Merhaba
İnsanlık Ailesi yazısının İngilizcesini “THE WORLD HUMANITY FAMILY” başlığı altında buradan alarak yabancı dostlarınızla paylaşırsanız seviniriz. http://kureselsnmasevgibilinci.blogspot.com
sevgiyle
*************************************************************************
DUNYA INSANLIK AILESI
Insanoglunun psIkolojik ihtiyaclarindan bir tanesi olan “bir yere ait olma” duygusu veya ihtiyaci yasadigimiz yuzyilda uzerinde onemle durulmasi gereken bir olgudur. Ait olma ihtiyaci, insanin kendisini eksIk hissetmesi ve neticesinde tamamlanma arzusu ile ilgilidir. Kabul gorme, sevme ve sevilmeyle tamamlanir ve tatmin edilir.
Insanlar; degisIk zamanlarda ihtiyacina gore bir guruba, bir partiye, bir ideolojiye, bir dine, tarikata v.s ait olabilirler. Bu ait olmak bilincli secimle gelen bir aidiattir. Bir irka, millete ve aileye ait olmak ise dogumla gelen bir secimdir.
Insanoglu kendini tamamlama ve hep bir “sey” olma ihtiyaci icindedir. Bu ihtiyacin altindaki duygu; eksIklik, acizlik, zavallilik, yetersizlik, degersizliktir. Dogustan veya secimle gelen aidiatler; “seylerin-yerlerin” degerleriyle kendini tamamlamaya calisir. Fakat ne yaparsa yapsin nereye ait olursa olsun bir turlu tamamlanamaz. Tamamlanma eylemi “Kendisinin” disinda arandigindan her girisim, eksIkligin yarattigi gittikce derinlesen hayal kirikligi ile sonuclanir. Disarida dis dunya vardir. Bazen her ne kadar tinsel icerikli guruplarda “ice ait olanlar” konusuluyormus veya oluyormus gibi olsa da butun her sey dissal sekillerde – disarida gerceklesmektedir. Bu aidiatlerde ne kadar uzun sure oyalaniliyorsa, icsel hayal kirikliginin, acinin, eksIkligin boyutlari ve varligin tukenisi de o oranda artar.
Insanoglunun; tarihin baslangicindan beri suren uzun yolculugunda oyle bir can alici noktaya gelinmistir ki, bu dunyada; kendisi ve digerleriyle baris icinde huzur bulabilmesi icin binlerce yildir ait oldugu kimlikleri sorgulamasi gerekmektedir.
Yeryuzunde olan savaslarin, zulumlerin, sefaletin, acinin ve ayriligin nedeni uzerimize yapistirdigimiz ve biz oldugunu dusundugumuz ve inandigimiz kimliklerimizdir.
Su millettenim, su dindenim, bu irktanim, suna inanirim, su guruba uyeyim, bu murside giderim, bu muhterem zatin dediklerini yaparim v.s gibi soylemlerin ve “kendini” oldurmaya calismalarin bir sonu yoktur.
Oncelikle sunun anlasilmasi gerekir ki; tum ait olma ugrasilari, insani insandan ayiran ve bizlerin insanligini kaybettigi dipsiz birer kuyudan baska bir sey degildir.
Butun bu ait Ol’ma ugrasilari; dunyada hep enleri ve coklari isteyen bir turlu doymayan, hatta Ote Alemde veya Yuksek Boyutlarda Cenneti, payeleri imkanlari bilgileri almak ve Ol’mak icin can hiras bir mucadelenin icine girerek, kendini her vesile ile insan kardeslerinden ve dunyadan ayiran egodan baskasi degildir.
Binlerce yildir insanoglunu, yasamini, gelecegini, malini canini, umutlarini somuren sistemler ve bu sisteme ait olan kisiler, insanin bu kimlik arayisindan, kurduklari kurumlarla, partilerle, tarikatlarla, orgutlerle, ideolojilerle, uydurma dinlerle kendi egolarini tatmin etmektedirler. Insanoglunun gucunden beslenmektedirler.
