ABD 2003 yılında Irak’a girerek bölgemizde onarılması imkansız gedikler açtı. Türkiye güvenlik ve ekonomi ekseninde derin türbülansa sürüklendi. 2011 Suriye iç savaşı ise ülkemizi dünyanın en yoğun sığınmacı yükünü sırtlanan devleti yaptı. Mali dengelerimiz sarsıldı ve toplumsal kaynaklarımız hızla tükendi. Şimdi 2026 projeksiyonları üzerinden İran merkezli çatışma senaryoları kurgulanıyor. Sınır hattımızda yeni istikrarsızlık dalgası kapıda bekliyor. Küresel aktörlerin enstrümanı olmak gelecek nesillerin refahını ipotek altına sokar. Emperyalist odakların gayesi devletleri silmek değil enerji kaynaklarını yönetme tuzağına düşmemek Türkiye için hayati beka meselesidir. Komşu Topraklardaki Yabancı Üsler ve Egemenlik İhlali RiskiOrtadoğu’da tırmanan gerilim toprak egemenliği kavramını yeniden tartışmaya açıyor. ABD ve İsrail bölgedeki askeri tahkimatını Körfez ülkeleri üzerinden yürütüyor. Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve BAE topraklarındaki devasa hava üsleri operasyonel merkezleri İran’a yönelik saldırılarda kullanılması ev sahibi ülkeleri doğrudan savaşın tarafı yapar. Kendi sınırlarından saldırı düzenlenmesine izin veren yönetimler ağır bedeller öder. ABD ordusu uçak gemilerine ihtiyaç duymadan yerleşik pistleri kullanıyor. İran yönetimi ise merkezleri tasfiye edilmesi gereken hedefler olarak tanımlıyor. Askeri hamleler toplumsal meşruiyet kazanırken bölge ateşe atılıyor. Egemenlik sorumluluğu sadece kağıt üzerinde kalmamalı ve fiiliyata dökülmelidir. Yoksa komşudaki ateş bizi de yakar. Ankara’nın Dış Politika Rotasında Aktif Tarafsızlık DoktriniAnkara küresel güçlerin hamlelerine eklemlenmek yerine stratejik özerklik ilkesine sadık kalmalıdır. Rusya ve Ukrayna krizindeki dengeli model İran geriliminde de temel savunma hattımız olmalıdır. İspanya’nın Batı merkezli dayatmalara karşı şahsiyetli diplomatik duruş sergiledi. Bölgesel denklemlerde figüran olmak yerine komşumuz İran’ın toprak bütünlüğü savunulmalıdır. Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji damarlarının güvenliği ekonomik istikrarımız için vazgeçilmezliği ortada iken dış işleri mekanizması Suriye politikasındaki tahribatı onarmalıdır. Stratejik savrulmalara son verilerek milli onur merkeze alınmalıdır. Ülkeler sadece askeri güçle değil derinlikli diplomasiyle yönetilir. Akılcı vizyon küresel fırtınalardan güçlenerek çıkmamızı sağlar. Diplomatik zeka en büyük silahtır ve mutlaka kullanılmalıdır. Küresel İttifakların Güvenilmezliği ve Milli Beka Gerçeği Dünya siyasetinin acımasız çarkları dönerken devletler arası güven sadece geçici illüzyondur. İsmet İnönü büyük devletlerle ilişki kurmayı ayı ile yatağa girmeye benzettiği uyarı coğrafyamızın gerçekliğinde hala karşılık buluyor. Devletler ticari işletme soğukkanlılığıyla sadece kendi bekalarına ve kazançlarına odaklanır. Dostluk kavramı uluslararası ilişkiler denkleminde asla yer bulamaz. Güç dengeleri sarsıldığında en sarsılmaz müttefiklikler bile birer kağıt yığınına dönüşür. Küresel arenada duygusallığa yer yoktur ve her adım matematiksel hassasiyetle atılmalıdır. Tarih boyunca yalnız bırakılan milletin şüpheci yaklaşımı genetik kodudur. Milli özkaynaklara güvenmek hayatta kalmanın tek ve mutlak yoludur. Kimse bize bedava iyilik yapmaz. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz. Savunma Sanayiinde Caydırıcılık ve Stratejik Konumlanma İhtiyacıMilli savunma kapasitesi hamasi söylemlerle değil teknolojik caydırıcılıkla inşa edilmelidir. Kanal İstanbul gibi riskli projeler yerine denizaltı filolarına öncelik verilmelidir. Mavi Vatan’ın kilidi tam bağımsız hava savunma sistemleridir. Tüsaş tarafından geliştirilen yüksek teknolojili İHA teknolojileri Türkiye’yi küresel oyun kurucu yapar. Ancak kritik üretim merkezleri korunaklı iç bölgelere taşınmalıdır. Tesislerin güvenliği olası saldırı anında savunma sanayisinin sürekliliğini garanti altına alır. Batılı müttefiklerin örtülü ambargolarına karşı yerli uçak filoları tedarik edilmelidir. Akıllı mühimmat sistemleri çeşitlendirilerek dışa bağımlılık tamamen kırılmalıdır. Gerçek caydırıcılık düşman hesaplarını planlama aşamasında bozabilme yeteneğidir. Milli doktrin askeri gücü teknolojiyle harmanlamalıdır. Güçlü ordu bağımsız geleceğin teminatıdır ve asla ihmal edilemez. Bölgesel İstikrar İçin Dinamik Stratejik Eylem Önerileriİç cephenin sarsılmaz kaleye dönüşmesi adalet zemininde harmanlanmasıyla mümkündür. Dış güçlerin böl ve yönet taktiklerine karşı en etkili kalkan budur. Birinci Dünya Savaşı’ndaki omuz omuza duruş yapay sınırları tarihe gömecek iradedir. Liyakat ve hürriyet tesis edildiğinde dış müdahaleler toplumsal bütünlüğü asla bozamaz. Türkiye trilyon dolarlık ekonomik potansiyeline ancak iç barışla ulaşır. Somut adım olarak demokratik reformlar hızlandırılmalı ve ekonomik adalet sağlanmalıdır. Milli direnç ancak halkın devlete duyduğu sarsılmaz güvenle inşa edilebilir. Birlikte güçlü olup birliği korumak zorundayız. SADİ ÖZGÜL © 2026 Sadi ÖZGÜL |