DİKKAT….Apçağa Köyü ile ilgili tüm çalışmalarımı ..Dernek Başkanı, Sn. Hadi YURDAKUL’A hıfzedilmek üzere bağışlıyorum..!
Saygılarımla..
Doç. Burhan TARLABAŞI
---------------------------------
APÇAĞA GERÇEĞİ….! Kemaliye(Eğin) köyleri içinde Apçağa’nın…apayrı bir yer ve öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz..?
“FARIK BAYIRINI ÇIK VARIRSIN BAHÇA BAĞA,
TANIYALIM BU ŞİRİN KÖYÜ ADI APÇAĞA”… (Eğin’in Ariki mahallesi kökenli,ünlü Şairimiz..Ali Vecdi BİNGÖL’ün “Apçağa “adlı şiirinden bir beyit))
.. Acaba..Neden hep Apçağa ,.. ünlülerin yetiştiği bir köy olmuş ve…adıda…Sultan…..? ..Yani, “SULTAN APÇAĞA”…diyorlar..
..Ahmet Kutsi Tecer’den tutun da …tâ.. 2 nci Abdülhamit’in(1876-1909)mabeyn Ferik’ine dek..birçok ünlü şair,bestekâr,Paşa,bürokrat,Siyaset adamı,vb..hep Apçağa’dan çıkmış olmasının nedenini çok uzun zaman önce rahmetli dedem Süleyman Tarlabaşı’na ..(1887-1964)ben de sormuş..şu cevabı almıştım.. “torunum çok doğru söylersin ben de bunu rahmetli babam Hacı Ömer Efendiye sorduğumda..demişti ki…Apçağa’ya vakti zamanda padişah Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) tarafından okumuş ,aklı başında Yeniçeriler yerleştirilmiş…” dedi..Gerçekten de dedemin bana naklettiği gerçek bu günkü Apçağa köy’ünün ünlülerine ilişkin fikirleri doğrular mahiyette oluyor.konuya ilişkin yaptığım küçük çaplı bir araştırmada ..Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi..Apçağa köy’üne de ..sipahilere özgü Enderun Ocağının eski Yeniçerileri yerleştirildiği anlaşılıyor.. Dileğim; Bahse konu,“Apçağa gerçeği”nin ..Apçağalıların da ellerindeki bilgileriyle bizleri bilgilendirmesidir..
ÜLKEMİZ SİYASETİNDE ADI GEÇEN KEMALEYE(EĞİN)/APÇAĞA KÖY’Ü ÜNLÜLERİMİZ…
Osmanlı, II.Abdülhamit Döneminin, Eğin’lİ Küçük Sait Paşayı izleyen .. Devlet kademelerinde ün yapmış bir çok kişinin olduğu bilinmektedir.Sözgelimi..Bunlardan; Merhum Şair Ahmet Kutsi TECER…ile, Merhum Râsim Gülâ’dan tutun da…Doğu PERİNÇEK’İN babası, (dönemin Yargıtay Cumhuriyet başsavcı yardımcılığını yapan..dört dönem Erzincan milletvekili seçilen…) merhum Sâdık PERİNÇEK ....Yine aynı dönemde Doğu Perinçek’in dayısı, Ankara Zırhlı Tümen Komutanı.. Tüm General Turhan OLCAYTO ile..
O tarihlerde Doğu bey’in ilk eşi sırma Perinçek’in, halasının kocası, ihtilalci Cemal Madanoğlu …Ve teyzesi oğlu,MİT. Görevlisi olduğu söylenen Gürbüz TÜFEKÇİ’yi şimdilik sayabiliriz…...
-------------------------------------------------------------------
Not…Bu bilgiler, folklorik araştırmalarım esnasındaki Apçağa köy’üne ilişkin rastladıklarımdır.
Dileğim;Konunun.. ilgili bilgi ve belgeleriyle birlikte, sayıları oldukça fazla olduğu sanılan diğer ünlülerin de
.. Apçağa’lı yetkililerce yöre halkına ulaştırılmasıdır..
-------------------------------------------------------------------
----Eğin müziğinin ana makamı sayılan “ela gözlü”nün en belirgin örneğini “Apçağa Ağzı” ile bilinir.Şimdi bu seslenişe ..(Apçağalı ) Merhum Ömer YILMAZ’DAN… örnekleme bir ağız dinleyelim…
http://www.youtube.com/watch?v=9Q3CfghqZtE......ctrl+ tıklayınız
--------------------------------------------------------
Sadık Perinçek, (d. 1915, Kemaliye, Erzincan) - (ö. 13 Eylül 2000), Türk siyasetçi.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Hatay ve Diyarbakır Hâkim Yardımcılıklerı, Ankara Sulh Yargıçlığı, Cumhuriyet Başsavcı Yardımcılığı, Temyiz Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcı Muavinliği, Yazarlık, TBMM X., 1.(XII), 2.(XIII) ve 3.(XIV) Dönem Erzincan Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.[1]
Atatürk'ün Bütün Eserleri Danışma Kurulu üyeliği ve uzmanlığı görevlerinde bulunmuştur. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in babasıdır..
Eski, ERZİNCAN MİLLETVEKİLİMİZ… Merhum, Sâdık PERİNÇEK’İN ; Eğin(Kemâliye Derneğince İst.Kazablanka/Tepebaşı gazinosunda düzenlenen folklor gecesi için 21 Mayıs 1972’de özel folklor dergisindeki yazısı…
Merhum, SÂDIK PERİNÇEK’in KALEMİNDEN “KEMÂLİYE (EĞİN)
“Kemâliye(Eğin),çeşitli tabiat parçalarını sinesinde taşıyan güzel tablolar mecmuasıdır.Dağı,taşı,Toprağı,Suları,Fıratı,Yeşil vadileri başka yerlerdekine hiç benzemez.İşte..bu güzelliklerinden dolayıdır ki , Kemâliye dillere destan olmuştur. ….Kemâliyeliler geçim imkânlarını sağlamak için memleketlerinden dışarı çıktıkları ve yıllarca başka yerlerde kaldıkları palde, Kemaliye’yi vatan…dışarıyı(İstanbul’u)da gurbet sayarlar. Kemâliye’nin bu zengin folkloru tabiat’ından, güzel çeşitli sularından,Fırat’ından, bağ ve bahçelerinden doğmuştur.Bunda memleket arzusu ve gurbet hüznünün etkisi de vardır…Kemâliye’yi en iyi ifade eden türkülerimiz,oyunlarımız,şiirlerimiz folklorumuzdur. DARDAĞANZÂDE merhum Nazif bey’in Apçağa köyündeki yayla bağını satan rahmetli babama yazıp gönderdiği şu dört satırlık mâni , EĞİN’i ve Eğin’llinin memleket duygularını çok güzel ifade etmiştir.
“KIRKGÖZDEN BİR İKİ AVUÇ SU İÇ TE…GEÇ MOLLA OSMANGİLİN BAĞA…
BAK ORADAN GÖRÜNÜR SULTAN APÇAĞA…
EĞİN DEDİLER Mİ ÇOHMAR GİBİ COŞARIM…YAYLA BAĞINI SATANLARA ŞAŞARIM…!
1970 Kemâliye Festivaline gittiğimde Kırkgöz’den Kemaliye’ye, Apçağaya, Fırata baktım o güzelliğin ifadesi güç…Şimdi biz susalım..Kemâliye’yi,,,özelliklerini
…güzelliklerini folklor gecemiz yazsın……Kemâliye’yi el birliğiyle turistlerin her türlü ihtiyaçlarına cevap verecek bir hale getirmek için devamlı çalışmanın içine girmeliyiz …Geceyi tertipleyen Folklor yönetim kurulumuza teşekkür eder ve hemşerilerimin hepsini Sevgi ve Saygıyla selâmlarım”...(Sâdık Perinçek).
EĞİN’İN APÇAĞA KÖY’ÜNDEN .. SÂİD PAŞA’YI TANIYALIM…!
.(1876-1880)
----------------------------------------------------------------------------------
KAYNAK ESER : II.Abdülhamid’in İlk Mâbeyn Feriki /EĞİNLİ SAİD PAŞA’NIN HATIRATI..tamamı; 7 cilt,üç bölüm
- Koç Üniversitesi ,“Suna kıraç” Kütüphanesi /(Fuat ve Nesteren Bayramoğlu Koleksiyonu)
Yayına Hazırlayan : Davut ERKAN / Baskı: Kitap Matbaası San.Ti.Ltd. Şti. İst. Topkapı, 2011
Said Paşa’nın,1939 yılında sağ olan küçük oğlu Mehmed Said Hasağası’ndaki 1851 tarihli vakfiye’sinde.. bu günkü Apçağa köyünün adı..“ABÇIKA”olarak geçmektedir. (bkz.Nazan Danişmend,Eğinli Said Paşa,s.251) Adı geçen vakfiyedeki anlatım ;…”Vilayet-i Anadolu’da Eğin kazasına tâbi ABÇIKA karyesinde,Dayı Ömer’in mâ-i leziz çeşmeleri ta’miriçün karye-i mezkûre ahalisinden sâkin ashâb-ı hayrattan Hâss-ı Hümâyuunun ağası Mustafa ibni müteveffa Dayı ömer ibni müteveffa mustafa “..şeklindedir
------Yöremiz,Kemaliye(Eğin)’in, Apçıka- (x) köyünden, İzmit mutasarrıfı , Seyyid Mustafa Ağa oğlu ve… Dayı Ömer torunu…( İngiliz takma lakaplı…) Eğinli (Büyük)Said Said Paşa, 1830 yılında İzmit’te doğmuş,
II. Mahut’un torunu ile evlenmiş, iki yaşında iken babasını kaybetmiş, 21 Şubat 1896 tarihinde ise İstanbul’da vefat etmiştir.Kabri, Çemberlitaş/Divan yolu üzerindeki 2 nci Mahmut türbesi haziresindedir.(xx).
Eğinli Said Paşa’nın, “Yegane, Saide, Mediha,Memduh ve Mehmed Said “ adlı beş çocuğu olduğu bilinmektedir.1934 yılında Soyadı Kanunu ilanı ile “Hasağası” soy ismini almış olduğunu, Memduh bey’in kızı Nazan Danişmend’in, amcasından “Sait Hasağası” şeklinde bahsetmesinden öğrenmiş bulunuyoruz.Said Paşa’nın,Kayın babası ise…Tophane müşiri Ahmed Fethi Paşadır.II.Abdülhamid’in ilk mâbeyn Feriki ve Bahriye Nazırı …Hemşerimiz,Eğinli Said Paşa’yı.., aynı dönemlerde (Meşrutiyet’te 2 kez; II.Abdülhamid Saltanatında 7 kez olmak üzere toplam 9 kez ) sadrazamlık yapmış olan,1838 Erzurum doğumlu Mâbeyn Başkâtibi- küçük Mehmet Said Paşa veya Şapur Çelebi’yle de sakın karıştırmayınız..(1914’de İstanbul’da vefat Küçük Said Paşa’nın Kabri,Eyüp türbesi girişindedir.) Yine,bunların dışında ayrıca…III.Osman döneminde Sadrazamlık yapmış olan yirmisekizzâde Mehmet Sait Paşa’yı da Eğin’liyle birbirine karıştırmayınız..
Eğinli Said Paşa, ilk mâbeyn Feriki görevine,II.Abdülhamid’in tahta çıktığı 31 Ağustos 1876 günü başlamış,düzenlenen Cuma selamlığı törenlerinde sürekli padişah’ın yanında,onun yabancı diplomatlarla görüşmelerinde tercümanlık yapan sağ kolu durumunda olmuştur.Padişah’ın her dem teveccühüne mazhar olan Eğinli Said Paşa’ya sultan tarafından III. Selimin kılıcı da hediye edilmiştir. Said Paşa, Mâbeyn Feriki görevinin yanı sıra bir yandan meşruti yönetime geçişin çalışmalarını da sürdürüyordu.1876 Kanun-i Esasi’nin Mithad Paşa başkanlığındaki padişaha sunulan tadil-i taslak metni için Padişah,Eğinli Said Paşa ile Süleyman Paşa’dan görüş bildirmelerini istemiş,hazırlanan lâyihada; Devlet idaresinin ve tebası hukukunun Padişah tarafından deruhte edilmesi..devletin resmi dininin İslam olduğu ve devletin resmi dilinin Türkçe olması gereği açıkça vurgulanmıştı..
Said Paşa’nın karşı çıktığı diğer bir husus ,damat Mahmut Paşa tarafından metin taslağına koydurulan, “Padişah’ın şüphelendiği bir kişiyi memleketten kovup,uzaklaştıracağı maddesiydi”.Bu madde için Said Paşa;”Suçu sabit olmayan bir kişinin sadece şüphe üzerine bu tarz cezalandırılmasının tüm kanunu hükümsüz bırakacağını” ısrarla belirterek söz konusu maddenin kanun metninden çıkarılmasını istedi.Bu ısrar karşısında Mahmut Paşa artık direnemedi. Eğinli, zaten Mahmud paşa’dan nefret ederdi.Bunun üzerine Padişah da bu maddenin kanun metninden çıkarılmasını uygun görmesine karşın…ertesi gün bir surprizle karşılaşıldı ;….Sultan söz konusu maddeyi kendi isteği doğrultusunda şöyle değiştiriyordu.. “Polisin ma’lûmât-ı mevsûkesi üzerine taht-ı şüphede bulunanları zât-ı hazret-i Padişahının memâlik-i şâhâneden tard-u nefiy ile mücâzât etmeye hakkı vardır”şeklinde tâdil etmiş,bu şekliyle istemiş…Said Paşa’nın itirazı olan “suçun sabit olması gerektiği”.. ilkesini dikkate alan padişah bu kez elinde bulundurduğu hakkı kaybetme kuşkusu ile.. maddeye..“polisin ma’lumât-ı mevsûkesi” ifadesiyle son şeklini vermiştir. Said Paşa,kısa sürede Mâbeyn Müşirliği,Bahriye Nazırlığı görevi dışında ayrıca ..”Ankara,Kastamonu,Halep ve konya” valiliklerinde bulunmuş…..daha sonra,Maraş’ın ZEYTUN kasabasındaki ermeni vakıasının teftişi için görevlendirilmiştir.Eğinli Said Paşa, kaynaklarda ayrıca ”Büyük “Said ya da “ İngiliz said” olarak da anılmaktadır.Said Paşa,1844’de Mühendishâne-i berri-ri hümâyuna girdi.Buradan yüzbaşı rütbesiyle mezun olup,muallim muavini oldu. 1854’de Tophane müşiri, müstakbel kayınpederi Ahmet Fethi paşa’nın arzı üzerine eğitimini tamamlamak üzere İskoçya’nın, Edinburg üniversitesine gönderildi.,İngiliz Kraliyet Akademisin (Woolwrch)’de eğitim görüp 1859’da İstanbul’a döndükten sonra..Mektebi Bahriye Nazırlığına.. getirildi.Ağustos 1861’de demiryolu ve bununla alakalı konularda eğitim görmüş ve maharet kazanmış olan Eğin’liye binbaşı rütbesi verilerek mekteb-i bahriye’de muallimliğe başladı.Aynı yıl,yakın dostu Münif Paşa ve diğer arkadaşlarıyla birlikte Cemiyyet-i İlmiyye-i Osmaniyye-yi kurdu.Amaç,Batı bilim ve kültürünü tanıtmaktı.1862’de,”Mecmua-ı Fünün” mecmuası çıktı.1863’de,Kaymakamlık rütbesiyle silah alımı için İngiltere’ye gönderildi.Dönüşte miralay oldu.Daha sonra Sultan Abdülaziz döneminde ..1868’de Bahriye Nazırlığına atandı.Hazırladığı 26 maddelik nizamnameyi Bahriye Nezaretine sundu..93 harbinin sıkıntılı günlerinde Bahriye Nazırı ve Mâbeyn müşirliği görevlerinde bulunan Said Paşa’nın...1878 de meydana gelen Ali Suavi vakasıyla gözden düşürüldüğünü.. İstanbul’dan uzaklaştırılarak ,sırasıyla…Ankara,Kastamonu,Halep ve konya valiliklerine atanmış olduğunu görmekteyiz...Bunların dışında…Maraş Sancağına bağlı ZEYTUN’da meydana gelen ermeni meselesinin hallinde fevkalâde murahhas ünvanıyla da önemli roller üstlenmiştir..Daha sonra İstanbul’a dönen Eğinli Said Paşa..1896’da vefat etti (. Said Paşa,dönemin ünlü simalarından Mithad Paşa’nın azl ve sürgün işinde padişah’a verdiği bilgiler,hünkâr ile sadrazam arasındaki anlaşmazlıklarda önemli rol üstlendiği söylenir.Nitekim,Mahmut Paşa’nın konuyla ilgili “Mirâtı Hakikat” adlı eserinde sadrazamın sürgün edilişinde Said Paşa’nın rölünün olduğu yazılıdır.
Not…-JURNAL; Said Paşa’nın Abdülhamid’le birlikte göreve başladığında kronolojik olarak kaleme aldığı.. ayrıntılı, günlük devlet bilgilerini içerir..Jurnal’de anlatılanlar,tarihleri itibariyle arşiv vesikalarıyla bire bir örtüşür.Eğinli Said Paşa,18 Nisan 1878’de hem Bahriye Nazırlığından,hem de Mâbeyn müşirliğinden sultan tarafından hasbel-icab azledilmiş,kısa süre sonra tekrar eski görevine getirilmiştir.Padişah’ın huzuruna çıkan Eğin’liye Padişah; “Sa’id Paşa sizden çok memnunum ve sizsiz hakikaten cânım sıkıldı ve mükedder oldum.Fakat bir hafta kadar hânenizde ikamet eylemeniz lâzım geldi”..şeklinde iltifat etmiş..Padişahın teveccühünü bu şekil kazanan Said Paşa ..Ancak,20 Mayıs 1878 günü Ali Suavi’nin Çırağan baskınında ..Yıldız sarayındaki askeri tedbirleri kasten geciktirdiği nedeniyle..Said Paşa’yı şüpheliler listesine alan padişah,sonradan durumu fark ederek paşa’ya yine eskisi gibi davranmaya başlamıştır.. Jurnal’ın diğer önem arz eden bir özelliği ise, Maraş’ın Zeytun kasabasındaki Ermeni olaylarında II.Abdülhamid’in sıkça baş vurduğu kaynak bilgileri nedeniyledir. Eğinli Said Paşa’nın,Padişahla olan resmi ilişki dışında, ayrıca şahsi yakınlıklarının olduğu da bir gerçektir. Eğinli Said Paşa İngiltere’den aldığı eğitim ile padişah nezdinde “SADIK BENDE” sıfatını taşıyordu.
Eğinli Said Paşa’nın tarihimizde önem arz en önemli edimi;. Osmanlı’nın,1876 daki Kanun-ı Esasinin 18. Maddesine ilişkin, ..
”Devletin resmi dili Türkçe’dir”cümlesini ,Süleyman Paşa’nın da imzasını da alarak anayasaya koydurması olmuştur.
Said Paşa’nın, bu çabalarını.. Mekteb-i Harbiye ile Mekteb-i Bahriye”deki çalışmalar doğrulamaktadır.
Kanun-i Esâsi madde 18 : “Teba’a-i Osmaniyye’nin hidemât-ı devlette istihdâm olunmak için devletin
lisân- resmisi olan Türkçe’yi bilmeleri şarttır.”Devletin resmi dilinin Türkçe olacağını Abdülhamit’e kabul ettirip,
Anayasanın 12.md.si olarak kabul ettiren Eğin’li Sait Paşadır. Ayrıca,günümüzdeki Konya hükümet konağı Eğin’li Sait Paşa’nın eseri himmetidir.
------------------------------------------------
(DERLEME :Doç. Burhan TARLABAŞI )
----------------------------------