Iyi veya hayrimiza hizmet ediyor gorunse bile eger bir sistem, ideoloji, duzen; bizim icimizde acizlik, yetersizlik, degersizlik, bagimlilik, korku, tukenis yaratiyorsa ve bu aidiyeti yitirmeyle kaybedeceklerimiz (maddi manevi) bizi bu olusumlarda hala tutmaya devam ediyorsa, biliniz ki gucunuzu sizden aliyorlar. Sizden besleniyorlar.
Insanin caresizligi, gucunuzu sizden alanlarin caresi oluyor.
Bu nedenle; insanoglu, Maslow’un Kurami olan ihtiyaclar hiyerarsisindeki “Bir yere ait olma ve sevgi ihtiyacini” tum insanlik olarak once Tek bir yere ait oldugunu gorerek ve idrak ederek, yeryuzundeki tum ayriliklari, savaslari catismalari, sefilligi bitirebilir. Cunku Insan yeryuzunde kendini digerlerinden ayri gordugu icin yeteri kadar aci ve keder yasamistir. Yapilmasi gereken kimlikler siralamasinda insanin ilk kimligine yerlesmesidir.
Insan Dunya gezegeninde yasayan canlilar arasinda bir Tur’dur. Ve sadece bir Tek Insan turu vardir. Insanin kimligi; INSAN Ol’masidir. Diger butun kimlikler “Insan Olma” kimliginin uzerine gelerek oturan kimliklerdir.
Insanoglunun bundan sonra hayrina hizmet edebilecek yegane kimlik “Insan Kimligidir”. Ve bu da aslinda Insanin ilk degeri ve ilk kimligidir.
Insan Kimliginizi gercek kilmadan, hicbir kimligimizi gercek kilamayiz.
Gezegenin geldigi son noktada kaoslarin arasinda butun kimlikler de bostur.
Insanoglunun; artik “Evrensel Insan” olabilmesi icin, simdiye kadar ki butun kimliklerini terk etmesi ve sadece “Insan Kimliginin” icine yerlesmesi gerekmektedir.
Ve bunun icin insanin tek ihtiyaci olan “Kendisi” olmaktir. Insan Ol’maktir.
21yy da; dunyamiza ve insanliga yuzlerce sen once gelmis ogretiler, dinler, insanoglunun kendi eliyle yaratilan ideolojiler, orgutler, partiler, kuruluslar, dernekler her ne kadar bizim hayrimiza hizmet ediyor gorunurse gorunsun ve gerekcesi ne olursa olsun, Insanlik kendisine “sunulan” hicbir seye ait degildir. Hicbir sisteme, ogretiye, ideolojiye, butunluge ve “Kadere” ait degildir.
Her insan tek tek, once “Kendisine” sonra Insanlik Butunlugune sonrada Dunyaya aittir. Ve bunlarin “olusunun” butun bilgisiyle kendi yaratacagi “Kadere” aittir. Dunya ve Insan bir Butundur. Insanlik bir Butunluktur.
Biz insanlik olarak hepimiz dunya gezegeninde, diger dunya uzerinde olan canli turleri ile birlikte bir Butunu olusturuyoruz.
Tipki bir organizmanin unsurlari gibi.
Insanoglu her ne kadar dunya uzerindeki diger canli turlerinden zeki bir varlik olsa da, dunya sisteminin disinda her seyden soyutlanmis olarak yasayabilen bir varlik degildir. Insanoglu Dunya Ekolojik Sistemine aittir. Insanoglunun uzerinde yasadigi gezegenden ayri bir varligi yoktur. Insan dunya gezegenin disinda var olamaz. Yasayamaz. Ayni sekilde insan icin, diger insan kardesleri olmazsa da yasayamaz. Var Ol’masinin bir amaci kalmaz.
Bu nedenle; Dunya ekolojik sisteminden tek bir unsur eksIk bile olsa sistem dengede kalamaz ve var olmaz.
Oysa Insanoglu; cevresini, dogal imkanlarini, kendi turu de dahil diger canli turlerini; kisacasi gezegene ait Ol’An her seyi babasindan kalmis miras gibi harcamakta ve tuketmektedir. Veya tuketilmesine acizligi, duyarsizligi ile izin vermektedir.
Yasadiginiz cevreye ile ilgili tahribatlara, yasaminiz caniniz ve geleceginiz kisacasi Insanliginiz ile oynanan oyunlara, olaylara duyarsiz kalmak, seyirci kalmak acizlik sergilemek, duyarsizliktir. Ve duyarsizlik kisaca izin vermektir.
Nereye kadar?
Binlerce yildir dogayi, havayi, madeni dagi tasi topragi, suyu kendi maliymis gibi har vurup harman savuran insanlari ve bu olaylara ve insanlara duyarsiz kalarak izin veren Biz Insanligi, kuresel isinmayla tetiklenen gezegensel aktivitelerden dolayi zor gunler beklemektedir.
Dunyanin sabri bitmistir. Kaynaklari tukenmek uzeredir. Ama Insanoglunun hala sahiplenme arzusu, sahiplenme hirsinin tetikledigi digerlerini ve riskleri yok etme durtusu tukenmemistir.
Insan ve gezegen bir butun oldugu icin ve gezegen tukendigi icin aslinda Insanin gelecegi ve kendi varligi da tukenmistir. Ama insanlik bunu hala gorememektedir.
Ne acidir ki gormedigi icin olup biteni anlayamamakta, anlayamadigi icin de, gezegenini kurtarmak icin hep birlikte harekete gecip gidisata dur diyememektedir.
Cunku insanlar, bloklara, olusumlara, milletlere, dinlere, tarikatlara, orgutlere ideolojilere bolunmus bir durumdadir. Insan kendi icinde buyuk bir kimlik bolunmesinden dogan GAFLETI yasamaktadir.
Bolunmus oldugu icinde birlikte hareket edememektedir.
Kimlik bolunmesi insani her gecen gun gucsuzlestirir. Insan Ol’ma Gucunuzu, Ozgur Ol’ma Gucunuzu, huzurlu ve baris icinde insana yakisir bir yasam surme GUCUNUZU elinizden alirlar.
Ve insanoglunun icinde ve disinda butun haline geldiginde, kimliklerine bakmadan insan kardeslerine guvendiginde ve inandiginda, kendisine simdiye kadar anlatilmis butun toplumsal bilincin kotu masallarini unuttugunda; birlikte Tek yurek, Tek el, Tek soz olarak iyilige guzellige barisa huzura refaha kilitlendiginde cozebilecegi gezegensel bir durumu vardir.
Insanlik olarak yapmamiz gereken Gezegenimize ve Insanlik Medeniyetimize ne olmakta oldugunu bir an once gormek, degismek ve Insan Kimligimize yerleserek kendimiz ve Dunyamiz icin “VAKIT GEC OLMADAN” Insan kardeslerimize gezegenimize yasamamiza sevgimize ve yuregimize sahip cikarak hareket gecmektir.
Acizlik, sefillik, atalet, bolunmusluk, savas, zulum, tozlu ogretiler, ritueller zavallilik, sistemlere yem olmak, dilencilik yapmak ve Insan Butunlugune ihanet ve delalet icinde olmak Insanogluna yakismaz.
Insanogluna; insan onuruna yakisan bir sekilde, ayaga kalkarak kendine, insan kardeslerine, gezegenine sahip cikmak ve Insan Ruhunun asaletinde durarak Dunya ve Evrende fark yaratmak yakisir.
Her seyin tum siddetiyle etrafimizda dondugu bir surecte sarilabilecegimiz ve iman edebilecegimiz sadece yuregimiz ve insan kardeslerimiz ve gezegenimizdir.
Butun kimliklerimizi terk ederek sadece Insan kimligine yerlesmemiz, Dunya ve Insanlik icin, savasin, zumlun, acinin ayriligin sefaletin de bitmesi anlamina gelir. Ve tarihin tozlu sayfalari sizlerin secimiyle kapanir.
Ve boylece Insanlik olarak Yeni Cagin safagini hep birlikte husu icinde nihayet seyreyleyebiliriz.
Vakit Simdidir Mekan Dunya Gezegenidir Butunluk Dunya Insanlik Ailesidir.
Yazan Nilgun Nart 11.11.2007 / Istanbul / Turkiye
http://www.new.facebook.com/group.php?gid=17707815749
orjinalini buradan okuyabilirsiniz... http://kureselsnmasevgibilinci.blogspot.com
Bozuk gorunen Turkce harfleri okunur hale getiren site.
|