağı depresyonunun önlenmesinde ve tedavi edilmesinde yeri var.”
Balık yağının tat ve koku bakımından çocuğu rahatsız etmemesi de önemli. Ağır koku ya da tat, çocuklarda balık yağı tüketiminin önündeki en önemli engellerden. Prof. Dr. Büyükgebiz “Balık yağının kokmaması, onun ağır metal açısından temizlenmiş olduğunun da göstergesi. Bir de balık yağının DHA ve EPA konsantrasyonunun yüksek olması önemli” diyor.
EPA’nın faydaları
• Omega 3 temel yağ asidi bileşenlerinden EPA sağlıklı kalp ve vücut için gerekiyor.
• Kalbin ve dolaşım sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı oluyor.
• Eklem esnekliğini ve hareketini destekliyor.
• Bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkıda bulunuyor.
• Kan şekeri düzeyinin dengeli olmasında etkili oluyor.
DHA’nın etkileri
• Sağlıklı ruh hali, zihin ve hafıza için gerekli.
• Gelişmekte olan beyin ve gözleri destekliyor.
• Ruh sağlığıyla birlikte genel vücut sağlığını korumaya yardımcı oluyor.
• Bebekler ve çocukların ay ya da yaşlarına
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- *VÜCUDUMUZA 30 YARARI NELERDİR
*BEYNİ GELİŞTİRİP HAFIZAYI GÜÇLENDİRİYOR.
*GÖRMEYİ GÜÇLENDİRİP GÖZDAMARLARINI AÇIYOR.
*FELÇ RİSKİNİZ ORTADAN KALKIYOR.
*KALP KRİZİNE NEDEN OLAN TOKSİNLERİ YAKIYOR.
*RİTİM BOZUKLUKLARINI AZALTIYOR.
*BELLEĞİ DESTEKLİYOR.
*YAĞLARI YAKTIĞI İÇİN KİLO VERDİRİYOR.
*DEPRESYONU ÖNLÜYOR.
*EKLEMLERİ YAĞLIYOR.
*KANSERE KARŞI GÜÇLENDİRİYOR.
*TRİGLİSERİDİ AZALTIYOR.
*KAN BASINCINI DENGELİYOR.
*İYİ KOLESTROLÜ YÜKSELTİYOR.
*KANI İNCELTİYOR.
*BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE İYİ GELİYOR.
*3 TANESİ 1 SOMON BALIĞI DEĞERLERİNİ TAŞIYOR
*DOLAŞIM BOZUKLUKLARINI NORMAL HALE GETİRİYOR
*EKLEM ROMATİZMASI OLMANIZI ENGELLİYOR
*UNUTKANLIKLA ALAKALI SIKINTILARI KALMIYOR
*ÇALIŞMA AZMİ VEREREK BIKKINLIĞI ÖNLÜYOR
*HALSİZLİK BİTKİNLİK GİBİ ŞİKÂYETLERİ BİTİRİYOR
*VARİSLERİN KISA SÜREDE TEDAVİSİNİ YAPIYOR
*KULUNÇ VE AĞRILARI HIZLA ONARIYOR
*KİREÇLENMEYİ ÖNLÜYOR
*
**OMEGA3 RUHUNDA GIDASIDIR
*
**DERSİ ALGILAYAMAYAN ÇOCUKLAR İÇİN İDEALDİR
*DİKKATİN YOĞUNLAŞMASINI SAĞLAR
*ERKEK VE KADINLARDA DUYU KAYBINI ÖNLER
*SABAHLARI YORGUN KALKMA ŞİKÂYETLERİNE İYİ GELİYOR
*AKŞAMLARI YATINCA UYKUYA KOLAY DALMAYI SAĞLAR*
**
*DIŞININ DOMUZ JELÂTİNİYLE KAPLANMIŞ OLMAMASINA DİKKAT EDİNİZ*
**
*İŞE YARAR OLDUĞUNU ANLAMANIZIN KOLAYLIĞI KAUÇUK (KOLESTROLE EŞDEĞERDEDİR
BUNU ERİTİRSE SERBEST RADİKALLERİDE VUCUTTAN TEMİZLER*
*KÖPÜK )BARDAĞA SICAK SU KOYUN İĞNE İLE YAĞ TABLETİNİ DELİP SU İÇİNE
SIZDIRDIKTAN SONRA BARDAĞI ERİTİYOR OLMASI GEREKİR ERİTMİYORSA SAHTEDİR *
**
*HAKİKİ VE DOĞALINI YANİ OKYANUS BALIKLARINDAN ALINARAK İŞLENMİŞ OLANI BULUP
KULLANMANIZ YUKARIDA SAYILAN FAYDALARI GÖRMENİZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ MUTLAKA
BİLENE SORUNUZ
*İSLAMİ HELAL VE DİĞER BAKANLIK ONAY BELGELERİNİ GÖRMEDEN ALMAYINIZ
OMEGA-3 BALIK YAĞINDAKİ SIR
Uzmanlar, beslenmede çok önemli yeri olan Omega-3 yağ asitlerinin balıkta
bolca bulunduğunu, bu nedenle haftada iki öğün balık tüketilmesi gerektiğini
belirtiyorlar.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Azmi
Telefoncu, yağın insan beslenmesinde önemli bir yeri bulunduğunu, özellikle
Omega-3 yağ asitlerinin beslenmede daha da önemli ve faydalı olduğunu
söyledi.

