Bonzai nedir? Ne yapar? Nasıl kurtulunur?

108 views
Skip to first unread message

Yilmaz Karahan

unread,
Aug 19, 2014, 12:24:34 PM8/19/14
to

Bonzai nedir? Ne yapar?

Bon(tabak), sai (ağaç) kelimelerinden oluşan bonsai kelimesi, Japonca tabak ya da taş üzerinde yetiştirilen, minyatürilize edilmiş ağaçları ifade eder. Türkçeye bonzai olarak geçmiştir.

Bonzai” aslında minik bir Japon ağacı türü. Ama okullarımıza da giren bonzainin bununla ilgisi yok. Bu “bonzai” – ucuz uyuşturucu - büyük bir bela. Delirterek, ölüme götüren zehirin yeni adı Bonzai.

Bonzai ağacını kullanarak ve üzerine kimyasallar sıkılarak üretilen bu uyuşturucunun sentetik ot  olduğunu  unutmayın.

Ne yazık ki, kimyasal olan bu maddenin zehirleyici özellikleri yokmuş gibi herbal(bitkisel, ot)  ürün olarak adlandırarak sağlığa zararlı olmadığı algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu konuda internette sayfalar dolusu açıklama var.

Sokaklarda genel olarak ‘’bonzai’’ olarak adlandırılan uyuşturucu gerçekte Sentetik Kannobionid ismi altındaki birçok maddeden oluşmaktadır.

“Tamamına yakınının insanlar üzerindeki etkisi bilinmeden kullanımı artmıştır.
Bu maddeler esrar etkisi vermesi sebebi ile sentetik esrar olarak kullanım alanı bulmaktadır. İster ot şeklinde, ister preslenmiş ya da kubar şeklinde olsun esrar 400 den fazla kimyasal madde içermektedir.”

İlgililerce tahribatının esrar ve eroinden çok daha yüksek olduğu, sonuçta böbrek ve kalp yetmezliğine yol açtığı,  okullarda da başlanan dağıtımının  –özellikle-kız öğrencilere yaptırıldığı ve alkol bağımlılığı olmayan çocukların bonzai satışı için aracı olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Peki ne yapmalıyız? Narkotik uzmanlarının  önerileri  ne?

“Bağımlılık yapıcı maddeler karşısında irade; KULLANMAMAKTIR! Kullandıktan sonra hele de madde etkisindeyken irade aramak beyhudedir! Kullanmamak konusunda irade göstermeye çalışan gençler için tehlike her geçen gün artıyor.”

“Zaten bağımlılık yapıcı maddelerle mücadelede asıl olan; maddenin sentetik ya da doğal olması değil, asıl olan maddelerin bağımlılık yaptığının bilincine varılmasıdır.”

Madde bağımlılığını kısaca   tanımlayacak olursak; davranış, duygu ve düşünce üzerindeki direk olarak etkili olan bir süreç oluşmaktadır.  Bağımlılık yapan maddeler genel olarak hayatı devam ettirmek adına değil de, keyif verici, mutluluk vermesi nedeniyle tüketimi yapılmaktadır.  Bunun akabinde kullanıcıda,  duygu, düşünce ve hareketlerde değişme söz konusu meydana gelir.

“Bu arada uyuşturucu satıcısı, torbacı kimdir, biliyor musunuz? HAYIR! Çocuklarımızın yanı başlarındaki arkadaşlarıdır!” diyor narkotikçiler.

Uzmanların açıklamalarına göre; “AŞIRI DOZ HALİNDE; -Önce denge kaybı, sonra yavaşça bilinç yitimi ve geçici körlük olur. Sonra zaman ve mekan kaybı yaşarsınız, nerde olduğunuzu ne yaptığınızı unutursunuz normalde gayet net bildiğinizi bir şeyi hatırlamaya çalışırsınız ama hatırlamanız imkansızdır. Cümle bile kuramazsınız. Nefes almaya çalışırsınız sadece.

Ölüme bu kadar yakın olamazsınız. kalbiniz aşırı çarpar. Bilincinizi yitirirsiniz bir başkasına çok rahat zarar verebilirsiniz çünkü kendinizi rüyada sanırsınız ya da kendinize çok ciddi zarar verebilir 9.kattan aşağı atlayabilirsiniz. Hiç bir yerinizi hareket ettiremezsiniz. Bırak hareket etmeyi elinizi cebinize götürüp telefonu çıkarıp 112'yi bile arayamazsınız yardım çağırmak için.”

Halüsinasyon, panik atak, kusma, aşırı heyecan ve göz bebeklerinin şişmesi semptomları içindedir. Haberlerde de artık maalesef zaman zaman karşımıza çıkan  “bonzai” kullanan genç kalp krizinden hayatını kaybetti” gibi haberlere konu olabilirsiniz. Düpedüz intihar bu madde. Ötesi yok. Bonzai koması'na girmek istemiyorsanız denemeyin. Uyuşturucu komasının dönüşü yok.

Bonzainin yanı sıra yine sentetik uyuşturucu olan ve hızla yayılan “Jamaika”, ”salvia” da gençler arasındaki partilerde kullanılmaktadır.

Jamaika,  bonzai kadar  tehlikeli hatta ve hatta ondan daha tehlikelidir. Aynı şekilde nefes daralması, ani kan basıncı yükselmesi, ateş basması “ne oluyor bana?”, “Bura nere? Nerdeyim? Öldüm mü? Ölücem mi? korkuları “içinde korkutarak kalp krizi geçirip öldüren bir maddedir.

Tek dumanda bile ölüm riski % 99 olan bünyeye göre veya kullanıcıya göre bu değisir sonuçta anlık ölümlere neden olan bir maddedir. 

Bu iki uyuşturucu “tek kullanım”da bile alışkanlık yapabilmektedir. Zamanla vücut işlevini yerine getirememekte ve genç yaşta “kalp krizi”nden ölenlerin çoğunluğunu  “bonzai” denen uyuşturucu kullananlar oluşturmaktadır.

Bonzai satışının internet üzerinden de yapılmakta olduğu bilinmektedir. Gençler eğlendiklerini, oyun oynadıklarını sanmaktalar oysa ölümün kucağına itildiklerinin farkında değil. İşin acı tarafı bu eğlencenin sonu 3 yılda ölümle sonuçlanmaktadır.

Avrupa, KKTC, Çin ve mülteci akınıyla birlikte Suriye üzerinden geldiği ve dağıtıldığı bildirilen bonzai gençlerimizi zehirlemek için kullanılmaktadır.

Özellikle lise çağındaki gençliğin kullandığı bir uyuşturucu olduğu biliniyor.

Bonzai de durum  hepsinden farklı.  Aslında  bonzai uyuşturucu da değil, sadece zehirdir. Ne uyarıcı, ne uyuşturucu, ne de sakinleştirici,  tek kelime ile “yüksek etkili bir zehirdir”. 

Bakın Bonzai kullanan bir kişi neler diyor?

“Başıma ne geleceğini bilmeden kullandım. Keşke “bu seni ölüm tribine sokar” deselerdi. Bu yazıları okuyorsanız elinizi sürmeyin. Daha önce ne kullanmış olursanız olun, kim olursanız, yaşınız kaç olursa olsun. Girdiğiniz dünyadan sizi çıkaracak hiçbir şey yok. Korkudan kalbiniz durup ölebilirsiniz. Sizi tutsalar, bağlasalar. Hiçbir şey sizi oradan kurtaramaz. Yanınızdaki arkadaşınızı düşman bilip öldürebilirsiniz. Kendinizi öldürebilirsiniz. Eğer  canınızı seviyorsanız bir kere dahi olsa içmenizi tavsiye etmem. Mutluluk yerine  mutsuzluk tedirginlik  uyuşukluk veren bir maddedir. Hiç uğruna böyle şeylere bulaşmaya gerek yok! En çok ölüm getiren maddelerin arasında yer alan bonzai adlı ölüm tuzağının son kez ismini duyun ve unutun.  Hayatınızda bu ismi duymamış olun ve unutun gitsin.”

Sevgili anne-babalar ve gençler bonzai ve benzeri uyuşturucuları önlemek için neler yapıyorsunuz?

“Bizler doğru bilgilerle çocuklarımızı doyurmazsak, onları sokaklarda bilgilendirmek için ağzında kudurmuş köpekler gibi salyaları ile bekleyenler yeterince var, haberiniz olsun. “Benim çocuğum yapmaz!” diyenlerden misiniz? Bu söz; birçok bağımlı çocuk sahibi olan ebeveynlerin son sözleridir!”

Kendinizi ve ailenizi düşünün. Adı ne olursa olsun, hiçbir uyuşturucuyu içmeyin, içirtmeyin. Satmayın, sattırmayın. Bırakın, bıraktırın. Zararlarını bilmeyenlere anlatın.

Bonzai 3 yılda –süründürerek- öldürür. Çok geç olmadan ondan uzak durun.

Sevgi  ve saygılarımla.

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

e-mail: aliihsa...@hotmail.com

 

Bonzai'den Kurtulma Yolları:

Madde Bağımlıları Anlatıyor!

Bonzai (Sentetik Kannobinoid) Nedir?

image001

Bonzai nedir? Bonzai sentetik uyuşturucu olarak bildiğimiz bir maddedir. İnsan vücüdunda beyine işleyerek uyuşturduğu ve kimyasal olduğu için zararlarınında kat kat fazla olduğu bir maddedir. Ülkemizde gençler tarafından kullanılan bu madde bir çok insanın ölümüne neden olmuştur. Bonzai uzucuz olduğu için daha fazla yönelinen bu maddeyi kullanmamanız açısından yüzlerce sebebi vardır. Bonzai hakkında tüm genel bilgiler ayrıntı ve detayları ile birlikte hurriyet.com.tr'de

Bonzai Eroin'den daha tehlikeli olup kullananları direk ölüme götürebilir. Bonzai, sentetik cannabinoid ismi altındaki birçok maddeden oluşur. Tamamen kimyasal bir uyuşturucu olan bonzai, bir kereden bir şey olmaz düşüncesiyle kullanan gençleri pençesi altına alır ve bağımlı hale getirir. Bonzai eroinden daha tehlikeli. Bonzai beyin hücrelerinde kısa sürede büyük hasarlara neden olurken, genetik yatkınlığı olan kişilerde şizofreni benzeri etkiler meydana getirir, hatta ölümlere neden olur. Dikkatli olun ve çocuklarınızı koruyun. Bu maddenin inanılmaz derecedeki bir bağımlılığı vardır. Bunu birkez kullanan biri bir süre sonra tekrar beynin verdiği bir istekle kullanmak isteyecektir. Bunun için tü ailelere çocukarını uyarıp bundan uzak durmaları için uayarmalıdır ve herkes arkadaş ortamını buna göre iyi seçmelidir.

Uyuşturucu madde içerikli olan ve kullanımı esnasında insan metabolizmasına çok zararları dokunan bonzainin tamamen uyuşturucu maddeden ve bazı bitkilerin yapraklarına karıştırılarak elde edildiği bir maddedir ve kullanıldığında vücütta özellikle beyinde yüzlerce hasara neden olabilir.

SENTETİK KANNOBİNOİD (BONZAİ)

Bonzai olarak adlandırmakta olduğumuz yeni nesil bu uyarıcı madde genel olarak uluslararası polisiye literatürde ‘’ spice’’ adı altında tanımlandırılmaktadır. Ülkemizde kullanımın hızla artmakta olduğu bu uyarıcı madde üretiminde sıklıkla kullanılan bonzai ağacının yaprakları sebebi ile bonzai adını almıştır. En önemli husus burada kurutulan madde olarak herhangi bir başka bitkinin yapraklarının da kullanılabiliyor olmasıdır.
07.01.2011 tarihli ve 2011/1310 sayılı B.K.K. (13 Şubat 2011 tarih ve 27845 sayılı Resmi Gazete) Tarihli BKK kararınca uyuşturucuların murakebesi kanunundaki uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin listesine ekleninceye kadar yoğun bir kullanım alanı bulmuştur.
Bahse konu B.K.K da 2. Maddede adı geçen maddeler şunlardır; 
Sentetik kannabinoidlerden:
 a) JWH-018
 b) CP 47,497
 c) JWH-073
 ç) HU-210
 d) JWH-200
 e) JWH-250
 f) JWH-398
 g) JWH-081
 ğ) JWH-073 methyl derivate
 h) JWH-015
 ı) JWH-122
 i) JWH-203
 j) JWH-210
 k) JWH-019
Karar kapsamında suç teşkil eden maddelerin Esrar ın etkin maddesi olan THC ye benzer etkilere sahip olması sebebiyle kuru otlara emdirilmek suretiyle esrar görünümü kazandırmaktadır.  Çok az miktarlardaki etken maddeden yüksek miktarlarda üretim yapılabilmesi maddenin polisiye manada mücadelesinde hem zorluğuna hem de önemini ortaya koymaktadır. Genel olarak çin menşei olarak ortaya çıktığı söylese de herhangi bir yerde üretiminin kolay mümkün olduğu bilinmektedir.

Spice adı altında internette online satış sitelerinden 2006 yılından itibaren satışında artış görülmesi ile dikkat çekmiş ve tahminen bu ivmesi 2004 yılına kadar gittiği düşünülmektedir. Zengin aromalı Egzotik tütsü, insan kullanımı için değildir şeklindeki ibarelerin aksine yoğun olarak dumanı çekilerek kullanılan ve esrara benzer etkiler yaratan bir maddedir.

Spice silver, spice gold,spice diamond, Spice Arctic Synergy, Spice Tropiccl Synergy, Spice Egypt,
Yucatan Fire, Smoke, Sence, ChillX, Highdi’s Almdröhner, Earth Impact, Gorillaz, Skunk, Genie, Galaxy Gold, Space Truckin, Solar Flare, Moon Rocks, Blue Lotus, Aroma, Scope gibi bir çok farklı isim ve ambalaj adı altına satılmaktadır.
İsveç REİTOX ulusal ofisinin 2007 yılında 10 gram civarındaki ufak yakalama ile yayınladığı rapor ile resmi olarak bu ürünlerin takibi hususunda erken uyarı sistemi 2008 yılında başlamıştır. 
2008 yılı boyunca Alman ve Avusturya makamları tarafından Spice ın içeriğini tespite yönelik adli tahkikat yürütmüşlerdir. 19 Aralık 2008 tarihinde Avusturya NFP resmi olarak Avusturya  AGES PharmMed isimli kurumu eliyle yürütülen çalışmalar sonucunda JWH-018 (Naphthalen-1-yl-(1-pentylindol-3-yl)methanone) ( genel kimyasal adı 1-Pentyl-3-(1-naphthoyl)indole) maddesinin psikoaktif CB reseptörlerini içerdiğini bildirmiştir. Bu içerik son olarak Spice Gold, Silver and Diamond isim altında bulunan ürünler içerisinde tespit edilmiştir. 
Bu psikoaktif maddelerin Avusturya ve Almanya da ki bazı medikal veya kimya şirketleri tarafından üretildiği tespit edilmiştir.

Avusturya nın resmi açıklamasından birkaç gün önce açıklama yapan Alman NFP JWH-018 i rapor etmiştir. Jwh- 018 maddesi naphthoylindole dir ve aminoalkylindole ailesinden bir maddedir.  Kimyasal şekli esasen tetrahidorkarbon (THC)  ile benzer özellikler göstermektedir. Ve bu madde 1995 yılında yapılan bir sentez sonucunda ilk kez bulunmuştur.

JWH–018 İngiltere; Slovakya Finlandiya ve İrlanda da rapor edilmiştir.

 2-[(1R,3S)-3-Hydroxycyclohexyl]-5-(2-methyloctan-2-yl)phenol) ; 
Almanya da THC- Pharm ürünleri içerisinde JWH-018 tespit edilerek Alman NFP tarafından rapor edilmiştir. 
JWH- 018 ilk olarak 1995 yılında deneyler sırasında sentez edilmiştir. Amino alkaline iodin ailesinden naphthoylindole dir.

Yapısal olarak ?9-tetrahydrocannabinol (THC) kimyasal yapısında farklılıklar bulundurmaktadır. Fakat hayvanlar üzerinde benzer etkileri olduğu hatta daha etkili olduğu analitik detaylarda ortaya çıkmıştır. 
20 haziran 2009 yılında Alman NFP EMCDDA ı sentetik kannobionid olan CP 47,497 (2-[(1R,3S)-3-Hydroxycyclohexyl]-5-(2-methyloctan-2-yl)phenol) Freiburg üniversitesi ve Alman federal polis teşkilatının tanımlandığı hususunda bilgilendirmiştir. Sentetik kannobionidlerin CB reseptörlerinin THC ile çok benzer özelliklerinin ve etkilerinin olduğu belirtilmiştir.

Avrupa dışında 2009 yılında Amerika DEA tarafından sentetik kannobionid olan HU-210 —(6aR,10aR)-9-(Hydroxymethyl)-6,6-dimethyl-3-(2-methyloctan-2-yl)-6a,7,10,10a-tetrahydrobenzo[c]chromen-1-ol maddesi rapor edilmiştir. Birleşik Devletler Gümrük İdaresi tarafından küçük ama önemli oranlarda Temmuz 2009 da yakalamalar yapmıştır. Birleşik krallıkta yapılan üç SPİCE ürününde etken maddesi olarak rapor edilmiştir. 
Danimarka ve Hollanda da yapılan yakalamalar ile JWH ailesinin JWH-018 in düşük alkalin homologu olan JWH- 073 tespit edilerek rapor edilmiştir.

JWH -018 e benzer olarak CB1 ve CB2 reseptörleri içermesi sebebi ile bu reseptörlerin THC ye yakın etkilerinin olmasına neden olur. 
Her iki yakalamalarda ilk olarak bahse konu olan madde Spice olarak adlandırılan ürün formunda yakalanmamış toz formunda iken yakalanmıştır. Finlandiya ve Almanya da akabinde spice tarzı ürünlerde etken madde olarak tespit edilmiştir.

Ekim 2009 de Almanya ve birleşik krallık yeni iki sentetik kannabinoid rapor etmişlerdir. JWH-398 (1-Pentyl-3-(4-chloro-1-naphthoyl)indole) TICTAC isimli bir şirketin şubat ile temmuz 2009 tarihleri arasında online satış yaptığı üç ayrı bitkisel ürün adı altında satılan ürün yakalamasında rapor edilmiştir. Ayrıca fenilasetilindiole olan JWH-250 (2-(2-Methoxyphenyl)-1-(1-pentylindol-3-yl)ethanone) MAYIS 2009 yılında alman federal kriminal polisi tarafından yakalanmış ve sadece tek olarak CB1 reseptörünün olduğu tespit edilmiştir.

YAN ETKİLERİ

Bonzainin geçici körlük ve geçici felç durumu gibi sonuçlar da doğurduğunu belirten Dr. Zeynep Oflaz, açıklamasını şöyle sürdürdü:

Bazı kişilerde ani kalp durmalarıyla ölümlere neden olabiliyor. Bonzai eroinden daha fazla yan etkiye sahip. Ayrıca eroine göre çok daha ucuz ve kolay ulaşılabiliyor. Ailelerin çocukları yakından izlemesinde yarar var.  Çocuğa otoriter ve baskıcı değil, uzlaşıcı yaklaşmalı, fikirlerine saygı duymalı ve aile ortamında beklentisini karşılayacak girişimlerde bulunmalıyız. Anne- baba olarak. sürekli başarılı olsun diye çocuklarımızı baskı altına almak yerine onlara vakit ayırmalıyız. Çocuklarımız dışarıda takıldıkları gruplar içerisinde kendini değerli hissettikleri anda ne yapılıyorsa ona uyuyor. Bu madde kullanıldıktan sonra bunun gibi etkilere neden olabilir.

BONZAİ ÖLDÜRÜYOR

Çocuk, genç ve ebeveynlerimiz bu konuda çok dikkatli olmalı. Sentetik nitelikli uyuşturuculardan Bonzai, anında öldürebildiği gibi, 1 defalık kullanımda bile sonradan telafisi mümkün olmayan psikiyatrik kalıcı hasarlar bırakıyor. Uzman doktorlarımız tıbbi açıdan bu tabloyu çok net ortaya koyuyor. Bu nedenle kimse 'Bir kereden bir şey olmaz' dememelidir. Bu konuda yardım almak isteyen, bu bela ile istemeden tanışmış olan gençlerimiz ve vatandaşlarımıza hastanelerimizin psikiyatri servisleri ile Sağlık Müdürlüğü ve Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğümüzün uzmanları her zaman yardımcı olmaya hazırdır. Bonzai'nin farklı isimler altında da satışa sunulduğunu tespit edildi.  'Smoke', 'Jamaikan', 'Gold', 'Spice' ve 'Sence' isimleri altında satışa sunulan maddeler Bonzai ile aynı türdendir. Bu konuya özellikle dikkat edilmesi gerekir.

KULLANIM ALANLARI VE KULLANICI TÜRLERİ

Genel olarak esrar kullanıcıları tarafından daha uzun etkisi ve legal olarak uzun süre satılmasından dolayı kullanılmıştır. 
Özellikle Almanya daki kullanıcıların bir kısmının legal biogenic maddelere merakı olan şahıslardan olduğu tespit edilmiştir. 
His ve duyu peşinde koşanların ve deneme amaçlı kullanıcı profili de bulunmaktadır.
Spice ve Spice benzeri ürünlerin içeriği olan etken sentetik kannobionidlerin Avrupa ülkelerinde 2009 yılında ilk olara Avusturya ve Almanya olmak üzere yasaklanmaya ve kontrol altında alınmaya başladığı görülmektedir. 
Leonotis leonurus ve Nymphaea caerulea isimli bitkilerde aynı kanuni düzenlemeler ile kanun kapsamında alındığı görülmüştür. Leonotis leonurus Afrika aslan kulağı ve aslan kuyruğu gibi isimler ile tanınan ve Afrika da sarhoşluk vermesi sebebi ile kullanılan bir bitkidir.  ve Nymphaea caerulea Nymphaea caerulea, ayrıca Mısır mavisi zambak veya "Kutsal Mavi Lotus," mavi bir su zambağı Nil nehri boyunca ve diğer ülkelerde (örneğin Tayland) boyunca meydana cinsinin Nympaea (nilüfer), denir. Psikoaktif özellikleri olan başka bir bitkidir.  Sentetik kannobionidlerin ticaretini yapan suç örgütlerinin bu etken maddeleri emdirme suretiyle uyarıcı veya yatıştırıcı özelliği olan güney Amerika ve Afrika halkları tarafından kullanılan bu iki bitkiye benzer birçok bitkiyi kullandıkları bilinmektedir. Spice isimli ürünlerin ticaretini yapanlar maddeleri bu sebeble gıda takviyesi olarak da piyasa sürmektedirler. 
Ülkelerin yasal düzenlemeleri sırasında kanun kapsamında aldıkları ürünlerden biri de ticari adı CESAMET olarak bilinen maddedir.

SAĞLIĞA OLAN ETKİLERİ

Yapılan araştırmalarda şuana dek sentetik kannabionidlerin gerçek kendi özellikleri sebebi ile ölüme neden olacak bir toksik etkiye sahipolmadığı rapor edilmiştir. Ancak yeni çıkan versiyonlar ile ölüm vakalarının olduğu tespit edilmiştir. Yan etken maddelerin de öldürücü etkiye sahip olduğu bilinmektedir.
Maddelerin bitkisel ürün içindeki dozaj farklılıkları da bir çok sağlık problemine neden olan farklı bir sebep olarak önümüze çıkmaktadır. Bağımlının kullandığı maddedeki etken maddenin homojen olarak dağılmamış olması sebebi ile yüksek dozda aldığı ve bunun da vücutta ani ve büyük tahribata neden olmaktadır.
Şu ana kadar net olarak ters etkileri olarak rapor edilen rahatsızlıklar
·         Aşırı stres , bunalım, çalkantı
·         Hipertansiyon nöbetleri
·         Hypokalemia (düşük potasyum düzeyi)
Araştırmacılar esrardaki yüksek dozdaki etkilerin benzerlerinin görülmesine rağmen çok daha tehlikeli oluştuğunu vurgulamaktadır.
Psikolojik semptomların özellikle psikoziz e neden olduğuna dair ciddi deliller bulunmaktadır. Birleşik devletlerde akut böbrek hasarı ile Sentetik Kannabionid kullanımı arasındaki bağlantıları araştırılmaktadır. JWH-018 ın kullanımının istemik inme vakaları ile bağlantısı gözlenmiştir.
2012 yılında birleşik krallık ta annihilation ismi ile pazarlanan bir maddenin kullanımı akabinde hastaneye başvurması akabinde polisin yaptığı baskınlarda birçok işyerinde satılan ürünler üzerinde yapılan incelemede birçok sentetik kannabionid olduğu tespit edilmiştir.

SON GELİŞMELER

Sentetik kannabionidlerin ortaya çıkmasından beri bitkisel tütsü karışımlarında bir çok kez tespit edilmiştir. Birçok ülke esrar reçinesine benzer ürünler içerisinde tespit edildiğini rapor etmektedir. Yasal yükseltici( yasal uyarıcılar) ürünlerinin satıldığı işyerlerinde ‘’ bangsolid’’ ve ‘’ afgansolid’’ gibi isimler ile piyasaya sürülmektedir.
Bu ürünler esrar reçinelerinin kullanıldığı ülkelerde kabul görmektedir. Ayrıca sentetik kannabionidler uyarıcılar sedatifler ve halisinojenler gibi yeni psikoaktif maddelerde de tespit edilmektedir. Bu durum kazara veya kasıtlı olabilir ancak bazı ecstacy tabletlerde tespit edilmiştir.
Diğer dikkat çekici bir gelişme ise doğal esrar içerisinde tespit ediliyor olmasıdır. Bunun nedeninin de etkisinin artması için konulduğu tahmin edilmektedir.
Hasat zamanını azaltma amaçlı olarak üretim yapanların teknik olarak kullandıkları bir yöntem olabileceği düşünülmektedir.
Elektronik sigaraların su filtreli kartuşlarında nikotin ile birlikte tespit edilmiştir.
Sentetik kannabionidler her geçen gün yeni varyasyonları ile insan sağlığına olan zararı sebebi ile toplumlar açısından ciddi tehlikelere neden olmuştur.

Bonzai şarkısı zihni etkiliyor Gediz Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanı Orhan Keskin, gençleri ölüme sürükleyen uyuşturucu maddelerinin başında gelen bonzainin, en çok 13-26 yaş grubundaki gençler tarafından kullanıldığını belirterek "Ergenliğin son evresi, kendini topluma ispat etmeye çalışan gençlerin aşırılıklara en yatkın olduğu dönemdir. Bonzai satıcıları işte bu yüzden bu çağdakileri hedef alıyor" dedi.

Keskin yaptığı açıklamada, bonzai tuzağına en çok sorunlu ve alt gelir grubu aile çocuklarının düştüğünü kaydederek bonzainin ucuz ve kolay erişilebilir olması nedeniyle hızla yaygınlaştığını belirtti. Bonzainin daha çok ikinci ergenlik dönemini yaşayan gençler tarafından kullanılmasının bir çok nedeni olduğuna dikkati çeken Keskin, "Ergenliğin bu son evresi, kendini topluma ispat etmeye çalışan gençlerin aşırılıklara en yatkın olduğu dönemdir. Bonzai satıcıları işte bu yüzden bu çağdakileri hedef alıyor, tuzağa da çoğunlukla sorunlu ve orta ya da alt gelir grubu ailelerin çocukları düşüyor. Aile içi şiddet görmüş, küçük yaşlarda çalıştırılmaya veya dilenciliğe zorlanmış gençler de risk grubunda. Fertleri arasında bağların zayıf olduğu aileler başta olmak üzere tüm anne ve babalar bu tehlikeye karşı uyarılıp bilinçlendirilmeli" dedi.

"BONZAİ BEDENİ ŞARKISI"

Yıllardır düğünlerde sıkça çalınan bonzai adlı şarkının olduğunu aktaran Keskin, "Bazı şarkılar özellikle ergen çağdakileri intihara sürükleyebilir. Kimileri de şarkıda geçen karakterlere özenir, onlar gibi olmaya çalışır. Bu şarkıda da 'elimde patladı bonzai', 'zulala', 'ayık kal' gibi sözler bulunuyor, bilinçaltına bonzaiyi adeta kazıyor. İlk bakışta eğlendirici gibi görünen bu şarkı merak ve ilgi uyandırıyor. Bonzai bedenleri zehirleyip esir alırken, şarkısı da zihinleri zehirliyor" uyarısında bulundu.

MADDE BAĞIMLILARI ANLATIYOR

Her gün içtik, her pisliği yedik, her gün ölmek istedik Kokain, bonzai ve eroin bağımlısı 10 gençle üç gün aynı yerde kaldık. Yaşadıkları krizlerden işledikleri suçların vicdan azabına pek çok şeye tanık olduk. İşte 10 bağımlının ibret dolu hikâyesi...

Üç gün boyunca eroin, kokain, bonzai bağımlısı 10 kişiyle ‘Uyuşturucu Madde Bağımlılıkları ve Alkolizmle Mücadele Federasyonu’nun ‘Bağımlı Beslenme ve Barınma Merkezi’nde kalacak, bağımlıların hayatlarına girecek, onların kurtulma mücadelelerine tanık olacaktık. Ümitköy’deki merkeze gittik. İçeride yaşları 18-39 arasında değişen 10 erkek vardı. Kimi yemek yapıyor, kimi bornozuyla saunadan çıkmış duşa giriyor, kimi namaz kılıyor, kimi televizyon seyrediyor, kimi oyun oynuyordu.

İlk saatler, tedirginlikten kaynaklı kaçamak bakışlarla geçti. Sonra bizim için hazırladıkları sofrada yemeğe oturunca yavaş yavaş açılmaya başladılar. Hemen hepsi çok küçük yaşta, neredeyse ilkokulda başlamıştı uyuşturucuya. Hiçbiri dertten değil özenti, meraktan... Biraz da büyüdükleri ortamdan sebeplenmişlerdi. Maddeyi ilk kullandıkları anları anlatırken Freudyen laflar ettiler, hayatlarını mahveden şeyi allı pullu laflarla betimleyip durdular. Stanley Edgar Hyman’ın yazdığı gibi ‘Uçan Halı’ hikâyeleri bile dinledim. Köpeğine extacy verip, ölümüne neden olanı da gördüm, papağanına bonzai üfleyip uyutanı da...

Adana’da yaşıyorum. Her şey dokuz sene önce başladı. Vanlı bir arkadaşım vardı. Eroinin safı evlerine geliyordu, babası yapıyor, Adana piyasasına sürüyordu. Biz de öyle başladık. Zaten eroin Adana’da peynir ekmek gibi... Daha önce esrar ve hap içiyordum. Terörle mücadele polisi vardı Doğulu. Babası alıp malları inceliyormuş evinde. Bize bir gün sigara getirdi, “Abi evde başka bir şeyler de var” dedi. “Ne var” dedik, toz getirdi, biz iyice alıştık. Çizikten folyoya, folyodan iğneye... Her türlü suçu işledim. Hırsızlık, gasp... Çaldığım malları bebek arabasına koyuyordum çakılmasın diye, bir gün yakalandım. Denetimli serbestlikten faydalandım. Zaten bizim mahallede herkes esrar kullanırdı. Şu bir gerçek, madde kullanan kişinin kendisiyle değil şeytanıyla konuşursunuz. Dostluk yoktur, madde arkadaşlığı vardır. Beş kişinin olduğu yerde bir kişi ölür, onu orada bırakır gidersin. Uyuşturucuya kulluk edersin. 15 gündür buradayım. Eniştem beni çok seviyor, kurtulmamı istiyor. Elimden geleni yapıyorum. İlk geldiğim günlerde çok yoksunluk çektim, şimdi iyiyim.

R.H.  (28)
Kokain için uyuşturucu kuryeliği yaptım.

Not: R.H., ben merkezden ayrıldıktan üç gün sonra evine döndü, oradaki disiplin ona fazla gelmiş. Kendisiyle konuştum, bırakmayı evde deneyeceğini söyledi. Ancak merkez yetkilileri bunun zor olduğunu düşünüyor. Umarım bırakır.

Ankara’da doğdum. 6 yaşına kadar babamı görmedim, yurtdışında çalışıyordu. Zor yaşıyorduk. Ablamla ikimiz bir yumurtayı ikiye bölüp yiyorduk. Babam gelince İstanbul’a taşındık. 13-14 yaşına kadar her şey normaldi. Sadece fazla hırslıydım, zengin olmak istiyordum. 15 yaşında arkadaş ortamında esrar kullandım. 10 sene sürdü. Sonra extacy... Tabii benim ailem fakirdi, para bulmam gerekiyordu. Önce araba kaçakçılığıyla ilgili evrak taşıma işi yaptım. Sonra kuryeliği şehirler arası kokain taşımaya kadar götürdüm. Kazandığım parayla dükkân, araba, ev aldım. 20 yaşında 1 trilyonluk servetim vardı. Ailem hepsinden habersiz, Eskişehir’de üniversite okuduğumu zannediyordu. Altı-yedi yıl önce bir akşam arkadaşlarla Reina’ya gittik. Orada tanıştığımız kadınlarla Üsküdar’da bir villaya kapandık. Bir bayan arkadaş toz kokain denetti bana. Hoşuma gitti. Ertesi gün nasıl tekrar temin ederim diye kendisini aradım. Deli gibi kokain içiyordum. Amsterdam’a gidip partiliyorduk. Para tükendi. Önce dükkânımı sattım, sonra araba ve evi. Babamın kredi kartını, annemin bileziğini çalmaya başladım. Sonra askerlik...

Krediyle kokain

Konya’da askeriyeye girerken yanımda 2 bin TL’lik kokain vardı. Meğer içerisi kaynıyormuş. Askerden döndükten sonra annemler Ankara’ya taşınmıştı. İlk altı-yedi ay para bulamadığım için kokain içemedim, esrarla yetindim. Dönüp bir GSM şirketinde işe girdim. Fena para kazanmıyordum. Tabii parayı bulunca tekrar kokaine başladım. Geçen Ağustos’ta sevdiğim kızla evlendim. Evlenmeden bir ay önce yine bıraktım, sadece iki ay sürdü. Sonra düğünde takılan takıları çaktırmadan bir bir satmaya başladım. Kredi çekip kokain alıyordum. Gece yarıları eşimi yatakta bırakıp madde peşinde koşuyordum. Yanıma eli yüzü düzgün bayan arkadaş alıyor, elimdeki çantayı Eskişehir gibi üniversite kapasitesi yüksek yerlere götürüyordum. Artık işin içinden çıkamıyordum. Tek aşkım oydu. Ama kendimden de nefret ediyordum. Babamla araba almıştık, araba benim üstümeydi, gittim onu da sattım. O parayla eşimin bileziklerini yerine koyacak, küçük bir iş kuracaktım. Nerdeee... Parasını aldım, taksiye bindim, doğru torbacının yanına...

İntihar edecektim...

En son buraya gelmeden üç gün önce annemin bir miktar parası olduğunu öğrendim. Evi talan ettim, kriz halindeydim, buldum. Kokaini alacak, içecek ve evdeki silahla intihar edecektim. Hepsini yaptım, tetiği çekerken içeri eşim girdi. Ortalık karıştı. “Ne istiyorsanız yapacağım” dedim. Buraya geldim. Şimdi yaptığım her şey için vicdan azabı çekiyorum. İki gün öncesine kadar her gün ağladım. Anneme de eşime de söz verdim, buradan aslanlar gibi çıkacağım.

H.Z. (28)
İstanbul’a götürüp ‘iyi mi kötü mü’ diye eroin denetiyorlardı

Çorumluyum. İlkokul birinci sınıfa kadar köydeydik, sonra Ankara’ya geldik. Buradaki arkadaşlar farklıydı. Onlara uyum sağlamaya çalıştım. Sonra samimi olduk. Sigara içmeye dokuz yaşında başladım. Üç ay sonra alkol geldi. Lise bitince çalışmaya başladım. Kızılay’da işportacılık yapıyordum. Bir-iki abi vardı, görüyordum, çalışırlarken ortadan kaybolup geliyorlar, bir değişik oluyorlardı. “Ne içiyorsunuz?” diye sordum, esrarı gösterdiler. Ben de denedim. Sonra başladım, bir buçuk sene içtim. Esrar tezgâhında extacy de vardı. İlk başlarda cesaret edemedim, sonra alıştım. 2008’de askere gitmeden önce burada bir parkta beş-altı arkadaş içerken narkotik baskın yaptı. Korktum, bir ay sonra askere gittim. Askerde hiç içmedim. Döndüğümde, bir işe girdim. Güzel para kazanınca yine esrara koştum. Sonra yine extacy, yine alkol... Bir gün mahalledeki arkadaşlar eroini denettiler. Bir hafta her gün içip bıraktım, hemen hastalandım. Eroin içmediğim için olduğunu söylediler. İçtim, düzeldim. Ben artık bir bağımlıydım.

Ben satmasam başkası satar

İlk başlarda bir-iki paket içiyordum, sonra gram almaya başladım. Arkadaşlar önce verir, sonra alırlar. Bayanlar fuhuş yaparak daha kolay buluyorlar uyuşturucuyu ama inanın imkânımız olsa belki de yapardık. Satacak her şeyimizi sattık çünkü. Hırsızlık yapmaya kendi evinden başlıyorsun. O yüzden dışarıda rahatlıkla sürdürebiliyorsun. Baronların kendisi sigara bile içmez. Çoğu hacca gitmiş adamlar, “İçmesinler. Ben satmasam, başkası satar” diyorlar. Bizi İstanbul’a götürüp eroin iyi mi kötü mü diye denetiyorlar, cebimize de kıyak olarak 20-30 gram koyuyorlardı. Deney faresi gibiydik.  21 gündür buradayım. Şu an gelecek için bir şey söyleyemiyorum, sadece kurtulmayı düşünüyorum. Ama mutluyum ki yeniden rüya görmeye ve o rüyaları hatırlamaya başladım.

YAKUP ÇAKIR (22) 
Karısını torbacıya bırakanı gördüm

14 yaşındaydım. Ankara Doğantepe’de büyüdüm. Büyüdüğüm mahallede hemen herkes kullanıyordu. Ortaokula gidiyordum, sürekli evden kaçıyordum. Zaten lisede terk ettim. Bir mesleğim yoktu, hangi işe girsem kısa süre çalışıp çıkıyordum. Boşluktaydım, kimseyle konuşabilen biri değildim, içekapanıktım. Esrara başladım. Üç-dört sene kullandım. Yetmedi. İçtikçe başka şeyler denemek istiyordum. Extacy’ye döndüm. Onlar da yetmeyince eroine başladım.

Öleceğimi sandım

Dört sene kullandım. Her şeyini, pisliğini de, krizini de bilerek başladım. Param yoktu ve madde almak için para kazanmam gerekiyordu. Normal bir işte çalışamayacağım için torbacı oldum. Kendi eroinimi temin edebilecek parayı kazanabilmek için arkadaşlarımı da eroine alıştırdım. Öyle bir şey ki maddeyi bulmak için karısını torbacılara rehin bırakanları gördüm. Şeytan seni çok yokluyor. Ailemin tatil için biriktirdiği parayı çaldım. Babam telefon alıp satıyordu, onun telefonlarını çalıp sattım. Benim hep borcum vardı. Askere gittim, bir arkadaşımın babası Diyarbakır’dan eroin getiriyordu ona. Zaten adamın kendisi de satıcıydı. Oğlunun içtiğini de biliyordu. Kimse önemli değil, çocuğuna bile içirebiliyorsun. Kız kardeşini uyuşturucuya alıştırıp, onu torbacılara verip, karşılığında mal alanları gördüm. Bir zaman geldi, uyuşturucuyu o kadar abarttım ki, öleceğimi sandım. Başka hiçbir şey düşünemiyordum.

Utanç ve gurur

İntihar etmeyi düşünecek noktaya gelmiştim ki, aileme açıldım, “Kurtulmak istiyorum” dedim. Burayı buldular, altı aydır temizim. Yakında sertifikamı alacağım. Artık başka bağımlıları kurtarmaya çalışıyorum. Bu işe kendimi adadım. Eskiden utanç duyuyordum, şimdi yardım edebileceğim için kendimle gurur duyuyorum.

A.Y. (18)
Marketlerden çocuk maması çalıp karşılığında eroin alıyorduk

Konya’da yaşıyorum. Ortaokul yıllarında müdüre bıçak çektim, okuldan atıldım. Başka okula geçtim, orada bir arkadaş ortamı oldu. Önce esrara başladım. 14-15 yaşında arkadaşın biri hap getirmiş, merak ettim, denedim. Zaten beynim uyuşmuş. Zamanla altı-yedi hapa çıkardım. Bize eroini extacy ile verdiler, şimdikilere bonzai ile veriyorlar. Babam öldü, annem farkında ama konduramıyor. Bir gün arkadaşlarımdan biri karşımda eroin içiyor. O arada okulu da bıraktım. Tornacılık yapıyorum. “Oğlum onlar pislik. Gel sen bundan iç” dedi. Kendisi parayı karşılayamadığı için illa karşısındaki birine aşı verecek, bizim üzerimizden de ekmek yiyecek. “Getir” dedim, içtim. Artık eroinmandım. Günde üç-dört paket içmeden yaşayamıyordum. 55 kiloydum.

Çok büyük sınav

Evden çalıyoruz, dışarda dolandırıyoruz. Şöyle düşünüyorum, bir kavga olsun, ben o kavgaya gireyim, biri beni öldürsün ya da ben onu öldüreyim hapse gireyim. Sonra taş kokaine başladım, içmediğimde evde sağlam kapı bırakmıyordum. Bir paketi geçtin mi torbacısın artık. Allah ne düşmanımı, ne beni, ne sevdiğim insanları düşürsün. Çok büyük sınav. Bacak kemiklerim birbirine geçiyordu. Yürüyemiyordum. Dolandırıcıyı dolandırıp, torbacının malını çalıyordum. Eroin içip hırsızlık yapmayan adam tanımadım. Marketlerden çocuk maması bile çalıyorduk. Torbacının çocuğu vardı, onun karşılığında mal veriyordu.

Kız yanımda öldü

Bir gün mahalleye gittim. Bir kız gördüm, krizden gitmek üzere. Herkes içiyor, kıza vermiyor. Bana yalvardı, içim acıdı. Çıkardım malı verdim. Kız kaynattı, iğneyi bir vurdu, nefesi kesildi, öldü. Elim ayağım tutuştu. Dokunduğum sigara izmaritlerini, iğneyi hepsini attım, kaçtım gittim. Bir saatten sonra bünye kaldırmıyor, sonun ölüm. Evdekiler halimi gördükçe perişan ama ben onlardan kopmuşum. Bir gün ablam aradı. Burayı bulmuş, geldim. Altı aydır iyiyim.

A.S. (39)
Torbacım beş vakit namazında bir taksiciydi

Yurtdışında yaşıyordum. Esrara orada alıştım. Türkiye’ye döndükten sonra dükkân açtım. İki sene hiç kullanmadım, sonra arkadaş arasında yine başladım. Hayatımda her şey normalmiş gibi davranıyordum. Akşamları evime gidiyor, iki küçük çocuğum ve eşimle vakit geçiriyordum. Eşim bilmiyordu.

Bitkisel hayatta gibiydim

Dört buçuk ay önce dükkâna, kasaplara mangal kömürü satan biri geldi. Gözlerinden madde kullandığını anladım. Biz hemen anlarız. Şeytan girdi aklıma, sözleştik. Peşinden gittim ve bonzaiyle tanıştım. O an benim için hayat bitti. Dört saat boyunca arabanın arka koltuğunda bloke oldum. Onlar konuşuyor ama ben sadece bir fısıltı gibi duyuyordum. Bitkisel hayatta gibiydim. Sigara gibi içmeye başladım. Günde üç paket sigaraya boca ediyordum. Sürekli böğürmeye başladım. Ciğer doktorlarına gittim. Su bile içemiyordum. Bir gün yine eve gitmeden dükkânda içtim. Otobüse bindim. Evle dükkân arası yedi kilometre. Otobüsten indim, kilitlendim. Hareket edemiyorum, titreme geldi. Mahallenin gençleri koştu. Taksiyle eve gittiğimde eşim anladı, zaten şüpheleniyormuş. Düzelir düzelmez ertesi gün yine içtim. Torbacım beş vakit namazında taksisi olan biriydi. Taksiyi dümen tutuyordu yani. Acil istediğim zaman da hız motoru vardı, onunla getiriyordu. Bırakamıyordum. O arada eşimin ailesiyle de problem yaşıyordum. Bonzai içerek sorunları görmezden geldiğimi sanıyordum.

Üç kez kan kustum

Bir gün yine dükkânda içtim, lavaboya zor yetiştim. Avucumun içi kan doluydu. Üç kez daha oldu. Tabii her şey ayyuka çıktı. Eşim UBAM’ı buldu. İki aydır buradayım. Dört ay daha kalacağım. Saunada vücudumdaki uyuşturucuyu atarken çok enteresan yüzleşmeler yaşıyorum. Çocuklarımı nasıl ihmal ettiğimi, eşimi nasıl üzdüğümü düşündükçe çok pişman oluyorum. Bir daha içmemekte kararlıyım. Herkese tavsiyem “Ottur günahı yoktur” lafına kanmasınlar.

http://www.hurriyet.com.tr/gunun-icinden/27031708.asp

http://www.yenidenergenekon.com/335-bonzai-nedir-ne-yapar-nasil-kurtulunur/

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages