İstanbul Karagmrk'te merkezi olan Cerrahi Tarikatının yeni şeyhi belli oldu. Son şeyh Tuğrul İnaner'in lmnn ardından yerine şarkıcı Ahmet zhan Cerrahi tekkesi lideri oldu. Ahmet zhan Cerrahi Tarikatı nedir? Kimler ye? İşte Ahmet zhan'ın lideri olduğu Cerrahi tekkesi hakkında bilgiler
Cerrahi Tarikatı yeleri kimdir?Ahmet zhan, Cerrahi tekkesi mridi olan Gkhan zoğuz, Mazhar Alanson, Cem Yılmaz, Uğur Pektaş gibi nl isimlerin yeni şeyhi oldu. Cerrahi Tekkesi zellikle kadınlara tanıdığı haklarla diğer tarikatlardan ayrılıyor. Peki nedir bu cerrahilik, Ahmet zhan nasıl şeyh oldu işte detaylı bilgiler:
Cerrahi Tarikatı kurallarıCerrahi tekkesinde ibadetlerde diz st oturmak tarikatın adablarından sayılıyor. Sır saklamak, şeyh huzurunda az konuşmak şeyh ne verirse kabul etmek gibi tarikat kuralları bulunuyor. Cerrahi tarikatı esasları 4 blme ayrılıyor.
Haber ajansları tarafından servis edilen tm haberler Van Havadis editrlerinin hibir editryel mdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar zerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geen ajanstır.
Şebnem zcan'ın rportajı
Ahmet zhan Trk Mziği'ndeki başarılarının yanı sıra Tasavvuf Mziği alışmalarıyla yeni bir akımın ncs olmayı başarmış dev bir sanatı. Ahmet zhan ile mziği, yesi olduğu Cerrahi Tarikatı'nı ve hayatı konuştuk.
Saymadım ama Trk mziği repertuarında ne kadar şarkı varsa en azından 4'te 3'n bilirim. Binlerce denebilir. ocukluğumdan beri radyo, plak, sahne takip eden bir insanım. zellikle radyo ok nemliydi; solo şarkılar, klasik koro, kk koro, fasıllar, beraber solo şarkılar. Şarkı syleyerek uyurdum, şarkı syleyerek uyanırdım. Benim iin şarkı sylemek bir aşktı, sevgiliyle bir beraberlikti.
-Sizin hayatınıza yn veren bir şarkı var mı?
Hac'ca gittiğimde 29 yaşındaydım. 1980 yılının Ekim başıydı. Umre'ye ise defalarca kez gittim. En aşağı 7-8 kez gittim. zellikle 1980-1990'larda her sene ok yoğun olarak bir 15 gnmz ayırdık oraya.
Yok, sizin dini algılayışınızla alakalı bir şey o. Eğer dini ok radikal olarak algılıyorsanız ikili ortamlarda hibir şekilde olmayı arzu etmezsiniz. Ancak, bulunduğunuz sosyal ortamla entegre olmanın da kendinizdeki artı değerlerin evrenizdeki insanlar arasında paylaştırılması sağlamak adına bir grevci olarak hassasiyetiniz varsa her ortama girip ıkarsınız. Siz o ortamdan etkilenmezsiniz, o ortam sizden etkilenir.
Arkadaşlarla şakalaşmalar oluyordu. Bizim milletimiz ve sanatı arkadaşlarımız arasında hibir detone ses duymadım. Onların hepsi, "Ahhh keşke bizde yapabilsek" diye paylaştılar. ok gzel anlarımız vardı. yle arkadaşlarım vardı ki beraber kalırdık yurt dışı seyahatlerinde odaya benden nce girerler, kıbleye tespit ederler, onun arkasındaki yatağı kendisine ayırır, kıble tarafındaki yatağı bana ayırır ki ben rahat namazımı rahat kılayım. Artı gazinoda şyle şeyler yaşadım, sahnede okurken yaklaşırsınız masalarla ilgilenirsiniz. Ben masaya yaklaşınca masadakiler rakı kadehlerini saksının arkasına saklarlardı. Bu bir nezakettir, belki onun bu duyarlılığı benim hacılığımdan daha değerlidir, bunu bilemezsiniz. Ben halkımı ok severim. Onlara hizmet etmek adına da hayatımın her karesini zevkle yaşıyorum.
İtmeye gayret etmişimdir. 29 yaşında hacı olmanın zorlaştırıcı yanları vardır. Nedir? Hayatın tatlı taraflarıdır. Yemektir, imektir, gezmektir, flrttr, şudur, budur. 29 yaşında şhrettiniz; ayıptır sylemesi yzne bakılan bir adamsınız. Etrafınızda bir sr cazip obje dolaşırken siz belli bir disiplin iersinde belli bir etik kavram yoğunluğunu yaşama biimi haline getirmişsiniz, bir takım şeylere metelik vermiyorsunuz . Bunu bir beceri, başarı olarak vermeyelim. Size sevdirilen, size kolay gelir. Bana da o hayat biimi o duygular sevdirilmiş, o hayat biimi bana kolay geliyor. Bu bir beceri asla değildir.
Vallahi baskılı dnemlerde yaşadım ama ben o kadar samimi ve safa yaşadım ki hangi tehlikenin iinde olduğumun farkına varmadan. İşte 1980'li yıllarda ki baskı dnemleridir, bir takım vesait dnemleridir. Ben o zaman hacı olarak, derviş olarak yazıldım izildim, koşuşturdum. Saf bir ocuk olarak geirdim o gnleri. Bu gn daha bir demokrat bir yurt sathında yaşama şansına sahibiyiz.
Etrafımda bir markaj olmuş olabilir, bilemiyorum ama tespit etmiş değilim. Ama ben bir hayatı yaşadım 80'lerden bu yana, 30 ksur yıl. Tasavvuf Mziği'nin adı, benim vitrinimle gndeme geldi. Kurumlar kuruldu, falan, filan. Bir takım emniyet şubelerinde kalın, kalın dosyalarım vardı. insanlar onu toplamışlardır, bakmışlardır, "Bu adamın kltrnn haricinde bir derdi yok" denilmiştir. Emniyet o dnemlerde beni ağırdı. Ben de gittim. Polislerle grştm. Onlar sordular, ben de samimi olarak, "Doğrusu da var, yanlışı da" diyerek cevap verdim. Zaten kaak bir iş yaparsanız tadını ıkaramazsınız. Benim hi kaak, keğim olmadı. Her şeyim ortadaydı, zaten polisler bu, "Bu saf, samimi bir ocuk" diye dikkate almadılar.
Mazhar Alanson da Cerrahi tarikatına geliyor ..
-Sizden başka nl isimler de Cerrahi tarikatına bağlılar. rneğin, Cem Yılmaz, Mazhar Alanson ve Ali Taran'la o toplantılarda grşyor musunuz?
ok nadir gryorum. Ben daha sık gitmeye alışıyorum, musiki meşki aısından bir grevim var vakıfta. Orada meşklerde bulunma bir nevi hocalık gibi pozisyonum var. Cem'i doğru drst hatırlamıyorum, Mazhar'ı ok nadirde olsa ara sıra grrm. Byle bir yeri kim paylaşmak istemez ki?
Tarikatlar bir lkenin sosyo kltrel ynetim biimi iersinde belli hassasiyetleri sosyal olarak da algılar. Tarikat aslında birebir ilişkidir. oklukla ifade edilecek bir şey değildir. Mesela orada sizin ders aldığınız bir kemal kişi vardır. Hadise sizinle onun arasındadır, bu toplumsal bir mesele değildir. Birebir isel yolculuk eğitimidir.
İnsanın var. Bunu gzleyen bunu arayan dnyanın her yerinde bir ok davranış biimi vardır. Meksika'ya gidin, ister Hindistan'a gidin, nereye gidersiniz gidin insanların bir isel yolculuk peşinde olduğunu grrsnz. Bu bir insanın yaradılışında var olan bir ihtiyatır. Onun iin herkesin i dizaynını oluşturabilmek ve o doğrultuda hayatı yaşayabilmek, o algı iersinde olabilmek adına herkese lazım olan isel bir yolculuktur.
Ben onlara o konjektr iersinde hak veriyorum. Grevini yapan insanlardır. 'Tekkeler yasak, Ahmet derviş oldu' diye bir yazı. "Derviş tekkede olur, tekke yasak bu dervişlik nedir, gel bakalım kardeşim sen" dese bir şey icap etmez. "Bu bir algıdır kltrdr", dedim ben de. Ama kimse kılıma bile dokunmadı. Ne emniyetten, ne kimseden beni tedirgin etmediler. Ben samimiydim, temizdim ve saftım. Arkasında bir politik, ekonomik hibir bağlantımın olmadığı o kadar netti ki byle bir insana kimse bir şey yapmaz. Nitekim yapılmadı da
"Bunu ben kendim yaptım, ben okudum, ben besteledim, ben buranın mimari projesini izdim" derseniz ok da gzel bir iş yapmış olsanız da 'ben'den dolayı o maksatı ortaya koymaz. Halbuki, "Bir bestekar var, bir mimar başı var. Biz ona vekaleten, onun bizde tecelli eden esmasının gcyle bir takım şeyleri yapıyoruz" dediğimiz zaman onun dili, onun sesi dediğimizde global manada anlamlı olur. 'Ben' dediğimiz zaman o şirk olur.
Ben onlara kıyamıyorum ya. Onlar benim cici arkadaşlarım. Hibirine kıyamam. Hepsi benim canımın parasıdır. Adnan Şenses hasta, Nilferciğim de yle, hepsine Allah şifa versin. Onlar kıymetli insanlardır. Aslında onu kastetmiyorlar. Benim arkadaşlarımla peynir ekmek yeseniz greceksiniz onların 'yok' iinde olduklarını. Ama piyasada rekabet vardır, bu işin bir raconu vardır, o zaman laf olsun diye konuşurlar ama ilerinden başka gzellikler geer. O arenada yle konuşurlar, birbirlerine dikkat ekerler, o konuşmalar onlara ekstra iş olarak geri dner.
Eğer malı, mlk, şanı, şhreti, sağlığı, şunu, bunu olan şeyleri kendi nefsiniz, kendi bilimsel varcehabınızla değerlendiriyorsanız onlar geicidir, bir gn eliniz boş kalır. Ve bunun sonu perişanlıktır.
Bugnk sosyal donanımlarımız, yaşam biimlerimiz, psikolojilerimiz bizi deforme ediyor. Birebir isel arınışı hayatımıza taşımamız lazım. Ayet-i Kerime'de, "Onlar ki Allah dostlarıdır, onlar da hayıflanmak ve mahsun olmak yoktur."der. Ne yapacağız, Allah'la dost olmanın arelerine bakacağız. Allah'la dost olunca hastalansan da "Veren O'dur" dersin. Maalesef dne kadar, 'Allah' demenin asosyal toplum dışına itilen insan olmakla eşdeğer, baskıcı jakoben bir dnem yaşandı.
4a15465005