Omega-3 yağ asitlerinin meme kanseri, kalp ve damar hastalıkları ile
iltihaplı hastalıklara yakalanma riskini azalttığını, hipertansiyonun
önlenmesinde son derece etkili olduğunu ifade eden Telefoncu, "Balıkta
bulunan bu yağ, ruhsal bozuklukların tedavisi yönünden de fayda
sağlamaktadır. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirme özelliği
bulunuyor.

Özellikle kadınlar ve çocukların beslenmesinde önemli yeri vardır. Hamile
bayanlar, emziren anneler ve çocuklar, Omega-3 yağ alımına dikkat etmeliler.
Omega-3 yağ asitleri çocuklardaki beyin ve görme gelişimine büyük oranda
olumlu şekilde etki etmektedir" dedi.

Kalp krizi riskini yüzde 40 azaltıyor

 Omega-3 yağ asitlerinin mükemmel şekilde balıkta yer aldığını vurgulayarak,
"Beslenme rejimimizde balığa haftada bir, eğer mümkünse iki kez yer
vermeliyiz. Balık yağında bulunan asitler insan sağlığı için birçok açıdan
önemlidir. Yapılan araştırmalar, haftada iki öğün balık tüketilmesinin kalp
hastalıklarından ölüm oranını yüzde 40 oranında azalttığını göstermektedir"
diye konuştu.

0MEGA-3 YAĞ ASİTLERİ Omega-3 yağ asitleri - somon ve tuna gibi balıklarda,
cevizde, kolza yağında, ketentohumunda, avokadoda ve zeytinyağında bulunan
sağlıklı
yağlar - vücudunuzun neredeyse her parçası için yararlıdır. Omega-3'ü, vücut
için bir
teneke motor yağı gibi düşünün. Omega-3 yağ asitlerinin eklemlerin etkili
bir şekilde
hareket etmek için ihtiyaç duyduğu yağı karşıladığına inanıyoruz.
Eklemlerinizi yağlı
tutarak, yaşınız ilerledikçe daha az sürtünmeyle, daha az aşınmayla ve daha
az acıyla
karşılaşırsınız. Sürekli tekrarlanan araştırmalarda, Omega-3'ün eklemlerdeki
iltihaplan azaltıcı etkisi olduğu görülmüştür. İltihap sorunu olmayan
insanlar eklem
yaşlanmasını engelleyici özelliği bulunduğuna dair henüz yeterince kanıt
olmamasına
rağmen, dostlarımıza ve ailelerimize haftada en az iki kez balık yiyerek
Omega-3
ihtiyaçlarını karşılamalarını öneriyoruz. Ceviz yemek de Omega-3 ihtiyacını
karşılamak
için başka bir yöntem olabilir. Bir nokta daha: Balık yağı ve balık
proteinin, acı verici
bir yırtılma ya da kronik menüsküs rahatsızlığıyla karşılaştığınız takdirde
büyük önemi
olan menüsküs zannı yenilediği gözlemlenmiştir. Balık sevmiyorsanız, balık
yağı
tabletleri kullanabilirsiniz; günde yaklaşık 3 gram balıkyağı, haftada 400
gram balık
yemekle aynı şeydir (genellikle damıtıldığı için. bazı balıkların içerdiği
bakterileri
içermez). Dr. Mehmet ÖZ


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------





Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages