Sıla-ı rahım
Ey insanlar! Allah'tan korkun ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının" (Nîsâ-1)
Rabbimizin bizlere bahşettiği bu yüce dinde bizler için nice önemli
mevzular bulunmaktadır. İşte güzel dinimiz İslâm'ın üzerinde
hassasiyetle durduğu konulardan biri de meşhur kullanım tarzı sıla-i
rahîm olan akrabayı arayıp sormak, ziyaret etmektir. Günümüzde önemini
yitiren önemli hususlardan biri olan sıla-i rahim maddeci ve
nefisperest kişilerin kurbanı olmuştur. Müslümanın, müslümanın kardeşi
olduğunu unutup fâni hayatın meşgalesinde alabora olması bu nimetten
hakkıyla faydalanamamaya sebep olmuştur. Oysa Fahr-i Kainât Efendimiz
(s.a.v.) "Akraba ile bağlarını kesen cennete giremez" (Buhârî; Edep,
10) buyurarak hem bir müjde hem de bir tembih vermektedir ümmetine.
Dini bir görev olmanın yanında, toplumsal bir gereklilik olan sıla-i
rahim faal hayatın işlerliğini yitirmemesi konusunda oldukça önemli bir
konuma sahiptir. Çoğu zaman bir selama, bir tebessüme muhtaç insanlar
mevcut yoksunluktan dolayı hayata küsmektedir. Kişilerin hayata
tutunmasını, ilişkilerini kuvvetlendirmesini sağlayan bu zaruri ihtiyaç
fert olarak bizlerin yapması gereken hayati fonksiyonlardan biridir
ayrıca. Mümin kendisi için istemediği şeyi diğer mümin kardeşi için de
istemeyeceği için bizler yalnız kalmamak istiyorsak akrabalarımızı,
eşimizi, dostumuzu yalnız bırakmamalıyız. Hele teknolojinin hızla
geliştiği bu modern çağda birbirinden bîhaber yaşamak olanaksız olduğu
gibi, başkalarının dışardan olumsuz tavırlar takınmasına da sebep
olabilmektedir.
İfrat ve tefrit çizgisini her daim korumamız gerektiğini vurgulayan
yüce dinizimiz islam, nasıl ki kabilecilik, ırkçılık düşüncelerini
reddediyor ise bunun zıddı olan akrabadan uzak kalmayı, onlarla
ilişkileri kesmeyi veya zayıflatmayı da yasaklamaktadır. Birbirimizi
sadece kötü günlerde değil iyi günlerde de arayabilmek, sorabilmek
insan olmanın gereklerindendir. Allahu Teala Nahl süresi 90. ayetinde
bizlere bunu sıkı sıkıya öğütlemektedir. "Şüphesiz ki Allah adaleti,
iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi emreder." Mevla, tüm emirlere
olduğu gibi bu emre de uyabilmeyi, uhrevî ve dünyevî yaşantımızı
düzeltebilmeyi, hakkı hakk sahibine hakkıyla verebilmeyi ve hakiki
müminlerden olabilmeyi hepimize nasib-i müyesser eylesin. Gelmiş geçmiş
günahlarımızı bu vesileyle affeylesin.