Sıla-ı rahım

1 view
Skip to first unread message

hizmeteri hizmeteri

unread,
Oct 1, 2010, 3:03:50 AM10/1/10
to
Sıla-ı rahım
Ey insanlar! Allah'tan korkun ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının" (Nîsâ-1)


Rabbimizin bizlere bahşettiği bu yüce dinde bizler için nice önemli mevzular bulunmaktadır. İşte güzel dinimiz İslâm'ın üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan biri de meşhur kullanım tarzı sıla-i rahîm olan akrabayı arayıp sormak, ziyaret etmektir. Günümüzde önemini yitiren önemli hususlardan biri olan sıla-i rahim maddeci ve nefisperest kişilerin kurbanı olmuştur. Müslümanın, müslümanın kardeşi olduğunu unutup fâni hayatın meşgalesinde alabora olması bu nimetten hakkıyla faydalanamamaya sebep olmuştur. Oysa Fahr-i Kainât Efendimiz (s.a.v.) "Akraba ile bağlarını kesen cennete giremez" (Buhârî; Edep, 10) buyurarak hem bir müjde hem de bir tembih vermektedir ümmetine.

Dini bir görev olmanın yanında, toplumsal bir gereklilik olan sıla-i rahim faal hayatın işlerliğini yitirmemesi konusunda oldukça önemli bir konuma sahiptir. Çoğu zaman bir selama, bir tebessüme muhtaç insanlar mevcut yoksunluktan dolayı hayata küsmektedir. Kişilerin hayata tutunmasını, ilişkilerini kuvvetlendirmesini sağlayan bu zaruri ihtiyaç fert olarak bizlerin yapması gereken hayati fonksiyonlardan biridir ayrıca. Mümin kendisi için istemediği şeyi diğer mümin kardeşi için de istemeyeceği için bizler yalnız kalmamak istiyorsak akrabalarımızı, eşimizi, dostumuzu yalnız bırakmamalıyız. Hele teknolojinin hızla geliştiği bu modern çağda birbirinden bîhaber yaşamak olanaksız olduğu gibi, başkalarının dışardan olumsuz tavırlar takınmasına da sebep olabilmektedir.

İfrat ve tefrit çizgisini her daim korumamız gerektiğini vurgulayan yüce dinizimiz islam, nasıl ki kabilecilik, ırkçılık düşüncelerini reddediyor ise bunun zıddı olan akrabadan uzak kalmayı, onlarla ilişkileri kesmeyi veya zayıflatmayı da yasaklamaktadır. Birbirimizi sadece kötü günlerde değil iyi günlerde de arayabilmek, sorabilmek insan olmanın gereklerindendir. Allahu Teala Nahl süresi 90. ayetinde bizlere bunu sıkı sıkıya öğütlemektedir. "Şüphesiz ki Allah adaleti, iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi emreder." Mevla, tüm emirlere olduğu gibi bu emre de uyabilmeyi, uhrevî ve dünyevî yaşantımızı düzeltebilmeyi, hakkı hakk sahibine hakkıyla verebilmeyi ve hakiki müminlerden olabilmeyi hepimize nasib-i müyesser eylesin. Gelmiş geçmiş günahlarımızı bu vesileyle affeylesin.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages