KEMALİYE(EĞİN)...Apçağa kÖYÜ Gerçeği../tümüyle

532 views
Skip to first unread message

BURHAN TARLABAŞI

unread,
Jan 9, 2014, 1:08:44 AM1/9/14
to erzincan-kemal...@googlegroups.com

DİKKAT….Apçağa Köyü ile ilgili tüm çalışmalarımı ..Dernek  Başkanı, Sn. Hadi YURDAKUL’A  hıfzedilmek üzere  bağışlıyorum..!

Saygılarımla..

Doç. Burhan TARLABAŞI

---------------------------------

APÇAĞA  GERÇEĞİ….! Kemaliye(Eğin)  köyleri içinde Apçağa’nın…apayrı bir yer ve öneme   sahip olduğunu  biliyor muydunuz..?

FARIK  BAYIRINI  ÇIK  VARIRSIN  BAHÇA  BAĞA,

 TANIYALIM  BU  ŞİRİN  KÖYÜ  ADI  APÇAĞA”… (Eğin’in Ariki mahallesi  kökenli,ünlü Şairimiz..Ali Vecdi BİNGÖL’ünApçağa “adlı şiirinden bir beyit))

.. Acaba..Neden hep Apçağa ,.. ünlülerin yetiştiği   bir köy olmuş ve…adıda…Sultan…..? ..Yani,  “SULTAN APÇAĞA”…diyorlar..

..Ahmet Kutsi Tecer’den tutun da …tâ.. 2 nci Abdülhamit’in(1876-1909)mabeyn  Ferik’ine dek..birçok ünlü şair,bestekâr,Paşa,bürokrat,Siyaset adamı,vb..hep Apçağa’dan çıkmış olmasının  nedenini çok uzun zaman önce rahmetli dedem Süleyman Tarlabaşı’na ..(1887-1964)ben de sormuş..şu cevabı almıştım..  “torunum çok doğru söylersin ben de bunu rahmetli babam Hacı Ömer Efendiye sorduğumda..demişti ki…Apçağa’ya  vakti zamanda padişah Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) tarafından okumuş ,aklı başında Yeniçeriler yerleştirilmiş…” dedi..Gerçekten de dedemin bana naklettiği gerçek bu günkü Apçağa köy’ünün  ünlülerine ilişkin fikirleri  doğrular mahiyette oluyor.konuya ilişkin yaptığım küçük çaplı bir araştırmada ..Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi..Apçağa köy’üne de ..sipahilere özgü  Enderun Ocağının eski Yeniçerileri yerleştirildiği  anlaşılıyor.. Dileğim; Bahse konu,“Apçağa gerçeği”nin ..Apçağalıların da ellerindeki bilgileriyle bizleri bilgilendirmesidir..

ÜLKEMİZ  SİYASETİNDE ADI GEÇEN KEMALEYE(EĞİN)/APÇAĞA  KÖY’Ü ÜNLÜLERİMİZ

Osmanlı, II.Abdülhamit Döneminin, Eğin’lİ Küçük  Sait Paşayı izleyen .. Devlet  kademelerinde ün yapmış bir çok kişinin  olduğu bilinmektedir.Sözgelimi..Bunlardan; Merhum Şair Ahmet Kutsi TECER…ile, Merhum  Râsim Gülâ’dan  tutun da…Doğu PERİNÇEK’İN  babası, (dönemin Yargıtay Cumhuriyet başsavcı yardımcılığını yapan..dört dönem Erzincan milletvekili seçilen…) merhum  Sâdık PERİNÇEK ....Yine aynı dönemde Doğu Perinçek’in dayısı, Ankara Zırhlı Tümen Komutanı..  Tüm General Turhan OLCAYTO  ile..

O tarihlerde Doğu bey’in  ilk  eşi sırma Perinçek’in, halasının kocası, ihtilalci Cemal Madanoğlu …Ve  teyzesi oğlu,MİT. Görevlisi olduğu söylenen Gürbüz TÜFEKÇİ’yi  şimdilik sayabiliriz…...

-------------------------------------------------------------------

 Not…Bu bilgiler, folklorik araştırmalarım esnasındaki  Apçağa köy’üne ilişkin rastladıklarımdır.

Dileğim;Konunun.. ilgili bilgi ve belgeleriyle birlikte, sayıları oldukça fazla olduğu sanılan diğer ünlülerin de

.. Apçağa’lı yetkililerce   yöre halkına   ulaştırılmasıdır..

-------------------------------------------------------------------

----Eğin müziğinin ana makamı sayılan “ela gözlü”nün en belirgin örneğini “Apçağa Ağzı” ile bilinir.Şimdi bu seslenişe  ..(Apçağalı ) Merhum Ömer YILMAZ’DAN… örnekleme bir ağız  dinleyelim…

http://www.youtube.com/watch?v=9Q3CfghqZtE......ctrl+ tıklayınız

--------------------------------------------------------

Sadık Perinçek, (d. 1915, Kemaliye, Erzincan) - (ö. 13 Eylül 2000), Türk siyasetçi.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Hatay ve Diyarbakır Hâkim Yardımcılıklerı, Ankara Sulh Yargıçlığı, Cumhuriyet Başsavcı Yardımcılığı, Temyiz Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcı Muavinliği, Yazarlık, TBMM X., 1.(XII), 2.(XIII) ve 3.(XIV) Dönem Erzincan Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.[1]

Atatürk'ün Bütün Eserleri Danışma Kurulu üyeliği ve uzmanlığı görevlerinde bulunmuştur. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in babasıdır..

Eski, ERZİNCAN  MİLLETVEKİLİMİZ Merhum, Sâdık PERİNÇEK’İN ;  Eğin(Kemâliye Derneğince İst.Kazablanka/Tepebaşı gazinosunda  düzenlenen folklor gecesi   için   21 Mayıs 1972’de özel folklor  dergisindeki yazısı…

 Merhum, SÂDIK  PERİNÇEK’in KALEMİNDEN “KEMÂLİYE (EĞİN)

 

 “Kemâliye(Eğin),çeşitli tabiat parçalarını sinesinde taşıyan güzel tablolar  mecmuasıdır.Dağı,taşı,Toprağı,Suları,Fıratı,Yeşil vadileri başka yerlerdekine hiç benzemez.İşte..bu  güzelliklerinden dolayıdır ki , Kemâliye dillere destan olmuştur. ….Kemâliyeliler geçim imkânlarını sağlamak için memleketlerinden dışarı çıktıkları ve yıllarca başka yerlerde  kaldıkları palde, Kemaliye’yi vatan…dışarıyı(İstanbul’u)da  gurbet sayarlar. Kemâliye’nin bu zengin folkloru tabiat’ından, güzel çeşitli sularından,Fırat’ından, bağ ve bahçelerinden doğmuştur.Bunda memleket arzusu ve gurbet hüznünün  etkisi de vardır…Kemâliye’yi en iyi ifade eden türkülerimiz,oyunlarımız,şiirlerimiz folklorumuzdur. DARDAĞANZÂDE merhum Nazif bey’in  Apçağa köyündeki  yayla bağını satan rahmetli babama  yazıp gönderdiği şu dört satırlık  mâni , EĞİN’i ve Eğin’llinin memleket duygularını çok güzel ifade etmiştir.

 

KIRKGÖZDEN  BİR İKİ  AVUÇ  SU  İÇ  TE…GEÇ  MOLLA OSMANGİLİN BAĞA…

BAK ORADAN GÖRÜNÜR SULTAN APÇAĞA…

EĞİN  DEDİLER Mİ ÇOHMAR  GİBİ  COŞARIM…YAYLA  BAĞINI  SATANLARA  ŞAŞARIM…!

 

 1970 Kemâliye Festivaline gittiğimde Kırkgöz’den Kemaliye’ye, Apçağaya, Fırata baktım o güzelliğin  ifadesi güç…Şimdi  biz susalım..Kemâliye’yi,,,özelliklerini

…güzelliklerini folklor gecemiz yazsın……Kemâliye’yi  el birliğiyle turistlerin her türlü ihtiyaçlarına cevap verecek bir hale getirmek için devamlı çalışmanın içine girmeliyiz …Geceyi tertipleyen Folklor yönetim kurulumuza teşekkür eder ve hemşerilerimin hepsini Sevgi ve Saygıyla  selâmlarım”...(Sâdık  Perinçek).

 

EĞİN’İN  APÇAĞA KÖY’ÜNDEN .. SÂİD  PAŞA’YI TANIYALIM…!  

                                               .(1876-1880)

----------------------------------------------------------------------------------                              

KAYNAK  ESER :     II.Abdülhamid’in  İlk Mâbeyn Feriki /EĞİNLİ SAİD PAŞA’NIN HATIRATI..tamamı; 7 cilt,üç bölüm

                              - Koç Üniversitesi ,“Suna kıraç” Kütüphanesi  /(Fuat ve Nesteren Bayramoğlu Koleksiyonu)   

                      Yayına Hazırlayan : Davut ERKAN   /  Baskı: Kitap Matbaası San.Ti.Ltd. Şti. İst. Topkapı, 2011

 

Said Paşa’nın,1939 yılında sağ olan küçük oğlu Mehmed Said Hasağası’ndaki 1851 tarihli vakfiye’sinde..  bu günkü Apçağa köyünün  adı..“ABÇIKAolarak geçmektedir.  (bkz.Nazan Danişmend,Eğinli Said Paşa,s.251)  Adı geçen vakfiyedeki anlatım ;…”Vilayet-i Anadolu’da Eğin kazasına tâbi ABÇIKA karyesinde,Dayı Ömer’in   mâ-i leziz çeşmeleri ta’miriçün karye-i mezkûre ahalisinden sâkin ashâb-ı hayrattan Hâss-ı  Hümâyuunun ağası Mustafa ibni müteveffa Dayı ömer ibni müteveffa mustafa “..şeklindedir

 

------Yöremiz,Kemaliye(Eğin)’in, Apçıka- (x) köyünden, İzmit mutasarrıfı , Seyyid Mustafa Ağa oğlu ve… Dayı Ömer torunu…( İngiliz takma lakaplı…) Eğinli (Büyük)Said Said Paşa, 1830 yılında İzmit’te doğmuş,

II. Mahut’un torunu ile evlenmiş, iki yaşında iken babasını kaybetmiş, 21 Şubat  1896 tarihinde ise İstanbul’da vefat etmiştir.Kabri, Çemberlitaş/Divan yolu üzerindeki 2 nci Mahmut türbesi haziresindedir.(xx).

Eğinli Said Paşa’nın, “Yegane, Saide, Mediha,Memduh ve Mehmed  Said “ adlı beş çocuğu olduğu bilinmektedir.1934 yılında  Soyadı Kanunu ilanı ile “Hasağası” soy ismini almış olduğunu,   Memduh bey’in kızı Nazan Danişmend’in, amcasından “Sait Hasağası” şeklinde bahsetmesinden öğrenmiş bulunuyoruz.Said Paşa’nın,Kayın babası ise…Tophane müşiri Ahmed Fethi Paşadır.II.Abdülhamid’in ilk mâbeyn Feriki ve Bahriye Nazırı …Hemşerimiz,Eğinli Said Paşa’yı.., aynı dönemlerde (Meşrutiyet’te   2 kez; II.Abdülhamid Saltanatında 7 kez olmak üzere toplam 9 kez ) sadrazamlık yapmış olan,1838   Erzurum doğumlu  Mâbeyn Başkâtibi- küçük Mehmet Said Paşa  veya Şapur Çelebi’yle de   sakın karıştırmayınız..(1914’de İstanbul’da vefat Küçük Said Paşa’nın Kabri,Eyüp türbesi girişindedir.) Yine,bunların dışında ayrıca…III.Osman döneminde Sadrazamlık yapmış olan yirmisekizzâde Mehmet Sait Paşa’yı da Eğin’liyle birbirine  karıştırmayınız..

Eğinli Said Paşa, ilk mâbeyn Feriki  görevine,II.Abdülhamid’in  tahta çıktığı 31 Ağustos 1876 günü başlamış,düzenlenen Cuma selamlığı  törenlerinde sürekli padişah’ın yanında,onun yabancı diplomatlarla görüşmelerinde tercümanlık yapan sağ kolu durumunda olmuştur.Padişah’ın her dem teveccühüne mazhar olan Eğinli Said Paşa’ya  sultan tarafından III. Selimin kılıcı da hediye edilmiştir. Said Paşa, Mâbeyn Feriki görevinin yanı sıra bir yandan  meşruti yönetime geçişin çalışmalarını  da sürdürüyordu.1876 Kanun-i Esasi’nin Mithad Paşa başkanlığındaki padişaha sunulan tadil-i  taslak metni için  Padişah,Eğinli Said Paşa ile Süleyman Paşa’dan görüş bildirmelerini   istemiş,hazırlanan lâyihada; Devlet idaresinin ve tebası hukukunun Padişah  tarafından deruhte edilmesi..devletin resmi dininin  İslam olduğu ve devletin resmi dilinin Türkçe olması gereği açıkça vurgulanmıştı..

Said Paşa’nın karşı çıktığı diğer bir husus ,damat Mahmut Paşa tarafından metin taslağına koydurulan, “Padişah’ın şüphelendiği bir kişiyi  memleketten kovup,uzaklaştıracağı maddesiydi”.Bu madde için Said Paşa;”Suçu sabit olmayan bir kişinin sadece şüphe üzerine  bu tarz cezalandırılmasının tüm kanunu hükümsüz bırakacağını” ısrarla belirterek  söz konusu maddenin kanun metninden  çıkarılmasını istedi.Bu  ısrar karşısında  Mahmut Paşa artık direnemedi. Eğinli, zaten  Mahmud paşa’dan nefret ederdi.Bunun üzerine Padişah da bu  maddenin kanun metninden çıkarılmasını uygun görmesine karşın…ertesi gün bir surprizle karşılaşıldı ;….Sultan söz konusu maddeyi kendi isteği doğrultusunda şöyle değiştiriyordu..  “Polisin ma’lûmât-ı mevsûkesi üzerine taht-ı şüphede  bulunanları zât-ı hazret-i  Padişahının memâlik-i şâhâneden tard-u nefiy ile mücâzât etmeye hakkı vardır”şeklinde tâdil etmiş,bu şekliyle istemiş…Said Paşa’nın itirazı olan “suçun sabit olması gerektiği”.. ilkesini  dikkate alan padişah bu kez  elinde bulundurduğu hakkı kaybetme kuşkusu ile.. maddeye..“polisin ma’lumât-ı mevsûkesi” ifadesiyle  son şeklini vermiştir. Said Paşa,kısa sürede Mâbeyn Müşirliği,Bahriye Nazırlığı  görevi dışında ayrıca ..”Ankara,Kastamonu,Halep ve konya” valiliklerinde bulunmuş…..daha sonra,Maraş’ın ZEYTUN kasabasındaki ermeni vakıasının teftişi için görevlendirilmiştir.Eğinli Said Paşa, kaynaklarda ayrıca ”Büyük “Said ya da “ İngiliz said” olarak da anılmaktadır.Said Paşa,1844’de Mühendishâne-i berri-ri hümâyuna girdi.Buradan yüzbaşı rütbesiyle mezun olup,muallim muavini oldu. 1854’de Tophane müşiri,  müstakbel kayınpederi Ahmet Fethi paşa’nın arzı üzerine eğitimini tamamlamak üzere İskoçya’nın, Edinburg üniversitesine gönderildi.,İngiliz Kraliyet Akademisin (Woolwrch)’de eğitim görüp 1859’da İstanbul’a döndükten sonra..Mektebi Bahriye Nazırlığına.. getirildi.Ağustos 1861’de demiryolu ve bununla alakalı konularda eğitim görmüş ve maharet kazanmış olan Eğin’liye binbaşı rütbesi verilerek mekteb-i  bahriye’de muallimliğe başladı.Aynı yıl,yakın dostu  Münif Paşa ve diğer arkadaşlarıyla birlikte Cemiyyet-i İlmiyye-i Osmaniyye-yi kurdu.Amaç,Batı bilim ve kültürünü tanıtmaktı.1862’de,”Mecmua-ı Fünün” mecmuası çıktı.1863’de,Kaymakamlık rütbesiyle  silah alımı için İngiltere’ye gönderildi.Dönüşte miralay oldu.Daha sonra Sultan Abdülaziz döneminde ..1868’de Bahriye Nazırlığına atandı.Hazırladığı 26 maddelik nizamnameyi  Bahriye Nezaretine sundu..93 harbinin sıkıntılı günlerinde Bahriye Nazırı ve Mâbeyn müşirliği görevlerinde bulunan Said Paşa’nın...1878 de meydana gelen Ali Suavi vakasıyla gözden düşürüldüğünü.. İstanbul’dan uzaklaştırılarak ,sırasıyla…Ankara,Kastamonu,Halep ve konya valiliklerine atanmış olduğunu görmekteyiz...Bunların dışında…Maraş Sancağına bağlı  ZEYTUN’da meydana gelen ermeni meselesinin hallinde  fevkalâde  murahhas ünvanıyla da önemli roller üstlenmiştir..Daha sonra İstanbul’a dönen Eğinli Said Paşa..1896’da vefat etti (. Said Paşa,dönemin ünlü simalarından Mithad Paşa’nın azl ve sürgün işinde padişah’a verdiği bilgiler,hünkâr ile sadrazam arasındaki anlaşmazlıklarda önemli rol üstlendiği  söylenir.Nitekim,Mahmut Paşa’nın konuyla ilgili “Mirâtı Hakikat” adlı eserinde sadrazamın sürgün edilişinde Said Paşa’nın rölünün olduğu yazılıdır. 

Not…-JURNAL; Said Paşa’nın Abdülhamid’le birlikte göreve başladığında kronolojik olarak kaleme aldığı.. ayrıntılı,  günlük devlet bilgilerini içerir..Jurnal’de anlatılanlar,tarihleri itibariyle arşiv vesikalarıyla bire bir örtüşür.Eğinli Said Paşa,18 Nisan 1878’de hem Bahriye Nazırlığından,hem de Mâbeyn müşirliğinden sultan tarafından hasbel-icab azledilmiş,kısa süre sonra tekrar eski görevine getirilmiştir.Padişah’ın huzuruna çıkan Eğin’liye  Padişah; “Sa’id Paşa sizden çok memnunum ve sizsiz hakikaten cânım sıkıldı  ve mükedder oldum.Fakat bir hafta kadar hânenizde ikamet eylemeniz lâzım geldi”..şeklinde iltifat etmiş..Padişahın teveccühünü bu şekil kazanan Said Paşa ..Ancak,20  Mayıs 1878 günü   Ali Suavi’nin Çırağan baskınında ..Yıldız sarayındaki askeri tedbirleri kasten geciktirdiği nedeniyle..Said Paşa’yı  şüpheliler listesine alan padişah,sonradan durumu fark ederek paşa’ya yine eskisi gibi davranmaya başlamıştır.. Jurnal’ın diğer önem arz eden bir özelliği ise,  Maraş’ın Zeytun kasabasındaki Ermeni olaylarında   II.Abdülhamid’in  sıkça baş vurduğu kaynak bilgileri nedeniyledir.  Eğinli Said Paşa’nın,Padişahla olan resmi ilişki dışında, ayrıca şahsi yakınlıklarının  olduğu da bir gerçektir.   Eğinli Said Paşa İngiltere’den aldığı eğitim ile padişah nezdinde  “SADIK BENDE” sıfatını taşıyordu.

              Eğinli Said Paşa’nın tarihimizde  önem arz en önemli  edimi;. Osmanlı’nın,1876 daki  Kanun-ı Esasinin 18. Maddesine  ilişkin, ..

                         ”Devletin resmi dili Türkçe’dir”cümlesini ,Süleyman Paşa’nın da imzasını da alarak anayasaya koydurması  olmuştur.

                           Said Paşa’nın, bu çabalarını..  Mekteb-i Harbiye ile Mekteb-i Bahriye”deki çalışmalar  doğrulamaktadır.

                           Kanun-i Esâsi madde 18 : “Teba’a-i Osmaniyye’nin hidemât-ı devlette istihdâm olunmak için devletin

                           lisân- resmisi olan Türkçe’yi bilmeleri şarttır.”Devletin resmi dilinin Türkçe olacağını Abdülhamit’e kabul ettirip,

                          Anayasanın 12.md.si olarak    kabul ettiren Eğin’li Sait Paşadır. Ayrıca,günümüzdeki Konya hükümet konağı Eğin’li Sait Paşa’nın eseri himmetidir.

------------------------------------------------

 

(DERLEME :Doç. Burhan  TARLABAŞI )

----------------------------------

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages