MEVLÜT FAZLI AKKAYA
VEFATININ 1. YILINDA Değerli Büyügümüz Merhum Av.M.FAZLI AKKAYA,yı Rahmetle Anıyoruz




- BİYOĞRAFYASI
1921 yılında Kemaliye Ergü köyünde doğdu. İlkokul 3. sınıfı köyde, 4 ve 5' inci sınıfları Kemaliye İstiklal İlkokulu'nda, orta ve lise öğretimini Haydarpaşa Lisesi'nde okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1947 yılında mezun olup, askerliğini askeri hakim olarak Erzurum 3'ücü Ordu Askeri Mahkemesi'nde yaptı. 1949 yılından beri de İstanbul'da avukatlık yapmaktadır.
Muhtelif gazetelerde makaleleri çıkmıştır. Yaşantısından kesitler tamamlandıkca ilave edilecektir.
M.Fazlı Akkaya son bir kaç yıldır yaşamış olduğu rahatsızlıklar nedeniyle sıhhati pek iyi gitmemekteydi kendisinin bu mücadeleyi kazanması ise oldukca zordu. çünkü dünya var dilmesinden bu yana hiç bir insan oğlu veya tabiattaki varlıklardan bir tane örnek Aoktur ki ayak da dimdik durabilsin. emduh Fazlı akkaya da verdiği bu hayatta kalma mücadelesinde 31 Mayıs 2007 Tarihinde hakkın rahmetine kavuşmak suretiyele bu dünyaya veda etti. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
=====================================
1996 Yılında Kemaliye Kaymakamlıgı tarafından oluşturulan ve yukarıda resimde görülen kitap araştırma ve derleme kurulunca yapılan çalışmalar neticesinde her yönüyle Kemaliye kitap kurul üyesi olarak görev yapmış ve kitabın 1996 yılında basımı yapılarak dağıtımı da yapılmıştır. hazırlanmış olan bu sitemizinde içinde bulunan tüm konular ve resimlerin tamamına yakın bilgi ve belgelere kaynak olarak kullanılmıştır. Kendisinin istegive arzusunu yerine getirmeye çalışmanın mutluluğu içindeyim Site Yönetimi- M.İlaldı
=====================================
FOTOĞRAFLARINDAN BAZILARI
=====================================
Bir vakitler iki kardeş ellerinde çapalarla dağa Kenger çıkarmaya gitmişler. Kenger çıkanrken kavga ediyorlar. Kardeş çapa ile İbrahim isimli kardeşine vuruyor ve öldürüyor. Çok üzüıüyor. Cenab-ı Allah (CC) da katil kardeşi kuş yapıyor. Şimdi dağlarda bu kuş kardeşim İbab, İbob diye devamlı çağınr. Çok güzel sesi vardır. Zevkle dinlenir.
Çökelik
Eğin köylerinden birinde bir şahsa çökelik lakabını takmışlar. Eğin'e gittiği zaman arkadaşı kasap görünce ah imanım çökelik der ve şu şiiri okurdu:
Çökelik der ki, ben ağayım ağa
Atına binmiş çıkmış dağa
Koruna koyduğumun çökeliği
Susuz yer arar ki adamı boğa ...
Deyince iki arkadaş birbirlerini kovalamaya, ona sövüp saymaya başlar ve çarşıyı bir kaç defa dönerlerdi. Eğin'li arkadaşı köylü arkadaşının öldüğünü duyunca çok üzülmüş ve gözlerinden yaşlar akarak hatıralannı anlatırdı.
Hoca
Bir hoca köylerde kendine hocalık ararken bir köye uğrar, o köyde at eti yenir mi yenmez mi diye bir münakaşa var. Hoca hı işte ben bu köyde iş bulurum der ve o gün günlerden Cuma'dır. Cuma Hutbesini okuduktan sonra sonunda:
Koyun eti vezirül vüzara
Sığır eti keçi eti fakurül fukara
Emma velakin at eti de tatara
Çökelik de Kürt ile kuvaraya derdi. (*) Kaynak: Av. Fazlı Akkaya
Hazın Hikayesi
Kırkgözden hayat fışkırtan gözelerin suyu, Apçağa, Yuva, Toybelen ve Ergü bağlannı sular.
Toybelen ile Ergü'ye gelen suyun taksimi hususunda iki köy uzun zaman münakaşa etmişler. Sana az bana çok gidecek demişlerdir. Kırkgözden gelip haz tabir edilen taşın yanğından su geçer. Bu münakaşa sırasında bir sabah Haza gelen iki taraf köylüleri suyun geçtiği yanğın ortasında bir göbek taşın peydah olduğunu ve suyu ikiye böldüğünü, l/3'den fazla miktannın Haz'dan aşağı Toybelen'e gittiğini, 2/3'e yakın kısmının da Yine Toybelen'in diğer bağlan ile Ergü'ye gittiğini görmüşler ve ilahi bir iradeyle suyun bölündüğünü görüp ondan sonra bu bölünmeye razı olup bir daha münakaşa etmemişlerdir.
2/3'e yakın kısım ise Ergü tarafına gider. Hobiktaşı denilen yerde hark ikiye aynlır. Biri Toybelen bağlanna biri de Ergü bağlanna gider ki her yıl Haziran ayı ortalannda nöbet yapılır. Bu suyuri tamamı 5 gün Toybelen'e 6 gün de Ergü bağlanna gider. Bu nöbet Ekim ayı başına kadar devam eder.
Not: Suyun ilahi bir irade ile teşekkül eden Göbektaşı ile bölünmesi bir hakikatdır. Netekim Burhanettin Erenler Matbaası tarafından 1946 yılında neşredilen "EGİN" KEMALİYE adlı kitabın yazan Mehmet Şükrü Ertan'ın kitabının 36'ncı sahifesinde de aynı hikaye bir hakikat olarak anlatılmaktadır ... ) (*) (*) Kaynak: Av. Fazlı Akkaya
Ağustos Böceği (CIZI) Niçin çatlar?
Eğinliler Ağustos Böceği'ne cızı derler.
Hiçbir zaman yere konmaz ve ağaç dallannda öter. Ağustos Böceği bir gün dalda iken aşağıda Yiyecek götüren bir kanncayı görünce ona şöyle seslenir:
- O götürdüğün nedir? Nereye gidiyorsun? Kışlık Yiyeceğimi taşıyorum.
Sen de orada tembel tembeloturuyorsun.
Hızan (Dilenci) cevabını veriyor. Kendisinden çok küçük olap kanncanın böyle söylemesi Ağustos Böceği'nin ağınna gidiyor. Ve devamlı olarak şöyle bağırmaya başlıyor.
Kanncacık beli incecik niye bana hızan dedi. Hizan dedi, dedi, dedi. .. diyerekten çatlıyor. (*) Kaynak: Av. Fazlı Akkaya
=====================================
HATIRALARDA M.FAZLI AKKAYA Kaynak Adnan Demirci Merhum Hacı Cemil'in oğlu
Kemaliye Eğin'li hemşehrimiz Adnan Demirci bir hatırasını anlatıyor.beni tanıyanlar ve hatırlayan Erğü lüler bilirler dedi ve
===================================== M.Fazlı Akkaya Fotoğraflarından Arşivimiz http://picasaweb.google.com/kemaliye.egin.tanitim.grubu/MFazliAkkayaKemaliyeErguFotograflari ===================================== ERĞÜ KÖYÜ SİTEMİZDEKİ SAYFA LİNKİ http://groups.google.com.tr/group/ergu-koyu/web/er-ky-ve-av-m-fazl-akkaya?hl=tr =====================================